35. bölüm · KALBE İKİNCİ ŞANS 1
KÜÇÜK MUCİZELER
Sabah güneşi evin içine yumuşak bir sıcaklık bırakmıştı.
Yıldız henüz uyku sersemiydi, elini karnına koyup minik hareketleri hissetmeye çalışıyordu.
Eren gözlerini açar açmaz yanağına bir öpücük kondurdu.
“Günaydın güzel karım… ve iki minik meleğim.”
“Günaydın aşkım…” dedi Yıldız hafifçe gülerek.
Bu gün özel bir gündü.
Ezgi sabaha karşı Yıldız’a mesaj atmıştı:
“Hazır olun! Bu gün herkesi şok edeceğiz.”
Yıldız merak ediyordu.
Eren ise hiçbir şeyden habersizdi.
Ezgi bahçeyi süslüyordu:
Pembe ve mavi renklerde balonlar, kurdeleler, masa çiçekleri…
Barış mangal başında, Yaren tatlı hazırlıyor, Burak Bey masaları düzenliyordu.
Herkes heyecan içindeydi.
Eren şüpheleniyormuş gibi yaptı.
“Ezgi yine bir şeyler çeviriyor ama hayırlısı.”
Yıldız sadece güldü, hiçbir şey söylemedi.
Herkes bir araya toplandığında Ezgi sahneye çıkar gibi konuştu:
“Bugün dünyaya gelecek iki meleğin cinsiyetini açıklıyoruz!
Ama önce anne ve baba sahneye gelsin!”
Yıldız ve Eren el ele ortaya geçti.
Ezgi iki büyük balonu getirdi:
Biri pembe, biri mavi kurdeleyle bağlanmıştı.
“Hangisinden hangi renk çıkacak bakalım!” dedi Ezgi sırıtıp.
Bir sessizlik oldu.
Eren Yıldız’ın elini tuttu.
“Hazır mısın güzelim?”
“Sen yanımdayken hep hazırım.”
Eren iğneyi aldı.
Yıldız gözlerini kapadı.
PAT!
Herkes bir an nefesini tuttu.
Pembe konfeti yağdı.
Yıldız ağzını kapattı, gözleri doldu.
Eren karnına eğilip küçük bir öpücük bıraktı.
“Benim güzel kızım…”
Sıra diğer balondaydı.
Ezgi: “Hadi Eren! Bu daha bomba!”
PAT!
Bu sefer mavi konfeti etrafa saçıldı.
Herkes çığlık attı.
“Bir kız bir erkek!”
“Çifte düğün gibi, çifte bebek!”
“Helal olsun size!”
Yıldız o an kendini tutamadı, gözyaşları akıyordu.
Eren onu kucağına aldı, döndürdü.
“Aşkım… iki tane mucizem var artık.”
Herkes alkışlıyordu.
Ezgi gözyaşı içinde:
“Bunlar benim yeğenlerim!” diye bağırdı.
Yaren, Yıldız’a sarıldı:
“Sen artık iki bebeğin annesisin… gurur duyuyorum seninle.”
Kalabalık dağılıp masa başına geçince, Eren Yıldız’ın arkasından sarıldı.
“Elimi çekemiyorum senden.”
“Kıskanırım ama bak.”
“Ben seni sadece severim güzel karım.”
Yıldız da elini erenin elinin üstüne koydu:
“Bu dünyada en çok seni istedim.”
Sonra eren Yıldız’ı kendine çevirip dudaklarına nazik bir öpücük kondurdu.
Herkes yine alkışlamaya başladı.
Eve geldiklerinde yıldız yorgundu ama mutluydu.
Eren eğilip ayakkabısını çıkardı, dizlerine öpücük bıraktı.
“Sen bugün kahramandın.”
“Sen de benim mucizemin babası.”
Yatağa girdiler.
Eren Yıldız’ın karnına sarıldı.
“Günaydın demek için sabırsızlanıyorum iki minik meleğimize.”
“Ben de…”
Ve sarılarak uyudular.
