35. bölüm · KALBE İKİNCİ ŞANS 1

KÜÇÜK MUCİZELER

Esra Güzelhan

Bölümler
1 Tesadüf Diye Bir Şey Yoktur 2 Satılık Bir Kalp Değil 3 Canım İstedi 4 Katlanacaksın 5 Alışamadan Yakınlaşmak 6 Aşk mı, Satın Alınmışlık mı? 7 Sessiz Çatışma, Sessiz Yakınlık 8 Kararsız Kalpler, Gülüşlerin Ardında 9 Sevginin Son Adımı 10 Kalbin Fısıltısı 11 Kalp ve Akıl Arasında 12 Bir Adım Daha Yakın 13 Magazin Fırtınası 14 Sarsılan Güven 15 KADERİN KURŞUNU 16 KIRIK SESSİZLİKLER, YUMUŞAK SARILIŞLAR 17 Araya Giren Tokat 18 Ta Uzak Yollardan 19 Beni Bir Daha Kaybetme 20 Sevginin En Önemli Adımı 21 Şaşkınlık ve Barışma 22 Ebru’nun İntikamı 23 KABUSTAN UYANAN KALP 24 KIRIKLARIN ÜSTÜNE KURULAN AŞK 25 KARANLIĞA SÜRÜKLEYEN HAPLAR 26 Yattaki Aşk 27 Büyük Aşklar Yatta Başlar 28 Korkutan Gün 29 Aşkın En Önemli Belirtisi 30 Aşkın En Önemli Haberi 31 Seni Korumak Benim Nefesim 32 Karanlığın Gölgesinde, Aşkın Kollarında 33 Karanlık Geri Dönerken 34 Ölümle Burun Buruna 35 KÜÇÜK MUCİZELER 36 HASTANEDE YAŞAM SAVAŞI 37 ÖZLEMİN PATLADIĞI AN 38 Bir Ailenin En Mutlu Günü 39 Gölge Gibi Dolaşan Tehlike 40 Evdeki Yabancı 41 Geçmişten Çıkan Yalan 42 Yıldız’ın Doğum Günü 43 Bir Düşmanlığa Son 44 BEBEK ODASI SÜRPRİZİ 45 Kıskançlık 46 Kırıklar, Yalanlar ve Aşk 47 Korku, Gözyaşı ve Sığınak 48 Adını Tenime Kazıdım 49 İki Mucizenin Kalp Atışı 50 Senin İçin Ölürüm 51 Hayatımın Şansları 52 İzi Silinmez 53 Kimse Aileme Dokunamaz 54 Kalp Atışı Gibi 55 Yarın Geliyorlar 56 Mucizelerin Günü 57 Evimize Hoş Geldin Mucizeler 58 Fırtına Gibi Bir Gün 59 Aşkın Son Kelimeleri

Sabah güneşi evin içine yumuşak bir sıcaklık bırakmıştı.
Yıldız henüz uyku sersemiydi, elini karnına koyup minik hareketleri hissetmeye çalışıyordu.
Eren gözlerini açar açmaz yanağına bir öpücük kondurdu.

“Günaydın güzel karım… ve iki minik meleğim.”
“Günaydın aşkım…” dedi Yıldız hafifçe gülerek.

Bu gün özel bir gündü.
Ezgi sabaha karşı Yıldız’a mesaj atmıştı:
“Hazır olun! Bu gün herkesi şok edeceğiz.”

Yıldız merak ediyordu.
Eren ise hiçbir şeyden habersizdi.

Ezgi bahçeyi süslüyordu:
Pembe ve mavi renklerde balonlar, kurdeleler, masa çiçekleri…

Barış mangal başında, Yaren tatlı hazırlıyor, Burak Bey masaları düzenliyordu.
Herkes heyecan içindeydi.

Eren şüpheleniyormuş gibi yaptı.

“Ezgi yine bir şeyler çeviriyor ama hayırlısı.”
Yıldız sadece güldü, hiçbir şey söylemedi.

Herkes bir araya toplandığında Ezgi sahneye çıkar gibi konuştu:

“Bugün dünyaya gelecek iki meleğin cinsiyetini açıklıyoruz!
Ama önce anne ve baba sahneye gelsin!”

Yıldız ve Eren el ele ortaya geçti.

Ezgi iki büyük balonu getirdi:
Biri pembe, biri mavi kurdeleyle bağlanmıştı.

“Hangisinden hangi renk çıkacak bakalım!” dedi Ezgi sırıtıp.

Bir sessizlik oldu.
Eren Yıldız’ın elini tuttu.

“Hazır mısın güzelim?”
“Sen yanımdayken hep hazırım.”

Eren iğneyi aldı.
Yıldız gözlerini kapadı.

PAT!

Herkes bir an nefesini tuttu.

Pembe konfeti yağdı.

Yıldız ağzını kapattı, gözleri doldu.
Eren karnına eğilip küçük bir öpücük bıraktı.

“Benim güzel kızım…”

Sıra diğer balondaydı.

Ezgi: “Hadi Eren! Bu daha bomba!”

PAT!

Bu sefer mavi konfeti etrafa saçıldı.
Herkes çığlık attı.

“Bir kız bir erkek!”
“Çifte düğün gibi, çifte bebek!”
“Helal olsun size!”

Yıldız o an kendini tutamadı, gözyaşları akıyordu.
Eren onu kucağına aldı, döndürdü.

“Aşkım… iki tane mucizem var artık.”

Herkes alkışlıyordu.
Ezgi gözyaşı içinde:

“Bunlar benim yeğenlerim!” diye bağırdı.

Yaren, Yıldız’a sarıldı:
“Sen artık iki bebeğin annesisin… gurur duyuyorum seninle.”

Kalabalık dağılıp masa başına geçince, Eren Yıldız’ın arkasından sarıldı.

“Elimi çekemiyorum senden.”
“Kıskanırım ama bak.”
“Ben seni sadece severim güzel karım.”

Yıldız da elini erenin elinin üstüne koydu:

“Bu dünyada en çok seni istedim.”

Sonra eren Yıldız’ı kendine çevirip dudaklarına nazik bir öpücük kondurdu.
Herkes yine alkışlamaya başladı.

Eve geldiklerinde yıldız yorgundu ama mutluydu.

Eren eğilip ayakkabısını çıkardı, dizlerine öpücük bıraktı.

“Sen bugün kahramandın.”
“Sen de benim mucizemin babası.”

Yatağa girdiler.
Eren Yıldız’ın karnına sarıldı.

“Günaydın demek için sabırsızlanıyorum iki minik meleğimize.”
“Ben de…”

Ve sarılarak uyudular.