39. bölüm · KALBE İKİNCİ ŞANS 1
Gölge Gibi Dolaşan Tehlike
Eren ve Yıldız, sakin bir gün geçiriyordu. Taşındıkları yeni ev hem huzurlu hem de şehir merkezine yakındı. Yıldız, karnını okşayarak mutfakta meyve kesiyordu; Eren de salonda bilgisayarına göz atıyordu.
Her şey sakin görünüyordu… ama Yıldız’ın içinde garip bir huzursuzluk vardı.
Bir anda anlam veremediği bir ürperti hissetti.
Tam o sırada Eren yanına geldi ve onu belinden sarıp:
“Ne oldu güzel karım? Yine o hissi mi duydun?” dedi.
Yıldız başını salladı.
“Bilmiyorum Eren… Sanki biri bizi izliyormuş gibi.”
Eren hemen korumaları aradı, bütün çevreyi kontrol ettirdi…
Hiçbir şey yoktu.
Ya da öyle zannediyorlardı.
Yıldız’ın morali bozulmasın diye Eren içeri mumlar yerleştirdi, romantik bir akşam hazırladı.
Yıldız şaşırdı:
— “Eren, ne gerek vardı bunlara?”
— “Senin yüzün gülsün bana yeter, iki bebeğimin annesi.”
Eren Yıldız’ın yanına oturdu, elini karnına koydu. Bebeklerden biri tekme atınca ikisi de gülümsedi.
Yıldız:
“Bak sana selam verdi.”
Eren kahkaha attı:
“Benim küçük aslanım bu!”
Sonra Eren Yıldız’ın boynuna bir öpücük kondurdu, Yıldız da karşılık verdi.
Tam öpüşmeye başlayacaklardı ki…
Ev sessizdi.
Ama koridorun içindeki hareket sensörü bir kez öttü.
Yıldız irkildi.
Eren hemen yerinden kalktı.
“Sen sakın hareket etme.”
Kapıya doğru yürüdü. Gözü kapının altındaki gölgeye takıldı.
Birinin ayakta durduğunu fark etti.
Yavaşça kapıyı açtı…
Ama kimse yoktu.
Tam kapıyı kapatacağı anda yere bir not düştü.
Üstünde sadece bir cümle yazıyordu:
“Ben bitti demeden hiçbir şey bitmez.”
Eren’in yüzü gerildi. Yıldız kapının orada onun donup kaldığını görünce yanına koştu.
— “Eren… kimden?”
Eren notu buruşturdu.
— “Ceren.”
Yıldız’ın rengi soldu. Elleri titremeye başladı.
— “Eren… yine mi? Lütfen yine bizi bulmasına izin verme…”
Eren onu hemen kucağına aldı.
— “Kimse sana dokunamaz. Sana, bebeklerime… kimse bir şey yapamaz. Bu adamın da, Ceren’in de sonu gelecek.”
Yıldız başını erenin göğsüne yasladı.
“Çok korkuyorum…”
Eren onun yüzünü elleri arasına aldı:
“Ben varım. Bitti bu konu. Sana söz veriyorum Yıldız.”
Sonra Yıldız’ı sakinleştirmek için onu öptü.
Yıldız da titreyen dudaklarıyla karşılık verdi.
Eren kollarını onun beline sardı, Yıldız başını erenin omzuna koydu.
O gece, Eren Yıldız'ı kucağında taşıyıp yatağa götürdü.
Battaniyeyi düzeltti, yanına uzandı.
Yıldız uykuya dalarken fısıldadı:
“Eren… beni bırakma.”
Eren sessizce onun saçlarını okşadı:
“Asla.”
