49. bölüm · KALBE İKİNCİ ŞANS 1

İki Mucizenin Kalp Atışı

Esra Güzelhan

Bölümler
1 Tesadüf Diye Bir Şey Yoktur 2 Satılık Bir Kalp Değil 3 Canım İstedi 4 Katlanacaksın 5 Alışamadan Yakınlaşmak 6 Aşk mı, Satın Alınmışlık mı? 7 Sessiz Çatışma, Sessiz Yakınlık 8 Kararsız Kalpler, Gülüşlerin Ardında 9 Sevginin Son Adımı 10 Kalbin Fısıltısı 11 Kalp ve Akıl Arasında 12 Bir Adım Daha Yakın 13 Magazin Fırtınası 14 Sarsılan Güven 15 KADERİN KURŞUNU 16 KIRIK SESSİZLİKLER, YUMUŞAK SARILIŞLAR 17 Araya Giren Tokat 18 Ta Uzak Yollardan 19 Beni Bir Daha Kaybetme 20 Sevginin En Önemli Adımı 21 Şaşkınlık ve Barışma 22 Ebru’nun İntikamı 23 KABUSTAN UYANAN KALP 24 KIRIKLARIN ÜSTÜNE KURULAN AŞK 25 KARANLIĞA SÜRÜKLEYEN HAPLAR 26 Yattaki Aşk 27 Büyük Aşklar Yatta Başlar 28 Korkutan Gün 29 Aşkın En Önemli Belirtisi 30 Aşkın En Önemli Haberi 31 Seni Korumak Benim Nefesim 32 Karanlığın Gölgesinde, Aşkın Kollarında 33 Karanlık Geri Dönerken 34 Ölümle Burun Buruna 35 KÜÇÜK MUCİZELER 36 HASTANEDE YAŞAM SAVAŞI 37 ÖZLEMİN PATLADIĞI AN 38 Bir Ailenin En Mutlu Günü 39 Gölge Gibi Dolaşan Tehlike 40 Evdeki Yabancı 41 Geçmişten Çıkan Yalan 42 Yıldız’ın Doğum Günü 43 Bir Düşmanlığa Son 44 BEBEK ODASI SÜRPRİZİ 45 Kıskançlık 46 Kırıklar, Yalanlar ve Aşk 47 Korku, Gözyaşı ve Sığınak 48 Adını Tenime Kazıdım 49 İki Mucizenin Kalp Atışı 50 Senin İçin Ölürüm 51 Hayatımın Şansları 52 İzi Silinmez 53 Kimse Aileme Dokunamaz 54 Kalp Atışı Gibi 55 Yarın Geliyorlar 56 Mucizelerin Günü 57 Evimize Hoş Geldin Mucizeler 58 Fırtına Gibi Bir Gün 59 Aşkın Son Kelimeleri

Sabah güneşi evin içine yumuşak bir sıcaklık bırakırken Yıldız gözlerini açtı. Eren çoktan uyanmış, yatağın kenarında onun saçlarını okşuyordu.

— Günaydın gülüm. dedi hafif bir tebessümle.
— Günaydın… Yıldız mahmur bir sesle cevapladı.

Kahvaltı her zamanki gibiydi; sakin, huzurlu, küçük gülümsemelerle dolu…
Ama dışarıdaki dünyada fırtına kopmak üzereydi.

Eren’in göğsündeki dövmeyi yapan adam, Lara’nın yakın arkadaşıydı.
Dövmeci, akşam saatlerinde Instagram’da “Bugün yaptığım en anlamlı dövme” diye bir hikâye paylaştı.
Dövmeyle yüzü görünmüyordu ama YILDIZ yazısı çok netti.

Lara hikâyeyi görür görmez dondu kaldı.
Göz bebekleri büyüdü.

Sonra bir anda bağırdı:

— “Beni değil de onu mu kazıttın tenine Eren?! Onu mu?!”

Telefonu duvara fırlattı.
Sonra yumruğunu duvara geçirdi, gözleri kızardı.
Nefesi kesik kesikti, yüzü kıpkırmızı olmuştu.

Lara kendi kendine tısladı:

— “Madem o kadın her şeyini ele geçirdi… o zaman ben de onun huzurunu alırım.”

O gece, gizli numaradan Yıldız’ın telefonu çaldı.
Yıldız endişeyle açtı.

Sadece tek cümle duydu:

— “Daha bitmedi.”

Sesin kime ait olduğunu anlamıştı.
Tüyleri diken diken oldu… ama Eren’e söylemedi.

Ertesi sabah Eren Yıldız’ın tedirginliğini fark etti.

Tarakla onun saçlarını topladı, ayakkabısını bile kendisi bağladı.

— “Bugün iki mucizemizi görmeye gidiyoruz güzelim. Hadi.”

Hastaneye gittiler.
Yıldız masaya uzandı, Eren hemen yanındaki sandalyeye oturdu, dizlerini titretmemek için zor tutarak.

Doktor jel sürdü, ekrana baktı.
Yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi.

— “Bebekler çok iyi gidiyor… Ama bugün size çok tatlı bir şey göstereceğim.”

Ultrasonda iki küçük yüz belirginleşti.
Minik burunlar… minik ağızlar…

Bir tanesi elini sanki sallıyormuş gibi hareket ettiriyordu.
Diğeri Eren’in sesi duyulunca kıpır kıpır oldu.

Doktor heyecanla:

— “Bakın! Babalarının sesine tepki veriyor!”

Eren’in gözleri hemen doldu.
Çenesini sıktı, başını eğdi.
Yıldız’ın yanaklarına iki eliyle dokunup fısıldadı:

— “Bunlar… gerçek mi Yıldız? Biz… gerçekten aile oluyoruz.”

Yıldız onun elini tuttu.
Doktor tekrar konuştu:

— “Bir de güzel haber… Bebekler artık birbirine dokunuyor. Bu, aralarındaki bağın güçlü olduğunu gösterir.”

Yıldız’ın gözünden yaş süzüldü.
Eren eğildi, alnından uzun bir öpücük kondurdu.

Hastaneden çıkınca Eren hemen Yıldız’ı kucağına almak istedi.

— “Eren yapma, insanlar bakıyor.”
— “Baksınlar. Alışmam lazım, bebekler doğunca hep seni taşıyacağım.”

Yıldız gülüp pes etti.
Eren onu sakince indirdi, sonra beraber yürüyüp tatlı yediler, parktaki yolda el ele gezdiler.
İkisinin de içi huzurla doluydu.

Yıldız’ın parmakları Eren’in dövmesinin üzerinde dolaşırken sesi titredi:

— “Beni böyle sevmen… bazen korkutuyor biliyor musun?”

Eren hiç düşünmeden, gözlerini Yıldız’ın gözlerine kilitleyip sakince cevap verdi:

— “Benim sana olan aşkım pazara kadar değil… mezara kadar güzelim.”

Yıldız’ın nefesi kesildi, boğazı düğümlendi.

Eren onun yanağını okşayıp fısıldadı:

— “Ömrümün sonuna kadar seninleyim. Korkma.”

Yıldız başını onun göğsüne yasladı, Eren de onu sımsıkı sarıp alnından öptü…