14. bölüm / 28
İki gölge bir hayatBakışlar
Bölümler 28Şu an: Bakışlar
- 1 Yeni okul396 kelime
- 2 İnat349 kelime
- 3 Bazen sadece ağlamak gerekir389 kelime
- 4 Nefret333 kelime
- 5 Yeni arkadaş524 kelime
- 6 Berfinle bir günüm742 kelime
- 7 Zeynep vs Esra kavgası625 kelime
- 8 Acı346 kelime
- 9 Yarım kalan sözler971 kelime
- 10 Mesafe585 kelime
- 11 EFE599 kelime
- 12 Kafamdaki soru665 kelime
- 13 Sessiz bir kıskançlık358 kelime
- 14 Bakışlar429 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 Yarım kalan cümle349 kelime
- 16 Aklımdaki soru626 kelime
- 17 Kaçış631 kelime
- 18 Geçmişin izi717 kelime
- 19 Gerçeğin ortasında619 kelime
- 20 Yıldızların altında1.405 kelime
- 21 Anneme kim söyledi?453 kelime
- 22 Cevapsız soru641 kelime
- 23 7 numara450 kelime
- 24 13 numara2.516 kelime
- 25 Doğruluk mu cesaretlik mi1.530 kelime
- 26 Hiç beklemediğim kişiden beklemediğim şey839 kelime
- 27 Ömer artık yok387 kelime
- 28 Bir adım yakın1.024 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ders devam ediyordu.
Öğretmen tahtada bir şeyler anlatırken ben not almaya çalışıyordum.
Ama yanımdaki Oğuz’un sessizliği dikkatimi çekiyordu.
Normalde de çok konuşan biri değildi.
Fakat bugün farklıydı.
Kalemi elindeydi ama neredeyse hiç yazmıyordu.
Arada bir göz ucuyla Efe’nin olduğu tarafa bakıyordu.
Sonra hemen önüne dönüyordu.
Bir süre sonra dayanamadım.
“Bir şey mi oldu?”
Oğuz bana baktı.
“Hayır.”
“Emin misin?”
“Eminim.”
Tekrar tahtaya döndü.
Ama yüzündeki ifade hiç de “eminim” der gibi değildi.
Ben de daha fazla sormadım.
⸻
Teneffüs zili çaldığında herkes dışarı çıkmaya başladı.
Efe de sırasından kalkıp yanıma geldi.
“Bahçeye gidelim mi?”
“Olur.”
Berfin de yanımıza katıldı.
Üçümüz koridorda yürürken Efe okul hakkında konuşmaya başladı.
“Burası düşündüğümden daha büyükmüş.”
“Daha yarısını görmedin.”
“Sen gezdirmeye devam edersin artık.”
“Her gün mü?”
“Evet.”
Berfin gülerek araya girdi.
“Zeynep, geçmiş olsun. Kendine yeni bir görev buldun.”
“Ben kabul etmedim ki.”
“Ben kabul ettim.”dedi efe
Hepimiz güldük.
Tam merdivenlere geldiğimizde arkamdan bir ses duydum.
“Zeynep.”
Döndüm.
Oğuz.
“Ne oldu?”
Oğuz birkaç saniye Efe’ye baktı.
Sonra bana döndü.
“Öğretmen seni arıyordu.”
“Beni mi?”
“Evet.”
“Tamam, birazdan giderim.”
Oğuz başını salladı.
Ama gitmeden önce yine Efe’ye baktı.
Efe de ona baktı.
İkisinin arasında kısa bir sessizlik oldu.
Sonra Oğuz arkasını dönüp uzaklaştı.
Berfin bana eğildi.
“Bir gariplik var.”
“Nerede?”
“Bakışlarda.”
“Ne bakışı?”
Berfin omuz silkti.
“Bilmiyorum. Ama bir şey var.”
Ben cevap vermedim.
Çünkü ben de fark etmiştim.
⸻
Öğle arasında Efe’yle bahçede oturuyorduk.
Efe okulda tanıştığı insanlardan bahsediyordu.
Ben onu dinlerken bir yandan da etrafa bakıyordum.
Oğuz yine basketbol sahasındaydı.
Top elindeydi.
Ama birkaç dakika sonra oyunu bırakıp kenara geçti.
Gözleri yine bizim tarafa çevrildi.
Efe bir şey anlatırken gülmeye başladım.
Tam o sırada Oğuz’un yüzündeki ifade değişti.
Kaşları hafifçe çatıldı.
Sonra başını çevirip başka tarafa baktı.
Efe bana:
“Neye gülüyorsun?”
“Senin anlattığına.”
“Komik miydi?”
“Biraz.”
“Biraz mı?”
“Tamam, çok komikti.”
Tekrar güldük.
Sahaya baktığımda Oğuz artık orada değildi.
⸻
Son dersin sonunda herkes çantasını toplamaya başladı.
Ben de defterlerimi çantama koyarken Oğuz sessizce yanıma döndü.
“Zeynep.”
“Efendim?”
“Şu çocuk…”
Bir an durdu.
“Ne olmuş?”
“Hiç.”
“Bir şey soracaktın.”
Oğuz kısa bir süre düşündü.
“Boş ver.”
“Tamam.”
Çantamı omzuma taktım.
Tam kalkacakken Oğuz tekrar konuştu.
“Onunla uzun zamandır mı tanışıyorsun?”
Ona baktım.
“Niye soruyorsun?”
“Merak ettim.”
“Yeni tanıştık sayılır.”
Oğuz başını salladı.
“Anladım.”
Ama anlamış gibi görünmüyordu.
Tam sınıftan çıkacakken Efe kapıda belirdi.
“Hazır mısın?”
“Hazırım.”
Birlikte sınıftan çıktık.
Arkamı dönmedim.
Ama Oğuz’un bizi izlediğini hissedebiliyordum.
Ve ilk kez aklımdan şu geçti:
Oğuz gerçekten kıskanıyor olabilir mi?
Bu düşünceyle hemen kendime kızdım.
“Saçmalama Zeynep.”
Efe bana döndü.
“Ne dedin?”
“Hiç.”
Gülümseyip yürümeye devam ettim.
Ama o soru aklımdan çıkmıyordu.
Ya gerçekten kıskanıyorsa?
Bölüm etkileşimi
