19. bölüm · İki gölge bir hayat
Gerçeğin ortasında
Revirin kapısından çıkmak üzereydim.
Oğuz birkaç adım önümdeydi.
Az önce anlattıkları hâlâ aklımdaydı.
Annesi…
Geçmişi…
Ve yıllardır içinde taşıdığı o pişmanlık.
Tam o sırada koridordan hızlı adımlar duyuldu.
“Zeynep!”
Başımı kaldırdım.
Annemdi.
Yanında Efe vardı.
Annemin yüzündeki endişeyi görünce içim burkuldu.
“Ne oldu sana?”
Yanıma gelip ellerimi tuttu.
“İyiyim anne.”
“İyi misin?”
Başımı salladım.
“Evet.”
Annem yüzüme dikkatlice baktı.
“Bana doğruyu söyle. Neden bayıldın?”
Bir an sustum.
Aklımdan Esra geçti.
Sonra iki kız.
Beni kolumdan çekiştirmeleri…
Korkum…
Oğuz’un yetişmesi…
Hiçbirini anlatamadım.
“Biraz korktum sadece.”
Annem kaşlarını çattı.
“Biraz mı?”
“Evet.”
“Zeynep…”
Bakışlarımı kaçırdım.
“Gerçekten iyiyim.”
Annem buna inanmış gibi görünmüyordu.
Ama daha fazla üstelemedi.
Efe ise birkaç saniyedir sessizce bizi izliyordu.
Sonra yanıma geldi.
“İyi misin?”
“İyiyim.”
“Beni korkuttun.”
Gülümsedim.
“Abartma.”
“Abartmıyorum.”
O sırada Efe’nin arkasında duran Oğuz’a baktım.
O da bize bakıyordu.
Daha doğrusu…
Efe’ye.
Bakışlarında yine o tanıdık soru vardı.
Sanki günlerdir kafasında dolaşan sorunun cevabını hâlâ bulamamıştı.
Sonunda dayanamadı.
Oğuz Efe’ye baktı.
Sonra bana döndü.
“Bu kim?”
Bir an sessizlik oldu.
Efe kaşını kaldırdı.
Annem başka tarafa bakıyordu.
Ben ise Oğuz’a baktım.
Artık söylememin zamanı gelmişti.
“Efe…”
Kısa bir nefes aldım.
“Benim kuzenim.”
Oğuz’un yüzündeki ifade bir anda değişti.
Çok küçük bir değişiklikti.
Ama fark etmiştim.
Sanki uzun zamandır taşıdığı bir soru nihayet cevaplanmıştı.
“Kuzenin…”
“Evet.”
Oğuz başını salladı.
“Anladım.”
Efe hafifçe gülümsedi.
“Sonunda öğrendin.”
Oğuz ona baktı.
“Evet.”
Efe, Oğuz’un yüzünü birkaç saniye inceledi.
Sonra bana doğru eğilip alçak sesle konuştu.
“Bu çocuk seni bayağı merak etmiş galiba.”
Dirseğimle Efe’ye hafifçe dokundum.
“Kes.”
Efe güldü.
Oğuz ne söylediğimizi duymamış gibi yaptı.
Ama yüzündeki o hafif rahatlamayı görmüştüm.
Ve nedense…
Bunu fark etmek beni düşündürmüştü.
⸻
Annem çantasını toparladı.
“Eve gidiyoruz.”
“Anne, ben—”
“Hayır.”
Ses tonu netti.
“Bugün dinleneceksin.”
Başımı eğdim.
“Tamam.”
Annem Efe’ye döndü.
“Sen de yanında ol.”
Efe başını salladı.
“Olurum.”
Koridorda yürümeye başladık.
Ben annemin yanında, Efe hemen arkamızdaydı.
Bir süre sonra istemeden geriye baktım.
Oğuz hâlâ revirin önünde duruyordu.
Bakışlarımız buluştu.
Bu kez ikimiz de hemen gözlerimizi kaçırmadık.
Oğuz hafifçe başını salladı.
Ben de aynı şekilde karşılık verdim.
Sonra yürümeye devam ettim.
⸻
Okuldan çıkarken annem yine sessizdi.
Arabaya bindiğimizde bana baktı.
“Zeynep.”
“Efendim?”
“Bir şey sakladığını hissediyorum.”
Kalbim hızlandı.
“Hayır.”
Annem gözlerini üzerimden çekmedi.
“Peki.”
Sadece bunu söyledi.
Ama sesinden bana inanmadığını anlamıştım.
Efe arka koltukta sessizleşti.
Ben camdan dışarı baktım.
İçimde tek bir düşünce vardı.
Annem gerçeği öğrenirse ne olacaktı?
Ve daha önemlisi…
Oğuz artık Efe’nin kim olduğunu biliyordu.
Nedense bu düşünce içimde küçük, anlamsız bir rahatlama oluşturmuştu.
Ama asıl mesele bu değildi.
Çünkü annemin gözlerindeki şüphe hâlâ aklımdaydı.
Ve ben biliyordum…
Bu olay burada bitmeyecekti.
Eve geldiğimizde annem mutfağa geçti.
Ben ise çantamı alıp odama doğru yürüdüm.
Tam kapının önüne geldiğimde arkamdan Efe’nin sesi geldi.
“Zeynep.”
Döndüm.
“Ne oldu?”
Efe birkaç saniye düşündü.
“Şu Oğuz var ya…”
Kaşlarımı kaldırdım.
“Ne olmuş Oğuz’a?”
“Bugün onu gördün mü?”
“Evet.”
Efe hafifçe gülümsedi.
“Bizim kuzen olduğumuzu öğrenince biraz rahatladı herhalde.”
Şaşkınlıkla ona baktım.
“Ne alakası var ya?”
“Bilmiyorum. Ama yüzü bir anda değişti.”
“Sen de her şeyi fark ediyorsun.”
“Eee, gözüm var sonuçta.”
Gülerek omuz silkti.
Ben başımı iki yana salladım.
“Saçmalıyorsun.”
“Belki.”
Sonra odasına doğru yürüdü.
Ben de kapımı açıp içeri girdim.
Çantamı yatağın üzerine bıraktım.
Ama Efe’nin söylediği cümle aklımdan çıkmıyordu.
“Bizim kuzen olduğumuzu öğrenince biraz rahatladı herhalde.”
Yatağın kenarına oturdum.
Oğuz’un yüzünü düşündüm.
Gerçekten…
Kuzenim olduğunu öğrendiğinde yüzündeki ifade değişmiş miydi?
Bir an gözlerimi kapattım.
Revirde bana baktığı an geldi aklıma.
Sonra Efe’ye bakışı…
Ardından bana dönüp sorduğu soru.
“Bu kim?”
O an neden bu kadar merak etmişti?
Ve cevabı öğrenince…
Gerçekten rahatlamış mıydı?
Başımı yastığa yasladım.
“Saçmalama Zeynep…”
Ama içimdeki küçük bir ses hâlâ aynı şeyi söylüyordu.
Efe belki de doğru söylüyordu.
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
Herkese iyi okumalar dileğiyle🦋💙
Sizce Oğuz neden rahatladı
Cevaplarınızı yorumlarda bekliyorum
Tekrardan iyi okumalar dileğiyle🪷🌸🌺
