4. bölüm · Hep Sen Varsın Aklımda (OrEl) 🤍✨

Bölüm 2: Bu Aşk Değil De Neydi

HarryJamess .

Hastaneye varlıklarında Fadime'nin durumu çok kötü olmadığı için onu sarı alana aldılar, amatam ters durumda olan Eleni'yi ise acilen ameliyathane ye yönlendirdiler ve ameliyat başladı. Bu sırada odanın önünde, Adil, Esme ve Oruç ise korku ile ameliyatın bitmesini bekliyorlardı. Esme, 20 yıl ayrı kaldığı kızı ile daha kavuşamadan tekrar ayrı kalma korkusu ile başını Adil'in omuzuna yaslayıp sessiz bir şekilde ağlıyordu. Bu sırada Oruç'un aklına Eleni ile geçirdiği tatlı, güzel, bazen hafif çekişmeli, mutlu anılar geliyor, bir film şeridi gibi geçip gidiyordu o anılar. Gözleri yaşlı bir şekilde başını duvara yaslayarak kapıyı dikizliyordu. Hissettiği çaresizlikti, korkuydu, endişeydi, sevdiği kız içeride ameliyat edilirken, elinden hiçbirşey gelmemesiydi hissettiği.

Uzun süren ameliyatın sonrasında Eleni'yi odaya alırlar. Oruç içeri girip sevdiği kızın iyi olduğunu kendi gözleriyle görmek, ona sımsıkı sarılıp onu bir daha bırakmamak istemektedir. Onun bir kez daha o güzel bakışını görmek istemektedir. Ama doktorlar buna izin vermiyor ve Eleni'nin dinlenmesi gerektiğini söylüyorlardı. Oruç sabırla odanın camındaki perdenin arasından sevdiği kıza bakıp hasret gidermeye çalışıyordur. En sonunda odanın kapısı açılır. Odanın kapısı açıldığı gibi Oruç içeriye hışımla girer, odaya girdiği gibi gözleri sevdâlandığı kızın gözleri ile kesişiyor. O kızın gülümsemesi... içini öyle ısıtıyorum ki... Hızla yanına gidip Eleni'ye sımsıkısarıldı, sanki bir saha bırakmak istemezmiş gibi, bir daha onu kaybetmek istemezmiş, hep onu koruyup, yanından bir dakika ayrılmak istemezmiş gibi sarıldı. Eleni kısık sesiyle sevdalı olduğu adamın ismini söyledi özlem ve mutlulukla, "Oruç..." Sesinden rahatladığı anlaşılıyordu. Oruç'u her gördüğünde kendini güvende hissediyordu çünkü.

Ardından Oruç, baştan bakışlarını Eleni'nin yüzüne kaydırdı, ama halen ellerini bırakmamıştı, bırakma istemiyordu çünkü. Onu... onu bir daha asla bırakmak istemiyordu. Oruç sessiz ve sakin bir şekilde Eleni'ye sordu, "İyisun değil mi?" Eleni onu tebessüm ederek baktı, "Hiç bu kadar iyi olmamıştım" ikiside tatlı bir şekilde gülümsüyordu birbirine. Esme ise bu esnada kapıdan onları izlemekteydi. İçten içe ikisinin aşkının ne kadar kuvvetli olduğunu anlamıştı. Ellerine büyüyüp koca adam olan çocuk, şimdi kendi kızına sevdalıdır, ve onu korumak için, onun için herşeyi yapmaya razıydı.

Biraz sonra odaya doktor girdi ve Oruç'a yönelerek odadan çıkması ve artık Eleni'nin dinlenmesi gerektiğini söyledi. Ama Oruç Eleni'nin eleni bırakmaktansa daha da sıkı tuttu ve "Ben burada kalamazmıyım?" Dedi mahcup ve nazik bir sesle. Ardından Eleni Oruç'a, Oruç Eleni'ye baktıkça. Onlar sözlerle değil, bakışlarla konuşurlardı. Ama doktor bunun mümkün olmadığını ve çıkması gerektiğini söyledi. Eleni Oruç'a baktı ve, "Merak etme, ben iyiyim ve buradayım" dedi gülümseyerek. O gülümseme... işte o gülümseme Oruç'un kalbini eriten gülümsemeydi. Eleni'ye, "Ben dışarıdayum, ihtiyacun olursa seslenmen yeter." Dedi nazik bir sesle. Eleni ise şaşkınlıkla itiraz etti, "Ama Oruç, senin çay fabrikasına gitmen gerekmiyor mu, merak etme ben iyiyim, seni işinden alırlar koymak istemem." Der Oruç'un sözüne hitaben. Ve Oruç ona "Benim şu anda en önemli işum senin güvende olmanı sağlamak başka hiçbirşey değil." Diyerek son bir kez sevdiği kadına bakarak yunuşacık saçlarını okşar. Gözlerinden sevgi taşmaktaydı. Oruç odasan çıktıktan sonra, Eleni utanmış b,rengi şekilde Oruç'un okşadığı saçlarına dokundu. BU AŞK DEĞİL DE NEYDİ

Ardından doktor, Eleni'yi dinlenmesi için yanlız bıraktı. Bu arada Oruç, sevdiği kız için kapıda onu korumaktaydı. Gerekirse uyumayacak ama sevdiği kızın bir daha zarar görmesine izin vermeycekti

_____________________________________________________________________________

Bu bölüm kısa oldu kusura bakmayın♡