3. bölüm · Hep Sen Varsın Aklımda (OrEl) 🤍✨

Bölüm 1: Korkunç Kaza

HarryJamess .

(Kızlar kaza yaptıktan 1 gün sonra)

İso, Oruç'un evindeydi, abi kardeş sohbet ediyorlardı, Sohbet esnasında Oruç konuştu, "Ee abicim, Fadime ne zaman geliy konağa?" "Bugün geliy ağabey, sen niye sordun?" "Bilmem sanki bişy olmuş gibi hissettim de"

Akşam olmuştur ama Fadime halen konağa gelmemiştir. ,İso merakla Fadime'yi arar, ama bir türlü telefon çalmaz. "Ula İso noldi, neye endişelendin?" "Abi Fadime'yi ariyrum ariyrum açmayi, sen bi Eleni'yi arasana, belki yanındadır." Oruç telefonundan DOKTOR HANIM'ı arar. Ama Eleni'nin telefonu da bir türlü çalmaz. Oruç endişe ile İso'ya döner, "Eleni'nin telefonu da çalmayi, bi şey mi oldu acaba kızlara?!" Tam bu esnada İso'nun telefonu çalar. Bi anlık Oruç'ta İso'da kızlardan birinin aradığını sanıp telefona baktılar ama Esme arıyordur. İso telefonu açar. "Alo yenge, noldi?" Esme'nin sesi endişeli geliyordu. "İso, kızlar sizin yanunuzda mi" "Hayır abla, bizde ariyruk ama ulaşamiyruk. Noldi ki?" Esme bunu duyunca sesi daha endişeli çıkar "Bu sabah Eleni'yi aramuştum, öğlen bi konu hakkında konuşmak içun bana geliydular, halen gelmedularda endişelendum. Bi şey mi oldi kızlara acaba? Oruç yanında ise sorsana o Eleni'yi görmüş mi?" "Yok abla valla ben de görmedim, sağlık ocağında falan da yokti." Artık üçü de iyice endişelenmeye başlamıştır. En sonunda Oruç ortaya fikir atar, "Tama o zaman, abla biz İso ile kızları arayalum, sen evde kal ama tamam mi, eğer kızlaru bulursak sana haber veriruk" Esme ilk başta kabul etmedi ama ikisi de ısrar edince kabul etti. "Bulur bulmaz bana haber vereceğnuz ama" "Tamam abla merak etma"

İso ve Oruç arabalarına biner binmez ilk önce Koçarilerin yolunu tutar.

(Kaza alanında kızlar)

Kızlar buz gibi havada ters dönmüş arabanın altında sıkışmışlardı. Eleni çoktan bilincini kaybetmişti, Fadime ise son dakikalarındaydı. Fadime zorlanarak Eleni'nin telefonundan almayı başardığı gibi rehberini açtı ve MALAKAS'ı aradı.

(Oruç arabasında Koçariye giderken)

Oruç, Eleni'nin aradığını görür görmez telefonu açtı ve daha Fadime konuşmaya başlayamadan lafa atladı, "Eleni, iyi misun?!" Ama telefonun diğer ucunda Fadime titreyen seslerle konuşmaya başlayınca artık iyice korkmaya başladı. Fadime niye Eleni'nin telefonudan Oruç'u arasın ki? Niye sesi titrek geliyor? "Noldi Fadime, iyimisunuz?!" Fadime zorla konuşarak kaza yaptıklarını anlattı. "Nerdesinuz peki?" "T..taş kköprünün biraz i..ilerisinde" Oruç endişe sonunda dayanamayıp endişe ile sordun, "Eleni nasul, iyi mi?!" diye sordu. "B..ben zar zor kendimdeyum, birazdan b..bayılirum herhalde, ama E..Eleni sabahtan beri uyanmadi. Oruç bunu duyunca hızla telefonu kapattı ve İso'yu arayıp herşeyi anlattı. İkisi de tam gaz kaza alanına gittiler.

Kaza alanına geldiklerinde ikisi de arabadan sevdikleri kızların isimlerini haykırarak çıktılar. İso yolcu koltuğundan Fadime'yi hızla kurtardı. Ama Eleni sürücü koltuğunda sıkıştığı için çıkması daha zordu. Oruç'ta hızla Eleni'nin bilinçsiz bedenini oradan çıkardı. Teni buz gibiydi hipotermi geçiriyordu, Oruç Eleni'yi nazikçe yere yatırıp ceketini üstüne örttü ve korkulu bir sesle bağırarak İso'ya döndü, "İso, ceketini verebilirmisun, Eleni hipotermi geçiriyor. Çok acil!" İso hızlıca ceketini çıkarıp Oruç'a fırlattı. Sonra yine Fadime ile ilgilenmeye devam etti. Oruç aceleyle o ceketi de Eleni'nin üstüne örttü. Eleni'ye baktıkça, bu haline baktıkça gözleri doluyordu. Sevdiği kadın karşısında, bilinçsiz, rengi atmış, göz altları ve dudakları morarmış bir şekilde karşısında duruyordu. Oruç, yanağından göz yaşı kayarken, nazikçe Eleni'nin saçını okşuyor ve fısıldıyor, "Eleni... Eleni kalk nolur. Eleni beni duyiymusun!" diyordu umutsuzca, kederle, aşkla, korkuyla, endişeyle.

Sonrasında Oruç kendine gelip hızla İso'ya dönüp ambulansı aramasını söylüyor, ve Eleni'ye müdahale etmeye başlıyor. Bu sırada İso ambulansı arıyordur ve hemen sonrasında Esme ve Adil'e de haber veriyor. Esme 20 yıl hasret kalıp bulduğu kızının, Adil ise canı gibi sevdiği biricik kardeşi ve kızı gibi gördüğü Eleni ve Fadime'nin kaza yaptıklarını duyunca hiç beklemeden arabalarına atlayıp konuma geliyorlar.

Biraz zaman geçtikten sonra Eleni hafiften kendine gelir. Eleni'nin ellerini tutan Oruç, Eleni'nin kendine gelmeye başladığını görünce yüzüne bi gülümseme yerleşir. Eleni, titrek ve kısık bir sesle "O..Oruç" der tebessümle, ve gözünden bir damla yaş akarken gözlerini baştan kapatır. Oruç'un gülümsemesi birden kaybolur ve panikle baştan Eleni'yi kendine getirmeye çalışır. Ya bu sırada ambulansı, arkasındansa Esme ve Adil kaza alanına gelir. Daha ambulans duramadan Esme ve Adil hızla arabadan çıktı ve koşarak kızların yayına geldiler. Esme, süratle ölümle yüzleşen biricik kızının, Eleni'nin yanına koştu, Adil ise kardeşinin yanına. Adil Fadime ile ilgilenirken, kendinde olan Fadime, titreyen eliyle Eleni'yi gösterir. Eleni'nin durumu kendisinden çok daha kötüdür çünkü. Adil, Eleni'yi görür görmez Eleni'nin yanına koşar bu sefer de.

Bu sırada amdulanstakiler de ve seri bir şekilde yaralıların yanına koşup onları ambulansa alırlar. Kızların yanına ise, Fadime ile ilgilenen ve onu rahatlatmaya çalışan İso ile Eleni'nin elini asla bırakmayan, gözleri yaş içerisinde, sevdâlandığı kızın adını sayıklamakta olan Oruç biner. Esme ile Adil ise onları arabadan takip eder.