28. bölüm / 30
Han, Beni Bırakma/ MinsungSıcak Aile Ortamı
Bölümler 30Şu an: Sıcak Aile Ortamı
- 1 Yeni Okul, Yeni Ortam2.200 kelime
- 2 Sincap Çocuk2.328 kelime
- 3 Kim Bu "Minho"2.054 kelime
- 4 İlk Adımlar1.958 kelime
- 5 İlk Öpücük1.451 kelime
- 6 Yanındayım Sevgilim2.506 kelime
- 7 Geçecek1.212 kelime
- 8 Biraz Eğlenelim mi?1.424 kelime
- 9 91.115 kelime
- 10 Nostalji1.491 kelime
- 11 Sen1.826 kelime
- 12 Benim Olan Benimdir1.446 kelime
- 13 Git Başımdan1.472 kelime
- 14 Deniz1.091 kelime
- 15 Ayrılmıyorum1.355 kelime
- 16 Aç Gözlerini953 kelime
- 17 Kölemsin2.302 kelime
- 18 Kantindeki Çocuk1.412 kelime
- 19 Seni Seviyorum Tamam Mı!?1.389 kelime
- 20 Bilmiyorum785 kelime
- 21 Neden ki706 kelime
- 22 Soğuk1.089 kelime
- 23 Jisung Nerdesin?1.279 kelime
- 24 Jisung Kayıp866 kelime
- 25 Affet Beni1.717 kelime
- 26 Han, Beni Bırakma847 kelime
- 27 Özür dilerim884 kelime
- 28 Sıcak Aile Ortamı648 kelime · Okuduğun bölüm
- 29 Evlilik (F)2.036 kelime
- 30 Ozel boluumm!1.203 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Jisung
"Bebeğim, şu gömleğin üstüne şu kazağı giysem mi?" Sabahtan beri Minho ne giyeceğini düşünüyordu.
"Aşkım, balım, çiçek bahçem, altı üstü anneme gidiyoruz. Giy bir sweat gel işte." Bana yan bir bakış atıp ona aldığım sweati üstüne geçirdi.
"Annene bana bunu oğlun aldı diye hava atacağım." Dediğine küçük bir kahkaha atıp dolabımdan kıyafetlerimi çıkardım.
"Aşkım, anneme neden hava atıyorsun ki?" Yüzünde bir sırıtış oluştu.
"Görsün beni ne kadar sevdiğini." Kıkırdayıp komidinin üzerindeki gümüş çitf yüzüğümüzden benim olanını alıp taktım. Her taktığımda aklıma o gün geliyordu ama artık atlatmıştım.
"Minho yüzüğümüze bak!" Heyecanla yanına pıtı pıtı yürüdüm.
"Çok güzel canım, çok güzel." Bir güzel sırıttı, aklından ne geçiyordu bu şapşalın?
"Niye sırıtıyon pişmiş kelle gibi?" Kahkaha atması bir olmuştu. Sinirlendim ulan bu hâlâ gülüyor.
"Bebeğim, gözümde şuan o kadar tatlı görünüyorsun ki..." İçtenlikle baktı bana. Utanıp gülümseyerek başımı eğdim. Tüm sinirim uçup gitmişti.
"Hadi giyinde çıkalım artık." Onu onaylayıp yanağından bir öpücük çaldım ve hızla giyindim.
Daha çok beklemeden, çantalarımızı alıp çıkmıştık evden. Arabaya binip evin yolunu tuttuk. Uzun zamandır uğramadığım "evime" uzun zaman sonra ilk defa gidecektim. Odam ne haldedir acaba?
Geldiğimizde biraz da olsa streslenmiştim. Elimi tutan el ile stresim biraz da olsa gitmişti.
"Sakin ol Han-ah, bir şey olmayacak merak etme." Gülümseyerek karşılık verdim ve zile bastım. Her ihtimale karşı ellerimizi ayırmıştım.
"Hoşgeldiniz çocuklar." Gülümseyerek bizi içeri almıştı.
"Merhaba anne." Gülümseyerek sarıldık.
Fakat içeriden gelen yabancı, erkek sesiyle ondan ayrılıp içeri koşmam bir oldu. Annem de peşimden gelmişti.
"Bu kim lan!?" Minhoda yanıma gelip ellerini bana sarmıştı ve sakinleştirmeye çalışıyordu.
"Jisung, sakin ol da açıklayayım." Annemin dediğiyle bakışlarımı önce ona, sonra şaşkınca duran adama, sonra da Minhoya çevirdim. Bana gözleriyle koltuğu işaret etti. İkili koltukta yan yana oturduk. Annemde adamın oturduğu tekli koltuğun yanındakine oturdu.
"Jisung, hiç uzatmayacağım. Bu senin yeni baban." Ne dedin sen ne dedin sen?!?
"Ne!?" Bir hışımla yerimden kalktım, geldiğimizden beri konuşmayan adam ağzını açtı.
"Sakin ol Jisung, eskiden olan olayları biliyorum ve size bunlari yaşatmayacağım. Anneni seviyorum ve senide çok seveceğim, kendi oğlum gibi." Tek kaşımı kaldırarak bir ona, bir anneme baktım. Bu kadar kolay kabul edemezdim dimi?
"Ama ben nasıl hemen güveneceğim?" Haklıyım abi, daha yeni gördüm adamı.
"Benim oğlum üç yıl önce vefat etti. Acını anlayabiliyorum az çok." Dediğiyle ağzım yarım metre açılırken salondaki herkeste gözümü gezdirdim.
"Özür dilerim efendim." Gülümseyerek karşılık verdi, Minhonun kalktığım yanına geri oturdum.
"Resmi olmana gerek yok, rahat ol." Başımı salladım ve Minhoya yaklaştım.
"Ne zamandır berabersiniz?" Annem bakışlarını benden kaçırdı, salona bir sessizlik hakim oldu.
"Yuh o kadar uzun mu!?" Adam (yani yeni babam mı ne) yerinde dikleşti.
"Sen gitmeden önce yakınlaşıyorduk, sen gittikten sonra iyice yakınlaştık." Yarım yıl olmuştu...
"Anladım..." Konuyu kapatma kararı aldım. "Ee yeni babam, Minhoyu kabul ediyorsun inşallah?" Ona "🥺" bakışımı atıp Minhoya sokuldum.
"Tabii ki, bu senin kararın." Gülümsedim ve başımı Minhonun omzuna koydum. Yazık stresten başından beri sessiz kalmıştı.
"Gerçekten daha çok sevdim seni he." Odada gülüşmeler yükseldi. Belli ki güzel bir akşam bizi bekliyordu.
--
Hep beraber yemeğe oturduk, Minho ve müstakbel babam tanışmıştı. Şimdi onu soru yağmuruna tutuyordu stres olduğunu anlayıp. Komik, sevecen ve kafa dengi bir adamdı.
"Ee Minho, ne kadar Seviyorsun Jisungu?" Boğazını temizleyip cevapladı.
"Anlatmaya kelimeler yetmez." Yanımda oturan Minhonun yanağına bir öpücük kondurdum gülümseyerek. Kaşlarını kaldırıp yemeğinden bir kaşık daha aldı yeni babam.
Üçüncü babam...
"Sevdim seni." Minho gülümseyerek karşılık verdi ve son lokmasını bitirip ayaklandı. Onun peşinden küçük adımlarla ilerledim. Arkamızdan kıkırdama sesleri yükseliyordu.
Lavaboya ulaştığında aynada kıpkırmızı olmuş bir Minho görmemle kahkahamı tutamadım.
"Gülme jis..." Daha çok güldürmüştü bu beni.
Akşamı böyle tatlı ve eğlenceli bir şekilde geçirmiştik. Hatta annem ve babam Minhoyu kalmaya ikna etmişti. Şuanda yatağımda sarılarak yatıyorduk.
Sıcak aile ortamını ilk defa hissediyordum ve sandığımdan çok daha güzeldi...
~~~~~~
Selaaam yine been
Kısa kestim cunku uzatamadim
Okuyan varsa begenip yorum yazarsa buyuk sevap islemis olur☺️🙏
Neyseeee
Ne kadar garip gelsede buyuk ihtimal bir sonraki bolum final...
Konusmamı o bolumun sonunda yapicam.
Neyse cok konustum hadi bbbbbnbb
Bölüm etkileşimi
