Nostalji

Vaveyla Yazarı: Hannie 🪽

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: Nostalji

Biraz duygusal bisi oldu bu sefer bide cogunlukla jisungun agzından olcak ve smut.. çok yapmıcam sevmiyorum ya
iyi okumalarrr

(Jisungun ağzından)
Telefonu kapatıp içtenlikle gülümseyerek Minhoya baktım. O da bana olabildiğince sıcak bir şekilde gülümsüyordu. Gülümsemesi içimde bir ateş yakıyordu sanki. Her şey iyi gidiyordu, hiç bir sıkıntı yoktu. Kendimi Minho'nun kollarına attım. Saçlarımı karıştırdı ve elini omzuma atıp hastaneden gülüşerek çıktık. Havanın hafif soğukluğu yüzümüze vuruyordu. Havalar hafif ısınmaya başlamıştı hatta. İlkbahar yaklaşmaktaydı. Bir ay sonra annemin iyiliştiğini bilmenin ve Minhoyla birlikte olmanın verdiği o huzur ile beraber gözlerimi kapatıp derin ama rahat bir nefes çektim içime. Her şey yolundaydı artık. Her gün hastaneye gidip "stabil" sözünü duymayacaktım artık. Annem ile o kocaman (ona göre gerçekten uzun zaman olmuştu.) bir ay sonra konuşup sarılabilecektim. Minho ile okulu haftada en az iki kez asmamıza gerek yoktu artık.

Birbirlerinin dudaklarına küçük buseler kondurdular ve ilk defa buluştukları o banka gittiler.

J- Bir aydan fazla oldu sevgilim. Çok hızlı geçti
M- Hâlâ burda oturup, kafanı omzuma koyup uzunca konuştuğumuz o zamanlar canlanıyor aklımda. Eskiden sana sincabım dememe nasılda sinirlenirdin.
J- Değil mi sevgilim..

*Jisung kafasını ilk zamanlardaki gibi Minhonun omzuna yasladı. Elini tuttu yine, aynı bir ay önceki gibi. Minho hafif bir kahkaha attı.

M- Nostalji mi yapıyoruz canım?
J- Aynen öyle.
M- Dudaklarıma ilk yapıştığında nasılda şok olmuştum
J- Nasılda öpmüştüm ama seni bir anda
M- Çok güzeldi birtanem.

*Jisung kafasını kaldırdı*

J- Yarın okula gidiyor muyuz?
M- Çok devamsızlık yaptık, gitmeliyiz bence.
J- Peki o zaman. Lixleri-

Minho hemen söze girdi.

M- Hayır canım. Bu gün sadece sen ve ben. Tamam mı?
J- Tamam sevgilimm~ sen nasıl istersen

Birlikte saatlerce o bankta oturup eski kendilerini konuştular. Bazen gülmeli, bazen ağlamalıydı bu sohbet. Güzel saatler geçirirken Jisungun telefonuna bir mesaj geldi. Açıp baktı hemen, direkt yüzü düşmüştü. En fazla bu kadar oluyordu mutlulukları. Minho da mesaja baktı. İkisininde gözleri faltaşı gibi açılmıştı. Gelen o mesajla bütün o neşeleri alt üst oldu. Bu nasıl bir mesajdı ve kimden gelmişti ki?
Bu mesaj, Jisung'un o cani babasındandı. ( babası olduğunu kabul etmiyordu tabii ki ama resmi olarak babasıydı. Eski babası olsasa. ) Arkası sağlamdı tabii o şerefsizin, içerde bir ay kalması bile şaşırtmıştı. Attığı mesaj tehditlerle doluydu. "Eğer bir saat içinde evde olmazsan, hem burayı yakarım hemde sizi bulup daha beter ederim."
Minho telefonu kaptı ve kapattı. Sıkıca elimi tuttu ve yüzümün her tarafına öpücükler bıraktı. Bir yandan "Bir şey yok, ben yanındayım." Diye teselli ederken bir yandan saçlarımı okşuyordu. Ama ne işe yarıyordu ki? Gözlerimden damla damla yaşlar süzülmeye başlamıştı bile. Durmak bilmiyordu, gözlerimdeki yaşları silerek yenilerine yer açıyordum sadece. Adam evi yakacağım diyordu, hemde karar vermek için sadece bir saatim vardı. Annem ev yanarsa napardı? Zaten o adamın elinden zor kaçıyordu zavallı kadın. Bide başına böyle bir olay açılmasını hiç istemiyordum. Ne istiyordu bizden? Onu da anlamış değildim yıllardır. Oraya gidersem beni öldüreceğini biliyordum. Korkum oraya gitmeme engel oluyordu. Minhonun elini daha çok sıktım. Yapacak bir şeyim yoktu, çaresiz kalmıştım. Ağlamam çoktan sessizlikten çıkmıştı. Minho sürekli olarak gözlerimdeki yaşları siliyordu. Ama asla durmuyordum. Minho en sonunda kafamı göğüslerine bastırdı. Hıçkırarak ağlıyordum. Kalp atışları gerçekten hızlanmıştı onunda. Ah, sevgilim. Benim yüzümden kim bilir ne kadar canı acıyordu o an. Saçlarımı okşamaya devam ediyordu. Uzun bir süre boyunca onun kollarında ağladım. O da benimle beraber bir kaç göz yaşı döktü. Saçlarımdan elini hiç çekmemişti. Bende Minhonun göğsüne kafamı koyduğumdan beri çekmemiştim kafamı. Yavaşça sakinleşmeye başladım. Artık Minho saçlarımla oynuyordu. Gözlerim bir hayli şişmişti. Arada burnumu çekerek derin nefesler alıp veriyordum. Sevgilim arada saçlarımı nazikçe koklayarak öpüyordu. İyice sakinleştiğimden emin oldu ve telefonumu açtı. Bir mesaj daha atmıştı o şeref yoksunu. Minho mesajlara hiç cevap vermeden ekran görüntüsü aldı ve telefonu kapatıp bir elini omzuma attı, diğer eliyle saçlarımla oynamaya devam etti. Yaklaşık on beş- yirmi dakika geçmişti o mesajın gelmesinden. Minho yavaşça omzuma dokundu.

M- Sevgilim, kalk polise gidiyoruz. Böyle tehdit ettiğinin somut kanıtı elimizde. Çıkmasının imkanı olmaz.

Burnumu çektim ve kafamı kaldırdım Minho'nun sıcacık vücudundan. Alnıma uzunca bir öpücük bıraktı ve elimi tutup kaldırdı beni. Karakola doğru giderken nasılda emin adımlarla yürüyordu. Elimi sımsıkı tutuyordu, asla bırakmıyordu. Tekrar aşık olmuştum şerefsize. Bu kadar yakışıklı ve karizmatik olmasaymış o zaman. Kalbimi çaldı yine. Adamın aurası yüz metre öteden fark ediliyordu âdeta. Elimi parmaklarıyla okşuyordu arada sırada. Arkasını dönüp gülümsüyordu. Ama şuan sırası değildi. Ne kadar onunla öpüşmek istesemde şuan hiç zamanı değildi. En sonunda varmıştık. Elimi öptü ve gülümseyerek yavaşça bıraktı. Karakolda Minho bir avukat edasıyla benim ve annemin mağdurluğunu savunuyordu. O aptal adam her ne kadar varlıklı olsa da her yerden suçluydu. Sıyrılması imkandızdı. Somut, soyut, o, bu, her türlü kanıt vardı. Kaşım bile hâlâ tam iyileşmiş değildi. En önemlisi, annem hastanede yatıyordu. Suçlamaların hepsinin nedeni kabul edildiğinde evime bir araba yolladılar. Yaklaşık kalan zamanım 20 dakikaydı. Karakoldayken bile daha çok tehdit yağdırdığı için savunulacak yanı dahi kalmamıştı. 2 saatin sonunda o adamdan kurtulmuş olarak çıktık ordan. Minhonun boynuna koştum çıktığımız gibi. Yine ağlıyordum ama bu sefer mutluluk göz yaşları döküyordum. Minho gülerken gözlerimden akan yaşları sildi yavaşça. Çoktan anlamıştım, o beni kullanıp atacak biri değildi. Her zaman destek olup yanımda olan kişiydi. Bunu düşünürken bir köşeye geçip dudaklarımızı buluşturdum onunla. Gözlerimiz kapandı. Onu ilk defa öptüğüm gibi öptüm. Aynı mekan olmasada, aynı hisleri hissediyordum. Dudaklarımı ayırdığımda bana içimi sıcacık yapan o gülümsemesiyle bakıyordu. Bende ona aynı şekilde gülümsedim.
Minho'nun evindeki son geceydi bu. Bizim için biraz duygusal olacaktı çünkü birlikte yaşamaya bir hayli alışmıştık. Eve gelmiştik. Teker teker olanları rapor ettik annesine. Daha sonra klasik, üst değiştirmece, yatağı hazırlamaca. Yatağa girip yerime yerleştim ve gel dercesine pat patladım yatağı. Yanıma bir kedi gibi kıvrıldı hemen.
Yavaşça ona yaklaştım. Bana sorgulayıcı bakışlarla bakıyordu. Âdeta bir piç sırıtışıyla üstüne çıktım. Annesi onunla konuştuktan sonra çıkmıştı, bu gece ev boştu. Bu yüzden rahattım. Minho amacımı anlamıştı.

M- Hazır olduğuna emin misin güzelim?
J- Kesinlikle.

Minho yarı uzanır haldeydi. Bende hemen karnına oturmuştum. Kalçamı salladım yavaşça, o da elleriyle kavradı. Sırıtıyordu âdeta.

(Minhonun Ağzından)
Jisung üstümdeydi. Beni azdırmaya çalışıyordu ve başarıyordu da. "Gel ve beni becer" Diyordu gözleriyle. Biraz sonra dudaklarıma yapıştı. O alt dudaklarımı emip ısırıyordu, bende ona karşılık veriyordum. Nefes almak için ayrıldık. Bana öyle bir bakıyordu ki, iyice azmıştım. Benden günah gitmişti. Tek hamlede onu altıma aldım. Ellerini yukarda tek elimle birleştirdim.

M- Bana öyle bakmaya devam edersen iyice azacağım güzelim.
J- İstediğim de bu zaten bebeğim.

((Jisung'un gözünden))
Sabah olunca yürüyemeceğimi şimdiden anlamıştım. Resmen domalmış bir şekilde savunmasızca bekledim. Hayranlıkla bana bakıyordu. Bir anda boynuma yapıştı. Kafamı yana çevirip ona yer açtım. Aynı anda öpüyor, emiyor ve ısırıyordu. Ağzımdan küçük inlemeler çıkıyordu. Minho bu inlemeleri duydukça daha çok tatmin oluyor olmalıydı çünkü sertleşmişti. Boynumun mosmor olduğuna emindim. Nefes nefese kalmıştı. Kafasını kaldırdı ve ellerimi bıraktı. Tek hamlede tişörtünü çıkardı ve kenara attı. Bu onun vücüdunu ilk görüşümdü. Gerçekten etkileyiciydi. Gözlerimi alamadım. Fark etmiş olmalıydı ki sırıttı.

M- Bakıyorum da baya etkilendin baya güzelim.
J- Gözlerimi alamıyorum..

Benimde tişörtümü tek hamlede çıkardı ve kenara attı. Boynumdan devam etti ve yavaşça aşağı inmeye başladı. İnlemelerim artıyordu. Göğüs uçlarıma gelmişti. Emmeden önce kafasısı kaldırdı.

M- Adımla inle sevgilim~

Konuşmama izin vermedi ve yapıştı. Gerçekten acıtıyordu. Dediği gibi adıyla inledim. Kıkırdaması duyulmuştu. Dalga geçmek için yaptığına emindim ama tatlıydı. Adam doymuyordu, inlemelerimden tatmin olup daha çok sertleşiyordu ve hızlanıyordu. Daha en başından canım böyle acıyorsa sonunu düşünemiyordum. En sonunda bıraktı ve derin bir nefes aldım, kafamı kaldırdım. Tanrım, emdiği bölge kıpkırmızıydı. Elini kemerine attı ve çıkarmaya başladı. Pantolonunun düğmesini açtı ve çıkardığı gibi onuda kenara attı. Elini benim pantolonuma attı ve izin alırcasına bana bir bakış attı. Kafamı sallıyıp izin verdim ona. Benim pantolonumuda çıkarıp kenara attı. Rahatsız olmuş gibi yaptım, fark etmişti. Bu yüzden yavaşça çekildi.

M- Sevgilim, noldu? İstersen durabilirim

Fırsat buydu. Onu altımda görmek çok güzel olurdu. Kıyafetlerdende kurtulmuştuk, tam zamanıydı. Yana doğru çekildim ve onu beklemediği bir anda yatağa yatırdım. Ellerimle bileklerini tutup yatağa bastırdım ve o piç sırıtışını takındım. Rol yaptığımı anladı ve gülmeye başladı.

M- Sen çok fesatsın jis
J- Lafımı olur sevgilim, işim bu
M- Bak sen?
J- Sus ve kendini bana bırak

Dediğimi yaptı. Vücudunu baştan aşağı süzdüm. Karın kaslarına kafamı gömdüm. Minho inlemişti. Başarmıştım, onun inlemesini duymuştum. Kıkırdadım ve biraz daha devam ettim. En sonunda kalktım ve onun içine girdim. Yüksek bir inleme sesi çıkardı. Çok sert ve sık tutmadım çünkü benimkinin iki katı erkekliğiyle gerçekten içimden geçerdi. Durduğum anda kendimi yine onun altında buldum. Hızlıca boxerlardanda kurtuldu İçime öyle bir girdi ki, anlatamam.. İnleme sesim tüm evde yankılanmıştı. Sesimden tatmin olduğu için sertleştirdi. Bende akıllanmazdım.

J- Daha hızlı..
M- Nasıl istersen sevgilim.

Minho nazik ve korumacı erkek rolünü bırakmıştı tamamen. O içime girip girip çıkarken durmadan inliyordum. Beni arada "Daha yüksek sesle inle" Diyerek gazlıyordu. Bende gazına geliyordum ve o da sertleşip hızlanmaya devam ediyordu. Bunu uzun bir süre boyunca sürdürdü. Sesim kısılmıştı ve canım fena halde acıyordu. Yarın yataktan kalkmam imkansız olacaktı. Sonunda durdu. Derin bir nefes aldım ve rahatladım. Sonunda yorulmuştu beyfendi. İkimizde nefes nefese ve kan ter içinde tavana bakıp uzandık. Kendimi gelen uykuma teslim ettim, kollarımı ve bacaklarımı Minhoya dolayarak uyuya kaldım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

47okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18