Bölümler 30Şu an: Kantindeki Çocuk
- 1 Yeni Okul, Yeni Ortam2.200 kelime
- 2 Sincap Çocuk2.328 kelime
- 3 Kim Bu "Minho"2.054 kelime
- 4 İlk Adımlar1.958 kelime
- 5 İlk Öpücük1.451 kelime
- 6 Yanındayım Sevgilim2.506 kelime
- 7 Geçecek1.212 kelime
- 8 Biraz Eğlenelim mi?1.424 kelime
- 9 91.115 kelime
- 10 Nostalji1.491 kelime
- 11 Sen1.826 kelime
- 12 Benim Olan Benimdir1.446 kelime
- 13 Git Başımdan1.472 kelime
- 14 Deniz1.091 kelime
- 15 Ayrılmıyorum1.355 kelime
- 16 Aç Gözlerini953 kelime
- 17 Kölemsin2.302 kelime
- 18 Kantindeki Çocuk1.412 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 Seni Seviyorum Tamam Mı!?1.389 kelime
- 20 Bilmiyorum785 kelime
- 21 Neden ki706 kelime
- 22 Soğuk1.089 kelime
- 23 Jisung Nerdesin?1.279 kelime
- 24 Jisung Kayıp866 kelime
- 25 Affet Beni1.717 kelime
- 26 Han, Beni Bırakma847 kelime
- 27 Özür dilerim884 kelime
- 28 Sıcak Aile Ortamı648 kelime
- 29 Evlilik (F)2.036 kelime
- 30 Ozel boluumm!1.203 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Başlamadan once sey dicem..
Ben ilk bölümleri eksik yazmısım buraya mk kutuphaneli bi yer vardi mesela jisung dusuyodu minho tum gun ona yardım ediyodu falan basını actım okudum oralar yok?
Salakligim yüzünden basını eksik yapmısım ozr dlrm..
Ama anladiniz ya numaralarini almalarının hikayesi o iste minho jise yardim ediyo oda tmm diyip veriyo ozeti bu
Hadi iyi okumalarr
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
-Jisung-
Yine okul ve yine evimden gidemiyorum. Annemin inatından evde kalamıyorum ya, ama Minhoylada mutluyum şimdi bir şey diyemem, bana çok iyi bakıyor. Onun da annesi hâlâ gelmedi. Ne zaman geleceğide belli değil.
Şimdi okula girmiştik. Hyunjin ve Felixin ilişkisi son zamanlarda eskisi gibi değil, çok kavga ediyorlar. Hyunjin sürekli trip yiyor jeonginle konuştuğu için. Bence Felix haksız gibi ama bilmem. Onların ilişkisi.
İçimde niyeyse kötü bir his var ama.. Sadece kötü bir his. Kötü bir şey olacak değil ya? Her şey yolunda gibi gözüküyor.
Minhoya bakan çocuk dışında.
Kötü bir his var demiştim değil mi?
yare yare...
Tamam şakayı bırakalım, bana çok kötü bakıyor. Minhonun elini tutayım bari.
Hâlâ mı? Kafayı yemiş. Geçen kantinde gördüğüm çocuk mu o lan? Vallahi o. Kesin bir şey yapacak. Tırsmadım değil ama asla min mini ona kaptırmam. Ona bakmaz ki zaten.
Aha, seunglar orda. Yanlarına gitsek bırakır mı? Sanmam ama olmazsa seungmini üstüne salarız. Dün demişti, herhangi bir durumda bana gel diye. Bence gitmeliyiz.
"Minhoo! Jeonginlerin yanına gidelim, bak ordalar."
Bana döndü ve gülümserken olumlu anlamda kafasını salladı. İstemesede yapmak zorunda, şuan kölem çünkü. İddiayı kabul etmeyecektin Lee. Ama bakarken nasılda gözlerinin içi gülüyor sevgilimin ya, çok seviyorum ben bu adamı. İlk geldiğimde konuşacağım en son kişi şuan hayatımın anlamı olmuş durumda. Garip ama çok seviyorum adamı. Bana gönül hırsızı diyor ama kendisininde çok eksik kalır yanı yok.
Oha düşünürken gelmişiz bile. Fark etmemişim.
"Jisung hyung! Merhabaa!"
Jeonginin enerjisi hâlâ çok yüksek. Nasıl hep zirvede tutuyor lan?
"Merhaba Jeonn! Selam Seung!"
Seungmin baktı ve hafifçe eğilip gülümseyerek selam verdi. Tamda ona uygun bir hareket. Çok resmi ama onun imza davranışı bu. Minhoda onlara selam verdikten sonra konuşmaya başladık.
Bir dakika, Felix ve Hyunjin..
Yine mi?
"Ya hayatım!"
Hyunjin yine yalvaracak galiba. Biri şunları uyarsın.
"Dinlemiyorum Hyunjin. Bu kadarı çok fazla oldu."
Oha lan, cidden bir şey mi yaptı bu?
"Sadece vedalaşırken biraz sıkı sarıldık diye trip atamazsın ama!"
Bir şey olduğunu düşünmem bir hataydı galiba. Boşversene.
"Atarım! Ve bir daha bana emir verme!"
Bu çok oldu lix. Karşındaki de bir insan.
Neyse ben konuşmama döneyim.
"Çıkışta bir şeyler yapalım mı? Hem Chan hyungta gelmişken iyi olur, bir araya geliriz."
Minhom işte. Hep mantıklı. Canım benim ya.
"Bana uygun, jisung ve jeongine de uygunsa gelirim."
Chan hyung denen abiyi tanımak isterim.
"Bana uygun."
"Banada"
Süper, çıkışta gidiyoruz.
Lan bir dakika..
Yine o çocuk.
Sen istedin, seung silahımı kullanacağım.
"Seungmin, bir şey demem lazım."
Şaşırmıştı, gayet normal. Şimdi o çocuk görecek, seung o kadar yıllık arkadaşını koruyacaktır. Gerçekten çok rahatsız edici bakıyor, Minho bir fark etse..
Kulağına eğilip konuştum.
"Şu arkada bir çocuk var, uzun zamandır Minhoyu dikizlediğini fark ettim. Çok rahatsız edici duruyor. Onu bakışlarımla uyardım, fark etmesine rağmen hâlâ böyle. Sen bir el atabilir misin?"
Diğerleri bize anlamsızca bakışlar atarken seungmin oraya bakıp başını salladı. Gerçekten sert bakıyordu, o çocuğun yerinde olsam hemen kaçardım.
"Merak etme. O iş bende. Minho, sana tavsiyem gidip bir göz doktoruna görün."
Minho anlamamıştı, şaşkın gözlerle bir bana bir Seungmin'e bakıyordu. Ona bakıp sırıttım.
"Şovu izle bebeğim."
Jeongin ve Minho hâlâ hiç bir şey anlamamıştı. Bende mutlulukla Seungmini izlemeye başladım. Çocuğun yanına gidince ilk önce adam akıllı konuştuğunu gördüm.
-Seungmin-
İnsanlara bakışlar atmak ha? Hemde arkadaşıma? Umarım tek konuşmamla anlarsın.
Çocuğu tanıyordum, geçen senelerde de başımıza çok işler açmışlığı vardı. Hıncımı almanın tam sırası.
"Hey, sen. Buraya bak."
Direkt bana döndü. Ne olduğunu anlamamıştı. Anlatacağım şimdi sana.
"Arkadaşıma rahatsız edici bakışlar atıyordun, nedenini öğrenebilir miyim acaba? Yoksa konuşmakla halledemeyeceğiz."
Kollarımı sıvadım. Endişelenmişe benzemiyordu, aksine beni baştan aşağı süzüp burnundan güldü. Gerçekten mi? Zor yolla halledeceğiz galiba.
"Seni âlâkadar etmiyor, rahatsız olsaydı gelip kendi söylerdi."
Âlâkadar etmiyor ha?
"Sevgilisi var, hiç ümitlenme. Artı olarak rahatsız olduğunu kendide dile getirdi. Ve sana bir sır vereyim mi?"
Kulağına eğildim. İyi izleyin, şov başlıyor.
"Kırmızı rengini sever misin?"
Az daha bekleyin.
"Ne alaka arkadaşım? Bela mısın sen ya? Çattık vallahi."
Bela mıyım?
"Belanın ta kendisiyim, umarım 'kırmızı rengine' alışkınsındır."
Geri çekilip tüm gücümle yanağına bir yumruk geçirdim. Tüm ilgi üstümüze toplanmıştı. Başka çare bıkarmamıştı, napabilirim?
Yanağını tutarak geriye doğru düşüyordu az kalsın. Bana zorla bakıp üstüme gelirken bir kere daha, bu sefer diğer tarafa yumruk attım.
"Bakacaksan gözlük tak bari, başına çok 'bela' alırsın yoksa."
Ünüm arttı galiba herkes dik dik bakıyor.
O kadar korkutucu değilim ya?
Arkadaşlarımın yanına geçtim ve hiç bir şey olmamış gibi devam ettik.
-Jisung-
"Chan hyungun iyi bir seçici olduğunu ve Seungminin neden çok talibinin olduğunu bir kez daha anladım. Hem yumruk atıp yere serdi, sözleriyle de üstüne bastı çocuğun"
Jeongin ağzı açık bir şekilde konuşmuştu. Bende yumrukla dalmasını beklemiyordum açıkçası.
Minho zaten şoktaydı. Ağzı açık bir şekilde olayı anlamaya çalışıyordu. Seung haklı, bencede göz doktoruna gitmeli. Sonra anlatırım ona.
Biraz daha konuşup takıldık, zil çalmasıyla da sınıflara dağıldık. Tüm gün çocuğu görmemiştim, Seungmin bu gece onun kâbusunda yer edinecek galiba.
Tüm derslerin bitiminden sonra okuldan dört kişi çıktık ve bir köşede chan hyungu bekledik. Gelince onunlada tanıştım ve arabaya binip gideceğimiz yere gittik. Seungmini zorla yanına oturtmuştu. Ona karşı daha utangaç davranıyordu cidden. Seungminin çoktan fark etmiş olduğuna eminim.
"Geldik, herkes inebilir."
İnip seungminin kapısını açtı, o inerken bizde indik. Deniz kenarına oturmaya gelmiştik. Severim böyle ortamları, özellikle sevdiklerim varsa veya tek başımaysam. Diğer hiç bir seçenek kabul edilmez. Chan hyung dediğine göre açılmayı veya flört etmeyi deneyecekmiş. Direkt açılması daha iyi bir seçim gibi ama...
"Jis, bana bak!"
Minhonun bu hafif bağırışıyla hemen ona döndüm. Döndüğüm gibi dudağıma bir öpücük bıraktı.
"Çektim hyung!"
Çektim derken? Ne oluyor yine?
Herkes gülüyordu, Minho ise öpücüklerini bırakmaya devam etti.
"Denizin yanında küçük bir öpücük anı kalsın dedim sevgilim."
Yine o gülümseme. En ince noktam o gülümseme.
"İyi demişsin hayatım."
Yapacak bir şeyim yok gülümsemesiyle vurdu.
Bunlar olurken Seungmin Chan hyunga temas etmişti. Elini tutmayı başarmıştı. Chan hyungun kalbinin göğüs kafesinden çıkacakmış gibi olduğuna emindim. Daha çok temas için elini omzuna attı ve onu kendine yakınlaştırdı. Adam domatese dönecek biraz daha yakın temas olursa.
Biraz daha takıldık, herkesin çok iyi anlaşmasıyla saat su gibi geçmişti, akşam yediye geliyordu. Güneş yeni batmıştı. Ben ve Minho yapışık gibiydik zaten. Chan hyung seungmine yakınlaşmayı denerken Jeongin ona yardımlarda bulunuyordu. Daha çok Minhoya sokuldum. Fark etmişti.
"Bir sıkıntı mı var sevgilim?"
Gözlerimin görünmeyeceği şekilde gülümseyerek ona baktım.
"Bana şöyle bakma, yiyeceğim şimdi seni. Bu kadar tatlı olma ya!"
"Yoksa bana kızıyor musun şuan?"
"Hiç kızar mıyım sana?"
"Bilmem, kızar mısın?"
"Tabii ki hayır."
"Öyle mi dersin?"
"Evet, öyle derim. Flört mü ediyorsun bana şuan?"
"Belki."
"Nasıl belki?"
"Belki işte."
"Şifreli konuşmaya yemin mi ettin güzelim?"
"Belki."
"Açık hava çarptı galiba.."
Kafamı omzundan kaldırıp bacaklarına attım. Saçlarımla oynamaya başladı. Aynı zamanda küçük bir kaç öpücük bıraktı aralarına.
"Çok tatlısın. Kokuna bayılıyorum Jisung."
Bakışlarımı ona döndürdüğümde bana gülümseyerek bakıyordu. Tam anlamıyla gözleri parlıyordu. Ortamın sessizleştiğini fark ettim. Bu sefer diğerlerine baktım, benim bakmamla Minhoda bakışlarını onlara çevirdi. Hepsi pür dikkat bizi izliyordu.
"Devam etsenize!"
Bunu diyen tabii ki Seungminden başkası değildi.
"Dur ya utandıracaksın. Gizlice izliyorduk işte bozdun."
Jeongin ona bu yüzden kızmıştı. Kafamı Minhonun bacaklarından kaldırıp şaşkınca onlara baktım.
"Ne zamandır izliyorsunuz lan?" Diye sordum hemen.
"Bir sıkıntı mı var güzelim'den beri." Seungmin kendinden emince konuşmuştu.
"Aklında mı tuttun?" Minhoda onları sorgulamaya başlamıştı.
"Direkt videoya aldık." Diyip güldü Chan hyung.
"Çok tatlıydınız ama hyung!" Tabii ki jeongindi bu.
"Lan siz bana sınav mısınız? Altı üstü sevgilimle romantik bir an geçirmek istedim ya!" Diye kızdı Minho.
"Sakin ol, devam edin işte karışan yok."
"Seungmin sen konuştukça batıyoruz sus lütfen. Belki öpüşeceklerdi, kaçırdık senin yüzünden işte of ya!" Belli Jeongin fazla ciddiye almıştı.
Minhonun derin bir iç çektiğini duydum. Bir anda ensemden tutup tüm gözler üstümüzdeyken dudaklarıma kapandı. Çok anlık olmuştu, bu yüzden duraksadım. Etkisinden çıktıktan sonra bende hemen ellerimi onun beline koydum. Çok sert ve uzun öpmüştü. Chanın fotoğraf çektiğine adım kadar emindim. Yavaşça ayrıldı ve diğerlerine baktı.
"Oldu mu?"
Hepsi bize şaşkınlıkla bakıyordu. Kimse ses çıkarmamıştı. Omzumdan tutup beni kendine çekti.
"Kulak asma şunlara birtanem." Dedi ve saçlarıma bir öpücük daha bıraktı.
"Seni seviyorum Minho."
"Biliyorum Jisung."
"Susun bak başladılar yine."
Yine kafamızı onlara çevirdik.
"Seung bir sus ya!" Tahmin edin kim?
"Jis kalkalım şurdan yoksa biri elimde kalacak."
"Sakin ol sevgilim"
"Nasıl istersen hayatım."
"Jisung eşittir sakinleştirici ama sadece Minhoya"
Herkes Chana döndü.
"Tamam sustum."
"..."
Bölüm etkileşimi
