5. bölüm / 7
Güneşin Ardındaki Gece5.Bölüm
Bölümler 7Şu an: 5.Bölüm
KARANLIĞIN İÇİNDEKİ SES
Kapı kapandığında Lara bir süre olduğu yerde kaldı.Koridorda kimse yoktu.Sadece birkaç saniye önce duyduğu ayak seslerinin yankısı hâlâ duvarlarda dolaşıyor gibiydi. Eski binanın sessizliği insanın üzerine çöken ağır bir örtü gibiydi. Duvarlardaki solgun lambalar aralıklarla yanıp sönüyor, koridorun sonundaki karanlığı bir anlığına aydınlatıp sonra yeniden yok ediyordu.Lara derin bir nefes aldı.Bir adım attı.Sonra bir adım daha.Geri dönmüştü.Ama bu kez buraya neden geldiğini biliyordu.Çünkü dört yıl önce yaşananların yalnızca geçmişte kalmadığını artık anlamıştı.Masasının üzerinde duran eski fotoğrafı çıkardı.Fotoğrafın kenarları yıpranmıştı. Üzerinde beş kişi vardı.Lara.Eren.Aras.Mert.Kaan.Fotoğrafı elinde tutarken gözleri bir süre kendi yüzünde kaldı.O zamanki Lara’nın gözlerinde hiçbir korku yoktu.Şimdi ise aynı fotoğrafa bakmak bile kalbinin hızlanmasına yetiyordu.Fotoğrafın arkasındaki yazıyı daha önce defalarca okumaya çalışmıştı.Fakat şimdi fark ettiği bir ayrıntı vardı.Yazının altında küçük bir tarih bulunuyordu.
17 Ekim.Lara’nın yüzündeki ifade değişti.“Bugün…”Sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı.“17 Ekim.”Bir anda odanın ışığı titredi.Lara başını kaldırdı.Işık tekrar yandı.Sonra tekrar söndü.Karanlıkta yalnızca dışarıdan gelen ay ışığı görünüyordu.Ve sonra…Bir ses duyuldu.“Geç kaldın.”Lara olduğu yerde dondu.Ses koridordan gelmişti.Kalbi hızla çarpmaya başladı.“Kim var orada?”Cevap gelmedi.Lara bir süre bekledi.Sessizlik.Sonra yavaşça kapıya doğru ilerledi.Kapıyı açtığında koridor boştu.Fakat yerde bir şey vardı.Küçük, siyah bir anahtar.Lara eğilip anahtarı aldı.Anahtarın üzerinde tek bir harf kazılıydı.L.Lara’nın parmakları bir anda soğudu.Kendi baş harfiydi.Ama bu imkânsızdı.Çünkü bu anahtarı daha önce hiç görmemişti.Anahtarı avucunun içinde çevirdi.Tam o sırada arkasından bir ses geldi.“Onu alma.”Lara hızla döndü.Eren koridorun diğer ucunda duruyordu.Yüzündeki ifade her zamanki gibi sakindi.Ama gözleri doğrudan Lara’nın elindeki anahtardaydı.“Sen nereden çıktın?”Eren cevap vermedi.Lara anahtarı daha sıkı tuttu.“Bunu tanıyor musun?”Eren birkaç saniye sustu.“Evet.”“Ne açıyor?”Eren yavaşça Lara’ya doğru yürümeye başladı.Ayakkabılarının sesi boş koridorda yankılanıyordu.Tak.Tak.Tak.Lara yerinden kıpırdamadı.“Ne açıyor?” diye tekrar sordu.Eren durdu.“Bilmek istediğinden emin misin?”Lara’nın bakışları sertleşti.“Buraya kadar geldiysem, artık eminim.”Eren gözlerini kaçırdı.“Bu anahtar bir kapıyı açmıyor.”Lara kaşlarını çattı.“Peki neyi açıyor?”Eren’in sesi daha da alçaldı.“Geçmişini.”Lara birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.Bu cevap, beklediğinden daha ağırdı.Anahtara tekrar baktı.“Bunu bana kim verdi?”“Kimsenin vermesi gerekmiyordu.”“Ne demek bu?”Eren cevap vermeden koridorun sonuna baktı.Lara onun baktığı yere döndü.Koridorun sonunda eski, ahşap bir kapı vardı.Lara o kapıyı daha önce hiç fark etmemişti.Kapının üzerinde küçük bir metal levha bulunuyordu.Üzerindeki yazı zamanla silinmişti.Ama bir kelime hâlâ okunabiliyordu.ARŞİV.Lara’nın gözleri büyüdü.“Orası…”Eren sözünü tamamladı.“Dört yıldır kilitli.”“Kim kilitledi?”“Bilmiyorum.”Lara ona baktı.“Yalan söylüyorsun.”Eren’in yüzündeki sakin ifade bir anlığına kayboldu.“Bazen bilmemek, yalan söylemek değildir.”Lara cevap vermedi.Elindeki anahtara baktı.Sonra kapıya.Anahtarın şekli, kapının kilidine benziyordu.“Deneyeceğim.”Eren hemen önüne geçti.“Hayır.”“Çekil.”“Lara.”“Çekil, Eren.”İkisi birkaç saniye birbirlerine baktı.Sonunda Eren kenara çekildi.Ama gözlerini Lara’dan ayırmadı.Lara kapıya yaklaştı.Anahtarı kilide soktu.İlk başta dönmedi.Biraz daha zorladı.Çıt.Kilit açıldı.Koridordaki hava bir anda değişmiş gibi oldu.Lara kapının koluna uzandı.Eren arkasından fısıldadı:“İçeride ne bulursan bul… her şeyin göründüğü gibi olmadığını unutma.”Lara kapıyı açtı.İçeriden ağır, eski bir koku geldi.Oda tamamen karanlıktı.Lara telefonunun ışığını açtı.Işık duvarlarda dolaştı.Raflar.Kutular.Dosyalar.Eski fotoğraflar.Kırılmış bir saat.Ve odanın en arkasında büyük, demir bir dolap.Lara içeri girdi.Eren kapıda kaldı.“Sen gelmiyor musun?”“Ben burada bekleyeceğim.”“Niye?”“Çünkü burası senin geçmişin.”Lara ona ters ters baktı.“Senin de geçmişin değil mi?”Eren cevap vermedi.Bu sessizlik Lara’nın dikkatini çekti.“Eren…”“Ne?”“Dört yıl önce ne oldu?”Eren başını eğdi.“Bunu burada konuşmayalım.”“Peki nerede konuşacağız?”Cevap yoktu.Lara odaya doğru ilerledi.Rafların üzerindeki dosyalara baktı.Çoğunun üzerinde tarihler vardı.
2019.
2020.
2021.
Sonra…2022.Lara’nın eli bir dosyanın üzerinde durdu.Dosyanın üzerinde tek bir isim yazıyordu.LARA.Nefesi kesildi.Dosyayı eline aldı.“Bu…”Eren kapıdan konuştu.“Bırak onu.”Lara dönmedi.“Bunu neden burada sakladınız?”“Lara.”“Benim hakkımda neden bir dosya var?”Eren sustu.Lara dosyayı açtı.İlk sayfada eski bir fotoğraf vardı.Fotoğrafta Lara’nın okuldaki ilk günü görünüyordu.Ama fotoğrafın çekildiğini hatırlamıyordu.Sayfanın altında bir not vardı.“Gözlem başladı.”Lara’nın yüzündeki renk çekildi.İkinci sayfayı çevirdi.
“Lara henüz hiçbir şey hatırlamıyor.”Üçüncü sayfa.“Hatırlamaya başlarsa plan değiştirilecek.”Lara’nın parmakları titremeye başladı.“Plan mı?”Eren kapıda hareketsiz duruyordu.“Bunları sen biliyor muydun?”Eren cevap vermedi.“Biliyordun.”“Lara…”“Biliyordun!”Sesi arşivde yankılandı.Eren gözlerini kapattı.“Evet.”Lara bir an konuşamadı.“Neden bana söylemedin?”Eren’in cevabı çok sessizdi.“Çünkü seni korumaya çalıştım.”Lara acı bir şekilde güldü.“Benden saklayarak mı?”“Başka seçeneğim yoktu.”“Her zaman başka bir seçenek vardır.”Eren ona baktı.“Bazen yoktur.”Lara dosyayı kapatmadı.Sayfaları çevirmeye devam etti.Bir yerde Aras’ın adı geçiyordu.Bir başka sayfada Mert.Sonra Kaan.Ve son sayfada…Bir isim daha vardı.Lara’nın gözleri o isimde takılı kaldı.“Geri dönecek.”Altında hiçbir isim yoktu.Sadece bir tarih vardı.17 Ekim.Lara yavaşça başını kaldırdı.“Bu ne?”Eren’in yüzü değişti.“Dosyayı kapat.”“Hayır.”“Lara, kapat.”“Kim geri dönecek?”Eren cevap vermedi.Lara bir adım ona doğru attı.“Kim?”Tam o anda arşivin ışığı yandı.İkisi de irkildi.Sonra ışık yeniden söndü.Bu kez telefonun ışığı da kapandı.Karanlık.Tamamen karanlık.Lara nefesini tuttu.“Eren?”Cevap gelmedi.“Eren?”Bir ses duyuldu.Ama bu Eren’in sesi değildi.“Lara…”Lara dondu.Ses arşivin içinden geliyordu.“Kim var?”Sessizlik.Sonra aynı ses tekrar duyuldu.“Beni gerçekten unuttuğunu mu sandın?”Lara’nın kalbi duracak gibi oldu.Bu sesi tanıyordu.Ama hatırlamak istemiyordu.Çünkü o ses…Dört yıl önce duyduğu son sesti.Telefonunun ışığı bir anda yeniden yandı.Lara ekrana baktı.Pil yüzde yüzdü.Ama ekranda bir bildirim vardı.Bilinmeyen numara.Tek bir mesaj.“GERİ DÖNÜŞÜNÜZ KUTLU OLSUN.”Lara’nın elleri titredi.Mesajın altında ikinci bir fotoğraf vardı.Fotoğrafı açtı.Bir oda.Karanlık bir oda.Ortada eski bir sandalye.Ve sandalyenin üzerinde…Aynı siyah anahtardan bir tane daha.Fotoğrafın köşesinde tarih görünüyordu.17 Ekim.Lara fotoğrafı büyüttü.Arka plandaki duvarda küçük bir yazı vardı.“Bir anahtar iki kapı.”Lara’nın nefesi kesildi.Eren telefonu elinden aldı.“Bunu kim gönderdi?”“Bilmiyorum.”Eren ekrana baktı.Sonra fotoğrafa.Yüzündeki ifade tamamen değişti.“Bu mümkün değil.”Lara ona baktı.“Ne?”Eren fotoğrafı tekrar inceledi.“Bu oda…”Sustu.“Ne olmuş bu odaya?”Eren başını kaldırdı.“Dört yıl önce yandı.”Lara’nın gözleri büyüdü.“Ne?”“Bu fotoğrafın çekildiği bina artık yok.”Lara birkaç saniye konuşamadı.Sonra telefonuna baktı.Mesaj hâlâ ekrandaydı.Ama bu kez yeni bir bildirim geldi.“Arkana bakma.”Lara’nın bütün vücudu gerildi.Eren de mesajı gördü.İkisi aynı anda sessizleşti.Arşivin kapısının dışında bir ayak sesi duyuldu.Tak.Bir saniye sonra bir tane daha.Tak.Lara Eren’e baktı.Eren parmağını dudaklarına götürdü.Sessiz ol.Ayak sesleri yaklaşıyordu.Tak.Tak.Tak.Kapının önünde durdu.Lara nefesini tuttu.Kapı kolu yavaşça aşağı indi.Lara’nın kalbi hızla çarpmaya başladı.Kapı açıldı.Koridor boştu.Eren dışarı baktı.Kimse yoktu.Yerde yalnızca küçük bir kâğıt duruyordu.Lara kâğıdı aldı.Üzerinde tek bir cümle vardı.“İlk kapıyı açtın.”Kâğıdın arkasını çevirdi.Bu kez başka bir cümle vardı.“İkinci kapıyı açmaya cesaretin var mı?”Lara kâğıdı yavaşça indirdi.Eren ona baktı.“Şimdi anladın mı?”“Ne?”“Bunun neden geri dönüş olduğunu.”Lara cevap vermedi.Çünkü artık her şey daha net görünüyordu.Anahtar.Dosya.17 Ekim.Dört yıl önce.Ve şimdi gelen mesajlar…Hepsi aynı kişiye bağlıydı.Lara arşivin içine tekrar baktı.Demir dolabın üzerinde küçük bir kilit olduğunu fark etti.Anahtarın şekli ona uyuyordu.Yavaşça dolaba yaklaştı.Eren arkasından seslendi.“Lara, yapma.”Lara anahtarı kilide götürdü.“Bu sefer durmayacağım.”Anahtarı çevirdi.Çıt.Dolabın kapağı açıldı.İçeride yalnızca bir kutu vardı.Kırmızı kurdeleyle bağlanmış eski bir kutu.Lara kutuyu çıkardı.Üzerinde kendi adı yazıyordu.Ama bu kez yazının altında başka bir şey daha vardı.Bir tarih.17 Ekim 2026.Lara’nın gözleri büyüdü.Bugün.Kutunun içinden bir şey çıkardı.Eski bir fotoğraf.Fotoğrafta beş kişi vardı.Lara.Eren.Aras.Mert.Kaan.Ama fotoğrafın arkasında bir kişi daha görünüyordu.Yüzü karanlıkta kalmıştı.Lara fotoğrafı çevirdi.Arkasında tek bir cümle vardı:“Beş kişi başladınız. Altıncı kişi bitirecek.”Lara’nın elleri titredi.Eren fotoğrafa baktı.Sonra yavaşça fısıldadı:“Onu bulmuş.”“Kim?”Eren’in gözleri kapıya kaydı.“Bizi yıllardır izleyen kişi.”Lara’nın kalbi yeniden hızlandı.“Adı ne?”Eren cevap vermedi.Lara bir adım yaklaştı.“Eren, adı ne?”Eren uzun bir sessizlikten sonra tek bir kelime söyledi.“Kaan.”Lara dondu.“Bu imkânsız…”“Ben de öyle düşünüyordum.”“Hayır. Kaan…”Lara cümlesini tamamlayamadı.Çünkü arşivin dışından bir telefon sesi geldi.İkisi de aynı anda kapıya baktı.Telefon sesi birkaç saniye çaldı.Sonra sustu.Lara yavaşça kapıya doğru ilerledi.Kapının önünde eski bir telefon duruyordu.Ekranında tek bir isim yazıyordu.Kaan.Lara’nın eli telefonun üzerinde durdu.Aramayı açıp açmamak arasında kaldı.Eren arkasından fısıldadı:“Açma.”Lara telefonu eline aldı.Ekrandaki çağrı devam ediyordu.Bir saniye…İki saniye…Üç saniye…Lara gözlerini kapattı.Sonra aramayı açtı.Telefonun diğer ucunda birkaç saniye boyunca hiçbir ses duyulmadı.Lara nefesini tuttu.“Kim bu?”Sessizlik.Sonra çok tanıdık bir ses duyuldu.“Merhaba, Lara.”Lara’nın gözleri büyüdü.Ses devam etti.“Beni özlemedin mi?”Arama aniden kesildi.Lara telefonu elinden düşürdü.Eren ona baktı.İkisi de konuşmadı.Çünkü artık biliyorlardı.Geçmiş geri dönmüştü.Ve bu kez…kaçacak hiçbir yerleri yoktu.
Bölüm etkileşimi
