3. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Elis’a Corner

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: 3. Bölüm

ESKİ EV
Ertesi gün normal başlamıştı.En azından dışarıdan bakıldığında.Güneş doğmuş, odamın perdelerinin arasından içeri süzülmüştü. Sokaktan birkaç araba sesi geliyordu. İnsanlar günlük işlerine başlamıştı.Her şey normaldi.Ama benim için hiçbir şey normal değildi.Gözlerimi açtığım anda aklıma ilk gelen şey eski ev oldu.Sonra fotoğraf.
2011.
Sembol.Anahtar.Ve o tek cümle:“Onu bulduğunda her şeyi hatırlayacak.”Yatağımda doğruldum.Bir süre tavana baktım.Dün gece yaşananların tamamını hatırlamaya çalıştım.Telefon.Mesaj.Penceredeki gölge.Metal kutu.Fotoğraf.Ve en sonunda…Eski ev.Elimi yavaşça komodinin üzerine uzattım.Fotoğraf hâlâ oradaydı.Parmaklarım fotoğrafın kenarına dokundu.Eski kâğıt neredeyse parçalanacak kadar hassastı.Fotoğrafı tekrar inceledim.Eski evin önünde kimse görünmüyordu.Ev iki katlıydı.Pencerelerinin çoğu karanlıktı.Bahçesi uzun otlarla kaplıydı.Kapının üzerinde küçük, yuvarlak bir işaret vardı.Sembol.Aynı sembol.Fotoğrafın arkasını tekrar çevirdim.2011.Altında:“Onu bulduğunda her şeyi hatırlayacak.”Bu cümle beni en çok düşündüren şeydi.“Onu” kimdi?Ben miydim?Yoksa başka biri mi?Ve neden biri bir fotoğrafın arkasına böyle bir şey yazardı?Fotoğrafı tekrar masaya bıraktım.Sonra anahtarı elime aldım.Anahtarın üzerinde de aynı sembol vardı.Artık bunun bir tesadüf olmadığı kesindi.Ama bütün bunların nereye bağlandığını hâlâ bilmiyordum.Gün boyunca aklım başka hiçbir şeye gitmedi.Bir şeylerle ilgilenmeye çalıştım.Telefonuma baktım.Kitap okudum.Müzik dinledim.Ama her seferinde düşüncelerim aynı yere dönüyordu.Eski eve.Bir ara telefonu elime alıp dün gece gelen numarayı aramayı düşündüm.Numara artık kayıtlı değildi.Mesajlar da silinmişti.Sanki hiç olmamışlardı.Ama fotoğraf elimdeydi.Anahtar elimdeydi.Metal kutu önümdeydi.Demek ki biri gerçekten benimle iletişim kuruyordu.Sadece kim olduğunu saklıyordu.Öğleden sonra pencerenin önüne gittim.Bahçeye baktım.Ağaç her zamanki yerindeydi.Dün gece gördüğüm kırmızı ip hâlâ dalda duruyordu.Ama kâğıt yoktu.Biri almıştı.Belki de o kişi.Pencerenin camına yaklaştım.Ağacın gövdesindeki sembole baktım.Güneş ışığında daha farklı görünüyordu.Gece olduğunda ürkütücüydü.Gündüz ise eski ve yıpranmış görünüyordu.Elimi cama koydum.“Sen nesin?”Tabii ki cevap vermedi.Ama içimde garip bir his oluştu.Sanki sembol bana bir şey anlatmaya çalışıyordu.Akşam yaklaştıkça hava kapandı.Gökyüzündeki bulutlar güneşi yavaşça örttü.Saat ilerliyordu.Ve gece yarısına daha birkaç saat vardı.Eski eve gitmek konusunda hâlâ kararsızdım.Bir yanım gitmememi söylüyordu.Diğer yanım ise cevapları bulabileceğimi düşünüyordu.En sonunda fotoğrafı tekrar elime aldım.Ev tanıdık geliyordu.Sanki daha önce görmüştüm.Ama nerede?Hatırlayamıyordum.Fotoğrafı biraz daha yaklaştırdım.Evin sağ tarafında büyük bir ağaç vardı.Bahçenin diğer tarafında ise taş bir duvar.Duvarın üzerinde küçük bir kapı bulunuyordu.Fotoğrafta kapı yarı açıktı.Bunu daha önce fark etmemiştim.Fotoğrafı masaya bıraktım.Sonra aklıma bir şey geldi.Telefonumdan haritaları açtım.Çevredeki eski evleri aramaya başladım.Bir süre sonra…Bir isim gördüm.Eski Köşk.Haritadaki konum çok uzakta değildi.Fotoğraftaki eve benzeyip benzemediğini bilmiyordum.Ama başka bir ipucum da yoktu.Konumu kaydettim.Saatime baktım.23.12.Yaklaşık kırk beş dakika kalmıştı.Çantamı hazırladım.Telefonumu koydum.Fotoğrafı koydum.Anahtarı koydum.Metal kutuyu da aldım.Bir an durdum.Kutuyu neden götürdüğümü bilmiyordum.Belki de cevapların bir parçasıydı.Çantayı kapattım.Kapının önünde birkaç saniye bekledim.İçimde garip bir huzursuzluk vardı.Ama geri dönmedim.Gece yarısına birkaç dakika kala eski evin bulunduğu yere ulaştım.Sokak beklediğimden daha sessizdi.Evlerin çoğunda ışık yoktu.Rüzgâr hafifçe esiyordu.Telefonumun ekranındaki saate baktım.23.56.Haritadaki konumun doğru olduğundan emin olmak için etrafa baktım.Sonra onu gördüm.Fotoğraftaki ev.Aynıydı.Hiç şüphe yoktu.Eski duvar.Büyük ağaç.İkinci kattaki kırık pencere.Ve kapının üzerindeki sembol.Kalbim hızlandı.Bir süre evin karşısında durdum.Bina yıllardır kullanılmıyormuş gibiydi.Duvarların bazı yerlerinde çatlaklar vardı.Pencerelerin camları kirliydi.Bahçedeki otlar oldukça uzundu.Ama en garip şey…Kapının açık olmasıydı.Fotoğrafta kapı kapalıydı.Şimdi ise aralıktı.Bir adım attım.Sonra bir adım daha.Bahçeye girdim.Rüzgâr yaprakları hareket ettiriyordu.Ay ışığı evin duvarına vuruyordu.Telefonumun fenerini açtım.Işıkla yere baktım.Çamurda ayak izleri vardı.Yeni görünüyordu.Birileri buraya benden önce gelmişti.İzleri takip ettim.Kapıya kadar gidiyordu.Sonra…Kapının önünde kayboluyordu.Başımı kaldırdım.Kapının üzerinde aynı sembol vardı.Parmaklarımı sembole yaklaştırdım.Tam dokunacakken içeriden bir ses geldi.Tak.Geri çekildim.Sonra bir ses daha.Tak… tak.Kapı sanki içeriden bir şey tarafından vuruluyordu.“Kim var?”Cevap yoktu.Kapıyı biraz daha açtım.İçerisi karanlıktı.Telefonumun ışığını içeri tuttum.Tozlu bir koridor görünüyordu.Duvarlarda eski tablolar vardı.Bazılarının üzeri beyaz örtülerle kapatılmıştı.Yerde kırılmış bir vazo duruyordu.Ve koridorun sonunda…Bir kapı.Kapının üzerinde kırmızı bir çizgi vardı.Aynı kırmızı ipte gördüğüm renkte.İçeri girdim.Kapı arkamdan yavaşça kapandı.Gıcır.Hemen arkamı döndüm.Kapı tamamen kapanmamıştı.Ama dışarıdan gelen ay ışığı artık görünmüyordu.Sanki evin içi dışarıdan çok daha karanlıktı.Telefonumun ışığını koridora tuttum.Duvarlardan birinde eski bir fotoğraf vardı.Yaklaştım.Fotoğrafı görünce olduğum yerde kaldım.Aynı ev.Ama daha yeniydi.Fotoğrafta birkaç kişi vardı.Yüzleri tam görünmüyordu.Fotoğrafın bir kısmı yırtılmıştı.Ama ortadaki kişinin yüzü…özellikle karalanmıştı.Sanki biri onun kim olduğunu gizlemek istemişti.Fotoğrafın altında bir tarih vardı.2011.Bir kez daha aynı tarih.Elimi fotoğrafın üzerine koydum.“Burada ne oldu?”Bu kez evin içinden bir ses geldi.“Geçmiş.”Donup kaldım.Ses arkamdan gelmişti.Yavaşça döndüm.Koridor boştu.“Kim var?”Cevap gelmedi.Sonra karanlığın içinden bir siluet çıktı.Bir kişi.Yüzü gölgede kalıyordu.Birkaç adım uzakta durdu.“Sen misin?”Sesim istemeden titredi.Siluet cevap vermedi.“Beni buraya sen çağırdın.”Sessizlik.“Değil mi?”Sonunda kişi konuştu.“Gelmemeliydin.”“Beni sen çağırdın.”“Evet.”“Öyleyse neden gelmemeliydim?”Siluet birkaç saniye sustu.“Çünkü artık seni izleyen yalnızca ben değilim.”İçimde soğuk bir his oluştu.“Kim izliyor beni?”Cevap vermedi.Bir adım daha yaklaştım.“Bana gerçeği söyle.”“Gerçek sandığından daha eski.”“2011 mi?”Siluet bir anda sustu.Bu sessizlik bile cevap gibiydi.“2011’de ne oldu?”“Bunu benden öğrenmemelisin.”“Kimden öğrenmeliyim?”Siluet başını hafifçe çevirdi.Koridorun sonuna baktı.“Onun gelmesini beklemelisin.”“Kim gelecek?”Cevap vermeden önce çok kısa bir süre düşündü.“Hatırlayan kişi.”Sonra ışıklar bir anda yandı.Gözlerimi kapatmak zorunda kaldım.Birkaç saniye sonra tekrar açtığımda…Kimse yoktu.Koridor boştu.Sanki biraz önce orada biri hiç bulunmamıştı.“Hey!”Koşarak koridorun sonuna gittim.Kapıyı açtım.İçerisi boştu.Pencere yoktu.Başka çıkış da yoktu.Ama yerde bir kâğıt vardı.Eğilip aldım.Üzerinde:“Aşağıya in.”yazıyordu.Kâğıdın altında küçük bir ok vardı.Ok zemini gösteriyordu.Koridorun sonunda eski bir halı vardı.Halının kenarını kaldırdım.Altında küçük bir kapak gördüm.Kalbim hızlandı.Kapakta da aynı sembol vardı.Anahtarı çıkardım.Kilide taktım.Tam uydu.Anahtarı çevirdim.Çıt.Kapak açıldı.Aşağıya doğru dar bir merdiven uzanıyordu.Karanlıktı.Telefonumun ışığını açtım.Merdivenlerin sonu görünmüyordu.Bir an tereddüt ettim.Sonra ilk basamağa bastım.Tahta hafifçe gıcırdadı.İkinci basamak.Üçüncü.Dördüncü.Aşağı indikçe hava soğuyordu.Duvarlarda eski çizikler vardı.Bazılarında sembol tekrar ediyordu.Bir süre sonra merdivenin sonunda küçük bir oda gördüm.Odaya girdim.Duvar boyunca raflar vardı.Rafların üzerinde kutular ve eski dosyalar duruyordu.Ortada büyük bir masa vardı.Masanın üzerinde onlarca fotoğraf bulunuyordu.Bir tanesini elime aldım.
2011.
Bir başkasını aldım.
2012.
Bir tane daha.
2013.
Hepsi aynı evle ilgiliydi.Ama sonra…Bir fotoğraf gördüm.Fotoğraftaki kişi beni gördüğüm anda tanıdık geldi.Fotoğrafı biraz daha yaklaştırdım.“Bu…”Cümleyi tamamlayamadım.Çünkü fotoğraftaki kişinin yüzü, yıllar önce çekilmiş olmasına rağmen bana fazlasıyla tanıdık geliyordu.Fotoğrafın arkasını çevirdim.“İlk işaret.”yazıyordu.Altında yine aynı harf vardı:G.Bir başka fotoğrafı aldım.Bu kez evin içi görünüyordu.Ve fotoğrafın köşesinde…Metal kutunun aynısı vardı.Fotoğrafı elimden düşürdüm.Kutuyu çantamdan çıkardım.Fotoğraftaki kutuyla benim elimdeki kutu aynıydı.Bu imkânsızdı.Çünkü benim kutum daha yeni bulunmuştu.Ama fotoğraf yıllar önce çekilmişti.Masanın üzerinde bir dosya gördüm.Üzerinde yalnızca bir kelime yazıyordu:GECE.Dosyayı açtım.İlk sayfada şunlar yazıyordu:“İşaret tekrar ortaya çıktı.”İkinci sayfa:“Bu kez farklı biri seçildi.”Üçüncü sayfa:“Onu korumak mümkün olmayabilir.”Dördüncü sayfa boştu.Beşinci sayfanın üzerinde ise tek bir cümle vardı:“Güneş doğduğunda herşeyi unutacak.”Sayfayı tekrar okudum.Bir anlam veremedim.Sonra odanın diğer tarafında bir ses duydum.Tak.Başımı çevirdim.Raflardan birinin arkasında küçük bir kapı vardı.Kapı yavaşça açıldı.İçeriden biri çıktı.Bu kez siluet değildi.Yüzünü görebiliyordum.Bana baktı.Bir süre hiçbirimiz konuşmadık.Sonra sakin bir sesle:“Buraya gelmemeliydin.”“Bunu daha önce de söyledin.”“Çünkü doğru.”“Sen kimsin?”Kişi cevap vermeden masadaki fotoğraflardan birini aldı.Fotoğrafa baktı.Sonra bana uzattı.“Bunu tanıyor musun?”Fotoğrafa baktım.“Hayır.”“Emin misin?”Başımı salladım.Kişi fotoğrafı geri aldı.“Zaten hatırlamanı beklemiyordum.”“Ne hatırlamamı?”“Burasını.”Kaşlarımı çattım.“Ben buraya hiç gelmedim.”“Bundan emin misin?”Bir adım geriye çekildim.“Bana ne anlatmaya çalışıyorsun?”Kişi cevap vermedi.Masanın üzerindeki dosyayı kapattı.“Git.”“Hayır.”“Git.”“Bana gerçeği söylemeden gitmeyeceğim.”Kişi bana baktı.İlk kez yüzündeki ifadenin değiştiğini gördüm.Sanki söylemek istemediği bir şeyi söylemek zorunda kalmıştı.“Senin burada olman tesadüf değil.”“Biliyorum.”“Hayır. Bilmiyorsun.”Bir adım yaklaştı.“Çünkü sen yalnızca bu hikâyeyi araştırmıyorsun.”Durdu.“Sen bu hikâyenin bir parçasısın.”O an odadaki bütün sesler kesilmiş gibi oldu.“Ne demek bu?”Cevap vermedi.“Beni tanıyor musun?”Kişinin bakışları değişti.“Sandığından daha fazla.”“Daha önce karşılaştık mı?”Uzun bir sessizlik oldu.Sonra:“Hayır.”“Öyleyse beni nereden tanıyorsun?”Kişi gözlerini kaçırdı.“Çünkü seni yıllardır bekliyorlardı.”“Kim?”Kişi cevap vermeden önce kapının dışından bir ses geldi.Ayak sesleri.Birileri merdivenlerden aşağı iniyordu.Kişinin yüzü bir anda ciddileşti.“Gitmelisin.”“Kim geliyor?”“Şimdi soru sorma.”Ayak sesleri yaklaşıyordu.Kişi odanın köşesindeki başka bir kapıyı açtı.“Buradan çık.”“Sen?”“Ben hallederim.”“Hayır.”“Git!”İlk kez sesini yükseltti.Kapıya baktım.Ayak sesleri artık çok yakındı.Kişi beni küçük kapıdan geçirdi.Kapıyı kapatmadan önce bana baktı.“Ne olursa olsun…”Durdu.“Sabah güneş doğmadan fotoğrafı yak.”“Niye?”“Çünkü o fotoğraf senin kim olduğunu gösteriyor.”Kapı kapandı.Karanlıkta kaldım.Elimde yalnızca fotoğraf vardı.Bir süre hareket edemedim.Sonra uzaktan bir kapının açıldığını duydum.Bir ses.“Burada mı?”Başka bir ses cevap verdi:“Hayır.”Ayak sesleri uzaklaştı.Fotoğrafı elime daha sıkı tuttum.Artık eve dönmem gerekiyordu.Ama kafamda tek bir soru vardı.Ben kimdim?Ve neden 2011’den beri biri beni bekliyordu?Merdivenlerden yukarı çıktım.Eski evin kapısından dışarı çıktığımda hava hâlâ karanlıktı.Telefonumun ekranına baktım.04.38.Gökyüzünün rengi yavaş yavaş değişiyordu.Sabah yaklaşıyordu.Elimdeki fotoğrafa son kez baktım.Sonra fotoğrafın arkasında daha önce fark etmediğim küçük bir yazı gördüm.Çok silikti.Ama okunabiliyordu.“Hatırladığında güneşin ardına bak.”Başımı kaldırdım.Doğuda güneşin ilk ışıkları görünmeye başlamıştı.Ve o anda…Arkamdan bir ses geldi.“Geç kaldın.”Donup kaldım.Yavaşça arkamı döndüm.Ama kimse yoktu.Sadece eski ev vardı.Ve kapının üzerinde duran sembol…Güneş ışığına rağmen hâlâ parlıyordu.İşte o an anladım.Bu gece yalnızca eski bir eve girmemiştim.Geçmişin içine girmiştim.Ve geçmiş…Beni çoktan tanıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.