32. bölüm / 33
Gölgelerin Ardında32. Bölüm- Unutuyor muyum ?
Bölümler 33Şu an: 32. Bölüm- Unutuyor muyum ?
- 1 1. Bölüm: Küllerinden Doğanlar918 kelime
- 2 Bölüm 2: D Günü643 kelime
- 3 Bölüm 3- kırılma noktası944 kelime
- 4 4. Bölüm- Uyanış1.104 kelime
- 5 5. Bölüm: Uyanışın Ardındaki Sır647 kelime
- 6 6. Bölüm: Karanlığın İçinden Gelen Fısıltılar299 kelime
- 7 7. Bölüm - Sesiz gelen419 kelime
- 8 8. Bölüm- fısıltının ardından303 kelime
- 9 9. Bölüm- Sessiz Fırtına369 kelime
- 10 10. Bölüm- içimizdeki Ses512 kelime
- 11 11. Bölüm - Zihin ötesi525 kelime
- 12 12. Bölüm- Gerçekler ve Yeminler370 kelime
- 13 13. Bölüm- Alp’in gelişi316 kelime
- 14 14. Bölüm- Dayra’nın Gidişi456 kelime
- 15 15. Bölüm- Kayıp ve Kıyamet242 kelime
- 16 16. Bölüm- Eski Kitaplar ve Kayıp Zihin220 kelime
- 17 17. Bölüm- Dayra’dan Bir İpucu491 kelime
- 18 18. Bölüm- Maviliklerin İçinde465 kelime
- 19 19. Bölüm- Işığın Uyanışı486 kelime
- 20 20. Bölüm- Unutuşun Eşiğinde922 kelime
- 21 21. Bölüm- Zihnin Karanlığı, Kalbin Işığı431 kelime
- 22 22. Bölüm- Mavilerin Ardında731 kelime
- 23 23. Bölüm- Mavi Kelebek355 kelime
- 24 24. Bölüm- Mavinin Kapısı859 kelime
- 25 25. Bölüm- Işığın Gölgesi397 kelime
- 26 26. Bölüm- İki Ruh Tek Beden396 kelime
- 27 27. Bölüm-Kaçış ve Kesişen Kaderler565 kelime
- 28 28.Bölüm: Zindanın Karanlığı574 kelime
- 29 29. Bölüm: Gölge ve Zincir423 kelime
- 30 30. Bölüm: Sürgün Yolu356 kelime
- 31 31. Bölüm- Kalpi Zihin mi341 kelime
- 32 32. Bölüm- Unutuyor muyum ?312 kelime · Okuduğun bölüm
- 33 33. Bölüm- kapanan zihin226 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Zindanın taş duvarları, Dayra’nın çığlıklarını boğuk bir yankıyla geri veriyordu. Saatler mi, günler mi geçtiğini ayırt edemiyordu artık. Acı, zamanın ölçüsünü silmişti zihninden. Şakaklarına saplanan metal başlıklar titreşiyor, beyninin içinde binlerce iğne dolaşıyormuş gibi hissettiriyordu.
Serhan, köşede ellerini arkasında kavuşturmuş, bir heykel gibi duruyordu. Sessizce izliyordu. Onun gözlerinde korkunun ve otoritenin garip bir karışımı vardı; Dayra’ya karşı duyduğu öfke, aslında Baran’a ulaşamamasının öfkesiyle birleşiyordu.
“Dayra,” dedi ağır bir sesle, “sen direndikçe acı büyüyecek. Ama kabul edersen… sadece bir anlık olacak. Baran’ın yüzünü silip atacaksın zihninden, sonra özgürleşeceksin.”
Dayra başını kaldırdı, alnından aşağıya kan süzülüyordu. Gözbebekleri küçülmüş, dudakları titriyordu. Yine de kısık bir sesle fısıldadı:“Baran… benim özgürlüğüm…”
Serhan dişlerini sıktı. Elini salladı. Askerler, metal aletlerin ayarını artırdı. Dayra’nın zihninde bir patlama olmuş gibi hissetti; görüntüler bulanıklaşmaya başladı. Baran’ın yüzü, çocukken gülüşleri, ilk görevdeki bakışları… Hepsi dalgalanan suya düşmüş gölgeler gibi titriyordu.
Tam o anda gizemli kız yanına eğildi. Yüzünde her zamanki sahte şefkat vardı.“Dayra… bırak gitsin. Onun için acı çekmeye değer mi? Senin için burada kim var? Ben varım. Dayanacak gücün kalmayacak, izin ver bana…”
Dayra gözlerini kapattı. Kalbinin derinliklerinde Baran’ın sesini duymaya çalıştı. Ama orası da sislerle örtülmüştü. Çığlık attı, zincirlere asılı bedeni gerildi. “Asla! Onu benden alamazsınız!”
Gizemli kızın yüzü anlık bir öfkeyle gerildi, dudakları kıvrıldı. Ama Serhan’a dönüp fısıldadı:“Direniyor. Ama uzun sürmeyecek. Onun kalbi güçlü olabilir… fakat bedeninin sınırı var.”Aynı anda, Baran sürgün edildiği cephede taş bir duvarın kenarına yaslanmış, gözlerini kapatmıştı. Yine Dayra’ya ulaşmayı deniyordu. Ama bu kez karşısına çıkan sadece karanlıktı. Karalık ve… Dayra’nın acı dolu çığlıkları.
“Dayra!” diye haykırdı, yumruklarını taşlara vurdu. Kanayan ellerine aldırmadı. “Dayan! Ne yaparlarsa yapsınlar… seni unutmayacağım!”
Ama zihninde gördüğü tek şey, bulanık bir yüz ve işkenceye karışan çığlık sesleriydi.
Baran, ilk kez, sadece kalbi değil, ruhunun da parçalandığını hissetti.Zindanın içinde, Dayra’nın çığlıkları azalmıştı artık. Gücü tükeniyordu. Gözkapakları ağır ağır düşerken zihninden tek bir cümle geçti:
Baran… beni bul…
Ve bilinci karanlığa sürüklendi.
Bölüm etkileşimi
