25. bölüm · Gölgelerin Ardında

25. Bölüm- Işığın Gölgesi

Deniz Ylmz

Zihinsel Katmanda – Elisa’nın Anısı

Dayra’nın gözleri ilk kez yavaşça aralandı. Ama karşısında Baran’ı değil…bir başka kadını gördü.
Uzun, dalgalı saçları vardı. Gözleri ışık gibi parlıyordu. Giysileri altın ve beyaz tonlarındaydı. Çevresinde uçuşan semboller, onun bu dünyadan olmadığını fısıldıyordu.
Dayra, sadece fısıldayan sesi duyabildi:
“Sen… benim kalanım… Işığın son parçası…”
Kadının adı bir duvar yankısı gibi zihnine kazındı:Elisa.
Kadın ona yaklaştı. Avuç içiyle Dayra’nın kalbine dokunduğunda, Dayra’nın göz bebekleri büyüdü. Vücudu ışıkla doldu.Sonra kadın kayboldu. Yerini masmavi boşluğa bıraktı.
Dayra gökyüzüne bakarken mırıldandı:
“Ben… sadece kendim değilim…”
Tapınakta – Gerçek Dünya

Baran’ın bedeni taş zemine düşerken küre çatladı. Tapınak içindeki enerji alanı bir anda patladı. Yer sarsıldı, gökyüzü aydınlandı. Baran’ın alnından kan süzülüyordu.
Alp ona doğru koşarken bağırdı:“Baran! Baran uyan!”
Ama Baran’ın bilinci tamamen kapalıydı. Bedeni oradaydı ama zihni hâlâ içerdeydi.
Alp, telsizine sarıldı.“Komutan Serhan! Onu bulduk. Ama… bir şeyler ters gitti.”
Kamp – Acil Merkez Alanı

Komutan Serhan, Baran’ı sedyeyle getirildikten sonra derin bir nefes aldı. Çevresinde herkes toplanmıştı: Alp, Vera, Sila, Riva ve diğerleri. Herkes susmuştu. Baran’ın yüzü solgundu.
Serhan sertçe konuştu:“Bu yaptığı yasaktı! Zihinsel temas bile tehlikeliyken, o gidip doğrudan bağlantı kurmuş! Kendine de bize de ihanet etti!”
Vera itiraz etti:“O, Dayra’yı kurtarmak için yaptı! Kurban etmek için seçildiğini öğrendi! Artık zamanla yarışıyoruz!”
Serhan dişlerini sıktı. “Hayır. Bu artık kişisel saplantıya dönüştü. Biz birliği riske atamayız. Baran tutuklanacak. Uyandığında yargılanacak!”
Alp dayanamayıp öne atıldı.“Komutan! O hala içeride! Dayra’yı yalnız bırakmadı! Ne zaman birini suçlamak kolay gelse, Baran’ı hedef alıyorsunuz!”
Serhan öfkeyle bağırdı:“Baran her zaman kuralları çiğnedi! Artık teslim olmalıyız! Dayra’yı kaybettik, kabul et!”
Bu söz…Baran’ın bilinci kapalı olsa da…Zihninin derinliklerinden bir çığlık yükseldi.
Sedyedeki bedeni bir anda titredi.
Kalp monitörü aniden hızlandı.
Sanki duyuyordu.Sanki içinden bir şey cevap veriyordu.
Kampın Dışında – Sessiz Gecede

Rüzgarla savrulan yaprakların arasında bir kelebek belirdi.Ama bu sefer… mavi değil, beyaz ışıktan yapılmıştı.
Sıcak ve parlak.
Kampın yakınındaki bir kayanın üzerine kondu…Ve Baran’ın bilincine bir kıvılcım bıraktı.
Zihinsel Katmanda – Baran’ın Bilinci

Baran bir anda gözlerini açtı.
Ama bu sefer her yer siyah değildi.Masmavi gökyüzünün altında, karşısında biri duruyordu.
Dayra.
Gözleri tamamen açık. Ama bakışlarında bir yabancılık vardı.Sanki Dayra’nın içindeki başka biri daha uyanıyordu.
Baran yavaşça ona yaklaştı. “Dayra…”
Dayra, başını yana eğdi. Gülümsedi. Ama sesi farklıydı.
“Beni sonunda buldun. Ama çok geç kalmış olabilirsin, Baran…”
Arkasında yükselen gölgede, bir kadim figür belirdi.Yarı saydam… ama tanıdık.
Elisa.
Ve onun gözleri artık sadece Dayra’da değildi.Baran’da da bir şey fark etmişti.