GÖLGE TİMİ 1 kitap kapağı

10. bölüm / 49

9. BÖLÜM

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 49Şu an: 9. BÖLÜM

Gece bir anda daha da sessizleşmiş gibiydi.

Çatışma sürüyordu.

Ama herkesin aklı aynı yerdeydi.

"Protokol aktif."

Bu sözün ardından birkaç saniye boyunca kimse konuşmadı.

Sema bile.

Barış bile.

Hatta yaralı olmasına rağmen Semih bile.

Çünkü Oğuz'un yüzündeki ifadeyi ilk kez görüyorlardı.

Şaşkınlık.

Ve...

Endişe.

Zeynep bunu fark etti.

— "Oğuz."

Cevap yok.

— "Oğuz."

Bu kez Binbaşı başını çevirdi.

— "Ne?"

— "Bu protokol ne?"

Sessizlik.

Oğuz birkaç saniye konuşmadı.

Sonunda ağır bir nefes verdi.

— "Yıllar önce..."

Başını kaldırdı.

— "Gizli bir operasyon vardı."

Semih kaşlarını çattı.

— "Nasıl bir operasyon?"

— "Başarısız olan türden."

Oğuz'un sesi değişmişti.

Sert değil.

Yorgundu.

— "O operasyonda resmi kayıtlara girmeyen insanlar vardı."

— "Kimler?" diye sordu Derya.

— "Devlet için çalışan ama varlığı kabul edilmeyen ekipler."

Zeynep'in gözleri büyüdü.

— "Kara operasyon ekipleri mi?"

Oğuz başını salladı.

— "Evet."

— "Ve Protokol onların kullandığı sistemlerden biriydi."

Semih yavaşça doğruldu.

— "Yani Akrep tek başına değil."

— "Hayır."

Oğuz'un cevabı anında geldi.

— "Hiç olmadı."

Tam o sırada...

Karanlığın içinden alkış sesi duyuldu.

Yavaş.

Alaycı.

Ve ardından Eren Vural ortaya çıktı.

Bu kez çok daha yakındı.

Yaklaşık otuz metre ötede duruyordu.

Etrafında birkaç silahlı adam vardı.

Ama ilk kez kaçmıyordu.

İlk kez saklanmıyordu.

Gülümsedi.

— "Sonunda hatırladın."

Oğuz silahını kaldırdı.

Namlu doğrudan Eren'i gösteriyordu.

— "Bitti."

Eren güldü.

— "Hayır."

— "Şimdi başlıyor."

Semih dişlerini sıktı.

— "Konuşmayı çok seviyor bu adam."

Sema istemsizce güldü.

Zeynep bile gülümsemesini saklayamadı.

Eren başını eğdi.

— "Sen Semih olmalısın."

Semih cevap vermedi.

— "Hakkında çok şey duydum."

— "Ben duymadım."

Barış kısık sesle mırıldandı:

— "Vallahi iyi dedi."

Eren'in gülümsemesi kayboldu.

İlk kez sinirlendiği belli oluyordu.

Ama asıl hedefi Semih değildi.

Oğuz'du.

Her zaman olduğu gibi.

— "Biliyor musun Binbaşı?"

Eren yavaşça yürümeye başladı.

— "Bu timdeki herkes senin yüzünden burada."

Oğuz'un eli silahın kabzasında sıkıldı.

— "Kes sesini."

— "Gerçekler rahatsız ediyor mu?"

Zeynep araya girdi.

— "Bir adım daha atarsan vururum."

Eren ona baktı.

— "Barut."

Zeynep'in gözleri daraldı.

— "Lakaplarımızı nereden biliyor?"

Burak yukarıdan cevap verdi.

— "Dosyalarımızdan."

Sessizlik.

— "Adam bizim hakkımızda her şeyi biliyor."

Bu kötüydü.

Çok kötüydü.

Ama Oğuz'un dikkatini çeken başka bir şey vardı.

Eren konuşurken sürekli aynı noktaya bakıyordu.

Sanki...

Birinden onay alıyordu.

Oğuz yavaşça çevreyi taradı.

Karanlığı.

Kayalıkları.

Ağaçları.

Ve sonra gördü.

Uzakta.

Bir tepenin üzerinde.

Tek bir siluet.

Hareketsiz duruyordu.

Ne ateş ediyordu.

Ne konuşuyordu.

Sadece izliyordu.

Oğuz'un kalbi hızlandı.

Çünkü Eren'in baktığı yer orasıydı.

Asıl merkez.

Asıl yönetici.

Belki de bütün operasyonun sahibi.

Oğuz yavaşça fısıldadı:

— "İşte oradasın..."

Zeynep duydu.

— "Ne gördün?"

Oğuz cevap vermedi.

Gözlerini o siluetten ayırmıyordu.

Tam o sırada...

Siluet başını kaldırdı.

Ve uzaktan bile görülebilecek kadar net bir hareket yaptı.

Elini kaldırdı.

Sonra yumruğunu kapattı.

Bir emir gibi.

Bir işaret gibi.

Ve aynı anda...

Eren Vural'ın bütün adamları saldırıya geçti.

🐺⚔️

Devam edecek...n

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

81okunma 10beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…