Bölümler 49Şu an: 7. BÖLÜM
- 1 TANITIMMM384 kelime
- 2 1. BÖLÜM159 kelime
- 3 2. BÖLÜM519 kelime
- 4 3. BÖLÜM459 kelime
- 5 4. BÖLÜM450 kelime
- 6 5. BÖLÜM398 kelime
- 7 6. BÖLÜM402 kelime
- 8 7. BÖLÜM857 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 8. BÖLÜM428 kelime
- 10 9. BÖLÜM464 kelime
- 11 10. BÖLÜM520 kelime
- 12 11. BÖLÜM287 kelime
- 13 12. BÖLÜM465 kelime
- 14 13. BÖLÜM485 kelime
- 15 14. BÖLÜM443 kelime
- 16 15. BÖLÜM676 kelime
- 17 16.BÖLÜM306 kelime
- 18 17. BÖLÜM474 kelime
- 19 18. BÖLÜM498 kelime
- 20 DUYURUUUU ❗❕36 kelime
- 21 19. BÖLÜM434 kelime
- 22 20. BÖLÜM272 kelime
- 23 21. BÖLÜM392 kelime
- 24 22. BÖLÜM439 kelime
- 25 23. BÖLÜM401 kelime
- 26 24. BÖLÜM330 kelime
- 27 25. BÖLÜM317 kelime
- 28 26. BÖLÜM477 kelime
- 29 27. BÖLÜM386 kelime
- 30 28. BÖLÜM373 kelime
- 31 29. BÖLÜM246 kelime
- 32 30. BÖLÜM369 kelime
- 33 31. BÖLÜM451 kelime
- 34 32. BÖLÜM436 kelime
- 35 33. BÖLÜM392 kelime
- 36 34. BÖLÜM263 kelime
- 37 35. BÖLÜM466 kelime
- 38 36. BÖLÜM528 kelime
- 39 37. BÖLÜM393 kelime
- 40 38. BÖLÜM374 kelime
- 41 39. BÖLÜM801 kelime
- 42 40. BÖLÜM477 kelime
- 43 41. BÖLÜM442 kelime
- 44 42. BÖLÜM433 kelime
- 45 43. BÖLÜM364 kelime
- 46 44. BÖLÜM478 kelime
- 47 45. BÖLÜM546 kelime
- 48 46. BÖLÜM456 kelime
- 49 47. BÖLÜM793 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Çatışma artık kontrol edilebilir bir seviyede değildi.
Her şey aynı anda oluyordu.
Sesler, ışıklar, emirler…
Ve hata yapmaya hiç yer yoktu.
Oğuz ayağa kalkmıştı.
Semih hâlâ yerdeydi ama silahını bırakmamıştı.
Zeynep iki arada kalmış gibiydi: bir yanda müdahale ettiği yaralı bir asker, diğer yanda dağılmak üzere olan bir komuta zinciri.
Burak’ın sesi tekrar geldi:
— “Oğuz! Üç kişi hızlı ilerliyor, 50 metre!”
Oğuz anında yön değiştirdi.
— “Sema! Barış! Çek onları sağ kanada!”
Sema’nın sesi geldi:
— “Anlaşıldı!”
Barış hemen karşılık verdi:
— “Temas alıyoruz!”
Mermiler yeniden geceyi yırtmaya başladı.
Ama Oğuz’un dikkati artık sadece dışarıda değildi.
İçerideydi.
Semih başını kaldırdı.
— “Oğuz…"
Sesi zayıftı ama netti.
— “Beni bu sahadan çıkar.”
Oğuz bir an durdu.
Zeynep hemen tepki verdi:
— “Şu an hareket ettirirsek kanama artar.”
Semih dişlerini sıktı:
— “Kalırsam ölürüm.”
Sessizlik.
Oğuz’un bakışı değişti.
Komutan bakışıydı artık.
Ama içinde başka bir şey vardı.
Karar.
— “Zeynep.”
— “Dinliyorum.”
— “Onu çekiyoruz.”
Zeynep itiraz edecekti ama Oğuz’un bakışı buna izin vermedi.
Zeynep başını salladı.
— “Tamam.”
Tam o anda Burak’ın sesi sertleşti:
— “Kuzey hattında hareket artıyor!”
Ve ardından…
— “Hayır… bu normal değil.”
Oğuz hemen sordu:
— “Ne görüyorsun?”
Burak dürbüne daha sıkı baktı.
Sessiz kaldı.
Sonra tek bir cümle:
— “Bunlar… geri çekilmiyor."
— “Ne demek geri çekilmiyor?”
Burak’ın sesi ilk kez değişti.
— “Bizi sıkıştırmıyorlar…”
— “Bizi içeri alıyorlar.”
Oğuz’un gözleri daraldı.
Bir tuzak daha vardı.
Ama bu kez dışarıdan değil.
İçeriden.
Tam o anda Eren’in sesi tekrar duyuldu.
Bu kez daha yakın.
Çok daha yakın.
— “Anladın mı Oğuz?”
Oğuz yavaşça etrafına baktı.
— “Sen savaşmıyorsun.”
Kısa bir duraksama.
— “Sen bir senaryonun içindesin.”
Zeynep fısıldadı:
— “Bu adam bizim iletişim sistemine girmiş…”
Semih zor nefes aldı:
— “Bu imkânsız…”
Eren güldü.
— “İmkânsız mı?”
Bir patlama sesi duyuldu.
Ama bu silah değil.
Bir cihazdı.
Oğuz’un kulaklığında kısa bir parazit oluştu.
Ve ardından sistem çöktü.
Telsiz sessizleşti.
Bir saniye.
İki saniye.
Sonra tamamen.
Oğuz gözlerini kapattı.
Artık sadece sahadaydılar.
Hiç bağlantı yoktu.
Hiç destek yoktu.
Sadece Bozkurt Timi.
Ve Akrep.
Semih başını kaldırdı:
— “Oğuz…”
Oğuz ona baktı.
Semih ilk kez bu kadar ciddi konuşuyordu:
— “Bu adam bizi parça parça ayırıyor.”
Oğuz başını yavaşça salladı.
— “Biliyorum.”
Zeynep ekledi:
— “O zaman biz de planı değiştiriyoruz.”
Oğuz gözlerini daralttı:
— “Nasıl?”
Zeynep Semih’e baktı.
Sonra Oğuz’a.
— “Artık komutan sen değilsin.”
Sessizlik çöktü.
Semih bile şaşırdı.
Zeynep devam etti:
— “Artık tim olarak hareket ediyoruz.”
Oğuz bir an durdu.
Sonra yavaşça başını salladı.
— “Kabul.”
Ve o anda…
karar verildi.
Bozkurt Timi artık emirle değil…
içgüdüyle savaşacaktı.
🐺⚔️
Devam edecek…7. BÖLÜM (KIRILMA NOKTASI)
Çatışma artık kontrol edilebilir bir seviyede değildi.
Her şey aynı anda oluyordu.
Sesler, ışıklar, emirler…
Ve hata yapmaya hiç yer yoktu.
Oğuz ayağa kalkmıştı.
Semih hâlâ yerdeydi ama silahını bırakmamıştı.
Zeynep iki arada kalmış gibiydi: bir yanda müdahale ettiği yaralı bir asker, diğer yanda dağılmak üzere olan bir komuta zinciri.
Burak’ın sesi tekrar geldi:
— “Oğuz! Üç kişi hızlı ilerliyor, 50 metre!”
Oğuz anında yön değiştirdi.
— “Sema! Barış! Çek onları sağ kanada!”
Sema’nın sesi geldi:
— “Anlaşıldı!”
Barış hemen karşılık verdi:
— “Temas alıyoruz!”
Mermiler yeniden geceyi yırtmaya başladı.
Ama Oğuz’un dikkati artık sadece dışarıda değildi.
İçerideydi.
Semih başını kaldırdı.
— “Oğuz…"
Sesi zayıftı ama netti.
— “Beni bu sahadan çıkar.”
Oğuz bir an durdu.
Zeynep hemen tepki verdi:
— “Şu an hareket ettirirsek kanama artar.”
Semih dişlerini sıktı:
— “Kalırsam ölürüm.”
Sessizlik.
Oğuz’un bakışı değişti.
Komutan bakışıydı artık.
Ama içinde başka bir şey vardı.
Karar.
— “Zeynep.”
— “Dinliyorum.”
— “Onu çekiyoruz.”
Zeynep itiraz edecekti ama Oğuz’un bakışı buna izin vermedi.
Zeynep başını salladı.
— “Tamam.”
Tam o anda Burak’ın sesi sertleşti:
— “Kuzey hattında hareket artıyor!”
Ve ardından…
— “Hayır… bu normal değil.”
Oğuz hemen sordu:
— “Ne görüyorsun?”
Burak dürbüne daha sıkı baktı.
Sessiz kaldı.
Sonra tek bir cümle:
— “Bunlar… geri çekilmiyor."
— “Ne demek geri çekilmiyor?”
Burak’ın sesi ilk kez değişti.
— “Bizi sıkıştırmıyorlar…”
— “Bizi içeri alıyorlar.”
Oğuz’un gözleri daraldı.
Bir tuzak daha vardı.
Ama bu kez dışarıdan değil.
İçeriden.
Tam o anda Eren’in sesi tekrar duyuldu.
Bu kez daha yakın.
Çok daha yakın.
— “Anladın mı Oğuz?”
Oğuz yavaşça etrafına baktı.
— “Sen savaşmıyorsun.”
Kısa bir duraksama.
— “Sen bir senaryonun içindesin.”
Zeynep fısıldadı:
— “Bu adam bizim iletişim sistemine girmiş…”
Semih zor nefes aldı:
— “Bu imkânsız…”
Eren güldü.
— “İmkânsız mı?”
Bir patlama sesi duyuldu.
Ama bu silah değil.
Bir cihazdı.
Oğuz’un kulaklığında kısa bir parazit oluştu.
Ve ardından sistem çöktü.
Telsiz sessizleşti.
Bir saniye.
İki saniye.
Sonra tamamen.
Oğuz gözlerini kapattı.
Artık sadece sahadaydılar.
Hiç bağlantı yoktu.
Hiç destek yoktu.
Sadece Bozkurt Timi.
Ve Akrep.
Semih başını kaldırdı:
— “Oğuz…”
Oğuz ona baktı.
Semih ilk kez bu kadar ciddi konuşuyordu:
— “Bu adam bizi parça parça ayırıyor.”
Oğuz başını yavaşça salladı.
— “Biliyorum.”
Zeynep ekledi:
— “O zaman biz de planı değiştiriyoruz.”
Oğuz gözlerini daralttı:
— “Nasıl?”
Zeynep Semih’e baktı.
Sonra Oğuz’a.
— “Artık komutan sen değilsin.”
Sessizlik çöktü.
Semih bile şaşırdı.
Zeynep devam etti:
— “Artık tim olarak hareket ediyoruz.”
Oğuz bir an durdu.
Sonra yavaşça başını salladı.
— “Kabul.”
Ve o anda…
karar verildi.
Bozkurt Timi artık emirle değil…
içgüdüyle savaşacaktı.
🐺⚔️
Devam edecek…
Bölüm etkileşimi
