47. bölüm · GÖLGE TİMİ 1

45. BÖLÜM

ZEYOŞE Aydoğan

45. BÖLÜM (Ertesi Sabah)

Sabah güneşi perdelerin arasından içeri süzülüyordu.

Ev sessizdi.

Her şey huzurlu görünüyordu.

---

Ta ki...

Zeynep uyanana kadar.

---

Gözlerini yavaşça açtı.

Tavana baktı.

---

Bir saniye.

---

İki saniye.

---

Üç saniye.

---

Sonra kaşları çatıldı.

---

— Ben...

---

Etrafına baktı.

---

— Bu benim odam değil.

---

Birden doğruldu.

---

Tam o sırada yanındaki kanepeden bir ses geldi.

---

— Günaydın.

---

Zeynep irkildi.

---

— Allah!

---

Kanepede oturan Semih kahvesini içiyordu.

---

— Günaydın dedim sadece.

---

— Sen niye buradasın?

---

— Burası benim odam.

---

— Doğru.

---

Bir saniye durdu.

---

— O zaman ben niye buradayım?

---

Semih kahvesinden bir yudum aldı.

---

— Güzel soru.

---

— Semih.

---

— Efendim?

---

— Ciddi ol.

---

— Ciddiyim.

---

Zeynep battaniyeye sarılıp düşünmeye başladı.

---

Film...

---

Patlamış mısır...

---

Sonrası yok.

---

— Ben burada mı uyudum?

---

— Evet.

---

— Bütün gece?

---

— Hayır.

---

— Hayır mı?

---

— Bir kısmını yatakta.

Bir kısmını kanepenin yanında.

---

Zeynep'in kaşları tekrar çatıldı.

---

— Ne demek kanepenin yanında?

---

Semih kendini zor tuttu.

---

— Uyurgezer gibi yürüdün.

---

— Ne?

---

— Sonra gelip yan tarafa oturdun.

---

— Şaka yapıyorsun.

---

— Keşke.

---

Zeynep yastığı kaptığı gibi Semih'e fırlattı.

---

Semih rahatça yakaladı.

---

— Şiddete başvurma yüzbaşım.

---

— Saçmalıyorsun.

---

— İstersen kanıt gösterebilirim.

---

Semih bunu söyler söylemez sustu.

---

Çünkü ağzından kaçırmıştı.

---

Zeynep'in gözleri kısıldı.

---

— Ne kanıtı?

---

— Hiç.

---

— Semih.

---

— Hiçbir şey.

---

— Semih Karakaya.

---

— Tehlikeli bir yere gidiyoruz şu an.

---

— TELEFONUNU VER.

---

Semih ayağa kalktı.

---

— Vermeyeceğim.

---

— Semih.

---

— Hayır.

---

— SEMİH.

---

— HAYIR.

---

Koridordan Ayla'nın sesi geldi.

---

— Sabah sabah ne oluyor?

---

İkisi de sustu.

---

Ayla kapıyı açtı.

---

Bir baktı.

---

Zeynep yatakta.

Semih kapının yanında.

İkisi de birbirine bakıyor.

---

Ayla'nın yüzünde yavaş yavaş bir sırıtış oluştu.

---

— Ben hiçbir şey sormuyorum.

---

— Anne.

---

— Sormuyorum dedim.

---

— Anne!

---

Harun mutfaktan seslendi.

---

— Ayla, bırak çocukları.

---

— Tamam tamam.

---

Kapı kapanınca odada sessizlik oluştu.

---

Sonra Zeynep yeniden Semih'e döndü.

---

— Telefonu ver.

---

— Vermiyorum.

---

— Neden?

---

— Güvenlik gerekçesi.

---

— Sen kesin fotoğraf çektin.

---

Semih'in yüzündeki ifade her şeyi ele verdi.

---

— ÇEKTİN!

---

— Birkaç tane.

---

— SEMİH!

---

— Teknik olarak çok komiklerdi.

---

— Sil onları.

---

— Hayır.

---

— SİL.

---

— Hayır.

---

— SEMİH.

---

— Hayır.

---

Ve o an...

Zeynep'in aklına korkunç bir fikir geldi.

---

Yavaşça gülümsedi.

---

Çok yavaş.

---

Tehlikeli şekilde.

---

Semih'in yüzündeki ifade değişti.

---

— O gülüşü biliyorum.

---

— Hangisini?

---

— Başıma iş açacak olanı.

---

— Belki.

---

— Zeynep.

---

— Belki de o fotoğrafları almak için bir plan yaparım.

---

— Sakın.

---

— Belki telefonunu çalarım.

---

— Sakın.

---

— Belki Burak'ı işe karıştırırım.

---

— Kesinlikle sakın.

---

Zeynep sırıtınca Semih derin bir nefes verdi.

---

Çünkü fark etmişti.

---

Şahmeran Operasyonu bitmişti.

Ama şimdi çok daha tehlikeli bir savaş başlıyordu.

Fotoğraflar Savaşı.