46. bölüm · GÖLGE TİMİ 1

44. BÖLÜM

ZEYOŞE Aydoğan

44. BÖLÜM (Sessiz Gece)

Film çoktan bitmişti.

Televizyon ekranında jenerik akıyordu.

Ev ise tamamen sessizdi.

---

Semih dikkatlice yerinden kalktı.

Başını omzuna yaslayarak uyuyan Zeynep'i uyandırmamaya çalışıyordu.

---

— Yüzbaşım...

diye fısıldadı.

---

Cevap gelmedi.

---

— Tamam.

Kesin uyumuş.

---

Zeynep son günlerde çok az dinlenmişti.

Operasyonun stresi, hazırlıklar ve görev...

Hepsi üst üste gelmişti.

---

Semih sonunda hafifçe gülümsedi.

---

— Böyle kalırsan sabah boynun tutulacak.

---

Dikkatlice onu kaldırdı.

Ve kendi odasına götürdü.

---

Yatağın üzerine battaniyeyi açtı.

Zeynep'i rahatça yatırdı.

Üzerini örttü.

---

Tam çıkacakken durdu.

---

— İyi geceler.

---

Sonra kapıyı aralık bırakarak dışarı çıktı.

---

Telefonunu aldı.

Annesine kısa bir mesaj gönderdi.

Semih: "Biz uyuduk. Merak etmeyin."

---

Mesajın cevabı birkaç saniye sonra geldi.

Ayla: "Biz de birazdan geliriz."

---

Semih telefonu bıraktı.

Kendi odasındaki küçük kanepeye geçti.

---

Başta kitap okumayı düşündü.

Sonra vazgeçti.

---

Kapısı aralık odadan gelen sessiz nefes alışverişlerini duyabiliyordu.

---

Birkaç dakika sonra gözleri kapanmaya başladı.

---

Ve fark etmeden uyuyakaldı.

---

Yaklaşık bir saat sonra...

Ayla ve Harun eve döndüler.

---

Sessizce üzerlerini değiştirdiler.

---

Ayla mutfağa uğradı.

Sonra koridora baktı.

---

— Harun.

---

— Efendim?

---

— Bence Zeynep burada.

---

Harun gülümsedi.

---

— Ben de öyle düşünüyorum.

---

İkisi birlikte Semih'in odasına yöneldi.

---

Kapıyı hafifçe açtılar.

---

İçerideki manzara karşısında Ayla'nın yüzünde yumuşak bir gülümseme oluştu.

---

Kanepede uyuyan Semih...

Yatakta uyuyan Zeynep...

---

Tam tahmin ettiği gibiydi.

---

— Üşüyecek.

diye fısıldadı.

---

Önce Semih'in üzerine ince bir örtü bıraktı.

Sonra yatağın yanına geçti.

---

Zeynep uyurken battaniyeyi biraz kenara itmişti.

Ayla onu tekrar örttü.

---

Tam o sırada Zeynep hafifçe kıpırdandı.

---

Gözleri hâlâ kapalıydı.

---

Sessizce mırıldandı.

---

— Anne...

---

Ayla durdu.

---

— Anne...

sen misin?

---

Harun da dönüp baktı.

---

Zeynep'in sesi çok kısık çıkıyordu.

---

— Seni özledim...

---

Ayla'nın yüzündeki gülümseme yavaşça hüzne dönüştü.

---

Saçlarını hafifçe düzeltti.

---

— Uyu kızım.

---
Sonra odadan çıktılar.

Kapıyı sessizce kapattılar.

---

Gece ilerledi.

---

Bir süre sonra Zeynep uykusunda huzursuzlandı.

---

Belki gördüğü bir rüyadan...

Belki de alışık olmadığı bir yerde uyumaktan...

---

Yarı uykulu şekilde yataktan kalktı.

---

Tam olarak uyanık değildi.

---

Koridora çıkmadı.

---

Sadece odanın içindeki kanepeye doğru yürüdü.

---

Sonra boş bulduğu yere oturup tekrar uykuya daldı.

---

Bu hareket Semih'in hafifçe uyanmasına neden oldu.

---

Gözlerini açtı.

Birkaç saniye ne olduğunu anlamadı.

---

Sonra yanındaki Zeynep'i fark etti.

---

— Yüzbaşım...

---

Zeynep çoktan tekrar uyumuştu.

---

Semih başını salladı.

---

— Seninle uğraşmak ayrı bir görev.

---

Telefonunu çıkardı.

---

Ve bir fotoğraf daha çekti.

📸

---

Bu kez fotoğrafın açıklamasına sadece iki kelime yazdı.

"Kanıt dosyası."

---

Sonra telefonu kapattı.

---

Dikkatlice battaniyeyi düzeltti.

---

Ve gece yeniden sessizliğe gömüldü.

---

Sabah olduğunda...

Zeynep'in bu fotoğraflardan haberi bile olmayacaktı.

Ama çok yakında...

Semih'in telefonunda saklanan o fotoğraflar beklenmedik bir anda ortaya çıkacaktı.

Devam edecek...