16. bölüm · GÖLGE TİMİ 1
15. BÖLÜM
GÖLGE TİMİ
Gece sessizdi.
Eski maden tesisinin etrafı GölgeTimi tarafından sarılmıştı.
Bu kez hata yapmayacaklardı.
Bu kez Eren Vural kaçamayacaktı.
Oğuz dürbününü indirdi.
— "Hedef içeride."
Semih silahını kontrol etti.
— "O zaman bitirelim."
Zeynep son kez ekibi kontrol etti.
— "Herkes hazır."
Oğuz başını salladı.
— "Hareket."
---
Tim sessizce tesise sızdı.
Burak önden ilerleyen nöbetçileri etkisiz hale getiriyordu.
Sema ve Barış sağ koridoru temizliyordu.
Derya ise arka çıkışı kontrol altına almıştı.
Her şey plana uygun gidiyordu.
Belki de ilk kez.
Ta ki...
En üst kata ulaşana kadar.
Semih kapıyı açtı.
İçeri daldı.
Ama oda boştu.
— "Temiz!"
Zeynep şaşkınlıkla etrafına baktı.
— "İmkânsız."
Tam o sırada arka taraftan ayak sesleri duyuldu.
Bir gölge koşmaya başladı.
Oğuz anında peşine düştü.
— "EREN!"
Koridor boyunca kovalamaca başladı.
Paslı merdivenlerden aşağı indiler.
Eski depoların arasından geçtiler.
Sonunda Eren çıkış kapısına ulaştı.
Ama dışarı çıktığında durdu.
Çünkü karşısında biri vardı.
Burak.
Keskin nişancı tüfeği doğrudan ona doğrultulmuştu.
— "Bitti."
Eren yavaşça arkasını döndü.
Bu kez karşısında Oğuz vardı.
Ardından Semih.
Sonra Zeynep.
Ve diğerleri.
Kaçacak yer kalmamıştı.
---
Eren birkaç saniye sustu.
Sonra hafifçe güldü.
— "Sonunda."
Semih kaşlarını çattı.
— "Neye gülüyorsun?"
— "Beni yakaladığınıza."
Oğuz sertçe cevap verdi.
— "Bu bir şaka mı?"
Eren başını salladı.
— "Hayır."
Sonra yüzündeki gülümseme kayboldu.
— "Çünkü asıl savaş şimdi başlayacak."
Semih gözlerini devirdi.
— "Klasik kötü adam konuşması."
Bu kez Sema kahkahayı bastı.
Zeynep omzuna vurdu.
— "Ciddi ol."
Sonunda Eren kelepçelendi.
Ve yıllardır peşinde oldukları adam ilk kez gerçekten yakalandı.
Akrep düşmüştü.
---
Üç gün sonra...
Karargâh.
Brifing salonunda herkes toplanmıştı.
Albay Hakan Demir masanın önünde duruyordu.
Yüzünde nadir görülen bir ifade vardı.
Memnuniyet.
— "Görev başarıyla tamamlandı."
Kimse konuşmadı.
Çünkü bunun devamı gelecekti.
Ve geldi.
— "Bu nedenle..."
Sema öne eğildi.
Barış merakla baktı.
— "Gölge Timi bir hafta izinli."
Odanın içi bir saniye sessiz kaldı.
Sonra...
— "NEEE?!"
Sema'nın sesi bütün binada yankılandı.
Semih gülmeye başladı.
Burak bile hafifçe tebessüm etti.
Hakan Demir başını salladı.
— "Yanlış duymadınız."
— "Bir hafta."
— "Operasyon yok."
— "Eğitim yok."
— "Görev yok."
Barış elini kaldırdı.
— "Komutanım, gerçekten mi?"
— "Gerçekten."
— "Rüya falan görmüyorum değil mi?"
Oğuz kıkırdadı.
— "Hayır, maalesef gerçek."
Hakan Demir dosyalarını topladı.
— "İzninizi değerlendirin. Bir hafta sonra eksiksiz şekilde burada olacaksınız."
— "Emredersiniz komutanım."
Albay odadan ayrılırken herkes birbirine baktı.
Birkaç saniye sonra...
Sema masaya vurdu.
— "Arkadaşlar! Kutlama yapıyoruz."
— "Daha yeni izin aldık." dedi Burak.
— "İşte tam bu yüzden!"
Barış koltuğa yayıldı.
— "Ben üç gün uyuyacağım."
— "Sen görevde de uyuyorsun zaten." dedi Derya.
Odada kahkahalar yükseldi.
Uzun zaman sonra ilk kez kimse operasyon düşünmüyordu.
Zeynep telefonuna baktı.
Mesaj gelmişti.
Yüzünde hafif bir gülümseme oluştu.
Semih bunu fark etti.
— "Bir şey mi oldu?"
— "Yok."
— "Emin misin?"
— "Evet."
Sema hemen araya girdi.
— "Kesin bir şey var."
Zeynep gülümseyerek telefonu kapattı.
— "Üniversiteden bir arkadaşım geliyor."
— "Kim?" diye sordu Barış.
— "Gökay."
— "Yakın arkadaş mı?"
— "Oldukça yakın."
Semih sessizleşti.
Burak bunu fark etti.
Ama bir şey demedi.
— "Ne zaman geliyor?" diye sordu Oğuz.
— "Yarın."
— "Uzun zamandır görüşmüyorduk."
— "O yüzden buluşacağız."
Semih önündeki su şişesiyle oynamaya başladı.
Barış ona baktı.
Sonra Zeynep'e.
Sonra tekrar Semih'e.
Yüzünde yaramaz bir gülümseme oluştu.
Ama şimdilik sustu.
---
Ertesi Gün
Şehir merkezindeki kafede ekipten birkaç kişi oturuyordu.
Sema, Barış, Burak, Semih ve Zeynep...
Bir süre sonra kafenin kapısı açıldı.
Uzun boylu genç bir adam içeri girdi.
Zeynep onu görür görmez ayağa kalktı.
— "Gökay!"
Gökay gülümseyerek yanına geldi.
— "Yıllar geçmiş."
— "Gerçekten."
İkisi sarılıp masaya geçti.
Sohbet kısa sürede koyulaştı.
Üniversite anıları...
Eski arkadaşlar...
Komik olaylar...
Sürekli gülüyorlardı.
Barış yavaşça Semih'e yaklaştı.
— "Komutanım."
— "Ne var?"
— "Beş dakikadır adamı izliyorsun."
— "İzlemiyorum."
— "İzliyorsun."
— "İzlemiyorum dedim."
Barış sırıtınca Semih ters ters baktı.
Bu sırada Zeynep ve Gökay yine bir şeye gülmeye başladı.
Barış omzunu silkti.
— "Bana kalırsa biraz kıskandın."
— "Saçmalama."
— "Tabii."
Semih cevap vermedi.
Bu da Barış'ın daha çok sırıtmasına neden oldu.
Ve bir haftalık izin...
Gölge Timi için beklenenden çok daha ilginç geçmeye başlamıştı.
