35. bölüm · GÖLGE TİMİ 1

33. BÖLÜM

ZEYOŞE Aydoğan

Mektup bir süre daha sehpanın üzerinde kaldı.

Ne Zeynep yeniden açtı.

Ne de Semih konuya geri döndü.

Şimdilik.

---

Bir süre sonra kahvaltı çok daha normal bir havaya büründü.

Simitler yenildi.

Çaylar içildi.

Hatta bir ara Semih ve Zeynep, Barış'ın son operasyon sırasında yanlışlıkla kendini depoya kilitlemesini konuşup gülmeye başladılar.

---

— Hâlâ nasıl başardığını anlamıyorum.

dedi Zeynep.

---

— Barış bile anlamıyor.

diye cevap verdi Semih.

---

— Oğuz'un yüzünü hatırlıyor musun?

---

— Hayatım boyunca unutamayacağım.

---

Kahkahalar mutfağı doldurdu.

Sabahın gerginliği yavaş yavaş dağılıyordu.

---

Saat ilerlediğinde Semih telefonuna baktı.

---

— Çıkmam lazım.

---

— Toplantı mı?

---

— Evet.

---

Bugün izin günlerinden biri olmasına rağmen ekip buluşacaktı.

Aslında resmî bir görev değildi.

Ama Gölge Timi'nin bir araya gelmesi için göreve ihtiyacı yoktu.

---

Zeynep başını salladı.

---

— Ben de birazdan hazırlanırım.

---

Semih ayağa kalktı.

Montunu aldı.

---

Kapıya geldiklerinde kısa bir sessizlik oldu.

---

— Kahvaltı için teşekkür ederim.

dedi Semih.

---

— Papatyalar için teşekkür ederim.

---

Semih hafifçe gülümsedi.

---

— Çiçekçi zorladı.

---

— Tabii.

---

— Gerçekten.

---

— Kesin.

---

İkisi de güldü.

---

Semih kapıdan çıktı.

Koridorda birkaç adım attıktan sonra arkasından Zeynep'in sesi geldi.

---

— Semih.

---

Semih döndü.

---

— Hı?

---

— İyi ki geldin.

---

Semih birkaç saniye ona baktı.

Sonra başını hafifçe salladı.

---

— Ben de geldiğime sevindim.

---

Kapı yavaşça kapandı.

---

Yaklaşık bir saat sonra...

---

Şehrin diğer tarafında...

Gölge Timi'nin buluşacağı kafede ilk gelen kişi Barış olmuştu.

Şaşırtıcı şekilde geç kalmamıştı.

---

Bu durum bile tek başına şüpheliydi.

---

Masaya oturmuş telefonuyla uğraşıyordu.

Yüzünde yine o tehlikeli sırıtış vardı.

---

Birkaç dakika sonra Burak geldi.

Ardından Oğuz.

Sonra Sema.

---

Oğuz oturur oturmaz sordu:

---

— Neden sırıttığını öğrenmek istiyorum.

---

Barış telefonu kaldırdı.

---

— Çünkü elimde çok önemli bilgiler var.

---

— Hayır.

dedi Sema.

---

— Evet.

---

— Barış.

---

— Evet?

---

— İnsanların özel hayatlarını araştırmayı bırak.

---

— Araştırmadım.

---

— O zaman nasıl bilgi sahibi oldun?

---

Barış telefonunu cebine koydu.

Ve şeytani bir ifadeyle gülümsedi.

---

— Kaynağımı açıklayamam.

---

Tam o sırada kafenin kapısı açıldı.

İçeri Semih girdi.

---

Barış'ın sırıtışı daha da büyüdü.

---

Çünkü Semih'in haberi yoktu.

Ama Ayla teyze bu sabah çoktan bir kişiye mesaj atmıştı.

Ve o kişi kesinlikle sır saklayabilen biri değildi.

📖😏☕🌼