15. bölüm · GÖLGE TİMİ 1

14. BÖLÜM

ZEYOŞE Aydoğan

Brifing odasındaki sessizlik uzun sürdü.

Kimse konuşmuyordu.

Masanın ortasında duran dosya hâlâ açıktı.

Ama artık herkesin aklında aynı isim vardı.

Eren Vural.

Albay Hakan Demir ayağa kalktı.

Dosyayı kapattı.

— "Eski dosyalarla daha sonra ilgileneceğiz."

Oğuz başını kaldırdı.

— "Komutanım?"

— "Önceliğimiz değişmedi Binbaşı."

Hakan'ın sesi netti.

— "Önce Akrep."

Odanın içindeki hava değişti.

Semih sandalyesine yaslandı.

— "Sonunda."

Zeynep hafifçe gülümsedi.

Burak ise sessizce tüfeğinin kayışını düzeltti.

Bu isim aylardır karşılarına çıkıyordu.

Artık hesaplaşma zamanı gelmişti.

---

Hakan masaya yeni bir fotoğraf bıraktı.

Bu kez görüntü daha yeniydi.

Bir sanayi bölgesi.

Terk edilmiş depolar.

Kamyonlar.

Ve silahlı adamlar.

— "İstihbarat bu sabah geldi."

Derya öne eğildi.

— "Burası neresi?"

— "Eski bir maden tesisi."

Barış kaşlarını kaldırdı.

— "Saklanmak için güzel yer."

— "Tam da bu yüzden oradalar."

Hakan haritayı açtı.

— "Eren'in birkaç gün içinde yer değiştireceğini düşünüyoruz."

Semih hemen sordu:

— "Yani?"

Hakan'ın cevabı kısa oldu.

— "Ya şimdi alacağız."

Kısa bir duraklama.

— "Ya da bir daha bulamayacağız."

---

Oğuz ayağa kalktı.

Haritaya baktı.

Sonra ekibine.

Birer birer.

Semih.

Zeynep.

Burak.

Derya.

Sema.

Barış.

Hepsi hazırdı.

Hepsi aynı şeyi istiyordu.

Bu işin bitmesini.

— "Operasyon adı?"

diye sordu Semih.

Hakan Demir'in gözleri sertleşti.

— "Akrep Avı."

---

Aynı Gün

Akşam saatlerinde...

Gölge Timi hazırlık yapıyordu.

Silahlar kontrol edildi.

Mühimmatlar yüklendi.

Araçlar hazırlandı.

Karargâhın koridorlarında alışılmış operasyon sessizliği vardı.

Oğuz ekipmanlarını kontrol ederken biri kapısını çaldı.

— "Gir."

Kapı açıldı.

İçeri Ece Aslan girdi.

Oğuz gülümsedi.

— "Burada ne işin var?"

Ece ona baktı.

— "Yine gidiyorsun."

Oğuz cevap vermedi.

Çünkü inkâr edemezdi.

Ece birkaç adım yaklaştı.

— "Bu kez farklı."

— "Neden?"

— "Çünkü sen farklısın."

Oğuz kaşlarını çattı.

Ece devam etti.

— "Seni tanıyorum."

— "Bir şey seni rahatsız ediyor."

Sessizlik.

Oğuz ilk kez gözlerini kaçırdı.

— "Bu operasyon bitince konuşacağız."

Ece başını salladı.

— "Her seferinde aynı şeyi söylüyorsun."

— "Ama bu kez söz veriyorum."

Ece hafifçe gülümsedi.

— "Dön de önce."

---

Operasyon Gecesi

Saat 23.48

Gölge Timi hedef bölgeye yaklaşırken araçların içinde tam sessizlik vardı.

Kimse konuşmuyordu.

Bu kez herkes biliyordu.

Karşılarındaki kişi Eren'di.

Ve bu operasyon bir baskından daha fazlasıydı.

Bu bir hesaplaşmaydı.

Araçlar durdu.

Oğuz elini kaldırdı.

Herkes pozisyon aldı.

Semih yanına yaklaştı.

— "Hazır mısın?"

Oğuz karanlığa baktı.

Terk edilmiş tesis uzakta görünüyordu.

— "Hayır."

Semih şaşırdı.

— "Ama gideceğim."

Ve tam o sırada...

Burak dürbününü kaldırdı.

Birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra sesi geldi.

Ama bu kez normal değildi.

— "Oğuz..."

— "Ne var?"

Burak dürbünden ayrılmadı.

— "Bence..."

Sessizlik.

— "Bence bizi bekliyor."

Rüzgâr eski fabrikanın paslı duvarlarına çarpıyordu.

Ve fabrikanın en üst katındaki kırık pencerelerden birinde...

Bir siluet görünüyordu.

Kıpırdamadan.

Onlara bakıyordu.

Ve o siluet...

Eren Vural'dı.

🐺⚔️

Devam edecek...