6. bölüm / 17
GERÇEK AİLEMBÖLÜM(5)
Bölümler 17Şu an: BÖLÜM(5)
- 1 KARAKTER TANITIMI408 kelime
- 2 BÖLÜM(1)1.204 kelime
- 3 BÖLÜM(2)1.029 kelime
- 4 BÖLÜM(3)666 kelime
- 5 BÖLÜM(4)952 kelime
- 6 BÖLÜM(5)677 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 BÖLÜM(6)969 kelime
- 8 BÖLÜM(7)755 kelime
- 9 BÖLÜM(8)570 kelime
- 10 BÖLÜM(9)1.214 kelime
- 11 BÖLÜM(10)890 kelime
- 12 BÖLÜM(11)796 kelime
- 13 BÖLÜM(12)1.391 kelime
- 14 BÖLÜM(13)882 kelime
- 15 BÖLÜM(14)809 kelime
- 16 BÖLÜM(15)947 kelime
- 17 BÖLÜM(16)860 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kuzey’in ağzından
Doğu ve Gece evden çıktığında beri içim rahat değildi. Boran ve Güney ile birlikte onları takip edip ne karıştıracaklarını kendi gözlerimizle görmek istemiştik. Sonunda onları salaş bir kafede, üsütü başı düzgün bir çocukla otururken gördük. Kız resmen Doğu’yu da peşinden sürüklemiş, o yabancıyla samimi bir şekilde gülüp eğleniyordu.
Öfkeden gözüm dönmüş bir şekilde masaya doğru adımladım. Ayak seslerimizi duyunca o Aras dedikleri çocuk kafasını kaldırdı.
“Ooo, Gece Hanım!” Dedim sesimi alaycı ama sert bir tonla yükselterek.”Evden nefes alacağım diye çıkıp ayağının tozuyla plan ortaklarının yanına koşmuşsun bakıyorum. Doğu’yu buraya getirip neyin peşindesiniz siz.”
Gece ve yanındaki çocuk şaşkınlıkla ayağa kalkmaya çalışırken Güney arkamdan öne atıldı.
Güney’in ağzından
Kuzey masayı bastığı an içimdeki tüm şüpheler doğrulanmış gibi hissettim. Gece’nin o dünkü gururlu,”parayı kabul etmem” ayaklarının altından ne çıkacağı zaten belliydi. Yanındaki o serseri tipli çocukla bizi parmağında oynatacağını sanıyordu.
“Hiç boşuna masum rolü yapma!” diye kükredim, masanın üzerindeki bardakları titretecektir sesle. “Dünden beri sergilediğin o gururlu tavırların hepsi birer tiyatroydu, değil mi? Kolej mevkisi, kartlar… Hepsini koparmak için arkamızdan bu tiple plan yapıyorsun. Doğu’yu da alet etmişsin kendine. Yürüyüm eve gidiyoruz, orada babamın karşısında vereceksiniz bunun hesabını!”
O Aras denilen çocuk önümüze geçmeye çalıştı, Gece’yi arkasına aldı ama Kuzey’le birlikte ikisini de sertçe iyip Doğu ve Gece’yi zorla arabaya bindirdik. Kafedeki herkes bize bakıyordu ama umrumda bile değildi. Oyunu ortaya çıkmıştı.
Kuzey’in ağzından
Eve adım attığımız an öfkeden yerinde duramıyordum. Salona girdiğimizde babam ve annem endişeyle bize döndü. Arkamızdan gelen Demir ve Rüzgar da ortamdaki gerginliğin farkındaydı. Gece ve Doğu’yu önüme katıp salona fırlamıştık resmen.
“Baba bu kıza fazla yüz veriyorsunuz!” diyerek sessizliği böldüm. “Dışarıda o ne idüğü belirsiz tiple buluşup gizli saklı planlar yapıyor. Amacı net, bu ailenin parası ve gücü! Kendi gözlerimizle gördük, Doğu’yu da kandırıp kendi safına çekmiş.”
Ben konuştukça salondaki herkes bir anda Gece’ye dönerek yüklenmeye başladı. Kimse onun ne diyeceğini duymak istemiyordu. Getirdiğimiz bu suçlamalar salondaki herkesi bir anda Gece’ye karşı doldurmuştu.
Güney’in Ağzından
Kuzey kafi bitirir bitirmez ben devraldım. İçimde biriken şüpheyi ailemin önünde haykırmaktan çekinmedim.
“Aynen öyle baba!” diye ekledim, sesimi daha da yükselterek. “Biz gelmesek kim bilir arkamızdan daha neler koparacaktı. Resmen bizi parmağında oynatabileceğini sanıyor!”
Bende konuştukça salondaki herkes Gece’ye karşı daha da sertleşti. Boran da arkamızdan söylenmeye başladı. Annem hayal kırıklığıyla elini ağzına götürdü, babamın yüzü iyice asıldı. Kimse onu dinlemiyor, herkes tek bir ağızdan üzerine gidiyordu. Odadaki herkesin bakışları, bir suçluya bakar gibi onun üzerindeydi.
Gece’nin Ağzından
Herkesin tek bir ağızdan beni suçlamasını, üzerime gelmesini sadece hissizce izledim. Yüzüme fırlatılan o ağır kelimeler kulaklarımda uğulduyordu. Kimse beni dinlemiyordu. Kimse buraya ait olmak için hiçbir çaba sarf etmediğimi, sadece huzur aradığımı görmek istemiyordu. Karşımdaki bu kalabalık, beni hiç tanımadan infaz etmişti.
İçimdeki o sabır bağı da koptu. Boğazımdan bir hıçkırık koptu ama bu zayıflıktan değil, artık taşıyamadığım o ağır yükün patlamasıydı.
“Yeter!” Diye bağırdım. Sesim koca salonda yankılandı. Herkes bir anda sustu. ”Yeter artık! Tek kelime dahi etmeyin!”
Gözlerimden yaşlar boşanırken üzerimdeki hırkayı tek bir hamlede çıkarıp yere fırlattım. Arkamı onlara döndüm ve tişörtümün arkasını yukarı doğru sıyırdım.
“Bakın!” dedim titreyen ama nefret dolu bir sesle. “Çok iyi bakın! Sizin o suçladığınız, plan yapıyor dediğiniz kızın geçmişine bakın!”
Sırtımdaki, yıllar öncesinden kalan o derin kemer ve darbe izleri, morlukların ve yaraların bıraktığı o korkunç harita tamamen gözler önündeydi. Salona bir anda ölümcül bir sessizlik çöktü. Seda Hanım’ın hıçkırıkı duyuldu, Gökhan Bey’in rengi asfalta döndü. Kuzey, Güney ve Boran’ın yüzündeki o kibirli öfkeden eser kalmamış, yerini dehşete bırakmıştı.
“Ben yıllarca bu izlerle yaşadım!” diye haykırdım, arkamı tekrar onlara dönerek. “Ben her gün dayak yerken, aç yatarken, hayatta kalmaya çalışırken siz lüks içinde yaşıyordunuz! Sizin paranız da, kartınız da, kolejiniz de yerin dibine batsın! Ben sadece yaşamak istedim …Sadece güvende olmak istedim…”
Nefesim daralmaya başladı. Göğsüm hızla inip kalkıyor, odadaki hava bana yetmiyordu. Duvarlar üzerime doğru geliyordu. Kalbimin kulaklarımda gümleyen sesi dışında hiç bir şey duyamaz oldu. Bacaklarımın bağı çözüldü, gözlerim karardı.
Doğu’nun “Gece” diye bağıran çaresiz sesini hayal metal duydum. Gerisi tamamen karanlıktı, bedenim salonun soğuk zeminine yığılırken bilincim beni bu ağır dünyadan çekip çıkardı.
Evet bir bölümün daha sonuna geldik beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın 🫶🏻💗
Bölüm etkileşimi
