6. bölüm / 15
Bir lise aşkı meselesi2. Bölüm
Bölümler 15Şu an: 2. Bölüm
- 1 1. Bölüm508 kelime
- 2 2. Bölüm422 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3. Bölüm374 kelime
- 4 4. Bölüm617 kelime
- 5 5. Bölüm323 kelime
- 6 6. Bölüm664 kelime
- 7 7. Bölüm741 kelime
- 8 8. Bölüm669 kelime
- 9 9. Bölüm479 kelime
- 10 10 . bölüm635 kelime
- 11 11.Bölüm1.273 kelime
- 12 12.Bölüm1.086 kelime
- 13 13.Bölüm486 kelime
- 14 14.Bölüm488 kelime
- 15 15. bölüm1.017 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bahçedeki çardağın çatısına vuran yağmur damlaları, etraftaki tüm sesleri yutacak kadar şiddetliydi. 12. sınıfın ikinci dönemi yaklaşırken Elfida için okul, derslerden ya da sınav kaygısından çok daha fazlası haline gelmişti. Sürekli arkasını kolluyor, her zil çaldığında sınıftakilerin tamamen çıkmasını bekliyordu. Arkadaşları bu durgunluğunu test kitaplarına ve geleceğe yorsa da, Turgut onun gözlerindeki o saklanmaya çalışılan tedirginliği fark edebiliyordu.
O salı günü okul boşaldığında, Elfida binanın arkasındaki kuytu çardakta tek başına oturuyordu. Elindeki buruşuk kağıda bakarken yüzünde en ufak bir renk kalmamıştı. Başını kaldırıp gelen adımları fark ettiğinde çok geç kalmıştı; Turgut, ceketinin kapüşonunu çekmiş, doğrudan ona doğru yürüyordu. Elfida refleksle elindeki notu arkasına gizledi.
"Elfida? Bu saatte çoktan eve dönmüş olman gerekirdi. Bir sorun mu var?" diye sordu Turgut, adımlarını yavaşlatarak.
"Yok bir şey... Sadece biraz oturmak istedim. Sen git, beni bekleme." Elfida’nın sesi rüzgarda titrerken gözleri yerdeki su birikintilerine kaydı.
Turgut gitmek yerine yanındaki ıslak banka oturdu. "Günlerdir yüzün gülmüyor. Derse odaklanamıyorsun, sürekli tetiktesin. Bu sadece sınav stresi olamaz Elfida. Bir şey saklıyorsun."
Elfida dudaklarını ısırdı, gözleri dolmuştu. İçinde biriken o ağır yükü birine anlatmayı her şeyden çok istiyordu ama babasının geçmişinden gelen o karanlığı Turgut'a bulaştırmaya hakkı yoktu. "Gerçekten yorgunum Turgut. Lütfen kurcalama."
Turgut’un bakışları Elfida’nın arkasında sıktığı eline, parmaklarının arasından taşan kağıt parçasına kaydı. Ani ama yumuşak bir hareketle uzanıp kağıdı onun elinden çekti.
"Turgut, yapma! Lütfen geri ver, okuma onu!" Elfida panikle ileri atılsa da Turgut çoktan kağıdı düzeltmiş, üzerindeki o soğuk, bilgisayar çıktısı harflere odaklanmıştı:
“Yarın sabah kimya laboratuvarındaki yangın alarmını çalıştıracaksın. Eğer o alarm çalmazsa, babanın eski borçlarını ödeme sırası sana gelir.”
Turgut’un çenesi kasıldı, kağıdı tutan parmakları sertleşti. Bunun bir lise şakası olmadığını, doğrudan bir tehdit barındırdığını anlayabiliyordu. Kafasını kaldırıp Elfida’ya baktığında gözlerinde sadece onu koruma isteği vardı.
"Kim gönderiyor bunları?"
"Bilmiyorum," dedi Elfida, artık tutamadığı hıçkırıkların arasında. "Haftalardır böyle. Yapmazsam babama, aileme zarar vereceklerini söylüyorlar. Ne yapacağımı bilemiyorum."
Turgut, omuzları sarsılan kızın yanına biraz daha yaklaştı. Elini omzuna koyduğunda, liseden beri içinde taşıdığı o koruma içgüdüsü bütünüyle harekete geçmişti. Onu bu bilinmezliğin ortasında tek başına bırakamazdı.
"Yalnız değilsin," dedi, sesindeki tereddütü tamamen silerek. "Bu andan itibaren o notların muhatabı ikimiziz. Ne istiyorlarsa beraber bakacağız. Yarın o alarmı birlikte çalıyoruz ama artık yalnız değilsin, bunu unutma."
Elfida, yağmurun gürültüsü arasında bu sözleri duyduğunda, haftalardır ilk kez göğsündeki o sıkışmanın hafiflediğini hissetti. Fakat ikisi de bilmiyordu; lise bahçesindeki bu ortaklık, tam 6 yıl sonra onları aynı rehin deposunda yan yana getirecek olan o sürecin ilk adımıydı.
Evetttt canlarım nasıl olmuşşş eksiklerimi gidermeye çalışıp çabalıyorum uğraşıyorum lütfen destekleyelimmmm
Sizi çok seviyorummmm bir dahaki bölümde görüşmek üzere 💖💖🤩🤩🤍🫠
