13.Bölüm

Vaveyla Yazarı: Gizemli bir yazar .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 15Şu an: 13.Bölüm

Evettttt yeni bölümle sizlerleyimmmmmm iyi okumalar sevgili okurlarımmmmm

Müzik, salonun yüksek tavanında yankılanırken Turgut ve Elfida pistin tam ortasındaydı. Elfida’nın pembe saten elbisesi her dönüşünde kuğu gibi süzülüyor, salondaki herkes bu büyüleyici çifti hayranlıkla izliyordu. Elfida, başını Turgut’un göğsüne yaslamış, hayatının en huzurlu anını yaşadığını sanıyordu.
Ancak Turgut için durum çok farklıydı. O hayatının en mutlu dansını, en tehlikeli avıyla bir arada yaşıyordu.
Turgut’un gözleri, Elfida’yı döndürdüğü esnada salonun üst katındaki localara, tam saat üç yönündeki o karanlığa kilitlenmişti. Orada, perdelerin gölgesine gizlenmiş, namlusunu doğrudan piste doğrultmuş bir keskin nişancı vardı. Av tam ayaklarına kadar gelmişti ve Turgut bu sefer kaçmasına asla izin vermeyecekti!
...
Turgut, yüzündeki gülümsemeyi bozmadan göz ucuyla Meriç’e baktı. Meriç ve diğer adamlar, Turgut'un tek bir bakışından durumu anında fark edip çaktırmadan ceketlerinin önünü açmışlardı bile.
Turgut, dans ritmini bozmadan, Elfida’nın saçlarını okşar gibi yaparak gömlek yakasındaki mikrofonuna doğru fısıldadı:
"Beklemede kal. Tetikte ol ama sakın ateş etme. Kızları ve misafirleri ürkütmeyeceğiz. Canlı istiyorum."
Kulağına gelecek yeni anonsu beklerken kalbi bir kalkan gibi Elfida’nın önünde siper olmuştu. Elfida, Turgut’un göğsünün sıkışıp nefesinin hızlandığını hissederek başını kaldırdı. O şık siyah damatlığının içinde Turgut, her zamankinden daha gergindi. Elfida o güzel gözleriyle onun gözlerinin içine baktı.
"Turgut? Bir şey mi oldu? Çok gerginsin," diye fısıldadı, içini aniden kaplayan bir ürpertiyle.
Turgut, sevdiği kadının şüphelenmesini engellemek için hafifçe gülümsedi ve onu belinden kavrayıp kendine daha da yakınlaştırdı. "Hiçbir şey yok güzelim. Sadece... Sana bakarken nefesim kesiliyor, hepsi bu."
...
Müziğin son notaları yaklaşırken, Turgut’un gözü hâlâ saat üç yönündeydi. Karanlıktaki namlunun ucu, avizelerin ışığında anlık bir metal parıltısıyla kendini ele verdi. Kulaklıktan Meriç’in "Hedef açıda şef, paketlemek üzereyiz!" sesi yükseldiği an, her şey milisaniyeler içinde gerçekleşti.
Keskin nişancı, Meriç'in hamlesinden hemen önce tetiğe basmıştı.
Turgut, namlunun açısının doğrudan Elfida’nın sırtına doğru döndüğünü fark ettiği an hiçbir şey düşünmedi. Ruhunu, bedenini, her şeyini adadığı kadını koruma içgüdüsüyle Elfida’yı sertçe kendi ekseninde döndürdü ve göğsünü mermiye siper etti.
Pat!
Susturucudan çıkan o boğuk ama ölümcül ses, salonun neşeli gürültüsünü bıçak gibi kesti.

Turgut’un jilet gibi oturan siyah ceketinin göğüs kısmında, tam beyaz gülün hemen altında ani bir sıcaklık yayıldı. Acı, tüm bedenini sararken Turgut’un dizlerinin bağı çözüldü.
Elfida, Turgut'un birden ağırlaşarak üzerine doğru yığılmasıyla neye uğradığını şaşırdı. "Turgut?!" diye çığlık attı, onu ayakta tutmaya çalışarak.
Birlikte yavaşça yere doğru çökerken, Elfida ellerini Turgut’un göğsüne koydu. Geri çektiğinde, ellerinin ve o uçuk pembe, zarif saten elbisesinin önünün kıpkırmızı kanla kaplandığını gördü. Beyaz gül, Turgut'un göğsünden sızan kanla saniyeler içinde kırmızıya boyanmıştı.
"Hayır, hayır, hayır! Turgut, aç gözlerini!" diye feryat etti Elfida, salondaki davetlilerin çığlıkları ve Meriç’in "Ambulans çağırın! Yukarıyı indirin!" diye bağıran sesleri arasında.
Turgut, görüşü yavaşça bulanıklaşırken bile zorlukla elini kaldırıp Elfida’nın yanağına koydu. Dudaklarından sızan kanla birlikte son bir gayretle fısıldadı:
"Sana... bir şey olmadı ya... gerisi önemli değil güzelim..."
Turgut’un gözleri yavaşça kapanırken, salondaki tüm ışıklar Elfida için karanlığa gömüldü.
Evetttttt bu bölümde burda bittiiii hepinizi çok seviyorum bir dahaki bölümde görüşmek üzere canım okurlarımmmmm