7. bölüm / 29
AŞK BODRUMDA (TEODEN)7. Bölüm
Bölümler 29Şu an: 7. Bölüm
- 1 1. Bölüm712 kelime
- 2 2. Bölüm826 kelime
- 3 3. Bölüm1.206 kelime
- 4 4. Bölüm1.086 kelime
- 5 5. Bölüm979 kelime
- 6 6. Bölüm960 kelime
- 7 7. Bölüm888 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8. Bölüm1.446 kelime
- 9 9. Bölüm849 kelime
- 10 10. Bölüm1.512 kelime
- 11 11. Bölüm1.068 kelime
- 12 12. Bölüm1.114 kelime
- 13 13. Bölüm1.061 kelime
- 14 14. Bölüm1.145 kelime
- 15 15. Bölüm810 kelime
- 16 16. Bölüm775 kelime
- 17 17. Bölüm945 kelime
- 18 18. Bölüm1.134 kelime
- 19 19. Bölüm951 kelime
- 20 20. Bölüm1.079 kelime
- 21 21. Bölüm1.277 kelime
- 22 22. Bölüm937 kelime
- 23 23. Bölüm1.211 kelime
- 24 24. Bölüm1.223 kelime
- 25 25. Bölüm1.147 kelime
- 26 26. Bölüm885 kelime
- 27 27. Bölüm960 kelime
- 28 28. Bölüm1.018 kelime
- 29 29. Bölüm (final)2.017 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Her gün şu lanet okula gelirken resmen sabır çekiyorum. Nefes alıyorsam sabır en büyüğü gerçekten. Kaç tane okul değiştirdim saymakla bitmez ama ben beteri burası herkes bir cins bir tuhaf özel okul burdan da kovulursam annem canıma okur diye de bir şey yapamıyorum yoksa yapacağımı bilirdim de ben neyse.
Hayret erken gelme rekoru kırdım herhalde kimse gelmemişti. Çantamı kolumdan indirip yerime geçtim bir kaç dakika sonra da şam şeytanı geldi. Suratını göresim bile yok. Olduğu tarafa bakmadım başımı çevirdim ama bu deccal gelip yanıma oturdu kalkıp gitmek istedim izin vermedi kolumdan tutup beni aşağıya çekti tekrar kalktığım yere oturmak zorunda kaldım.
"Ne istiyorsun benden?"
"Sakin ol deniz kızı"
"Rahat bırak beni"
Dedim oldukça yüksek çıkan sesimle kapıya doğru ilerlerken arkamdan sırıttığının farkındaydım.
"Ha bir de sakın bir daha kardeşimin etrafında dolaşma"
Tek kaşı havaya kalktı bu sefer daha farklı sırıtıyordu. Oturduğu yerden kalkıp yanıma geldi aramızdaki muazzam boy farkından dolayı tepeden bakıyordu bana.
"Sen hâlâ o şakaya mı bozuksun hadi gel sarılalım barışalım"
Üstüme geldiği an ittirdim.
"Höst yavaş gel "
"Niye istemez misin?"
"Değil sana sarılmak aynı havayı bile solumak istemem"
"O kadar mı kötü sana göre"
"Evet o kadar kötü "
Gözlerimin içine dik dik bakıyordu ben de baktım kaçırmadım.
" Zayıf noktam yok demiştin ya varmış deniz kızı herkes gibi ve zayıf noktandan vurulmaya hazır ol"
Ben cevap vermeden sınıftan çıktı olamaz zayıf noktam dediği ali. Buna izin veremem. Arkasından koşup seslendim duymamazlıktan geldi yanına gidip kolunu çektim. Nihayet durdu bu sefer hiç olmadığım kadar ciddiyim.
"Kardeşimden uzak dur"
"Vay be deniz kızı ne kadar değerli senin için kardeşlik aile insanın senin gibi ablası olsa sırtı yere gelmez dimi"
"Kardeşlikten anlamanı beklemiyorum seninle oturup tartışmicam kardeşimden uzak dur küçücük bir çocuk o"
"Aaaa ama o senin zayıf noktan"
"Bak bana ne istersen yap hakaret küfür zorbalık ne gelirse aklına ama kardeşimden Uzak dur"
"Aşkım "
Sılanın kulaklarımıza dolan sesiyle konuşmamız yarım kaldı uyarımı umarım dikkate almşsındır Teoman akkaya.
Tekrar sınıfa döndüğümde bu sefer arasın yanına oturdum.
"Deniz bir konuda yardımına ihtiyacım var"
"Tabii ne konuda"
Cebinden doksanlardan kalma eski bir tuşlu telefon çıkardı. Bunlar hâlâ var mı?
"Bunun için şarj bulmamız lazım"
"Niye ki bu çalışıyor mu ve ne için kullanıyorsun?"
"Şarjı bulalım herşeyi anlatıcam "
"Tamam gel buluruz"
"Çok acil bulmamız lazım beni için çok önemli "
"Tamam buluruz gel benimle "
***YAZAR AĞZIYLA***
Deniz ve aras sınıftan çıkar onların bu ani çıkışına bir kişi hariç hiç kimse takılmaz. Teoman.
Gözlerini bir saniye olsun deniz in üzerinden ayırmayan Teoman son zamanlarda onun arasla olan yakınlığına oldukça sinir olmuştu. Aras onun baş rakibi gibiyidi resmen ger fırsatta bunu dile getiren arası çileden çıkarmak için elinden geleni yapan bu veliaht prens bu sefer daha da sinirliydi çünkü deniz kızı aras la birlikte gitmişti.
Arkalarından çıktı ama onlar çoktan gözden kaybolmuşlardı.
Deniz Aras için şarj bulduğunda artık ne olup bittiğini bir an önce öğrenmek için sabırsızlanıyordu. Aras çok dikkatli bir şekilde telefonun şarj almasını beklerken denize bütün herşeyi anlattı.
Deniz Aras ın İstanbul da Bodrum'a kardeşini bulmak için geldiğini öğrenince çok şaşırdı. İşin garip yanıda şu kazada arasın öldüğünü haber yapmaları ama arasın kanlı canlı karşısında olması.
Deniz dinledikçe şaşırdı şaşırdıkça Teoman a olan öfkesi arttı çünkü Teoman aras ın kardeşini aradığını biliyordu ve buradan zarar veriyordu arasa. Kardeş deyince deniz için sular duruyordu çünkü onunda bu hayatta ki en hassas noktasıydı kardeş.
"Şerefsiz ya"
"Şu an önemli olan Teoman ve zorbalıkları değil"
"Biliyorum ama burdan sana zarar vermeye devam edicek"
"Sen geldiğinden beridir ilgisi sana yöneldi"
"Evet farkındayım bundan sonra birlikte hareket etmemiz gerekiyor ancak o zaman baş ederiz"
"Kardeşimi bulmama konusunda bana yardımcı olucak mısın gerçekten"
"Tabikide senin tek hayat amacın bu merak etme onu bulucaz"
Deniz in samimi desteği arası mutlu ediyor artık bu mücadelede yanlız olmadığını bilmenin huzuruyla dönüyor yurda.
Deniz bütün bunları düşünürken gece yürüyüşünü farkında olmadan uzatıyor.
"Hayda nereye geldim ben ya kafam iyice gitti "
Diye söylenerek geri dönüyor. Yolun biraz ilerisinde Teoman ı görüyor ama bir tuhaflık var Teoman bildiği Teoman değil biraz farklı görünüyor üzgün gibi yada öfkeli.
Deniz anlam veremiyor tabii biraz daha o tarafa bakarken yokuş aşağı gelen arabanın sürati ve etrafına bakmayan teoman dikkatini çekiyor.
Ne araba nın korna sesini ne de deniz in çığlıklarını duymuyor Teoman. Deniz var gücüyle koşup hiç düşünmeden Teoman ın üzerine atlayıp yolun kenarına itiyor ikisinin yere düşmesiyle araba nın çarpmasına santimler kala kurtuluyor Teoman.
Yere düşen üzerine ağırlığını vermiş olan Deniz i de demin yaşadıklarını da farketmesi biraz sürüyor Teoman ın.
Deniz bu bir kaç Saniyelik bakışmanın ardından toparlanıp ayağa kalkıyor en azından bir teşekkür bekliyor Teoman dan ama Teoman hiç bir şey demeden uzaklaşıyor ordan.
Öfkeyle Teoman a söylenirken dizlerinin kanadığını yeni farkediyor.
"Hayır ya daha yeni iyileşmişti"
Diyerek söyleniyor kendi kendine eve gidene kadar bin bir acı çekiyor.
Kendini yatağın üzerine bırakan Teoman ise o anı kafasında tekrar tekrar canlandırıyor. Korna sesi Deniz in sesi aslında hepsini duymuştu ama bu gece babasından duyduğu o sözlerden sonra bir an önce ölüp kurtulmak istedi ama deniz kızı buna izin vermedi. Hiç düşünmeden nefret ettiği Teoman için araba nın önüne atladı.
" Vay be deniz kızı hayatımı kurtardın demek"
Diyerek gülüyor kendi kendine.
"O zaman sana bir borcum oldu cam borcu"
Borçlu kalmayı sevmezdi Teoman akkaya ama bu borç başkaydı bu borç deniz kızına olan borçtu. Ve Teoman bu borcu hiç olmadığı kadar çok sevmişti sadece henüz kendine itiraf edemiyordu.
Bölüm etkileşimi
