20. bölüm · AŞK BODRUMDA (TEODEN)
20. Bölüm
YAZARIN AĞZINDAN...
Okul koridorları resmen mahşer alanına dönmüştü. Yanan dolaplar düşen tahta parçaları Kara Duman etrafta koşarak kaçmaya çalışan öğrenciler öğretmenler ve tabii ki faciayı duyup da çouklarına bir şey oldu mu diyerek ortalığı ayağa kaldıran veliler.
Okulun her neresinde ne kadar öğrenci varsa hepsi dışarıya çıkarıldı birçoğu dumandan etkilenmiş bazılarının kollarında veya bacaklarını hafif yanıklar var bazıları ise son anda kurtarılmıştı. Ama bir kişi hariç Deniz. Yangının orta yerinde bayılıp kalmıştı kimse onu görmemiş sesini de duymamıştı. Bütün herkes dışarıya çıkarıldığında derin bir nefes alınmıştı. Rehber öğretmeni öğrencilerden eksik var mı diye bakarken veliler de bir yandan çocuklarına bir şey olmuş mu diye kontrol ediyorlardı.
Teoman gayet iyi görünüyordu biraz dumandan etkilenmişti ama bilinci yerindeydi gayet iyi durumdaydı. Aras biraz kendine geldikten sonra etrafa bakındı Deniz çıkmış mı diye ne kadar aradıysa da bulamadı.
"Hocam Deniz yok"
"Nasıl yok buralardadır belki"
"Yok hocam yok baktık her yere ya içeride kaldıysa"
Bunu duyan teoman etrafa bakınmaya başladı belki bir umut deniz kızını görür diye. Bütün herkes telaş içinde deniz'i arıyordur çünkü tek eksik oydu herkesin korktuğu şey yangının ortasında kalmış olabilme ihtimali. Ezgi ortaya atladı ve deniz'i en son kütüphanede gördüğünü söyledi.
"O zaman içeride kaldı Allah kahretsin"
"Nasıl içeride kaldı ya kalamaz"
Diyerek isyan etti Teoman içeri girmek istedi ama ne oğuz hoca ne de annesi şebnem buna izin vermedi.
"İtfaiye gelene kadar bir şey yapamayız Teoman"
"Nasıl yapamayız ya ölücek kız içeride"
"Teoman çok tehlikeli bir durum "
Teoman hiç düşünmeden bir anlık boşluktan yararlanarak Alev Alev yanan okulun içine girdi bunu gören Şebnem resmen deliye döndü belki de tutmasalar arkasından girecekti alevlerin arasına ama Teoman O an hiç düşünmemişti çünkü deniz kızını orada bırakmak gibi bir seçeneği yoktu. Deniz'in saçının teline bir şey olursa teoman'ın neler yapabileceğinden herkes korkuyordu.
Teoman alevlerin içinde ilerlerken tek düşündüğü şey bir an önce Denizi bulmak ve onu sağ Salim kurtarmaktı.
"Deniz beni duyuyor musun?"
Ne kadar bağırsada denizden en ufak bir ses gelmiyordu iyice kafayı yemek üzereydi. Dumandan etkilenmiş olacak ki her tarafta Denizi görüyordu ama gerçek olmadığını biliyordu kendi kendine bayan deniz kızı Teoman seni kurtaracak diyordu. Soyunma odasına gidip bulduğu halıları ıslatarak alevlerin üstüne bastırıp kendine bir yol oluşturmaya çalıştı en azından geçici bir çözümdü bu.
Eğer en son kütüphanenin orada görüldüyse Deniz mutlaka orada bir yerdedir. Hastanenin önüne kadar gitti fakat alevler'deki yandan da kapladığı için geçemedi elindeki son ıslak havluyu önündeki yanan tahta parçasına koyunca küçük bir yol açtı.
Dumanın içinde ilerlerken yerde baygın olan Deniz i gördü. Yanına gittiğinde sevinç ve korku iç içeydi. Ya burdan birlikte çıkacaklardı ya da burda birlikte öleceklerdi.
"Hadi Deniz kızı aç gözlerini şimdi bırakamazsın beni"
Ama deniz gözlerini açmıyordu. Teoman Deniz i kucağına alıp var gücüyle koştu alevlerin arasından geçerken dizleri ve ayakları biraz yanmıştı ama Teoman bunun farkında bile değildi. Dışarıda herkes nefesini tutmuş ikisinin de sağ salim çıkmasını bekliyorlardı.
Ve en sonunda okulun çıkış kapısında kucağında Deniz le birlikte Teoman çıktı. Onlar çıkınca herkes derin bir nefes aldı. Şebnem koşarak oğlunun yanına gitti ama Teoman ın gözü Deniz den başkasını görmüyordu şu an. Denizi yere indirdiğinde uyanması için elinden geleni yapıyordu.
"Hadi Deniz lütfen"
Bunları söylerken gözleri resmen dolmuştu. Oğuz hoca hemen yanındaki sağlık çalışanları ile birlikte Deniz i ambulans a almaları gerektiğini söyledi. Teoman belki de Deniz le birlikte gidicekti ama önce Şebnem e bir açıklama yapmak zorundaydı tâbi gözlerini hızla uzaklaşan ambulanstan alabilirse.
Bodrum eğitim kurumu lisesinde o gün sayısız ambulans girip çıktı yangından etkilenenler düşüp bayılanlar ve ağır yaralananlar ve içlerinde en kötüsü de Deniz di. Şebnem in ısrarıyla Teoman da hastaneyle götürüldü ama Teoman ne bacağındaki yanıkları ne dumandan etkilenmesini ne de annesinin konuşmalarını duyacak durumda değil onun aklı sadece Deniz de. Ama ne Deniz den bir haber alabiliyor ne de yanına gidebiliyor.
"Teoman sen kafayı mı yedin ne demek ateşlerin içine atlayıp o kızı kurtarmak sana mı kaldı?"
"Ya ben gitmeseydim kimse gitmeyecekti ölse miydi kız?"
"Tamam da itfaiye gelecekti senin alevlerin arasına girmene gerek yoktu"
"Vardı demek ki girdim tamam mı?"
"Ya sana bir şey olsaydı"
"Olmadı ama tamam bak iyiyim"
Leyla daha fazla dayanamıyor çünkü teoman'ın denizi neden kurtardığını biliyordu çünkü Teoman deniz'e bir can borçluydu ve bunu da gayet iyi biliyordu Leyla.
"Anne baba siz benimle gelir misiniz 5 dakika konuşmam gereken şeyler var Sıla burada Teoman ile birlikte kalır."
Leyla'nın ısrarı üzerine Sıla teoman'ın yanında kalıp diğerleri de koridorun başına gidiyorlar.
"Anne Teoman deniz'i boş yere kurtarmadı o alevlerin arasından"
"Buna nereden çıktı şimdi ne demek oluyor bu?"
"Çünkü Deniz de teoman'ın hayatını kurtardı"
"Ne zaman nasıl oldu bu?"
"Babamın teomanla kavga ettiği gece Teoman Bir ışınla evden çıktı ya o gece az kalsın araba çarpıyormuş hatta denizde olmasa belki de çoktan ölmüştü Teoman"
Şebnem bunları duyunca delirecek gibi oluyor hemen hakan'a bakıyor ama hastanede oldukları için bağırıp çağırıp öfkesini dile getiremiyor.
"Ayrıca sadece bu da değil babam yine teoman'ı dolaba kilitlemiş o gece de deniz gelip onu çıkarmış eğer çıkarmasaydı belki de Teoman kalp krizi geçirecekti "
Bunu duyunca iyice deliriyor Şebnem.
"Deniz'in bizim evimizde ne işi vardı gecenin bir vakti?"
"Anneciğim sence sorun bu mu eğer Deniz o saatte orada olmasaydı Teoman için çok daha kötü şeyler olabilecekti yani Teoman bugün ateşlerin arasından Denizi kurtardıysa bilin ki Deniz de hiç düşünmeden arabanın önüne atladı teoman'ı kurtarmak için"
Son sözlerini söyleyip gidiyor Leyla Şebnem ve Hakan karşı karşıya ama şebnem'in şu an hakan'a bağırıp çağıracak hali yok Bir an önce oğlunun yanına gitmek istiyor.
Bu sırada Teoman deniz'i görebilmek için bir yol arıyor ama Sıla yanında olduğu sürece hiçbir şekilde onu göremeyecek.
"Bana Bir su alabilir misin?"
"Tabii ki de aşkım hemen getiriyorum"
Sıla su almak için teoman'ın yanından ayrıldığında Teoman da hemen yataktan kalkıp Deniz'in bulunduğu tarafa gidiyor hastane kalabalık olduğu için Denizi bulunmak biraz zor oluyor ama yarım saat önce doktorundan Deniz'in iyi olduğuna dair bir haber almıştı bu içini rahatlatmıştı ama kendi gözleriyle görmeden bir türlü iyi hissetmeyecekti.
Ve nihayet Deniz'in kaldığı yeri buldu perdeyi hafifçe aralayıp yanına gitti ve tekrar perdeyi çekti kimse onu görmesin diye. Yanına yaklaşmadı veya dokunmadı sadece uyuyan denize baktı nefes alışveriş sesleri biraz normal gibiydi Teoman derin bir nefes aldı ve gerçekten içi rahatlamıştı.
"Biliyordum deniz kızı beni bırakmayacağını biliyordum"
Mırıldanarak söylediği bu sözlerin ardından hemen oradan ayrılmak zorunda kalıyor çünkü annesi ile babasının sesini duyuyor.
Hemen kendi yatağına geri döndükten sonra denizin iyi olduğunu bilmek onu sanki daha hızlı iyileştiriyor.
(Arkadaşlar bu arada fragmanı gördünüz mü harika bir şeydi ben Pazar akşamına iple çekiyorum İnşallah hemen izleriz hemen bu pazar gelsin bu arada beğenip yorum yapmayı unutmayın)
