11. bölüm / 29
AŞK BODRUMDA (TEODEN)11. Bölüm
Bölümler 29Şu an: 11. Bölüm
- 1 1. Bölüm712 kelime
- 2 2. Bölüm826 kelime
- 3 3. Bölüm1.206 kelime
- 4 4. Bölüm1.086 kelime
- 5 5. Bölüm979 kelime
- 6 6. Bölüm960 kelime
- 7 7. Bölüm888 kelime
- 8 8. Bölüm1.446 kelime
- 9 9. Bölüm849 kelime
- 10 10. Bölüm1.512 kelime
- 11 11. Bölüm1.068 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 12. Bölüm1.114 kelime
- 13 13. Bölüm1.061 kelime
- 14 14. Bölüm1.145 kelime
- 15 15. Bölüm810 kelime
- 16 16. Bölüm775 kelime
- 17 17. Bölüm945 kelime
- 18 18. Bölüm1.134 kelime
- 19 19. Bölüm951 kelime
- 20 20. Bölüm1.079 kelime
- 21 21. Bölüm1.277 kelime
- 22 22. Bölüm937 kelime
- 23 23. Bölüm1.211 kelime
- 24 24. Bölüm1.223 kelime
- 25 25. Bölüm1.147 kelime
- 26 26. Bölüm885 kelime
- 27 27. Bölüm960 kelime
- 28 28. Bölüm1.018 kelime
- 29 29. Bölüm (final)2.017 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Pazartesi sabah okula gitmemek için öğretmen kendimi parçaladım ama annem yine de gideceksin dedi bu kadın benden ne istiyor gerçekten artık sabrım taşmak üzere. Evde bununla okulda ol geri zekalı ile uğraşıyorum bir de şimdi bu fotoğraf mevzusu çıktı başıma o fotoğrafı ailene göndereceğim diye tehdit edip her istediğini yaptıracak pislik.
Okula gidip sınıfa girdiğimde gözlerim ilk arası aradı etrafa baktım ama göremedim arkamı döndüğümde boyu benim neredeyse iki katım olan Teoman gıcığı ile karşılaştım.
"Arası mı arıyorsun?"
"Sana ne bundan çekil önümden"
Geçip gitmek istedim ama izin vermedi tabii ki de izin vermeyeceğini biliyordum en azından şansımı denedim.
"Cuma günü akşam seninle ne konuştuğumuzu hatırlıyorsun değil mi?"
"Nasıl unutabilirim beni tehdit ettiğini"
"Tehdit değil tehdit diye algılamana çok üzüldüm ya"
Küçük çocuklar gibi dudaklarını büzüştürerek söylüyordu bu sözleri benimle resmen dalga geçiyor.
"O fotoğrafı sil"
"Benim canım bunu yapmayı hiç istemiyor ya"
"Senin benimle derdin ne aras'la derdin ne neden herkese sataşıp duruyorsun"
"Herkese değil sadece siz ikinize çünkü boyun eğmeyenler cezasını çekmek zorunda kalır"
"Sana gerçekleri öğreten insanlardan nefret etmek gibi bir huyun mu var?"
"Hayır yok ama hiç kimse bana karşı gelemez"
"Günaydın o zaman sana biz çoktan karşı geldik"
"Eninde sonunda avucuma düştün ama"
"Bu fotoğrafı sileceksin yoksa başına geleceklerden ben sorumlu olmam"
"Hadi ya Emin misin ama benim başım belaya girmez"
"Belanın ta kendisi olduğun için mi"
"Aynen öyle tatlı kız şimdi yerine geçip oturuyorsun ve benden haber bekliyorsun ne istediğime daha sonra karar vereceğim"
Allah'ım ne zaman bitecek bu kabus of gaza gelip her şeyi Sıla'nın önünde söylemeseydim bu olay böyle ilerlemeyecekti ne yapacağım ben.
Çalıştır kafanı Deniz mutlaka bir şey bulmak zorundasın bu zorbaya boyun eğemezsin.
"Konuşamadık ya en son ne oldu?"
"Sen mi geldin korkuttun beni"
"Öyle dalmıştın ki geldiğimi fark etmedin"
"Aras benim başım çok büyük dertte"
"Sakin sakin anlat şunu ne oldu"
"O pislik fotoğraf çekmiş beni öperken şimdi de istediğim her şeyi yapmazsan ailene göndereceğim diyor annem o fotoğrafı görürse benim canımı Okur"
"Telaş yapma bir yolunu bulacağız"
"Nasıl olacak o iş"
"Dur bir sen sıkma canını fotoğraf sadece teomanda mı var?"
"Yani muhtemelen öyledir öyle bir fotoğrafı başka birilerine vermez"
"Tamam bir şekilde telefonunu alabilirsek o fotoğraftan tamamen kurtulabiliriz"
"Ya kopyaları varsa"
"Fotoğrafı sildikten sonraki tepkisine bağlı eğer çok fazla tepki verirse fotoğrafın kopyası yoktur demektir eğer tepki vermezse kopyası olduğu için kafası rahat olacaktır"
"Lütfen bana yardım et o fotoğraf aileme gitmemeli"
"Sen nasıl böyle bir şeye izin verebildin ki Deniz yani seni tanıyorum asla öyle bir şeye müsaade etmezsin"
"Başka çarem kalmadı hem üstüme kapıyı kitlemişti hem de dolabımdan bana ait çok önemli bir fotoğrafı almıştı"
"Çok önemli dediğim fotoğraf ne fotoğrafıydı ki?"
"Ali kardeşimle olan fotoğrafım o fotoğraf benim için çok değerli tıpkı Ali'nin benim için çok değerli olduğu gibi"
"Seni anlıyorum kardeş başka bir şey tabii ki de"
Ben de seni anlıyorum aslında Aras kimsesiz kalmışsın bu hayattaki tek amacın kardeşini bulmak en azından benim kardeşim yanımda ben onu görebiliyorum sağlığından dolayı endişe etmiyorum ama sen yıllardır kardeşini göremiyor duyamıyor ondan haber alamıyorsun bu her gün seni resmen bitiriyor farkındayım. Şu fotoğraf mevzusundan bir an önce kurtulursak elimden geldiğince yardım etmeye çalışacağım sana kardeşini birlikte bulacağız Aras biliyorum aklımdan geçen bu düşüncelerin hiçbirini sen bilmiyorsun ama beni anladığını düşünüyorum.
Öyle teneffüsüne doğru Aras bana teoman'ın telefonunu alabileceğimiz bir yol söyledi. Zaten Teoman ile sürekli bir kavga içindeler yine kavga ettikleri bir an telefonunu almaya çalışıcak eğer alırsa da ben Teoman ı oyalayacağım o sırada fotoğrafı silicek. Ama bize kavga sebebi lazımdı neyseki Teoman ın horoz gibi herkese bulaşması işimize yaradı yine arasın damarına basacak bir şey yaptı bağırarak bir birinin yakasına yapıştılar. İlk başta bir şey yapmadım bir iki dakika sonra ayrımak için aralarına girdim teomanı itip arası çektim aras bana göz kırpınca anladım telefonu aldığını.
Aras telefonla birlikte uzaklaşırken ben de Teoman ın yanında kaldım.
"Bulaşma herkese ne istiyorsun çocuktan"
"Aslı o bulaşıyor"
"En zayıf noktasından vurmayı bırak artık"
"Sen neden bu kadar savunuyorsun arası"
"Senin aksine insanlara insan gibi davrandığı için"
Daha fazla durup bununla tartışamazdım hemen arasın yanına gittim.
"Ne yaptın sildin mi?"
"Siliyorum şimdi şansımıza şifre de yok önünde "
"Hadi lütfen çabuk sil"
Aras fotoğraf hem galeriden hem de çöp kutusundan sildi umarım bir kopyası yoktur.
"Başka kopyası var mıdır?"
"Bilmiyorum"
Teoman ın kulaklarımıza dolan sesiyle ikimizde suç üstü yakalanmış hırsızlar gibi bir birimze ve elimizdeki telefona baktık.
"Benim telefonumun senden ne işi var?"
"Al işim bitti zaten"
Teoman telefonu alıp hemen galeriye baktı fotoğrafın olmadığını görünce sinirlendi bu da fotoğrafın yedeği yok demektir rahatladım gerçekten.
"Sana ne oluyor aras hı"
"Denizden uzak dur "
"Durmazsam ne olur?"
"Karşında beni bulursun"
Aras hadi gidelim dediğinde ben de rahat bir nefes aldım hem fotoğraf silindi hem de ben Teoman ın kölesi olmaktan kurtuldum.
"Çok teşekkür ederim aras gerçekten hayatımı kurtardın resmen"
"Ne yaptım sanki her gün demir için kavga çıkartıyordum bir kere de senin için çıkartayım"
"Nasıl teşekkür ederim bilmiyorum gerçekten"
Biz konuşurken arasın telefonu çaldı ama o adamın gönderdiği. Heyecanla aç aç dedim. Konuşması sadece bir iki dakika sürdü.
"Deniz arkadan biri ciy burger istedi bu adam çiy burger satan bir yerde"
"Çiy burger mi?"
"Evet neresi orası?"
"Bilmiyorum ama sanki ol buluruz"
Hemen sınıfa gidip ikimizinde çantasını aldım çiy burger neresi diye sorsam kimse cevap vermez biliyorum o yüzden şansımı ezgiden yana kullandım arkadaşları gibi değil en azından o daha iyi kalpli biri. Sağolsun yardım etti.
"Neresi olduğunu öğrendim"
"Neresiymiş?"
"Çiy burger kafe Gümüşlükte seyran tepesinin ordaymış"
"Tamam hemen gidelim"
Umarım bu sefer demire dair bir iz buluruz.
*Herkese tuhaf bana normal gelen bazı şeyler. Şimdi diceksiniz bundan bize ne haklısınız ama öyle anlatmak istedim***
1) yaprak sarma ve dolma sevmiyor olmam. Türkiye sınırları içinde bu ikisini sevmeyen yoktur herhalde ben dışında nedenini bilmiyorum ama sevmiyorum sevemiyorum yaprak sarma sevmiyorum dediğimde insanlar bana mal mısın diyorlar ne alaka?
2) iPhone telefonu hiç sevmemem ve çok kullanışsız bulmam. Bana göre hem çok gereksiz pahalı hem çok hızlı şarjı bitiyor hem de çok dayanıksız yere düşse hemen çizilir ayrıca iPhone olduğu için yedek parçaları diğer telefonlara göre iki katı pahalı o yüzden kalsın ben tercih etmiyorum.
3) makyaj yapmamam ve gereksiz bulmam. Arkadaşlar makyaj yapmak hem çok uzun sürüyor hem de makyaj malzemeleri çok pahalı ben şahsen o kadar para harcamam o ürünlere. O yüzden makyaj malzemeleri hiç satın almam Allah zaten güzel yaratmış ne gerek var bir de makyaj yapmaya.
Buraya kadar okuduysan teşekkür ederim beğenip yorum yapmayı unutmayın bir de beni sevdiyseniz lütfen takip edin canlarım.
Bölüm etkileşimi
