26. bölüm · AŞK BODRUMDA (TEODEN)

26. Bölüm

🌞 Teomanım 🌞

O son öpüşmenin ardından Teomanı beklemeden eve kaçtım ben kaçarken o da arkamdan gülüyordu. Ohoo bu her seferinde böyle beni öp derse işimiz zor.

Bütün bu yaşananları unutmak adına hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam ediyordum daha doğrusu devam etmeye çalışıyordum. Ama teoman sayesinde bu çok memnun mümkün olmuyor. Her saniye beni arayıp bu kadar darlayan nereye gitsem peşimde olan bir çocuktan bahsediyoruz.

Şuna bak bir de sabahın köründe bana mesaj atmış acil bize gel oradan okula gideriz diye of ben de gidecek miyim gerçekten oraya.

Umarım annesiyle karşılaşmam nedense o kadında bana tuhaf gelen bir şey var aynı şekilde babasında da. Üzerine formalarımı geçirip çantamı da aldığım gibi evden çıktım. Ve akkayalar'ın villasına geldim şansıma ne Şebnem ne de Hakan yoktu bu iyi haber. Kapıda Leyla ile karşılaştık sanırım acelesi vardı hemen çıktı.

Ben de salona gittim ya bu çocuk benimle dalga mı geçiyor hemen bana gel diyor kendi daha hazırlanmamış bile.

"Of sen gerçekten şaka mısın sabahın köründe beni buraya getirdin hala hazırlanmamışsın"

"Sadece gelecek misin diye test etmek istedim"

"Çok sinir bozucusun bir an önce hazırlan da gidelim artık"

"Tamam tamam bekle burada"

Ben kanepeye oturup gelmesini beklerken evin hizmetçisi gelip bir şey isteyip istemediğimi sordu. Hayır teşekkür ederim dedim. Bunun da hazırlanması ne kadar uzun sürdü ya. Salon oldukça geniş ve çok tuhaf dekore edilmişti. Mesela bu taşlar neden salonun ortasında ayrıca neden kocaman Bir zürafa var ve boynuna avize getirilmiş perdelerin leopar desenli olmasını saymıyorum bile. Ne kadar zevksiz bir seçim gerçekten zenginler çok zevksiz oluyor.

Burayı dekore edecek parayı anneme verseydi annem en güzel şekilde dekore ederdi anneme bazen kızsam gıcık olsam da iyi yönlerini de saymadan edemem hem giyim konusunda hem de dekorasyon konusunda onun elinde kimse su dökemez işte eline birazcık para geçse her şeyi halledecek de maalesef o da yok.

Kalkıp salonun ortasında dolanmaya başladı. Aile fotoğraflarının olduğu yere geldim görünürde mutlu bir aile tablosu var yersen tabii. Biraz daha bakındıktan sonra gözüne en sondaki fotoğraf geldi.

Diğerlerine göre çok küçük bir çerçeveye koyulmuştu biraz daha yakına gidip baktığımda daha Leyla ve teoman'ın küçüklüğünden kalmadı fotoğraf olduğunu gördüm.

Bir dakikaya bu fotoğraftaki arasın kardeşim diye gösterdiği çocuk değil mi? Bu gerçek mi diye tekrar tekrar baktım evet ta kendisiydi oydu. Ne yani şimdi arasın gerçekten Demir diye aradığı kişi Teoman mıymış?

Şok geçirmiş bir şekilde çerçeveye bakıyordum yanlış mı görüyorum diye gözlerimi birkaç kere ovuşturdum ama gördüğüm şeyi tamamen doğruydu. Merdivenden gelen ayak seslerini duyunca hemen telefonumu çıkarıp fotoğrafını çektim. İnanamıyorum ben bir zamanlar Teoman gerçekten arasın kardeşim diye düşünürken şu an gerçekten kardeşi olduğunu öğrendim.

Ama bu nasıl olur Bir dakika taşlar şimdi yerinde oturuyor Serhat Hakan'ın orada eğer Teoman evlatlıksa ve demir ise bunu biliyordur ama neden ortağına böyle bir şey yapsın ki neden arası oradan kaldırıp buraya getirsin bu ikisinin arasında ne var.

Eğer şimdi bunu aras'a söylersen Aras Durmaz gelip herkesten hesap sorar O yüzden şu an hiç kimseye bir şey söyleyemem en azından teoman'ın gerçekten evlatlık olup olmadığını öğrenmeden.

"E hadi Deniz kızı bana söylüyorsun sen kendin yürümüyorsun"

Şaşkın ve boş gözlerle yüzüne baktığımda o da yüzündeki ifadeyi değiştirdi.

"Ne var niye öyle bakıyorsun?"

"Hiç gidelim artık"

Hiçbir şey demeden önüne geçip hızla arabanın yanına kadar gittim. Ama bugün onun arabası ile gitmeyecektik çünkü trafiğe çıkma yasağı almış e haklı olarak tabii 16 yaşındaki birinin ehliyeti olmadığı için trafiğe de çıkarmazlar onu.

Bütün o gördüklerimi kafamda ayrı parçalar olarak tek tek birleştirmeye çalışıyorum ama hala eksik şeyler var Serhat Hakan'ın ortağıysa neden hakan'a böyle bir şey yapıyor Teoman gerçekten evlatlık mı ama Aras hastane kayıtlarında teoman'ın doğum belgesini olduğunu gördü.

Tamam bu çok saçma bir senaryo ama ya gerçekten Teoman diye biri varsa ve öldüyse Şebnem de demir olan yani Teoman olarak bildiğimiz kişiyi kendi öz oğlunun yerine koyarak herkese Teoman diye tanıttıysa. Allah'ım neyin içine düştüm ben ya zaten 2 gramlık beynim vardı o da gitti.

Birinin saçlarmla oynaması ile kendime geldim. Tabii ki de teomandı şu an saçıma dokunduğu için ona vurabilirdim ama çok başka şeyler düşünüyorum.

"Ne oldu be sana demin gayet iyiydin"

"İyiyim gidelim mi artık zaten geç kaldık"

"Tamam ya gidiyoruz azıcık sabret"

Arabaya geçip yola koyulduk okula gidene kadar acaba aras a söylesem mi diye düşünüyordum. Dur Deniz notu gönderen kişinin serhat olduğundan emin olunca söylerim ama olacaklardan korkuyorum.

Okula geldiğimizde ben direkt aras'ın yanına gittim Teoman görmeden. Notu gönderenin Servet olup olmadığına emin olduğunu sordum henüz tam emin değilim çok yakında öğreneceğim dedi o öğrenene kadar hiçbir şey söylememek en iyisi.

Bütün gün boyunca ne yapacağımı düşündüm tabii ki de bu halim teoman'ın gözünden kaçmadı ne var diye kaç kere sordu ama yok bir şey dedim değiştirdim.

Öğleden sonra Teoman ı göremedim. Lavaboya gidip elimi yüzümü yıkadım biraz kendime geldikten sonra koridora çıktım koridordaki kalabalık ve yükselen ses dikkatimi çekmişti. Ne olduğunu anlamak için diğerlerinin yanına gittim herkesin ağzında tek bir cümle vardır.

"Teoman evlatlıkmış"

Ne Bu nereden çıktı ve bunlar hepsi nereden biliyorlar bunu? Ve daha da önemlisi Teoman şu an nerede bundan haberi var mı?

Ve gerçekten evlatlık mı Aras bir şeyleri öğrendi mi? Bunların cevabını bilmiyorum ama teoman'ın bir an önce bulmam gerekiyor.

(Evet arkadaşlar yeni bölüm geldi çoğu kişi sormuş beğeni sınırı var mı diye beğeni sınırı yok arkadaşlar diğer yazarlar gibi sınır koymuyorum zaten koyarsak bir anlamı kalmaz okuduğumuz kitabın ama beğenip yorum yaparsanız çok mutlu olurum iyi okumalar)