3. Bölüm

Vaveyla Yazarı: ✨ valeriya ✨

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: 3. Bölüm

****Arkadaşlar şimdi şöyle ki ben diziye göre biraz da ilerliyorum yani oradaki Teoman karakteriyle biraz benzetmek istiyorum kendi karakterimi O yüzden bu kitapta zorbalık ve sınıf farkından dolayı aşağılama biraz fazla olacak yani Teoman ve Deniz'in romantik sahneleri hemen gelmeyecek zaten benim diğer kitaplarımı okuduysanız her zaman toksik ilişkili çiftler yaptığını biliyorsunuzdur ona göre lütfen beni linçlemeyin hepinize iyi okumalar****

Okuldaki ilk günüme Bir de beden dersini eklemişler benim ilk gün olduğu için ve ders programım olmadığı için tabii ki de yanıma beden kıyafetlerimi getirmedim. Ama ne yapabilirim ki ben bunu nereden bilebilirdim ki.

Herkes giyinmiş bir şekilde spor salonunda hocayı beklerken takılıyordu etrafta ben ise üzerimde okul üniforması ile spor salonunun kenarındaki tribünlerin orada oturmuştum.

Bana olan tuhaf bakışlar hala devam ediyordu. Ne bakıyorsunuz anlamıyorum ki sizin dünyanızdan değilim diye mi bu bakışlar. Bu arada Aras da benimle farklı bir durumda değil o da çocuk esirgemeden bu okula geldiği için oldukça dışlanıyor ve zorlanıyor. Zaten o da benim gibi bütün herkesten ayrı bir şekilde tribünlerin olduğu tarafta oturmuştu.

Oturduğum yerden kalkıp spor salonunun başından sonuna kadar bir tur atmak istedim daha spor salonunun yarısına gelmeden erkeklerin oynadığı taraftan bir basketbol topu gelip dizime çarptı. Ben yerdeki basketbol topuna bakarken kimin attığını az çok tahmin etmiştim Teoman geri zekalısı.

Zaten bunu öğrenmem fazla uzun sürmedi çünkü sırıtarak bana bakıyordu.

"Topu gönder deniz kızı"

Deniz kızı öyle mi ben sana gösteririm deniz kızını.
Topu elime alıp önce ona sonra topa baktım daha sonra da topu spor salonunun giriş kapısına doğru fırlattım.

"Topun orada gider kendin alırsın"

Bu iddialı hareketime karşılık kimse cevap vermedi herkes şaşkın gözlerle bize bakıyordu sanırım bu okulda ona çok baş kaldıran yoktu. Yanına iki yalakasını da alıp dibime kadar geldi göz göze geldiğimizde aramızdaki boy farkının ne kadar olduğunu daha çok anlayabilme şansım oldu. Boyum 1.70 olmasına rağmen yanında çok kısa kalıyordum.

"İlk günden canın sıkılsın istemezsin herhalde"

"Canımı sıksana ya benim"

"Bak deniz kızı bence benimle uğraşmak istemezsin çünkü bundan önce kim yapmaya kalktıysa önümde diz çökmek zorunda kaldı"

"Olabilir bak çünkü bu beyinle ayakkabı bağcıklarını bağlayamayacağını anladıkları için sana yardım etmek için biz çökmüşlerdir"

Söylediklerim onun canını yakıyor mu diye suratına baktım hayır hiçbir şekilde yüzünde bir mimik bile kıpırdamadı aksine pişmiş kelle gibi sırıtıyordu.

"Bu cesaret sana fazla birazını ben alırım ama"

"Öyle mi ne yapacaksın"

"Sadece arkanda değil her tarafını kollamanı tavsiye ederim"

"Ne demek bu?"

"Ne demek olduğunu zamanla anlarsın"

Son sözlerini söyleyip gitti spor salonunda yankılanan sözleri dışında pek bir şey kalmamıştı. O gittikten sonra zaten beden eğitimi hocası da geldi herkesi tek sıra halinde dizdiğinde gözleri bana kaydı.

"Senin beden kıyafetlerin nerede?"

"Şey hocam ben yeniyim de ders programından haberim yoktu o yüzden getiremedim ama bir dahaki derse mutlaka getiririm"

"Bu şekilde derse katılamazsın tribünlerin orada bekleyebilirsin"

"Peki"

Zaten buradaki yarım akıllılarla birlikte beden dersine katılmak gibi bir niyetim yok. Tekrar eski yerime dönüp oturduğumda bu sefer ne yaptıklarını incelemeye başladım. Kızlar voleybol oynuyor erkekler ise basketbol oynuyordu tabii ki de basketbol'u teoman'ın kurallarına göre oynuyorlardı top neredeyse sürekli onun ellerindeydi.

O faul yapsa sayılmıyordu ama başkası en ufak bir yanlışta hemen oyun dışı ediliyordu. Yazık çok yazık kendi kurduğu bu hayal dünyasının içinde mutlu olduğunu düşünerekten yaşamaya devam ediyor ama gerçek hayatın acımasızlığını öğrendikten sonra eminim ki bu mutluluğu kısa sürecek.

Okul bittikten sonra eve dönerken bahçe kapısının girişindeki masada oturan Ali yi gördüm. Yanına gittim sanırım bir süredir burada.

"Ablacığım"

Bir şey demedi sadece yüzüme bakıp sonra tekrar önüne döndü.

"Annem yok mu?

"Yok"

Belli oldu çocuk kapıda kalmış.

"Acıktın mı?"

Evet anlamında başını aşağı yukarı salladı biraz annelik yap artık lütfen hiç değilse Aliye.

"Hadi gel bakalım sana köfte patates yapayım en sevdiğin"

"Yaşasın"

Kardeşimin elinden tutup içeriye götürdüm eşyaları bırakıp üzerimi değiştirdikten sonra yemek yaptım yemek yapıp Ali'ye yemek yedirene kadar zaten annem çoktan gelmişti. Suratını göresim bile yok bu saatlere kadar nerede çocukları ne halde umurunda bile değil madem bizimle ilgilenmeyeceksin doğurup doğurup sokağa atma o zaman hadi ben başımın çaresine bakarım bu küçücük çocuğun ne günahı var.

Bir de geldiği gibi bana söylenmeye başlıyor deli oluyorum derin bir sabır çekerek masayı hazırlamaya başladım babam birazdan gelir Ali olmazsa bu evde bir saniye durmam ya neyse.

Sabah erken saatlerde tekrar okula gidiyorum bu sefer okul bahçesinde aras'la karşılaşıyorum daha doğrusu çarpışıyorum eşyaları yere saçıldığı için toplamasında yardımcı oluyorum ama eşyalarının arasında en çok şaşırdığım şey ise eski model daha kullanılmayan bir telefonun olması.

"Sakın bunu ben kullanıyorum deme"

"Boş ver ya"

Telefonu hızla elimden çekip aldı sonra da okula doğru ilerledi bu çocuk da bir tuhaflık var ama ne.

Tekrar okula girdiğimde koridorun ortasında gelen büyük kavga seslerini duydum gittiğimde Aras ve Teoman birbirinin yakasına yapışmış kavga ediyorlardı kimse de araya girip bunları ayırmıyordu ben de bağırarak araya girdim ikisini de bir tarafa doğru ittirdim arasın kolundan tutup gitmemesi için çekiştirdim.

"Ya ne yapıyorsunuz siz?"

"Sen karışma deniz kızı bu benimle Aras arasında"

"Ya yürü git sen herkese saldırmadan duramıyor musun"

Geldi yine bunun yalakası Kutay.

"Sen karışma bak çok fena olur"

"Sen bir çekil be yalaka"

"Bak benimle düzgün konuş sonra fena olur"

"Allah Allah ne yaparsın sen sahibine izin vermeden ısırabiliyor musun çekilin gidin buradan"

"Sana da sıra gelecek bekle sen"

Arası zar zor sakinleştirip sınıfa götürdüm bu çocuklar bundan ne istiyor bu zavallı yetim çocuktan.

"Ne istiyorlar senden?"

"Teoman baş belasıdır boş yere bulaşır herkese Bir nedeni yok"

"Onu fark ettim ama seninle ayrı bir derdi var gibi duruyor"

"Bu saatten sonra seninle de olacak dikkat etsen iyi olur"

"O bana hiçbir şey yapamaz"

Onu elime geçirirsem yapacağımı iyi biliyorum zaten geldiğim günden beridir gıcık oluyorum babasının parasıyla herkese zorbalık yapabileceğini düşünüyor zavallı. Benim için ayrılan dolaba gittim eşyalarımı dün yerleştirmiştim ders kitabımı almak için dolabın yanına gittiğimde ise kilidinin kırıldığını fark ettim.

Açıp baktığımda ise en üstte bir not bırakılmıştı.

"Bunu sen istedin deniz kızı bundan sonra yapacaklarımdan kork istersen"

Etrafıma bakındım koridorun sonunda yalakalarıyla beraber Durmuş bana bakıyordu bu seferki bakışları tamamen koyu gölgelerle donatılmıştı. Senden korkmuyorum elinden geleni yap.

Zaten korkmadığımı da iyice belli etmek için notu yırtıp çöpe attım hadi bakalım ne yapabilirsin ki bana en fazla.

Tekrar sınıfa döndüğümde kapıdan girer girmez başımdan aşağıya bir kova su döküldü ben daha ne olduğunu anlamadan arkamdan birileri kolumdan tutup beni yere doğru ittirdi itmenin şiddeti ile birlikte yere düşüp dizlerimi tamamen çizdim çizilmenin etkisiyle ıslak fayanslar kan olmuştu. Tabii ayaklarının dibine düştüğüm kişinin kim olduğunu tahmin edebiliyorum Teoman.

Kafamı kaldırıp tamamen bana bakan koyu gözlerinin içine dik dik baktım.

"Ben sana önümde diz çökeceksin dedim"

"Ben senin önünde diz çökmem sen zaten kimseyi diz çöktüremezsin ancak yalakalarınla beraber zorbalık yaparsın"

"Şu zavallı halinle bile hala bana da laf yetiştiriyorsun"

"Sana acıyorum sadece babanın parası olduğu için ciddiye almıyorsun kendin olduğun için değil"

Oturduğum yerden sessizce kalktım yerdeki ıslak fayanslara ve kana baktım hiç umurumda olmadı çantamı aldığım gibi eve doğru yola koyuldum bu ıslak halimle burada duramazdım bu bardağı taşıran son damlaydı Teoman Akkaya bundan sonra sana tahammülüm yok sabır da yok elinden geleni ardına koyma.

Eve gelene kadar güneşin etkisiyle ıslak kıyafetlerin kurumuştu ama dizlerimdeki fayans kesikleri şu an ağrımaya başlamıştı.

Kapıyı açtım neyse ki evde kimse yok yoksa bu halimi sormak zorunda kalırlardı. Ben de bir saat onlara dert anlatmak zorunda kalırdım. Üstündeki kıyafetleri değiştirip bacağıma pansuman yaptım of nasıl da ağrıyor ya.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

958okunma 63beğeni 6yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18