5. bölüm / 6
00:00Bölüm 5: Beşinci Kişi
Bölümler 6Şu an: Bölüm 5: Beşinci Kişi
Lina, telefon ekranındaki mesaja bakmaya devam etti.
“İpucu: Onu zaten tanıyorsun.”
Mesajın altında başka hiçbir şey yoktu.
Ne bir isim.
Ne bir fotoğraf.
Ne de açıklama.
Sadece o cümle.
Lina telefonu yavaşça indirdi.
Koridordaki sessizlik artık eskisinden daha ağırdı.
Mira kollarını göğsünde birleştirdi.
“Ben bir şey anlamadım.”
Nehir:
“Beşinci kişi bizi tanıyor.”
Mira başını salladı.
“Bunu anladım.”
“Peki kim olabilir?”
“Onu da anlamadım.”
Lina düşünüyordu.
Dört kişiydiler.
Kendisi.
Mira.
Nehir.
Arda.
Mesajı gönderen kişi ise beşinci kişiden bahsediyordu.
Ama “onu zaten tanıyorsun” demişti.
Bu, beşinci kişinin onların çevresinden biri olduğu anlamına gelebilirdi.
Lina'nın aklına sınıftaki arkadaşları geldi.
Öğretmenler.
Komşuları.
Eski okuldan tanıdığı insanlar.
Ama hiçbiri mantıklı gelmiyordu.
Sonra başka bir ihtimal düşündü.
Belki beşinci kişi onları şimdi tanımıyordu.
Belki geçmişten biriydi.
Lina'nın gözleri Arda'ya kaydı.
“Sen bu mesajı bekliyor muydun?”
Arda başını kaldırdı.
“Hayır.”
“Yalan söylüyorsun.”
Mira ve Nehir Lina'ya baktı.
Arda birkaç saniye sessiz kaldı.
“Bunu nereden çıkardın?”
Lina cevap vermedi.
Arda'nın yüzünü izliyordu.
İnsanlar yalan söylediğinde her zaman gözlerini kaçırmaz.
Bazen tam tersini yaparlar.
Karşındaki kişinin gözlerine fazla uzun bakarlar çünkü doğru söylüyormuş gibi görünmek isterler.
Lina bunu daha önce birçok kez fark etmişti.
Arda da aynısını yapıyordu.
“Mesajı görünce şaşırmadın,” dedi Lina.
Arda'nın yüzü ciddileşti.
“Çünkü bunun olabileceğini biliyordum.”
Mira:
“Harika. Bunu neden daha önce söylemedin?”
“Çünkü size söylemem gereken daha önemli şeyler vardı.”
Nehir:
“Mesela?”
Arda cevap vermedi.
Lina:
“2018.”
Arda başını kaldırdı.
“Ne?”
“Fotoğraf.”
Arda sustu.
Lina devam etti:
“Üzerindeki tarih 2018. Ama fotoğraftaki kızlar bize benziyor. Sonra üzerinde 00.00 yazısı var. Şimdi de beşinci kişiden bahsediliyor.”
Arda'nın yüzündeki ifade değişti.
Lina bunu fark etti.
“Sen 2018'de ne olduğunu biliyorsun.”
Arda birkaç saniye sonra konuştu.
“Bazı şeyleri.”
“Ne gibi?”
“Okul kapatılmadan önce burada bir olay oldu.”
Mira:
“Nasıl bir olay?”
Arda başını iki yana salladı.
“Bunu anlatamam.”
Mira şaşkınlıkla:
“Neden?”
“Çünkü ben bile tamamını bilmiyorum.”
Lina:
“Bildiğin kısmını anlat.”
Arda duvara yaslandı.
“2018'de okulda beş öğrenci vardı.”
Nehir hemen:
“Beş mi?”
“Evet.”
“Fotoğrafta üç kız var.”
“Fotoğrafta sadece üçü görünüyor.”
Lina'nın aklına bir şey geldi.
“Diğer ikisi kim?”
Arda:
“Birisi bendim.”
Lina'nın gözleri büyüdü.
Mira:
“Diğeri?”
Arda sustu.
Koridordaki sessizlik birkaç saniye daha devam etti.
Sonunda Arda:
“Diğerini bulamadılar.”
Mira'nın yüzündeki ifade değişti.
“Ne demek bulamadılar?”
“Okulun kapatıldığı gün kayboldu.”
Nehir:
“Polis?”
“Arandı.”
“Bulundu mu?”
Arda başını salladı.
“Hayır.”
Lina'nın zihninde bir şeyler yerine oturmaya başladı.
Beşinci kişi.
Kaybolan öğrenci.
2018.
00.00.
Eski okul.
Hepsi birbirine bağlanıyordu.
Ama bir şey hâlâ mantıksızdı.
Lina yavaşça sordu:
“Adı neydi?”
Arda cevap vermedi.
“Arda.”
“Lina, bunu bilmen gerekmiyor.”
“Tam tersine.”
Lina'nın sesi ilk kez sertleşmişti.
“Beni buraya birileri çağırıyor. Benim fotoğrafım burada. Benim adım mesajlarda geçiyor. Ve sen hâlâ bana bilmem gerekenleri söylemiyorsun.”
Arda başını eğdi.
Sonra:
“Adı Deniz'di.”
Lina bu ismi duyduğu anda dondu.
Deniz.
Bu isim ona tanıdık gelmişti.
Ama nereden?
Gözlerini kapattı.
Bir sınıf.
Bir masa.
Bir defter.
Bir kızın kahkahası.
Lina'nın zihninde bulanık bir görüntü oluştu.
Küçük bir kız.
Uzun saçları vardı.
Elinde kırmızı bir kalem tutuyordu.
Lina onunla konuşuyordu.
Ama yüzünü göremiyordu.
Lina gözlerini açtı.
“Ben onu tanıyordum.”
Arda'nın yüzü değişti.
“Ne?”
“Deniz'i.”
“Hayır.”
“Tanıyordum.”
“Lina, sen onu tanıyamazdın.”
“Tanıyordum!”
Sesi koridorda yankılandı.
Üçü de sustu.
Lina birkaç saniye sonra daha sakin bir sesle:
“Hatırlayamıyorum. Ama tanıyordum.”
Arda'nın yüzündeki şaşkınlık giderek korkuya dönüştü.
Lina bunu gördü.
“Sen biliyorsun.”
Arda:
“Hayır.”
“Biliyorsun.”
“Lina...”
“Ben Deniz'i nereden tanıyorum?”
Arda cevap vermedi.
Nehir araya girdi.
“Arda, söyle.”
Arda gözlerini kapattı.
Sonra yavaşça:
“Deniz senin sınıfındaydı.”
Lina'nın kalbi hızlandı.
Mira:
“Lina'nın sınıfında mı?”
“Evet.”
“Peki neden hatırlamıyor?”
Arda cevap vermeden önce koridorun ışığı bir anda yandı.
Üçü de irkildi.
Eski okulun lambaları titreyerek yanıyordu.
Bir.
İki.
Üç.
Sonra koridor tamamen aydınlandı.
Lina gözlerini kısmak zorunda kaldı.
Duvarlar, kapılar ve eski panolar artık daha net görünüyordu.
Ve tam karşılarında bir sınıf vardı.
Kapısının üzerinde:
7-B
yazıyordu.
Lina yavaşça o kapıya yaklaştı.
Kapı açıktı.
İçeri girdi.
Sınıfın sıraları hâlâ yerindeydi.
Tahtanın üzerinde silinmemiş birkaç kelime vardı.
Lina tahtaya yaklaştı.
Yazı çok eskiydi.
Ama bir cümle net şekilde okunuyordu:
“Lina, unutma.”
Lina olduğu yerde kaldı.
Mira:
“Bu senin adın.”
Lina başını salladı.
“Biliyorum.”
Nehir tahtaya yaklaştı.
“Bunu kim yazdı?”
Lina yazıya baktı.
El yazısını tanıyordu.
Bir anda zihninde küçük bir görüntü belirdi.
Kırmızı kalem.
Bir kızın eli.
Ve bir ses:
“Bunu unutma, Lina.”
Lina'nın başı ağrımaya başladı.
Geri çekildi.
“Ben buradaydım.”
Arda kapının yanında durmuştu.
“Evet.”
“Deniz de buradaydı.”
“Evet.”
“Ve sonra kayboldu.”
Arda başını eğdi.
“Evet.”
Lina tekrar tahtaya baktı.
“Peki neden kimse bana ondan bahsetmedi?”
Arda cevap vermedi.
Lina ona döndü.
“Arda.”
Arda:
“Çünkü sen de o gece kayboldun.”
O an sınıftaki hava değişti.
Mira:
“Ne?”
Nehir:
“Bu nasıl mümkün?”
Lina hiçbir şey söylemedi.
Çünkü zihninin derinliklerinde bir kapı açılmış gibiydi.
Ve o kapının arkasında tek bir görüntü vardı:
Karanlık bir koridor.
Saat:
00.00
Deniz'in sesi:
“Lina, sakın kapıyı açma.”
Lina gözlerini açtı.
Sınıfta olduğunu unutmuştu.
Nehir omzuna dokundu.
“İyi misin?”
Lina cevap vermedi.
Çünkü sınıfın arka tarafındaki dolabı fark etmişti.
Dolabın üzerinde aynı işaret vardı.
L.
Ama bu kez işaretin altında başka bir şey yazıyordu:
“İKİNCİ KAPI.”
Lina dolaba doğru yürüdü.
Arda bir anda:
“Dur!”
Lina ona baktı.
“Neden?”
Arda'nın sesi titriyordu.
“Çünkü o kapının arkasında Deniz'i bulamayacaksın.”
Lina:
“O zaman ne bulacağım?”
Arda cevap vermedi.
Tam o sırada sınıftaki eski duvar saati çalışmaya başladı.
Saatin akrebi ve yelkovanı hareket etti.
Tik.
Tak.
Tik.
Tak.
Sonra saat tam olarak...
00.00'da durdu.
Dolabın içinden bir ses geldi.
Üçü de dolaba baktı.
Tak.
Bir kez daha.
Sanki içeriden biri...
kapıya vuruyordu.
Bölüm etkileşimi
