2. bölüm / 6
00:00Bölüm 2: Eski Okul
Bölümler 6Şu an: Bölüm 2: Eski Okul
Lina evden çıktığında saat 23.58'di.
Kapıyı sessizce kapattıktan sonra birkaç saniye olduğu yerde durdu. Apartmanın merdiven boşluğu her zamankinden daha karanlık görünüyordu. Üst kattaki lambanın biri yanıp sönüyor, duvarlara soluk bir ışık vuruyordu.
Telefonunu cebinden çıkardı.
Ekranda hâlâ aynı mesaj duruyordu.
“Aferin.”
Lina mesajın üzerine uzun uzun baktı.
Sonra ekranı kapattı.
İçinden bir ses geri dönmesini söylüyordu.
Başka bir ses ise bu mesajı gönderen kişinin tam olarak bunu beklediğini düşünüyordu.
Korktuğu için geri dönmesini.
Lina merdivenlerden inmeye başladı.
Birinci kata geldiğinde durdu.
Aşağıdan bir ses gelmişti.
Ayak sesi.
Lina nefesini tuttu.
Ses birkaç saniye sonra kesildi.
Merdiven boşluğuna baktı.
Kimse yoktu.
“Saçmalama,” diye fısıldadı kendi kendine.
Ama yine de birkaç saniye daha bekledi.
Sonra aşağı indi.
Apartmandan çıktığında soğuk hava yüzüne çarptı. Hava gündüzden çok daha serindi. Sokak neredeyse tamamen boştu.
Mira ile Nehir, sokağın köşesinde onu bekliyordu.
Mira Lina'yı görür görmez ellerini iki yana açtı.
“Sen gerçekten geldin!”
Lina kaşlarını kaldırdı.
“Beni siz çağırdınız.”
“Hayır, seni o bilinmeyen numara çağırdı,” dedi Mira. “Biz ise seni durdurmaya çalıştık.”
Nehir, Mira'nın yanına geldi.
“Bence hâlâ geri dönebiliriz.”
Lina ikisine baktı.
“İkiniz de gelmek zorunda değildiniz.”
Mira hemen karşı çıktı.
“Tabii ki gelecektik.”
“Ben gelmesem sen tek başına gidecektin,” diye ekledi Nehir.
Lina cevap vermedi.
Çünkü Nehir haklıydı.
Üçü bir süre sessiz kaldı.
Sonunda Mira ellerini cebine soktu.
“Tamam. Şimdi ciddi bir soru.”
Lina ona baktı.
“Ne?”
“Bizi kim takip ediyor olabilir?”
“Bilmiyorum.”
“Peki bizi nereden tanıyor?”
“Onu da bilmiyorum.”
“Peki neden eski okul?”
Lina bu kez cevap vermedi.
Çünkü bu sorunun cevabını kendisi de merak ediyordu.
Eski okul...
Lina o binayı yıllardır düşünmemişti.
Çocukken birkaç yılını orada geçirmişti. Sonra okul kapanmış, öğrenciler başka okullara dağıtılmıştı.
Ama okulun kapanmasıyla ilgili anlatılan hikâyeler hiçbir zaman tam olarak mantıklı gelmemişti.
Resmî olarak binanın güvenli olmadığı söylenmişti.
Elektrik sistemi eskiydi.
Bazı bölümlerde çatlaklar vardı.
Tadilat yapılması planlanıyordu.
Sonra plan iptal edilmişti.
Bina öylece bırakılmıştı.
Ama Lina'nın hatırladığı başka bir şey daha vardı.
Okul kapatılmadan birkaç hafta önce öğretmenlerden biri onlara sınıftan çıkmamalarını söylemişti.
Nedenini hiç açıklamamıştı.
O gün bütün koridorlarda garip bir sessizlik vardı.
Ve o gece...
Lina ilk kez eski okulun bodrumundan gelen sesi duymuştu.
Metal bir şeyin yere sürtünmesine benzeyen bir ses.
O zamanlar bunun ne olduğunu hiç öğrenememişti.
Belki de yıllar sonra gelen bu mesajın nedeni buydu.
Belki birileri eski okulda hâlâ bir şey arıyordu.
Üçü yürümeye başladı.
Sokak lambaları aralıklarla yanıyordu.
Mira sessizliği bozdu.
“Bu arada bir şey söylemem lazım.”
Nehir ona baktı.
“Ne?”
“Ben korkuyorum.”
Lina istemsizce gülümsedi.
“Sen mi?”
“Evet, ben. Cesur görünmek başka, korkmamak başka.”
Nehir hafifçe güldü.
“Bunu senden duymak güzel.”
“Ben sadece gerçekleri söylüyorum.”
Bir süre daha yürüdüler.
Sonra Lina durdu.
Mira ve Nehir de durdu.
“Ne oldu?” diye sordu Nehir.
Lina arkasına baktı.
Sokağın başında kimse yoktu.
Ama bir şey dikkatini çekmişti.
Karşı kaldırımda, az önce orada olmayan bir bisiklet vardı.
Eski, siyah bir bisiklet.
Duvara yaslanmıştı.
Lina birkaç saniye bisiklete baktı.
Mira:
“Ne var?”
“Hiç.”
Yürümeye devam ettiler.
Fakat Lina'nın aklı bisiklette kalmıştı.
Ben ayrıntıları unutmadığımı biliyorum.
O bisiklet orada değildi.
Bundan emindim.
Eski okulun bulunduğu sokağa girdiklerinde üçü de sustu.
Bina uzaktan bile ürkütücü görünüyordu.
Dört katlı, eski bir okul binasıydı.
Pencerelerin çoğu karanlıktı.
Bahçenin etrafındaki demir çitlerin bazı yerleri paslanmıştı. Kapının üzerinde okulun adı hâlâ okunabiliyordu ama harflerin bir kısmı dökülmüştü.
Mira yavaşça:
“Burası gündüz bile kötü görünüyor.”
Nehir çitin arkasına baktı.
“Kapı kilitli.”
Lina kapıya doğru yürüdü.
“Zaten açılacağını düşünmüyordum.”
“Ne yapacağız?” diye sordu Mira.
Lina cevap vermeden kapının kilidine baktı.
Paslanmıştı.
Ama...
Lina eğildi.
Kilidin üzerinde yeni bir çizik vardı.
Parmağını yaklaştırdı fakat dokunmadı.
Çiziklerin kenarları hâlâ parlaktı.
Yeni.
“Biri burayı yakın zamanda açmış,” dedi.
Mira'nın yüzündeki ifade değişti.
“Emin misin?”
“Evet.”
Nehir telefonunun ışığını açtı.
“Buraya bak.”
Çitin hemen yanında, çamurun üzerinde ayak izleri vardı.
Birden fazla.
Lina çömeldi.
İzlere baktı.
Ayakkabı izlerinden biri bahçeye doğru gidiyordu.
Diğeri ise okuldan dışarı çıkıyordu.
Lina kaşlarını çattı.
“Biri buraya girmiş.”
Mira:
“Belki mesajı atan kişi.”
“Belki.”
Nehir:
“Peki neden hâlâ burada değil?”
Lina cevap vermedi.
Çünkü aklına daha kötü bir ihtimal gelmişti.
Belki kişi hâlâ içerideydi.
Lina ayağa kalktı.
“Gidelim.”
Mira şaşırdı.
“İçeri mi?”
Lina başını salladı.
“Evet.”
“Lina!”
“Buraya kadar geldik.”
Nehir birkaç saniye düşündü.
Sonra:
“Tamam. Ama birlikte kalacağız.”
Mira iç çekti.
“Bunu hayatımın en kötü fikri olarak kayda geçiriyorum.”
Lina çitin kapısına yaklaştı.
Kilidi tekrar inceledi.
Sonra eliyle kapıyı hafifçe itti.
Kapı açıldı.
Üçü birden dondu.
Mira fısıldadı:
“Kilidi açmadık.”
Lina kapıya baktı.
“Zaten kilitli değilmiş.”
Nehir:
“Az önce kilitli demiştin.”
“Evet.”
Lina'nın sesi alçaldı.
“Ve şimdi değil.”
Üçü birbirine baktı.
Kimse konuşmadı.
Sonunda Lina ilk adımı attı.
Bahçeye girdiler.
Eski okulun ön kapısına kadar yürüdüler.
Kapı kapalıydı.
Lina kolu aşağı indirdi.
Kapı açıldı.
İçeriden soğuk bir hava geldi.
Koridor tamamen karanlıktı.
Mira Lina'nın koluna tutundu.
“Bence bu noktada eve dönmemiz gerekiyor.”
Lina fısıldadı:
“Ben de öyle düşünüyorum.”
Mira şaşırdı.
“Gerçekten mi?”
Lina başını salladı.
“Evet.”
Sonra telefonunu çıkardı.
Ekrana baktı.
Saat:
00.00
Telefon titredi.
Üçü de ekrana baktı.
Yeni mesaj.
Bilinmeyen Numara.
Lina mesajı açtı.
Tek bir cümle vardı:
“Artık kapıyı kapatabilirsiniz.”
Lina'nın yüzü bembeyaz oldu.
Mira:
“Ne demek bu?”
Lina yavaşça arkasına baktı.
Az önce açık olan okul kapısı...
kendiliğinden kapanıyordu.
Kapı ağır ağır hareket etti.
Gıcırdayarak kapandı.
Sonra...
Kilit sesi duyuldu.
Üçü de hareketsiz kaldı.
Nehir telefonunu kaldırdı.
“Lina...”
“Ne?”
Nehir koridorun karanlığına bakıyordu.
“Bizden başka biri daha var.”
Lina başını çevirdi.
Koridorun sonundaki karanlıkta küçük bir ışık yanıyordu.
Bir telefon ekranı.
Ve ekranın ışığının hemen arkasında...
Bir insan silueti duruyordu.
Bölüm etkileşimi
