00:00 kitap kapağı

3. bölüm / 6

00:00

Bölüm 3: Koridorun Sonundaki Işık

Vaveyla Yazarı: Nazlı Can

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Bölüm 3: Koridorun Sonundaki Işık

Kimse konuşmuyordu.

Koridorun sonunda duran telefon ekranı, karanlığın içinde küçücük bir ışık gibi görünüyordu.

Lina gözlerini kırpmadan o noktaya baktı.

Siluet hareket etmiyordu.

Sadece duruyordu.

Mira'nın eli hâlâ Lina'nın kolundaydı.

“Lina...” diye fısıldadı.

Lina cevap vermedi.

Nehir telefonunun ışığını açmak üzereydi ki Lina elini kaldırıp onu durdurdu.

“Yakma.”

“Neden?”

“Bizi daha kolay görür.”

Mira'nın eli Lina'nın kolunu biraz daha sıkı tuttu.

“Bence bizi zaten görüyor.”

Lina haklı olabileceğini düşündü.

Karanlığın içindeki kişi hâlâ telefonuna bakıyordu.

Sonra telefon ekranı söndü.

Siluet de karanlığın içinde kayboldu.

Mira irkildi.

“Gitti.”

Lina başını hafifçe yana çevirdi.

“Hayır.”

“Nereden biliyorsun?”

“Çünkü ayak sesi duymadım.”

Üçü de sessizleşti.

Lina'nın söylediği şey doğruydu.

Eğer kişi oradan uzaklaşmış olsaydı en azından bir ses çıkması gerekirdi.

Koridorun zemini eski ahşaptandı. Birinin birkaç adım atması bile duyulurdu.

Ama hiçbir şey olmamıştı.

Lina yavaşça öne doğru bir adım attı.

Nehir hemen:

“Lina, bekle.”

Lina durdu.

“Ne?”

“Birlikte gidelim.”

Lina başını salladı.

Üçü yan yana yürümeye başladı.

Ayak sesleri koridorda yankılanıyordu.

Tak.

Tak.

Tak.

Koridorun duvarlarında eski öğrenci fotoğrafları asılıydı.

Lina telefonunun ışığını hafifçe kaldırdı.

Fotoğrafların çoğunun camı tozlanmıştı.

Bazılarının köşeleri kıvrılmıştı.

Bir fotoğrafın altında tarih vardı:

2018

Lina durdu.

Fotoğraftaki öğrencilerden biri tanıdık gelmişti.

Kaşlarını çattı.

Mira:

“Ne oldu?”

“Hiç.”

Lina tekrar baktı.

Hayır.

Yanılmış olmalıydı.

Fotoğrafta yıllar önce bu okulda okuyan öğrenciler vardı.

Hepsi gülümsüyordu.

Ama en arka sırada duran bir kızın yüzü diğerlerinden farklıydı.

Sanki fotoğraf çekilirken kameraya bakmamıştı.

Başını hafifçe yana çevirmişti.

Lina fotoğrafa biraz daha yaklaştı.

“Lina?”

“Bir dakika.”

Camın altındaki küçük yazıya baktı.

7-B sınıfı.

Nehir de fotoğrafa yaklaştı.

“Tanıdığın biri mi?”

Lina cevap vermeden önce bir ayrıntı daha fark etti.

Fotoğrafın sağ alt köşesinde kalemle yazılmış küçük bir sayı vardı:

00.00

Lina'nın kalbi hızlandı.

“Bunu görüyor musunuz?”

Mira gözlerini kıstı.

“Ne yazıyor?”

Lina fotoğrafı gösterdi.

Mira birkaç saniye baktı.

“00.00.”

Nehir'in yüzündeki ifade değişti.

“Bu bir tesadüf olamaz.”

Lina fotoğrafı dikkatlice inceledi.

Sayıların üzerine sonradan yazılmış gibiydi.

Mürekkep eskimişti.

Yani bu yazı yeni değildi.

Biri bunu yıllar önce yazmıştı.

Lina'nın aklına tek bir soru geldi.

Neden?

Tam o sırada üst kattan bir ses geldi.

Üçü birden başını kaldırdı.

Güm.

Mira irkildi.

“Bu neydi?”

Nehir:

“Üst katta bir şey düştü.”

Lina merdivenlere baktı.

Merdivenlerin başı karanlıktı.

“Oraya çıkacağız.”

Mira hemen:

“Hayır.”

Lina ona döndü.

“Ne?”

“Kesinlikle hayır.”

“Mesajı atan kişi burada.”

“İşte tam olarak bu yüzden hayır!”

Lina birkaç saniye düşündü.

Mira'nın korktuğunu biliyordu.

Aslında kendisi de korkuyordu.

Ama korkudan daha güçlü olan başka bir şey vardı.

Merak.

Ve cevap bulma isteği.

Lina merdivenlere doğru ilerledi.

Nehir peşinden geldi.

Mira birkaç saniye geride kaldıktan sonra:

“Beni burada bırakmayacaksınız, değil mi?”

Lina:

“Hayır.”

Mira derin bir nefes aldı.

“Tamam. Ama başımıza bir şey gelirse bu fikrin sahibinin sen olduğunu söyleyeceğim.”

“Tamam.”

Üçü merdivenleri çıkmaya başladı.

İlk basamak gıcırdadı.

İkinci basamak da.

Üçüncüde Lina durdu.

Merdivenin duvarında küçük bir çizik vardı.

Dikkatlice baktı.

Bir harf.

L.

Lina'nın parmakları hafifçe gerildi.

Mira:

“Ne oldu?”

Lina başını salladı.

“Hiçbir şey.”

Ama bu kez gerçekten bir şey vardı.

Çünkü o harfi daha önce görmüştü.

Çocukken.

Eski okulda.

Yıllar önce.

Bir gün öğretmenleri sınıftan çıkardığında, Lina koridorda beklerken aynı harfi bir kapının üzerinde görmüştü.

O zaman anlam verememişti.

Şimdi ise aynı harf tekrar karşısındaydı.

L.

Lina'nın içinden bir düşünce geçti:

Bu okulda benim bilmediğim bir şey var.

Ve biri benim onu bulmamı istiyor.

İkinci kata çıktılar.

Koridor birinci kattan daha karanlıktı.

Burada pencerelerin çoğu tahtalarla kapatılmıştı.

Telefon ışıklarıyla ilerlediler.

Sonunda bir sınıfın kapısının önünde durdular.

Kapı aralıktı.

İçeriden hafif bir ışık geliyordu.

Mira fısıldadı:

“İçeride biri var.”

Lina kapıya yaklaştı.

Nehir onun yanında durdu.

Lina elini kapının kenarına koydu.

Bir saniye bekledi.

Sonra kapıyı yavaşça açtı.

Sınıf boştu.

Ama öğretmen masasının üzerinde bir telefon duruyordu.

Ekranı açıktı.

Mira:

“Bu...”

Lina masaya yaklaştı.

Telefonun ekranında tek bir uygulama açıktı.

Notlar.

Notların içinde yalnızca bir cümle vardı:

“Lina geldi.”

Lina'nın nefesi kesildi.

Nehir hemen telefonuna baktı.

“Bu telefonu kim bıraktı?”

Lina telefonu eline almadı.

Çünkü masanın üzerinde başka bir şey fark etmişti.

Eski bir fotoğraf.

Fotoğrafı yavaşça aldı.

Üç kız vardı.

Biri Mira'ya benziyordu.

Biri Nehir'e.

Ortadaki kız ise...

Lina'ydı.

Lina fotoğrafa bakakaldı.

“Bu imkânsız.”

Mira fotoğrafı onun elinden aldı.

“Bu sensin.”

Nehir:

“Fotoğraf eski.”

Lina başını salladı.

“Ben bu fotoğrafı hiç görmedim.”

Mira fotoğrafın arkasını çevirdi.

Arkada tarih yazıyordu.

12 Ekim 2018

Ve altında küçük bir not:

“Üçü tekrar bir araya geldiğinde kapı açılacak.”

Kimse konuşamadı.

Lina fotoğrafa yeniden baktı.

Fotoğraftaki üç kız gerçekten de onlara benziyordu.

Ama bir sorun vardı.

Lina, Mira ve Nehir 2018'de birbirlerini tanımıyordu.

Hatta aynı sınıfta bile değillerdi.

Nehir fotoğrafı dikkatlice inceledi.

“Yüzler aynı değil.”

Mira:

“Ne?”

“Benzerler ama tam olarak biz değiller.”

Lina fotoğrafı tekrar eline aldı.

Nehir haklıydı.

Fotoğraftaki kızlar onlara benziyordu.

Ama onlar değildi.

Lina derin bir nefes aldı.

Sonra masanın çekmecesini fark etti.

Çekmece hafifçe açıktı.

İçinde eski bir defter vardı.

Lina defteri çıkardı.

Kapağında hiçbir şey yazmıyordu.

İlk sayfayı açtı.

Boş.

İkinci sayfa.

Boş.

Üçüncü.

Boş.

Dördüncü sayfada ise bir cümle vardı.

“Eğer bunu okuyorsan, ilk mesajı almışsındır.”

Lina'nın kalbi hızlandı.

Bir sonraki satıra baktı.

“Ama henüz en önemli şeyi bilmiyorsun.”

Sayfanın altında bir ok vardı.

Ok, defterin arka tarafını gösteriyordu.

Lina hızla sayfaları çevirdi.

Defterin son sayfasına geldiğinde tek bir kelime gördü:

BODRUM.

Mira:

“Kesinlikle gitmiyoruz.”

Nehir:

“Bence gitmeliyiz.”

Mira şaşkınlıkla ona baktı.

“Sen de mi?”

Nehir defteri gösterdi.

“Bütün bunların bir nedeni var.”

Lina defteri kapattı.

Tam konuşacakken koridordan bir ses geldi.

Ayak sesi.

Bu kez çok yakındı.

Üçü birden kapıya döndü.

Tak.

Bir adım.

Tak.

Bir adım daha.

Sonra ayak sesleri durdu.

Kapının önünde biri vardı.

Lina nefesini tuttu.

Kapı yavaşça hareket etti.

Bir gölge sınıfın içine düştü.

Lina Mira ve Nehir'e baktı.

Kimse konuşmadı.

Kapı biraz daha açıldı.

Ve karanlığın içinden bir ses geldi:

“Sonunda geldiniz.”

Lina'nın elindeki defter yere düştü.

Çünkü bu sesi tanıyordu.

Hem de çok iyi tanıyordu.

Ama bu mümkün değildi.

O kişi...

Yıllar önce bu okuldan ayrılmıştı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

27okunma 5beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.