9. bölüm / 13
Zorunlu evlilikBÖLÜM 9: KARAHAN'LARIN VARİSİ*
Bölümler 13Şu an: BÖLÜM 9: KARAHAN'LARIN VARİSİ*
- 1 BABAMIN BORCU - BÖLÜM 1: SÖZLEŞME*470 kelime
- 2 BÖLÜM 2: KARAHAN MALİKANESİ* -572 kelime
- 3 BÖLÜM 3 - OKULDAKİ ŞOK*600 kelime
- 4 BABAMIN BORCU - BÖLÜM 4: SİYAH ELBİSE*697 kelime
- 5 BABAMIN BORCU - BÖLÜM 5: EMANETİME DOKUNMA*746 kelime
- 6 BÖLÜM 6: HASTA BAKICI BARAN*647 kelime
- 7 BÖLÜM 7: ESKİ SEVGİLİ*642 kelime
- 8 BABAMIN BORCU - BÖLÜM 8: CEZA*490 kelime
- 9 BÖLÜM 9: KARAHAN'LARIN VARİSİ*646 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 BABAMIN BORCU - BÖLÜM 10: KIRMIZI ELBİSE*675 kelime
- 11 BÖLÜM 11: BALAYI*480 kelime
- 12 BABAMIN BORCU - BÖLÜM 12: KARAHAN SOYADI*566 kelime
- 13 BABAMIN BORCU - BÖLÜM 13: SABAH*499 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
...
Kütüphanede kalmıştım. Dudaklarım hala yanıyordu.
Aşağıdan sesler geliyordu. Bağırışma sesleri.
"BABAM GELDİ" demişti Murat. Baran'ın babası... yani Karahan Holding'in gerçek patronu... Kemal Karahan!
Merdivenlerden sessizce indim. Salonun kapısı aralıktı.
İçeride iki adam vardı. Baran ve babası. Babası 60 yaşlarında, saçları bembeyaz ama Baran kadar heybetli bir adamdı.
"Sen ne yaptığını sanıyorsun!" diye bağırıyordu babası. "Bütün İstanbul seni konuşuyor! Bir borç karşılığı aldığın kız için partileri basıyormuşsun! Okullarda kavga ediyormuşsun!"
"Baba, bu seni ilgilendirmez."
"İlgilendirir! Sen Karahan'sın! Karahanlar borç için kız almaz! Bizde adet böyle değil!"
"Adet mi?" Baran güldü. "Anne hayattayken de adetler vardı baba. Ne oldu o adetlere?"
Oda buz kesti. Annesi... demek annesi vefat etmiş...
"Anneni karıştırma! Konumuz o kız! O kızı göndereceksin! Borcunu sileceğim, babasına parasını vereceğim ama o kız bu evde kalmayacak!"
"Hayır."
"Hayır mı! Sen bana hayır mı diyorsun!"
"Evet. Hayır."
Babası sinirle etrafa baktı ve... beni gördü. Kapı aralığında.
"Sen... sen o musun! Gel buraya!"
İçeri girmek zorunda kaldım. Bacaklarım titriyordu.
"Adın ne senin!"
"Eylül... Eylül Yılmaz..."
"Yılmaz... O kumarbazın kızı... Baban 25 milyon borcu var bize! Sen bunun için mi geldin evimize!"
"Ben... ben istemedim..."
"Baban seni sattı kızım! Sattı! 25 milyon için!"
Baran araya girdi. Önüme geçti. Beni arkasına sakladı.
"Baba! Yeter! Onunla böyle konuşamazsın!"
"Neden! Doğru değil mi! Babası kumar borcu için kızını verdi! Şimdi sen de ona aşık mı oldun! Selin gibi düzgün bir kız dururken!"
"SELİN BİTTİ!" diye bağırdı Baran. Hayatımda ilk defa babasına bağırıyordu. "Selin bitti! Eylül var artık! Anladın mı! Eylül var!"
"Ne demek Eylül var!"
"Ne demek olduğunu çok iyi anladın! O benim!"
Salon sessizdi.
Kemal Bey bana baktı, sonra oğluna baktı.
"Oğlum... sen... sen ciddi misin?"
Baran arkasını döndü, bana baktı. Gözleri yumuşadı.
Sonra babasına döndü.
"Evet. Ciddiyim. İlk defa hayatımda bu kadar ciddiyim."
"Baran... bu kız... bu kız bizim dengimiz değil..."
"Dengimiz mi?" Baran alaycı güldü. "Baba, bizim dengimiz kim? Parayla satın alınan arkadaşlar mı? Selin gibi babasının şirketi için bana yanaşan kızlar mı? Onlar mı dengimiz?"
"Baran!"
"Bu kız... bu kız bana 'hayır' diyor baba. Bana bu evde kimse hayır demedi. Annemden sonra kimse. O diyor. Bu kız benden korkmuyor. Benden kaçmıyor. Bu kız..."
Sustu. Yutkundu.
"Bu kız dün gece benim elimde uyuyakaldı. Ben yerde uyudum. Onun ateşi düşsün diye."
Kemal Bey dondu kaldı. Oğluna uzun uzun baktı.
"Oğlum... sen hiç yerde yattın mı?"
"Yatmadım. Şimdi yattım."
Babası koltuğa oturdu. Birden yaşlı göründü.
"Annen de... annen de hastalandığında ben başında beklerdim... sen hatırlamazsın..."
Hatırlamıyorum dedi Baran'ın annesi için.
Bir sessizlik oldu.
Sonra Kemal Bey bana döndü.
"Kızım... gel buraya otur."
Korkarak oturdum. Baran hemen yanıma oturdu. Elimi tuttu. Babasının önünde ilk defa elimi açık açık tuttu.
"Kaç yaşındasın?"
"20."
"Okuyorsun?"
"Hukuk. İkinci sınıf."
"Hukuk mu?" Gözleri parladı. "Bizim şirkette hukuk departmanı var. Staj yaparsın."
"Efendim?"
"Baran haklıysa... eğer Baran seni seçtiyse... ben de bir bakacağım. Ama bir şartım var."
"Şart ne?" dedi Baran hemen.
"Yarın akşam Karahan Vakfı gecesi var. Bütün İstanbul orada olacak. Selin de orada olacak. Eğer bu kız... Eylül... o gecede Karahan soyadını taşıyabilecek kadar güçlü durabilirse... ben bir şey demem. Ama duramazsa..."
"Durur." dedi Baran lafımı ağzımdan alarak.
"Durur mu?"
"Evet." Bana baktı. "Benim yanımda durursa durur."
Kemal Bey ayağa kalktı.
"Yarın akşam saat 8. Elbise yollayacağım. Kuaför yollayacağım. Bakalım Yılmaz kızı, Karahan olabilecek mi?"
Ve gitti.
Kapı kapanınca salonda ikimiz kaldık.
Baran başını ellerinin arasına aldı.
"Özür dilerim..." dedi. "Babam biraz..."
"Baran... yarınki gece ne?"
"Vakıf gecesi. Yılın en önemli gecesi. Bütün sosyete, bütün düşmanlarımız orada olacak. Ve Selin..."
"Selin beni mahvedecek."
"Hayır." Başımı kaldırdı. Yüzümü ellerinin arasına aldı. "Seni kimse mahvedemez. Ben yanındayken kimse."
"Ya beceremezsem? Ya rezil olursam?"
"O zaman..." Gülümsedi. O öpüşmeden sonraki gülümseme. "O zaman seni yine kaçırırım. Bu sefer gerçekten kaçırırım. Sadece ikimiz."
"Baran!"
"Şşş..." Alnıma bir öpücük daha kondurdu. "Yarın akşam... herkes seni benim yanımda görecek. Herkes."
"Nasıl?"
"Kolumda. Benimle."
Kalbim yine hızlandı.
Bir yıl diye geldim bu eve.
Sonsuz dedi.
Şimdi de... bütün İstanbul'un önünde...
---
Bölüm etkileşimi
