Zorunlu evlilik kitap kapağı

8. bölüm / 13

Zorunlu evlilik

BABAMIN BORCU - BÖLÜM 8: CEZA*

Vaveyla Yazarı: Dilek Güldağ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: BABAMIN BORCU - BÖLÜM 8: CEZA*

---

Malikaneye döndüğümüzde saat daha öğlendi ama ben bitmiştim.

Baran beni kucağından indirmedi. Kapıdan içeri kadar taşıdı. Fatma Abla bizi görünce çığlık attı.

"Ayy kızım ne oldu koluna!"

"Bir şey yok Fatma Abla, sıyrık sadece." dedim ama kolum morarmıştı. Burak çok sıkmıştı.

Baran beni direkt kütüphaneye götürdü. Yine o kütüphane. Bizim kütüphanemiz olmuştu artık.

"Otur." dedi.

Eczane dolabını getirdi. Pansuman seti.

"Gerek yok, ben yaparım..."

"Otur dedim."

Oturdum. Diz çöktü önümde. Ben koltuktayım, o yerde. Tıpkı dün gece gibi. Dün gece o benim başımda beklemişti.

Kolumu tuttu. Çok nazikti. Sanki kırılacakmışım gibi.

"Acıyacak." dedi.

"Acımaz."

Pamukla sildi. Gerçekten acıdı ama bağırmadım. Dişimi sıktım.

"Acıdı mı?" diye sordu başını kaldırmadan.

"Hayır."

"Yalancı." dedi. Ve kolumdaki yaraya üfledi.

Tüylerim diken diken oldu.

"Baran..."

"Efendim emanet?"

"Emanet deme artık."

"Neden?" Gözlerime baktı. Çok yakındı. "Ne diyeyim?"

"Eylül de. Sadece Eylül."

"Eylül..." Adımı öyle söyledi ki... sanki ilk defa söylüyormuş gibi. "Eylül."

Kolumu sardı. Bandajı bağladı. Ama bırakmadı. Elimi tutmaya devam etti.

"Dün gece... yüzüme dokundun." dedi.

"Evet..."

"Neden?"

"Bilmiyorum... korkmuştum..."

"Korkunca bana dokunuyorsun demek." Gülümsedi. İlk defa gerçek bir gülümseme. Dişleri görünen, gözlerinin içi gülen bir gülümseme. "İyi. Korkmaya devam et."

"Deli misin!"

"Deli değilim dedim ya. Sadece..."

Sustu. Elimi bıraktı, ayağa kalktı. Pencereye gitti. İstanbul'a baktı.

"Burak... eski sevgilin miydi?" diye sordu arkasını dönmeden.

"Evet."

"Sevdin mi onu?"

"Sevdim... eskiden... lisedeyken..."

"Şimdi?"

"Şimdi sevmiyorum."

"Güzel." Arkasını döndü. "Çünkü ben başkasının sevdiği bir şeyi ödünç almam. Ya benim olur... ya da yok olur."

Kalbim durdu.

"Ne demek istiyorsun?"

"Demek istediğim..." Yavaşça yanıma geldi. Yine o parfüm. Odunsu, ağır. "Demek istediğim şu, Eylül Yılmaz. Ben hayatımda hiç emanet almadım. Ama seni aldım. Ve ben aldığım şeyi geri vermem."

"Baran... anlaşmamız bir yıllıktı..."

"Anlaşma değişti."

"Ne?"

"Artık bir yıl değil."

"Kaç yıl?"

Bana doğru eğildi. Bir eli koltuğun kolunda, bir eli arkamda. Beni hapsetti. Kaçacak yer yoktu.

"Sonsuz."

Nefes alamıyordum.

"Baran... bu... bu adil değil..."

"Adil değil. Biliyorum." Gözleri dudaklarıma düştü. "Tıpkı senin gülüşünün adil olmadığı gibi. Hiçbir şey adil değil."

Aramızda santimler kalmıştı.

"Bir şey söyleyeceğim." dedi fısıltıyla. "Son 7 gündür tek bir kuralımı bile çiğnemedim. Sana dokunmadım. Söz verdim. Ama..."

"Ama ne?"

"Ama sen dün gece yüzüme dokundun. Kuralı sen bozdun. Şimdi... ceza olarak... ben de bir kuralı bozacağım."

"Hangi kuralı..."

"Dokunmama kuralını."

Ve...

Dudakları dudaklarıma değdi.

Önce yavaşça. Sanki izin ister gibi. Sonra... daha sert. Daha sahiplenici.

Dünya durdu.

Kitaplar, malikane, borç, babam, Burak, Selin... hepsi sustu.

Sadece biz vardık. Kütüphanede, şöminenin karşısında.

İlk öpücüğümü... Baran Karahan'dan almıştım.

Geri çekildi. Alnını alnıma yasladı. Nefes nefeseydi.

"Bu... bu ceza mıydı?" dedim aptal gibi.

"Hayır." dedi gülümseyerek. "Bu... başlangıçtı."

Kapı çaldı.

Murat: "Abi! Baban geldi! Aşağıda!"

Baran'ın yüzündeki gülümseme bir anda silindi. Buz gibi oldu.

"Babam mı?" dedi bana bakarak. "Burada ne işi var?"

Ve beni kütüphanede bırakıp aşağı indi.

Ben... dudaklarımda onun tadıyla öylece kaldım.

Bir yıl demiştik.

Sonsuz dedi.

---

*YAZAR NOTU: İLK ÖPÜCÜK! Sonunda! Çığlık atanlar yorumlara ❤️ bıraksın! Bölüm 9'da Baran'ın babası geliyor ve "O kız bu evde kalmayacak!" diyor!*

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

27okunma 2beğeni 6yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.