V.A - Darmaduman. kitap kapağı

11. bölüm / 18

V.A - Darmaduman.

10. Bölüm

Vaveyla Yazarı: nisnias '

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: 10. Bölüm

Siz bir kraliçe olsanız bile daimi bir mutluluk bekleyemezdiniz.
Mutluluk bir mittir, sadece anlardan ibarettir. Bir kraliçe bile olsanız, kaderin cilvelerinden muaf olamazsınız demişler.

Bir başkanın cahil toplumu yönetmesi gibi, kalbi boş zihni temiz insanı kirletmekte kolaydı. Bende onlardan biriydim işte. Toprak’ı, Ateş’i hatta en kötüsü anneme bile haber vermeden yapıyordum bunu ama amacım belliydi benim; babamın bizden çaldıklarını telafi etmek istiyordum.

Bugün tekrar şirkete girerken hedefimden hiç şaşmamayı düşündüm şayet Ateş’le olan son konuşmamızda harika olmadığından ötürü bu konu hakkında çok kafa yormuştum.

Asansöre binip kat numarasına basacağım an Sofia da bindi alelacele, yetişmeye çalışıyor olmalıydı sandım ama işine, bana laf saydıracağı aklımın ucundan azıcık geçmemişti çünkü.

“Şirketteki hisselerini Ateş Bey’e devredersen hem sen hem kendisi rahat edecek. Oyun değil bu, rahat bırak bizi.” Dedi. Ne anlatıyordu bu?

Güldüm alayla. “Bana bunu bir sekreter mi söylüyor. Dengim değilsin yürü git işine.” Dedim kestirip atarken.

“Kendimi bildim bileli bu şirketteyim Valentina Hanım fakat Ateş Bey’i hiç bu kadar telaşlı ve güven problemleri varken görmemiştim. Bana bu ilkide yaşattığınız için teşekkür ederim.” Dedi yapay gülümsemesiyle.

“Seni başının üstüne çıkarmış olmalı, yazık. Dün seni toplantı çıkışı odasına çağırdığında hararetli bir konuşma yapmış olmalı ve Ateş’in beni savunmuş olması gerekiyor ki sen bana böyle nefret kusuyorsun.” Dedim alayla.

“Ne konuştuğumuz sizi alakadar etmez.” Dese de dediklerimin doğru olduğunu anlamıştım.

“Bana bak Sofia, gözlerimin içine bak, ne görüyorsun?” Cevap vermesine fırsat tanımadan yine konuştum. “Ben her zamankinden daha delirmiş bir kadın görüyorum. Canımı sıkma, yıllardır bu şirkette çalışıp iki günde kovulmak istemezsin bence.” Dedim. Kimseye bu kadar kötü davranmaz, aşağışamazdım ama Sofia kendini öyle bir yüceltmişti ki birinin artık ona haddini bildirmesi gerekiyordu.

Asansör sonunda durduğunda inmek için hareketlendim ama Sofia benden önce davranarak golümü kesti. “Bu şirketteki herkesten nefret ettiğini görebiliyorum Valentina.” Dedi saygı ekini atarak ve devam etti. “Ateş Bey ya da bir başkası göremiyor olabilir ama ben görüyorum. Buraya ait değil gibi hareket ediyor, umursamazca davranıyorsun.” Aşırı ciddiydi bunları derken ve hayret ettim.

“Gözlerin ileri derece miyop olmalı o halde.” Dedim yine alaya alarak.

“Dalga geçmiyorum ama siz yine aynısını yapıyorsunuz. Amacınız ne kimse bilmiyor fakat uzun süre ortalıkta olmayıp bir anda ortaya çıkacak bir insana ben inanmam.”

“Bu seni izliyorum demek galiba, hı?” Dedim sorarak. “Ne yani beni böyle tehdit edip, süslü laflarla etkilemek mi istiyorsun? Ben hep gücümün yetmediği olaya karışmam Sophia ama sendeki cesaret gerçekten takdir edilesi.” Dedim gururlu bir ifade takınarak. Sofia tekrar ağzını açtı ki araya Toprak girdi, duymuş muydu?

“Günaydın hanımlar ve birazdan cenazeleri olacaklar.” Dedi Toprak Sophia’ya hitaben. Güldüm dediğine. Sophia put kesilmiş gibi hareket edemiyordu bile.

“Ben işimin başına geçmeliyim artık, iyi günler size.” Dedi ve ortamı hızla terk etti Sophia. Gücü bi’ bana mı yetiyordu onun? Aptal.

“Sabah sabah daha uyanamamış halimle bana felsefe yapıyor aklınca, derdi ne bunun?” Dedim.

“Son zamanlarda bende anlamıyorum ama Ateş’e kafayı takmış durumda.” Dedi Toprak.

Kaşlarım havalandı saf bir şaşkınlıkla. “Ateş’ten mi hoşlanıyor?”

Toprak güldü. “Şirkette bilmeyen yok, ortaya atılan bir iddia sadece ama insan görebiliyor bence.”

“Ateş bunu biliyor mu?” Dedim merakımla.

Kafasını salladı. “Söyledim ona zaten yoksa asla anlamazdı. Kadınlar konusunda gerçekten çok aptal.”

Güldüm. “Aman duymasın. Ee ne yapacaksın?”

“Neyi ne yapacağım?”

“Konuşmalarımızı duydun Ateş’e söylemeyecek misin ajan?”

“Ne ajanı Allah aşkına benden olsa olsa şu köşedeki bakkalcı olur.” Dedi sırıtarak. “Aslında fena fikir değil ne dersin?”

“Hey, soruma cevap alamadım!” Dedim yineleyerek.

“Almadanda durmayacaksın galiba.” Kafamı salladım, devam etti. “Bende bilmiyorum kararsızım şuan. Dün Ateş’in ona olan laflarından sonra işten kovulabilir.” Bu umrumda bile değildi benim için bir tehditti.

“Bunun ne önemi var?” Diye sordum.

“Çok önemi var Valentina. Ateş onu kovarsa düzgün ve işinde iyi bir asistan bulması zamanını alacak ve geri kalacak. Son planladığımız toplantıdaki işleri de şuan en iyi Sophia biliyor ve koordine edebiliyor en azından. Yanı kısaca Sophia’nın gitmesi demek şirketin kısa süreli kalp krizi demek.” Dedi. Ona hak verdim, kişisel bir mesela yüzünden bunu yapmamalıydım. Ne diyordum ben? Amacım şirketi batırmak değil miydi zaten, Ateş’e söylediğim an bana sadece keyifle olanları izlemek düşerdi.

“Ne düşünüyorsun?” Diye sordu Toprak.

“Hiç, sadece söylemeli miyim diye bir düşündüm sonuçta en çok bilmeye onun hakkı var neyse şimdilik açyacağım konuyu ama bir daha bu tekrarlanırsa o zaman dilimi durdumazsınız.” Dedim.

Güldü. “Öyle olsun bakalım.” Dedi ve kendi odasına doğru ilerlemeye başladı. Bende kendi yoluna giderken Ateş’in odasının önünde durdum. Son konuşmalarımız aklımda canlanınca sinirle yanaklarımı şişirdim.

“Boğulacaksın düzgün dur az.” Dedi ses. Ateş’ti of!

Yavaşça arkamı döndüm ve direkt kendisiyle karşılaştım. Lacivert ve güzel bir takım tercih etmişti bugün ve çok yakışmıştı, gözlerimdeki beğeniyi fark etti ve küstahça sırıttı ama zaten gizleme gereği duymadan ilk ben konuştum. “Yakışmış.” Dedim.

“Sende yanımda bana çok yakışıyorsun.” Dedi. Şok içinde gözlerim büyürken hafifçe öksürmeye başladım. Bilerek söylemişti.

“İyi misin?” Dedi bir çırpıda bana ulaşarak, gözlerimle ona iyi olduğu belli ettim ve ondan bir adım uzaklaştım.

“Kırmızı giyinmişsin sende lacivertle yakışıyor dedim acaba sen ne anladın?” Dedi bu seferde. Salaktı vallahi salaktı! Laf oyunlarına bak hele.

Üstümde kırmızı takım elbise vardı ama sadece altımda pantolon değil mini etek giymiş olmanın farklılığı vardı. Krem rengi çantam ve siyah topuklularımla uyum içerisindeydim.

“Anladım işimin başına bende o halde.” Dedim ve arkamı döndüğüm gibi belli etmeden en hızlı adımlarla odama koşarcasına yürüdüm. Sırtımda bana olan bakışlarını hissedebiliyordum.

…

“Hedeften şaşırtmış olmam bir daha kurcalamayacak olması anlamına gelmiyor canım.” Dedim telefondaki sese karşıt.

“Senin rölün ne o zaman? Her boku ben temizliyorum, hatırlatırım.”

“Ateş’le uğraşıyor, hedef saptırıyor ve şirketin işleriyle ilgileniyorum. Senden daha çok çalıştığım gayet açık bence.”

“Zaten batırmak için uğraşmıyor muyuz neden hala uğraşıyorsun bir anlasam!”

“Senin gibi kıt kafalı bir adam anlayamaz canım haklısın.” Dedim alayla.

“Yapma ya çok komikmiş. Neyse benimde işlerim var ve senden başka hayatım var. Sonraki görüşmeye dek hoşçakal Valentina.” Dedi ve arama sonlandı.

Sıkıntı içerinde başıma küçük bit masaj yaptım ve soluklandım. Ağrımın olmadığı tek bir gün bile yoktu şurada. Telefonu tekrar elime aldım ve rehberdeki bir numarayı aradım.

“Evet Valentina Hanım?”

“Nihat gelişme var mı ne oldu en son? Tüm bilgileri istiyorum hemen.” Dedim.

Nihat Türkiye’deki adamlarımdan birkaçından biriydi ve işinde epey iyi olan bir adamdı. Ona güvenebileceğimi biliyordum bu zamana kadar beni asla yanıltmamıştı.

“Hemen aktarıyorum Valentina Hanım. Araştırmamı istediğiniz Asaf Taşkıran, kırk beş yaşında, üniversite de ekonomi bölümünden mezun, şehrin en prestijli silah kaçakçısıymış fakat daha sonra evlendikten beş yıl sonra bir oğlu olmuş. Karısıyla işi hakkında çocuğu doğdultan sonra epey hararetli kavga ettikleri bile söyleniyor. Bu kavgadan hemen bir hafta sonra elini eteğini işten çekmiş ve geçimini bir marangozda çalışarak devam ettirmiş. Beş yıl marangozluk yapmış ama masraflara yetişemediğinden işten ayrılmış. Son yedi yıldır yine silah işine dönmiş, eskisi kadar işin içinde değil fakat şuan dışında da değil. Sizin de içinde bulunduğunuz gibi bu tür silah olaylarına bakıyor şuan.” Konuşması bitince biraz düşündüm, Ateş bu adamı nasıl bulmuş olabilir diye.

“Peki Ateş’le olan bağlantısı?” Diye sordum.

“Ateş Bey’le herhangi bir ailevi bağı yok fakat Ateş Bey’i de araştırmamı istemiştiniz onu da söylerken açıklayacaktım; Ateş Bey üniversitenin yarı yılında başka okula nakil aldırmış Valentina Hanım. Son yılında Asaf Taşkıran ile arkadaşmış aynı üniversiteden.”

“Hmm anladım. Peki Ateş hakkında ne buldun?”

“Bu işin en zor tarafıydı, kesinlikle değerli hiçbir bilgiyi ne yapsam da bulamadım hepsi yüzeysel ve arama motoruna yazdığınızda çıkan iş adamı şeyleri. Aşırı gizli ve bilgi yok denecek kadar az. Tek gizli bilgi olarak babanızın ölümünden hemen sonra Kemal Bey’in vakfına üye olduğu.” Dediğinde yüzümde sahici bir şaşkınlık belirmişti. Babamın zenginlerin kendisi daha üst mertebelere taşıması için kurduğu lanet vakıfta ne arıyordu?

“Ne kadar yatırmış?” Tek sorduğum soru buydu.

“Diğer üyelerim kayıtlarında bir milyonlar gibi aşağı yukarı meblağlar olsa da Ateş Bey’in yatırdığı tutar sadece vakıfa girme bedeliymiş yani yirmi beş bin Türk lirası.” Gerçekten sadece bu kadar mı yatırmıştı? İnanamıyordum.

“Derdi başka olmalı bununla ilgili arama yaptın mı?”

“Elbette bunu diyeceğinizi biliyordum. Vakıfta ödediğin miktarda saygı görüyorsun. Ateş Bey en düşük tutarı yatıran ilk kişi ve bunu yaptığı an birçok eleştiriye mazur kalmış fakat vakıfta yaptığı konuşmada umrunda olmadığını açıkça belirtmiş durumda. Size oradaki kamera görüntülerini mail yoluyla şuan attım, bakabilirsiniz. Kendi babasının faillerinin vakıftan biri olduğunu sanması çok olası bir neden çünkü o gizli vakıfta İlhan Bey’de buluyormuş hatta baş yönetici onun olduğu söyleniyor.”

“Nasıl yani babam sadece paravan mıymış?” Dedim şaşkınlıkla.

“Öyle görünüyor Valentina Hanım. Puanlık sadece bu kadar bilgiye erişimim var.”

“Anladım, çok sağol Nihat hesabına parayı yatırdım, yeni bir gelişme olursa hemen haber et.”

“Anlaşıldı Valentina Hanım.” Dedi ve arama sonlandı.

Bana mail yoluyla attığı dosyaya girdin ve izlemeye başladım. Sanki meclisi andıran bir yerdi burası, konuşmacı adam konuşmasını yapıp Ateş’in adını tükürürcesine söyledi ve Ateş alkışlarla kürsüye çıktı. Bu aşağılanmaya nasıl katlanıyor aklım almamıştı.

“Sevgili konuklar ve değerli üyeler, burada sadece BAŞSOY Şirketi’nin yeni varisi olarak değil ayrıca dümdüz Ateş Soylu olarakta bulunuyorum. Geçirdiğim hatta geçirdiğimiz acı büyük ve siz lanet olası aptallar Kemal Bey’in ölüsüne hakaret edercesine kanlı para akıtmaya devam ediyorsunuz. Gerçi vakfın amacı buydu öyle değil mi?” Diyordu histerik bir şekilde gülerken. “Bir dilim ekmeğe muhtaç kalmayın çünkü sonradan gelip buraya yatırdığınız milyonları geri istemek için yalvaracaksınız. Benim elim açık almaya devam edeceğim ve iyi bir gaye için kullanacağım sonuçta babam öldü ve meydan bana kaldı. O delici bakışlarınız umrumda değil açıkça söylüyorum. Celladınız gelse beni deviremeyecek ölüm kapıdan çıkmadıktan sonra.” Diyordu ve kamera görüntüsü son buluyordu.

Ağır bir üslupla konuşmasına şaşkındım çünkü açıkça ben buradayım diye naralar atıyordu. Kendini hedef olarak göstermişti, sanki katil onu da öldürecek gibi. Gerçi bunu planlayan bendim ya benim bile farkında olmadığım vakıfta katil vardır diye tehditler yağdırıyormuş bak sen şu işe dedim kendi kendime ve gülmeye başladım. O sırada tekrar Nihat’ı aradım.

“Nihat, bu vakfın konumunu bana bul ve en kısa süre içerisinde at. Ateş gibi nasıl ortak olcğım oraya onu da öğren.” Dedim ve telefonu kapattım. Bizde açık oymayalım o zaman Ateş Soylu.

…

Mercii 🤍🫶🏼

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

52okunma 22beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18