16. bölüm · V.A - Darmaduman.

15. Bölüm

nisnias '

Geceyi de dışarıda geçirmeyi düşünmek annemin gazabına uğramak demekti. Ne kadar bu yüzleşmeye hazır hissetmesemde gidip onunla konuşmaya karar vermiştim. Tam yarım saattir arabanın içinde elim direksiyonda kendi evimi izliyordum. Bir insana kendi evine girmek yük olmamalıydı. Tüm gücümü topladım ve arabadan indim. Tam o sırada annemde evden çıkmıştı. “Anne ne yapıyorsun?”

Elindeki siyah çöp poşetini görmemiştim. Bana gösterdi. “Çöp atmaya çıkmıştım. Hoşgeldin.” Dedi gülümseyerek. Ona izin vermeyerek elinden çöpü aldım ve attım. Annem yanağımı öptü ve birlikte eve girdik. Stres içindeydim ve ne zaman sormak konusunda kararsızdım. Alacağım cevaptan korkuyordum. Annemin söylemesiyle masaya oturduk. Sessizliği ilk ben bozdum.

“Bugün nereye gittiğimi biliyor musun?” Diye sordum yemek masasında karşılıklı otururken.

Elindeki tuzu yemeğine serpiştirirken bana bakış attı ve tekrar önüne döndü. “Kötü bir yer olmalı. Baksana konuşmakta kıvranıyorsun canım.” Yüzünü izledim biraz ve dayanamayıp tekte söyledim.

“Selim Adar’ın yanındaydım.” Dediğimde tuzu tutuşu gevşedi ama çaktırmamaya çalıştı. Zoraki bir gülümseme yerleştirmişti yüzüne.

“Neden?” Diye sordu yavaşça.

“Hiç. İşle ilgili bir konu vardı. Tanışıyor musunuz?” Dedim belli etmemeye çalışarak.

“Babanın işi dolayısıyla birkaç kez gördüğüm biri. Neden bunu bana soruyorsun?”

“Hiç.” Dedim yine. “Söylemek istedim ve laf arasında merak edip sordum.” Dedim ve ikimizde bu konuyu burada kapattık. Annemin bu kadar endişeli tavrı ne diyeydi?

Yemekten hemen sonra hemen odama gitmiştim. Sakinleşmek ve olayları ertelemek istiyordum ama bu pek mümkün olmuyordu. Ateş’i aradım. “Sana önemli birşey sormam gerek.” Dedim hemen.

“Varlığımı fark etmene çok sevindim. Benimle geleceğini söylemek için aradığını düşünüyorum.” Dedi bir saniye bile kaybetmeden. Göz devirdim.

“Evet geleceğim ama bir şartım var.”

“Nedir?”

“Selim’le annemin arasında ne olduğunu bana söyleyeceksin.” Dediğimde gülüşünü duydum.

“Annen sana anlatmamış olmalı. Dora Teyze bu konuyu açmaz genelde. Kadını korkutmadın umarım?”

“O benim annem.” Dedim bastıra bastıra. “Ne konuşacağımı biliyorum Ateş. Yarın beni alırsın Devrim işini hallederiz ve bana annemin olayını anlatırsın. Anlaştık mı?”

“Bana uyar. İyi geceler.” Dedi ve kapattım.

Bu iş hiç içime sinmiyordu.

Saat sekize yaklaşıyordu ve ben çoktan hazırlanmıştım, Ateş’in aramasını bekliyordum. Mesaj sesi odayı doldurdu.

Ateş: Aşağıdayım.

Hızlıca üstümü kontrol ettim ve merdivenlerden indim. Anneme yakalanmadan evden çıktım. Ateş, siyah arabasına yaslanmış beni bekliyordu. Beni gördüğünde yüzünde ukala bir sırıtış belirdi.

“Çok güzel olmuşsun.”

Ona yaklaştım sinsice ve dün şirketteki konuşmayı ona hatırlatmak ister gibi sırıtıp kravatını düzelttim. Bakışları yüzümden ayrılmıyordu. Bana yaklaşacağı sırada geri çekildim ve arabanın ön koltuğuna otururken konuştum. “Çok kolaysın Ateş Soylu.” Dediğimde ağzının içinde “Hah!” Diye bir ses çıkardı. Güldüm.

Yol boyunca konuşmamayı düşünüyordum fakat Ateş bunu engelleyecek gibiydi. “Devrim’in oyunu alman kolay olmasa gerek.” Dedi konuyu açarak.

“Dersime çalıştım ben Ateş. Kendini düşün.” Diyerek kısa kestim.

Kaşlarını kaldırdı. “Öyleli?”

“Aynen canım.” Dediğimde güldü.

“Hayran olunacak kadınsın.” Dedi ağzından kaçırdıklarını sonradan fark ederek.

“Bana olan hislerini bu kadar çabuk belli etmen çok hoş.” Dedim bunu ona her defasında hatırlatacağımı belli ederek.

Yolun devamında hiç konuşmadık. Ateş bir ara şarkı açmıştı ama sonrasında kapatmıştı. Değişik bir adamdı ama kendimi ona çekilmekten alıkoyamıyordum da. Kendime kızıp ona bakmamayı tercih ettim.

Devrim’in evine gelmiştik, son oylama dışında iki haftadır evinden hiç çıkmıyordu. Şirketinde olan ve düşmanlarının sabote etmesiyle yarım kalan işleri onu geriyor olmalıydı. Devrim Sancar benden dört yaş büyüktü. Babasının ölümünün ardından genç yaşta girmişti bu işe. Bizde aynı onun gibiydik Ateş’le şuan. Yine de bu onu iyi bir insan yapmıyordu.

“İnmeyi düşünmüyorsun galiba?” Diye yanımdan gelen sesle düşüncelerimden koptum.

“Fark etmemişim.” Deyip arabadan indim.

Ateş’le beraber yan yana içeriye doğru uzun bahçede yürümeye başladık. Baya büyük bir villaydı. Ateş’e yaklaştım. “Sakın işime karışma yoksa buradan sağ çıkamazsın.” Dedim kulağına sessizce.

Güldü. “Senin elinden yiyeceğim tek bir tokata bile razıyım.” Dedi ukala herif!

Sinirle dirseğimi bel boşluğuna geçirdim. Acısada belli etmedi ve sırıtmaya devam etti. “Ciddiyim Ateş. Karışmanı istemiyorum.” Dedim tekrar ederek.

“Sen nasıl istersen öyle olacak merak etme Valentina.” Dediğinde sustum.

Sonunda Devrim Sancar’ın evine vardığımızda ön bahçesindeki koltukta oturuyordu. Masada bir şişe açılmamış beyaz şarap ve üç tane kadeh duruyordu. Devrim bizi görünce ayaklandı ve yanımıza geldi. “Hoşgeldiniz.” Dedi ve önce Ateş’le sonrasında da benimle el sıkıştı. Kendisi az önce kalktığı tekli koltuğa ve Ateş ile bende onun karşısındaki koltuğa yan yana oturduk. Devrim şarabı açtı ve kadehlere doldurup önümüze koydu. Artık konuya girmenin zamanı gelmişti.

“Beni araştırdın.” Dedim direkt. Ateş’in bakışları bana ulaştı, sorguladığını tahmin edebiliyordum. Devrim ise bu duruma gülüyordu.

“Ve kayda değer birşey bulamadım Başak.” Dedi.

“Adım Valentina. Adımla hitap et.” Dedim vakıftaki insanlara kaçıncı aynı uyarıyı yaptığımı bilmeyerek.

“Pekala Valentina,” dedi ve birkaç saniye düşündü. “Pazarlık yapmaya geldin-“ derken sözünü kestim.

“Yanlış. Zaafları ve yapılan hataları konuşmaya geldim.” Dedim alayla gülümseyerek. Devrim ciddileşti bu sefer. Kadehimden yudum aldım o sırada.

“Gerçekten taktiğin bu mu?” Dedi.

Dudaklarımı büktüm. “Evet bu, bana katılmıyor musun yoksa?”

Kafasını sallayıp koltuğuna yaslandı. Gülümsedi. “Beni merak edip, hangi bilgileri topladığını merak ediyorum.”

“Benim tadıma da bakmak istediğin bilgisi olabilir mesela?” Dediğimde dondu. Ateş sinirle yerinden doğruldu ve kızgın bakışlarını bana çıkarttı. “Ağzından çıkanı duymuyor musun Valentina!” Diye yüksek sesle konuştu Ateş ama onu umursamadım. Devrim’e bakmaya devam ediyordum ve o da ne demek istediğimi biliyordu.

Az önceki eğlenceli halimden sıyrıldım ve yüzüm intikam ister gibi korkunç bir ifadeyle kaplandı. “Sırrını patlatmış olmama ne yazık değil mi? Daha kaç kadına yaptın bunu aptal herif?!” Diye sesimi yükselttim. Ateş anlamıyordu, bilmiyordu. Birçok kadını tecavüz eden bir pislikle aynı masada oturuyorduk.

“Bundan kime bahsetsen inanmayacak.” Dedi Devrim direkt.

Güldüm sinirle. “Elimde telefon kayıtların varken bu kulağa imkansız gibi geliyor gerizekalı. Her gördüğün kadına yavşamayı bırak! Hamile bıraktığın kadınların çocuklarını doğurtup satıyorsun birde şerefsiz!” Her cümlemde yüzü daha çok beyazlıyordu.

“Bundan kimseye bahsetmezsen ve kayıtları silersen sana oyumu veririm Valentina. Yeter ki sus.” Dedi. Telaş sesine yansıyordu ama yüzüne hayır. Belli etmek istemediğini biliyordum ama gözleri açıkça korktuğunu gizleyemiyordu.

“Ben susmayı bilmiyorum maalesef kötü haber Devrim. İster ver ister verme o kayıtlar bende ve senin oyunu bana vereceğini biliyorum. Ateş gelmeseydi belkide bu gece beni ezeceğini düşünüyordun ha?! Erkek mi gerekiyor sana illa si-“ diye tam ben küfür ederken Ateş çoktan ayağa kalkmış ve Devrim’in suratına sert bir yumruğu patlatmıştı. Bundan cesaret alıp bende iki yumruk atarken Ateş beni tuttu ve geriye çekti. Devrim patlak dudağıyla bize bakıyordu.

“Şirketimiz sizden çekiliyor Devrim Bey! Senden malzeme alacağıma şurada ölürüm daha iyi! Gereksiz herif!” Diye bağırdım ve çantamı koltuktan alıp Devrim’in suratına geçirip çıkışa ilerledim. Hemen ardımdan Ateş’in geldiğini adım seslerinden anladım. Biz arabaya yaklaşırken kolumu tuttu ve beni kendisine çevirdi. Kaşları çatıktı. “Bunu daha önce neden söylemedin?” Sinirliydi.

“Senin yardımına ihtiyacım yoktu çünkü.” Dedim ama o gelmeseydi bu akşam gelir miydim bilmiyordum bile.

“Valentina!” Diye bağırışı sokağı inletti ama ben yerimden bile kıpırdamadım. “Kendi ayakların üzerinde durabileceğini biliyorum, sadece yanında durmak istiyorum.” Dedi daha sessiz konuşarak. “O herif yumruktan daha fazlasını hak ediyordu!” Dedi. Bu esnada hiç konuşmadım. Sakinleştiğinde bana döndü. “Kimden öğrendin?”

“Nihat bilgilere ulaşmış bana söyledi dün akşam.” Dedim. Yalandı. Evet Nihat bana ses kayıtlarını bulup atmıştı ama bu bilgileri elbette ortağımdan öğrenmiştim. 7/24 benimle ilgili her dedikoduyu adamlarına öğrenmeye ant içmiş gibi araştırıyordu ve bu işime geliyordu.

Ateş cevabımdan sonra kafasını salladı ve arabaya bindi. Yalanımı yakalamamış olmasına şükrediyordum. Bende ondan hemen sonra bindim ve arabayı çalıştırdı. Yol esnasında hiç konuşmadık. Evimin önüne geldiğimizde ona döndüm. “Beni kandırmadığını düşünmek istiyorum.” Dedim.

“Bunu yapmam.” Dedi güven verici bir ses tonuyla.

“O halde annemle Selim arasında ne var söyle artık.” Dedim sabırsız ve stresle. Bu merak hissi beni yiyip bitirecekti çünkü.

“Duydukların hoşuna gitmeyecek…Selim Adar, annenin üniversitedeki eski sevgilisiydi.” Dediğinde dünya durdu. “Kemal Amca bu yüzden Selim’den nefret ederdi.”

Donuk bakışlarımla sormaktan kaçtığım soru dudaklarımdan döküldü. “Hala görüşüyorlar mı?”

“Bildiğim kadarıyla hayır. Neden?” Şimdi gözlerini o şüpheyle bana dikmişti. Ben daha hiçbir şey bilmezken ona bunları açıklamayı düşünemezdim.

“Birşey yok. Sağol Ateş.” Dedim ve arabadan indim. Peşimden indi ve önüme geçti hemen. “Dora Teyze bu konudan nefret eder. Bunu ortaya açmak ikinize de zarar verir. İşine karışmayı istemiyorum ama şuan yapmamalısın.” Dedi uyarıcı bir tonda. Gözlerimi kapatıp açtım.

Suratsız ifademle onu geçiştirdim. “Anlaşmamız sona erdi. Eve bıraktığın için teşekkürler.” Dedim ve onu arkamda bırakarak eve girdim. Sırtımda olan bakışlarını hissetmiştim.

Annem salonda dizi izliyordu. Beni görünce gülümsedi ve ayağa kalkacağı sırada onunla bir kez bile göz göze gelmeden merdivenlerden yukarı çıkıp odama girdim ve kapıyı kilitledim. Birşey bilmeden böyle davranmam yanlıştı belki de ama bilmiyordum sonuçta ve öğrenmeden bu konuyu annemle konuşma gücünü kendimde bulamıyordum. Annemden şüphe etmek beni mahvetmeye yetmişti bile.Gözlerimden bir yaş düştü o esnada. Tüm bunlar ne demekti?

Babama aşık olan kadın, annemi tanıyamıyordum.

Babamın babalığını sevmiyordum ben, ona yapılan ihaneti değil.

Bölüm sonuuuhh
Hiçbirşey asla sandığınız gibi değilll 😛