4. bölüm / 15
Uyanamayış: ZirfiriBÖLÜM IV: Uyanan Güçler
Bölümler 15Şu an: BÖLÜM IV: Uyanan Güçler
- 1 BÖLÜM I: Karanlığın Çağrısı224 kelime
- 2 BÖLÜM II: Yanılsamalar Ormanı371 kelime
- 3 BÖLÜM III: Fısıltının Sahibi314 kelime
- 4 BÖLÜM IV: Uyanan Güçler426 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 BÖLÜM V: İlk Sınav ve Çatlaklar233 kelime
- 6 BÖLÜM VI: Kapı ve Kanlı Labirent169 kelime
- 7 BÖLÜM VII: Zihin Oyunları180 kelime
- 8 BÖLÜM VIII: Gölgelerin Efendisi Nomdall157 kelime
- 9 BÖLÜM IX: Ayna Kırılması172 kelime
- 10 BÖLÜM X: Birlik Ruhunun Gücü118 kelime
- 11 BÖLÜM XI: Şafağın Çığlığı178 kelime
- 12 BÖLÜM XII: Gerçekliğe Dönüş126 kelime
- 13 BÖLÜM XIII: Şok Edici Gerçek153 kelime
- 14 BÖLÜM XIV: Uyanamayan Zihin163 kelime
- 15 BÖLÜM XV: Maskenin Düşüşü294 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Taş yolun üzerinde ilerledikçe ormanın sessizliği daha da ağırlaşıyordu. Beşinin ayak sesleri dışında hiçbir şey duyulmuyordu. Monata birkaç kez arkasına baktı fakat geldikleri yol çoktan kapanmıştı. Ağaçların dalları birbirine geçmiş, aralarında tek bir boşluk bile bırakmamıştı.
“Bence geri dönme şansımızı biraz önce kaybettik,” dedi Olix. Jayber karanlığa bakarak, “Harika. Tam da ihtiyacımız olan şey buydu,” diye söylendi.
Tam o sırada yolun ortasındaki taşlardan biri çatladı. Ardından diğerleri de aynı şekilde yarılmaya başladı. Çatlaklar taşların üzerinde ilerliyor, sanki görünmeyen bir el onları parçalıyordu. Monata elini kaldırdı. “Durun.”
Taşlardan biri havaya fırlamak üzereyken Monata'nın parmaklarının arasında ince, gümüş renkli çizgiler belirdi. Çizgiler havada kıvrılarak taşın etrafına dolandı. Taş havada asılı kaldı. Herkes sustu. Monata da ne yaptığını anlamıyordu. Parmaklarını oynattığında gümüş çizgiler taşın şeklini değiştirmeye başladı. Kırılmış taş birkaç saniye içinde eski haline döndü ve yavaşça yere indi.
Olix'in ağzı açık kaldı. “Az önce... taşı tamir mi ettin?” Monata ellerine baktı. “Sanırım.” “Sanırım mı?” “Ne yapmamı bekliyorsun, kullanım kılavuzu mu var?”
Jayber istemsizce güldü. Gerginlik bir anlığına dağıldı. Fakat sonra Jayber'ın arkasındaki ağaçlardan biri devrilmeye başladı. Monata daha tepki veremeden Jayber elini ağaca doğru kaldırdı. “Dur!”
Ağaç yere düşmedi. Havada asılı kaldı. Jayber şaşkınlıkla ona baktı. “Ben... bunu durdurdum.” “Nasıl?” diye sordu Pancho. Jayber gözlerini ağaçtan ayırmadan cevap verdi. “İstemedim düşmesini.” Ağacın gövdesi titredi. Jayber dişlerini sıktı. Birkaç saniye sonra ağaç yeniden yerine oturdu.
Olix bir şey söyleyecekken Pancho yere baktı. Kendi gölgesi ayaklarının altında değildi. Birkaç metre ileride, yolun üzerinde duruyordu. Pancho yavaşça elini uzattı. Gölgesi de aynı hareketi yaptı. Fakat Pancho elini geri çektiğinde gölge geri çekilmedi. Karanlık şekil bağımsız bir şekilde ayağa kalktı.
Olix'in yüzü bembeyaz oldu. “Pancho... gölgen hareket ediyor.” Pancho sakin görünmeye çalışarak, “Fark ettim,” dedi.
Gölge ağaçların arasına doğru ilerledi. Bir süre sonra geri döndü. Pancho'nun gözleri bir anda büyüdü. “Ne gördün?” diye sordu Monata. Pancho cevap vermedi. Çünkü gölgesinin getirdiği görüntü hâlâ zihnindeydi. Ormanın çok ilerisinde büyük, siyah bir kapı vardı. Ve kapının önünde beş kişiyi bekleyen bir şey duruyordu.
O sırada Olix'in gözleri bir anlığına tamamen beyaza döndü. Bir saniye sonra normale döndü. “Ne oldu?” dedi Jayber. Olix nefes nefese kaldı. “Az önce... hepimizi gördüm.” “Burada mı?” Olix başını salladı. “Hayır.” Yüzündeki korku giderek arttı. “Bir dakika sonrasını gördüm.”
Monata ona yaklaştı. “Ne gördün?” Olix cevap vermeden önce karanlık ormanın içinden aynı ses yeniden yükseldi. “Artık güçlerinizi biliyorsunuz.”
Bu kez ses her yerdeydi. Ve beşinin önündeki taş yol bir anda siyaha döndü. Hoitel gözlerini kapattı. Çünkü o da ilk kez kendi gücünün ne olduğunu anlamıştı. Başkalarının düşüncelerini duyabiliyordu. Ve şu anda dört arkadaşının düşüncelerinin arasında yalnızca bir düşünce vardı: KAÇ!!!
Bölüm etkileşimi
