2. bölüm / 15
Uyanamayış: ZirfiriBÖLÜM II: Yanılsamalar Ormanı
Bölümler 15Şu an: BÖLÜM II: Yanılsamalar Ormanı
- 1 BÖLÜM I: Karanlığın Çağrısı224 kelime
- 2 BÖLÜM II: Yanılsamalar Ormanı371 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 BÖLÜM III: Fısıltının Sahibi314 kelime
- 4 BÖLÜM IV: Uyanan Güçler426 kelime
- 5 BÖLÜM V: İlk Sınav ve Çatlaklar233 kelime
- 6 BÖLÜM VI: Kapı ve Kanlı Labirent169 kelime
- 7 BÖLÜM VII: Zihin Oyunları180 kelime
- 8 BÖLÜM VIII: Gölgelerin Efendisi Nomdall157 kelime
- 9 BÖLÜM IX: Ayna Kırılması172 kelime
- 10 BÖLÜM X: Birlik Ruhunun Gücü118 kelime
- 11 BÖLÜM XI: Şafağın Çığlığı178 kelime
- 12 BÖLÜM XII: Gerçekliğe Dönüş126 kelime
- 13 BÖLÜM XIII: Şok Edici Gerçek153 kelime
- 14 BÖLÜM XIV: Uyanamayan Zihin163 kelime
- 15 BÖLÜM XV: Maskenin Düşüşü294 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Monata gözlerini açtığında ilk hissettiği şey soğuktu. Sırtının altında yatağının yumuşaklığı yerine sert ve nemli bir zemin vardı. Birkaç saniye boyunca gözlerini açmadan bekledi. Yağmurun sesini duymayı bekliyordu ama hiçbir şey yoktu. Ne yağmur, ne rüzgâr, ne de geceleri uzaktan gelen şehir uğultusu... Sadece ağır bir sessizlik vardı.
Gözlerini açtığında başının üzerinde gökyüzü olmadığını fark etti. Uzun, siyah ağaçlar birbirine geçmiş dallarıyla gökyüzünü tamamen kapatıyordu. Ay ışığı bile toprağa ulaşamıyordu. Monata yavaşça ayağa kalktı. Üzerindeki çamurlara baktı, sonra etrafına. “Ne oluyor lan?” diye mırıldandı.
Birkaç adım attıktan sonra arkasından gelen sesi duydu. “Monata?” Tanıdığı sesle hemen döndü. Ağaçların arasından Jayber çıkıyordu. Üzerinde yatmadan önce giydiği kıyafetler vardı. Saçları dağılmış, yüzünde alışılmadık bir şaşkınlık vardı. “Jayber?” “Ben de sana aynısını soracaktım.” Jayber etrafına baktı. “Burası neresi?” “Hiçbir fikrim yok. Az önce odamdaydım.” Jayber birkaç saniye sustu. “Ben de.”
İkisi ne yapacaklarını düşünürken ağaçların arasından bir ses daha geldi. “Umarım ikinizin de burada olması normal bir şeydir.” Olix, dalların arasından çıkarak yanlarına geldi. Monata onu görünce istemsizce rahatladı. “Olix, sen de mi?” “Maalesef.” Olix nefesini toparlamaya çalıştı. “Hatta sanırım hepimiz aynı problemi yaşıyoruz.” Jayber kaşlarını çattı. “Ne problemi?” Olix etrafa bakıp sesini alçalttı. “Burası bir rüya.” Jayber kısa bir kahkaha attı. “Çok komik.” “Keşke şaka yapsaydım.” Olix gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı. “Az önce kendimi uyandırmaya çalıştım. Olmadı.” Monata'nın yüzündeki ifade değişti. “Nasıl yani?” “Nasıl yani işte. Rüyadaysan uyanırsın ya? Ben uyanamadım.”
Tam o sırada arkalarındaki çalılıklardan bir hışırtı geldi. Üçü aynı anda döndü. Pancho, ağaçların arasından ağır adımlarla çıkıyordu. “Sonunda sizi buldum,” dedi. Jayber şaşkınlıkla ona baktı. “Sen de mi buradasın?” Pancho omuz silkti. “Görünen o ki evet.” Monata ona doğru yaklaştı. “Sen de uyurken mi buraya geldin?” “Evet.”
Kısa bir sessizlik oldu. Sonra Pancho gözlerini ormanın karanlığına çevirdi. “Hoitel nerede?” Kimse cevap veremeden, birkaç metre öteden dalların hışırdadığı duyuldu. Hoitel ortaya çıktığında yüzündeki korkuyu saklamaya çalışıyordu. “Buradayım.” Jayber derin bir nefes verdi. “Tamam. Beşimiz de buradayız.” Hoitel diğerlerine baktı. “Siz de mi uyuyamadınız?” Olix başını salladı. “Evet.”
Hoitel bir süre hiçbir şey söylemedi. Sonra ormanın karanlığına baktı. “Peki... hepimiz aynı rüyadaysak,” dedi sessizce, “bizi buraya kim getirdi?” Kimse cevap vermedi. Çünkü tam o anda, ağaçların arasından çok uzaktan gelen bir fısıltı duyuldu. “Ben.” Beşinin de yüzündeki ifade aynı anda değişti.
Bölüm etkileşimi
