15. bölüm / 15
UNUTTUĞUMU SANDIĞIMDA13-ALBAYIN KIZI
Bölümler 15Şu an: 13-ALBAYIN KIZI
- 1 KARAKTER TANITIMI27 kelime
- 2 1- Sana Söylemek İstedim788 kelime
- 3 2- Yeni Başlangıçlar891 kelime
- 4 3- Unuttuğumu Sandığım His775 kelime
- 5 4- Bazı Şeyler Unutulmuyor616 kelime
- 6 İNSTAGRAM99 kelime
- 7 5- Beş Yıl Sonra Da Aynı881 kelime
- 8 6- Unutulan Yüz626 kelime
- 9 7- Geçmişin Gölgesi745 kelime
- 10 8- Kıskandım Seni1.042 kelime
- 11 9- Tehlikenin Gölgesinde615 kelime
- 12 10- Kaybetme Korkusu1.146 kelime
- 13 11-YARALARIN ARDINDAN849 kelime
- 14 12-BİR ABİ KADAR UZAK764 kelime
- 15 13-ALBAYIN KIZI1.247 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Üç gün geçmişti. Bu üç gün boyunca annem, babam ve abim benimle çok güzel ilgilenmişti.
Ama benim aklım hala aynı yerdeydi.
Alp.
Ona abi demiştim.
Neden dediğimi bile bilemezken onun bana söylediği cümle yüzünden kızgındım.
Annemin odaya girmesiyle düşüncelerimden sıyrıldım.
"Kızım, uyandın mı?"
"Uyandım anne"
"Tamam hadi üzerini değiştir de kahvaltıya gel, senin için pankek yaptım."
"Tamamm geliyorum"
Yataktan kalkıp banyoya girdim. İşlerimi hallettikten sonra ise üzerimi değiştirme gereği duymadım.
Odamdan çıktım ve direkt mutfağa geçtim.
Babam her zamanki gibi baş köşede oturmuştu. Abim ise onun yanına annem de diğer yanına oturmuştu.
"Günaydın"
"Günaydın prensesim" dedi babam.
Annem ve abim de günaydın diye cevap verdi.
Ben de abimin yanına oturup kahvaltımı etmeye başladım.
Kendimi daha iyi hissediyordum. Dışarıya çıkmak istiyordum. Hem de hastanede birkaç işim vardı.
"Nasıl hissediyorsun kendini kızım"
"Daha iyi hissediyorum baba.
Bir de ben yemekten sonra dışarıya çıkacağım"
"Neden kızım biraz daha dınlen öyle çık olmaz öyle"
"Birşey olmaz anne kendimi iyi hissediyorum hem biraz hava alırım hem de hastaneye uğramam lazım."
"Peki kızım ama kendini yorma tamam mı"
"Tamam anne"
"Ben bırakayım seni ben de askeriyeye gideceğim zaten" Diyen abime döndüm.
"Olur"
Yemeğimi bitirince odama çıktım ve hazırlanmaya başladım.
Saçlarımı da açık bıraktım.
Tamamen hazır olunca odamdan çıktım ve annemlerin dikkat et cümlelerine tamam diyerek abimle evden çıktım.
Fazla bunalmıştım.
Arabaya binince rahat bir nefes aldım.
"Ne oldu kız?"
"Ne olsun abi, evde çok bunaldım."
"Seni düşünüyoruz ama haklısın. Hastaneden sonra nereye gideceksin bırakayım mı?"
"Hayır, teşekkür ederim. Biraz dolaşacağım öyle"
"Tamam, o zaman istikamet askeriye"
Radyodan güzel bir şarkı açıp yola koyulduk.
Güzel bir yolculuğun ardından askeriyeye gelmiştik.
Abimle yürürken karşımızda Sancar timi'ni gördüm. Onlar da bizi görüp yanımıza gelmişlerdi.
"Oo doktor hanım iyi gördüm sizi, nasılsınız?" Diye sordu Serkan
"Evet, iyiyim serkan sağol"
"Valla iyi olmanıza çok sevindik defne hanım" Dedi Kaan da
"Teşekkür ederim kaan"
Sonra ise abime döndüm
"Ben hastaneye geçiyorum birkaç işim var "
"Tamam abim görüşürüz"
Yanlarından ayrılıp hastane bölümüne geldim ve odama doğru yürümeye başladım.
O sırada da karşıma Demir çıktı.
Beni gördüğünde gülümsedi .
"Defne, seni görmeyi beklemiyordum. Nasılsın?"
"İyiyim demir sen nasılsın?"
" Ben de iyiyim, ha bu arada hastaneye bir asistan doktor geldi. Sen ilgilenecek mişsin o da bugün gelecekti iyi oldu geldiğin yani"
"Hmm demek asistan doktor"
"Evet, aslında buraya asistan doktor gelmez ama albayımızın kızı kendisi. Albay da burada senin yanında olmasını istedi"
"Tamam gelince benim odama gönderirsin olur mu? Benim birkaç işim var odamda olurum"
"Tabi gönderirim"
"Teşekkürler, sonra görüşürüz"
"Görüşürüz"
Odama geldiğimde kendimi masama bıraktım.
Telefona uzandım ve kendime bir kahve söyleyip dosyalara bakmaya başladım. Yeni düzene göre düzenledim.
En sonunda işim bittiğinde ise masama oturup kahvemi içmeye başladım.
Kapım tıklatıldı.
"Gelebilirsiniz"
Kapı açıldı ve içeriye sarışın benim yaşlarımda bir kız ve ardından ise albay girdi.
Ben de ayağa kalktım
"Albayım, hoşgeldiniz"
"Hoşbuldum defne kızım" Dedi ve yanındaki kızı göstererek konuşmaya devam etti.
"Bu benim kızım Nazlı. Yeni mezun oldu. Ben de senin yanında olsun istedim beraber çalışırsınız"
"Tabi çok sevinirim" Deyip Nazlıya elimi uzattım
"Merhaba, ben defne, tanıştığıma memnun oldum "
"Nazlı ben de memnun oldum"
İyi birine benziyordu.
"O zaman ben gideyim siz de kaynaşın"
Deyip gitti albay.
Ben de Nazlıya döndüm
"Aslında bugün izinliyim ama istersen sana hastaneyi gezdireyim"
"Olur, ben de aslında daha hiçbir yerinde bilmiyorum daha bir gün oldu geleli ve gezmeye pek fırsatım olmadı"
"Peki o zaman hadi gel"
Beraber odadan çıktık ve hastaneyi gezdirmeye başladım.
Hastane bittikten sonra ise beraber askeriyrnin bahçesinde yürüyorduk.
"Geldiğin iyi oldu biliyor musun, tek başıma sıkılıyordum burada, aslında abim var ama o da bir arkadaş gibi değil tabi"
"Abim burada mı?"
"Evet, belki tanıyorsundur Mert Karaca"
"Birkaç kere adını duymuştum babamdan ama tanışmamıştım"
"Ben şimdi gideceğim bir abime uğrayayım sen ne yapmayı düşünüyorsun?"
"Aslında benim de yapacak bir işim yok beraber takılabilecek bir arkadaşım da eve giderim herhalde"
"E benimle gel o zaman hem daha iyi tanışmış oluruz. Bence çok iyi arkadaş olabiliriz"
"Ay süper olur"
"Tamam o zaman gel önce abim lerin yanına uğrayalım"
Beraber askeriyrnin içine girdik.
Abimler ise herzamanki yerlerinde oturuyordu.
Ama gözlerim aramızdaki uzun mesafeyi eş geçip tek bir kişiyi buldu ki o da bana bakıyordu.
Alp.
Gözlerimi kaçırarak abimin yanına doğru yürümeye başladım. Nazlı da yanımda geliyordu.
"Abi"
Diye seslendiği m'de beni yeni fark ettiler.
"Efendim abim, birşey mi oldu?"
"Hayır, ben çıkıyordum da onu haber edecektim"
"Hmm tamam ama çok yorma kendini tamam mı"
"Tamam"
Yanımda duran Nazlıyı yeni fark etmişti. Bana döndü ve
"Arkadaşın mı?"
"Evet, burada asistan doktor olarak yanımda çalışacak aslında sizin tanımanız gerekiyordu Hayrettin albayın kızı"
"Aa öyle mi?" Dedi şaşırarak.
"Evet, ama şehir dışındaydım o yüzden buraya gelmedim tanımamanız normal" Dedi Nazlı da.
"Neyse abi biz çıkıyoruz görüşürüz"
"Görüşürüz, dikkat et"
"Tamamm"
O sırada ise son kez alp ile göz göze geldik.
Birşey demesini bekledim.
Naslılsın demesini bekledim.
Ama sadece baktı. İyi olduğunu gözleriyle tespit ediyordu sanki. Çok dikkatli bakıyordu ve ben ne yapacağımı bilemiyorum.
Ben de en sonunda gözlerimi ondan çekip yürümeye başladım.
Oturma alanından çıkmıştık.
Bahçeye çıkınca Nazlı konuşmaya başladı.
"O adam kimdi?"
"Kim kim?"
"O.. Sana bakan asker. Oraya girdiğimizden beri seni izledi"
Bir an kalbim hızlandı.
"Beni izlememiştir, yanlış görmüşsün sen "
"Ben neyi gördüğümü biliyorum defne. Yoksa eski sevgilin mi?"
"Hayır tabikide"
"Yada sevgilin?"
"Hayır Nazlı"
"Özür dilerim ya sormamalıydım anlatmak istemeyebilirsin sonuçta daha yakın değiliz"
Sanki biraz kırılmış gibi hissettim.
Aslında anlatabilirdim bence.
Sonuçta onunda benimde yakın arkadaşım yoktu.
"Hayır, o yüzden değil tabiki anlatabilirim sana ama şimdi yada burada değil, bir kafeye gidelim orada konuşuruz"
"Tamam o zaman hadi atla" Dedi ve bir araba gösterdi.
Kendisinin arabasıydı muhtemelen
Beraber arabaya bindik ve yola koyulduk.
Güzel ve sakın bir kafeye geldiğimizde birer kahve ve tatlı söyleyip konuşmaya başladık.
"Ay anlatacak mısın artık çok merak ettim"
"Aslında pek anlatılacak birşey yok. Ben onu seviyordum sadece"
"Ne! Peki o seni seviyor mu? Bence seviyor yoksa o bakışların başka bir açıklaması olamaz"
"Hayır, sevmiyor, zaten yıllar önceydi ben daha 17 yaşındaydım. Ona hislerimi söyledim ama abimle yakın arkadaştı. Ben de senin abinim deyip bana ağzımın payını verdi"
"Oha ciddi misin?"
"Evet"
"Peki seni ilk gördüğünde ne tepki verdi yada önceden de görüşüyor muydunuz?"
"Hayır, o okumak için buraya geldi ben de sonra buraya atandım. Karşılsştığımızda ise.." Diyerek anlatmaya devam ettim.
Kaçırılma olayıma kadar herşeyi anlatmıştım ve Nazlı da bunların hepsini tek tek yorumlamıştı.
Gerçekten çok güzel vakit geçirmiştik.
En sonunda ise çalan telefonumla konuşmamız bölündü.
"Abim arıyor" Deyip telefonu açtım.
"Efendim abi?"
"Defne neredesin ben askeriyeden çıktım seni de alayım istersen"
"Olur aslında ya ben sana konum atayım"
"Tamam" Deyip telefonu kapattı.
Abime konumu atıp Nazlıya döndüm.
"Canım, abim beni almaya geliyor zaten vakit de geçti annem merak etmiştir"
"Aynen beni de babam arar birazdan neredesin diye"
kalkma vaktimiz geldiğinde Nazlıyla vedalaştım.
"Görüşürüz, gerçekten çok güzel bir gündü" Dedim.
"Benim için de öyle. Ayrıca teşekkür ederim benimle bunları paylaştığın için"
"Ne demek, biz arkadaşız"
Abimin korna sesini duyunca Nazlıya sarıldım.
"Abim geldi, ben gideyim görüşürüz"
"Görüşürüz canım"
Kafeden çıktım ve abimin arabasına bindim.
"Ee nasıl geçti günün bakalım"
"Güzeldi.Nazlıyla iyi anlaştık"
"İyi" Deyip arabayıs örmeye devam etti.
Kısa bir yolculuğun ardından eve gelmiştik.
Eve girince annem
"Hoşgeldiniz çocuklar." Deyince abimle aynı anda cevap verdik.
"Hoşbulduk anne"
"Ben odama çıkıyorum deyip
direkt odama çıktım ve duşa girdim.
Duştan çıkınca ise üzerimi giyip saçlarımı kurutmaya başladım.
Bunları yaparken arada telefonuma bakıyordum.
Mesaj gelmiş mi diye.
Alp bana en azından nasıl oldun diye bir mesaj bile atmamıştı.
Ne yalan söyleyeyim bu beni kırmıştı.
Ama neye kırılıyorsan sen de Defne
İnsan, kendisine hiçbir söz vermemiş birini neden bekler ki?
*********
Nazlı SANCAKTAR
22 yaşında.
Boyu 1.68
Doktor
Bölüm etkileşimi
