4. bölüm · UNUTTUĞUMU SANDIĞIMDA
3- Unuttuğumu Sandığım His
Ben öylece dururken birkaç adım daha attı ve yanıma geldi.
Ben de ayağa kalkmıştım istemsizce.
"Defne.."
Adım dudaklarından sessizce dökülmüştü.
Benim yıllardır unutmaya çalıştığım belki de unuttuğumu sandığım his tekrardan içimde yer edindi.
Ama bunu yüzüme yansıtmadım.
"Evet.." Dedim ben de.
Biraz durduktan sonra kendine yeni gelmiş gibi
"Seni görmeyi beklemiyordum. Abini ziyarete mi geldin?"
"Hayır. Görev yerim burası. Bu askeriyede çalışacağım artık." Dedim düz sesimle.
"Anladım.." Gibi birşeyler mırıldandı.
Biz öylece dururken abim geldi.
"Oo karşılaşmışsınız"
Alp, abime dönerek
"Evet"
Ben hemen araya girdim tabi
"Abi nerede kaldın seni bekliyorum iki saattir" Dedim.
"Geldim işte kızım be abarttın"
Dedi ve Alp'e dönerek
"Biz gidiyoruz kardeşim görüşürüz" Dedi
"Görüşürüz"
Ben ise hiçbirşey demeden abimle yürüdüm.
*********
Eve geldiğimizde kendimi odama atmış ve üzerime rahat şeyler giymiştim.
Üzerimi değişince odamdan çıktım ve salonda oturan abimi gördüm.
"Ya abi neden oturuyorsun yemek hazırlasana"
"Ben ne anlarım yemek hazırlamaktan dışarıdan söyleyelim bugün"
Dediğinde onu onayladım ve ben de yanına oturdum.
Pizza söylemişti.
"Ee nasıl geçti ilk günün bakalım"
"İyi geçti, normaldi yani"
"İyi iyi. Yarın da seni bizim timle tanıştırırım"
"Olur"
"Biraz durgun musun sen, yorgun olmadığına emin misin?"
"İyiyim abi, sadece uyumak istiyorum" Dediğimde fazla uzatmadı.
Biraz sonra pizzalarımız gelince kendimize salonun orta sehpasına güzel bir sofra hazırladık ve yemeğe başladık.
Gerçekten acıkmışım.
Yemeğimizi yiyince odama geçtim ve bakım yapmaya karar verdim.
Bakım malzemelerimi çıkarınca aklıma gelen şeyle gülümsedim.
Neden abime de bakım yapmayalım ki?
Bu düşünceyle tüm bakım malzemelerimi aldım ve salonda televizyon izleyen abimin yanına gittim.
Bana ve elimdekilere baktı.
"Ne oldu? Beni mi güzelleştireceksin yoksa ameliyata mı hazırlanıyorsun?" Deyince güldüm ve
"Hayır abicim beraber bakım yapacağız"
"Ben o şeyleri yüzüme sürmem"
Demesinin ardından zorla da olsa yüzüne maskeyi yapmıştım.
Şimdi ise yüzünde beyaz maske gözünde de salatalık vardı.
Benim ise yüzünde kil maskesi vardı.
"Defne ne zaman çıkaracağız bunları?"
"Bekle biraz daha"
Abimle yaptığımız bakımın ardından odama geldim ve uyumak için hazırlandım.
Kısa sürede uykuya daldım.
********
Çalan alarmımın sesiyle uyandım.
Gözlerimi ovarak banyoya gittim ve işlerimi halledip dolabımın yabına geldim.
Kendine hızlıca bir kombin yaptım.
Saçlarımı da açık bıraktım ve sade bir makyaj yapıp odamdan çıktım.
Abim ise hazır bir şekilde beni bekliyordu.
"Günaydın" Dedim.
"Günaydın"
Bugün onun arabasıyla gideceğimiz için o sürücü koltuğuna geçti ben de yanına oturdum.
Askeriyeye geldiğimizde abimi takip ettim.
Yemekhane gibi bir yere geldiğimizde bir masada oturan beş kişinin yanına geldik.
Abımı görünce hemen ayağa kalkıp asker selamı verdiler.
"Bu kız kardeşim Defne. Defne bunlar da Sancak timi" Dediğinde söze içlerinden sarışın olan
"Ben Berk tanıştığımıza memnun oldum hanımefendi" Dedi elini uzatarak.
Ben de gülümsedim ve
"Ben de memnun oldum" Dedim ve elini sıktım.
Onun yanındaki esmer olan konuştu
"Ben de Kaan"
Ona da aynı şekilde karşılık verdim.
Yeşil gözlü olan
"Ben de Kerem"
Diğer kahve saçlı ve kahve gözlü olan
"Ben teğmen Serkan. Sizinle tanışmak büyük bir onur hanımefendi.Buralarda daha önce böyle bir güzellik görmemiştik" Dediğinde hafifçe güldüm.
Siyah saçlı olan
"Ben Yiğit"
Hepsiyle aynı şekilde tanışmıştım.
Kerem "Ee Defne buraya alıştınmı şehir değiştirmek zor olmuştur." Dediğinde ona baktım
"İlk başta garip geldi açıkçası. Ama alışırım"
"Alışırsın alışırsın. Bizim tim biraz delidir ama" Dedi serkan.
Ona inanamaz şekilde bakan yiğit "Biraz mı?" Dediğinde gülmemek için kendimi tutmuştum.
"Tamam bayağı delidir" Diye kabullendi Serkan.
"Onu farkettim zaten. Daha beş dakika oldu, kararımı verdim" Dedim ben de.
"Daha bizi tanımıyorsun bile" Diyen Kaana döndüm.
"Tanımama gerek var mı?"
"Haklısın aslında. Serkanı görünce insanın fikri hemen oluşuyor. "
"Ne alaka ya?" dedi Serkan hemen.
"Adam daha tanışırken kendini rezil etti." Dedi Yiğit de.
"En azından ben eğleniyorum. Siz taş gibi
oturuyorsunuz" Diye kendini savundu Serkan.
Ben araya girdim bu sefer
"Bence iyi. Sessiz bir tim beklemiyordum zaten"
"Sen sessizmisindir?" Diye sordu Kaan.
"Duruma göre"
"Yani"
"Beni sinirlendirmezseniz sessizim"
"O zaman Serkan dan uzak dur" Dedi Yiğit hemen.
Serkan sitemle konuştu.
"Niye hep beni hedef gösteriyorsunuz?"
"Sanırım timdeki görev dağılışınızı anlamaya başladım." Dedim ben de.
"Neymiş görev dağılımımız?" Diye sordu Kaan.
"Serkan konuşuyor, Yiğit dalga geçiyor, Kerem ve Berk izliyor, sen de ortamı toparlamaya çalışıyorsun"
"Fena çözememiş" Dedi Kerem.
Yiğit, Kereme dönerek
"Daha Alp komutabı görmedi" Dediğinde meraklandım.
"Alp?" Dedim sorarcasına.
"Bizim tim komutanı" Diye cevapladı Kaan.
"Anladım.."
"Onu görünce bizim söylediklerimizi unutursun zaten" Diyen Serkana baktım.
"Neden?"
"Çünkü adamın bir bakışı yetiyor" Dediği sırada kapı açılmış ve birisi bize doğru geliyordu.
Gelen kişiyi gören tim ayağa kalkmış selama durmuşlardı.
Gelen Alpti.
Ona bakmamaya çalışarak ben de ayağa kalktım ve abime dönerek
"Ben de gideyim artık" Dedim.
"Tamam, arada gelirim yanına" Dediğinde başımla onayladım ve oradan çıktım.
O sırada Alp'in bakışlarını sırtımda hissediyordum.
Revire geldim ve Demir'i görüp yanına gittim.
"Ee yapılacak birşey var mı?"
Beni görünce gülümsedi ve
"Şu hasta dosyalarını düzenliyordum. Yardım edebilir misin?" Dediğinde ona yardım etmeye başladım.
