7. bölüm · UNUTTUĞUMU SANDIĞIMDA
5- Beş Yıl Sonra Da Aynı
Sabah yine hastane koridorları sesliydi.
Ben de elimde dosyalarla dün olanları düşünmemeye çalışarak ilerliyordum.
Ama bu imkansızdı!
Düşünmeden edemiyordum.
"Bazı şeyler unutulmuyor"
Alp'in sesi kulaklarımda yankılanıyordu.
Dosyayı biraz daha sıkı tuttum.
Ve o sırada bir bedene çarptım.
"Doktor hanım" Diyen sesle başımı kaldırdım.
"Abi.."
Abim elindeki kahveyi kaldırarak bana baktı ve
"Sabah sabah yine düşüncelere dalmışsın."
"Yok ya"
"Yalan" Dediğinde kaşlarımı çattım.
"Sen ne ara bu kadar iyi tabımaya başladın beni?" Dediğimde güldü.
"Ben seni doğduğundan beri tanıyorum. Bir şey saklamaya çalışırken kaşlarını böyle çatıyorsun."
İstemsizce kaşlarımı gevşettim.
"Abartıyorsun" Dedim.
"Hiç sanmıyorum" Dedi ve beni süzdü. Sonra ciddi bir sesle
"İyi misin?" Diye sordu.
"İyiyim"
Başını salladı ama tamamen inanmış görünmüyordu.
"Peki. Bu gün tim tekrar buraya gelecek"
"Tim mi?"
"Evet"
"Niye?"
Abim tekrar ciddi bir sesle
"Görev hazırlığı var. Kontroller için gelecekler"
Başımı salladım ve
"Tamam" dedim
Abim gittiğinde kendi kendime
"Tamam Defne. Alt tarafı aynı insanlar aynı hastane" Dedim sakinleşmek için çünkü Alp de gelecekti.
Ama nedense içimden bir ses bunun hiç de alt tarafı olmadığını söylüyordu.
Bu düşünceyi kafamdan uzaklaştırarak odama doğru gittim.
Bugün işime odaklanacaktım.
Yani en azından deneyecektim.
**********
Yaklaşık bir saat sonra kapım çakındı ve içeriye abim ile arkasındaki tim girdi.
"Günaydın doktor hanım!" diye seslendi Berk.
Ben de gülümseyerek onlara döndüm.
"Günaydın. Siz de erkencisiniz." dedim.
Serkan hemen araya girerek
"Biz hep erkenciyiz" dedi.
Ber ona baktı.
"Sen dün gece kaçta yattın?"
Serkan ise hiç düşünmeden cevap verdi.
"Oniki"
"Gece mi?"
"Evet" Dediğinde Berk kahkaha attı.
"Senin onikide yattığına kim inanır"
"Ben inanıyorum" Diye kendini savundu serkan.
Ben de gülerek başımı iki yana salladım.
"Daha sabahın dokuzu. Şimdiden başladınız"
Abim omuz silkti ve
"Bunları susturmak için özel eğitim gerekli" Dedi.
"Sen de çok farklı değilsin abi" Dediğimde ise cevabı hazırdı.
"Ben komutanım"
Berk araya girdi.
"Komutanım dün yumurtayı yakmıştınız"
Abim ona döndü
"Berk" Demesiyle verk hemen ciddileşti
"Emredersiniz komutanım"
Ben ise gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırıyordum.
Tam o sırada arkadan bir ses duyuldu.
"Sabah sabah ine aynı gürültü"
Gülümsemem yavaş yavaş kayboldu.
Bu sesi tanıyordum.
Alp.
Başımı kaldırıp ona baktığımda o da gözlerini bana çevirmişti.
Kısa bir an göz göze geldik.
Sonra hemen gözlerimi kaçırıp önümdeki dosyaya döndüm
"Ben hastaları kontrol edeceğim"
Abim kaşını kaldırarak
"Daha kimse sana birşey söylemedi" dedi.
"Ben söyledim" Dedim ben de.
"Peki"
Arkamı dönüp yürümeye başladım.
Tam rahatladım derken arkamdan ses duydum
"Defne"
Adımlarım durdu.
Yavaşça arkamı döndüm.
"Efendim?"
Alp birkaç adım yaklaşarak elindeki dosyayı uzattı.
"Bunu düşürdün"
Dosyayı ondan alırken çok klişe bir sahne gerçekleşti.
Parmaklarım parmaklarında değmişti.
Bu küçücük temasla hızlanan kalbime sinirlendim.
İkimiz de aynı anda geri çekildik.
"Teşekkürler"
"Rica ederim"
Tekrar yürümek için döndüm.
"Bu kadar mı?" dedi Alp.
Bir an durdum ve ona baktım
"Ne?"
"Dün daha konuşkandın"
"Dün geceydi"
Alp'in yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
"Demek gece olunca konuşuyorsun"
"Demek gündüz olunca susuyorsun"
Alp kaşını kaldırdı
"Ben susmuyorum"
"Farkettim" Dememle ikimiz de kısa bir süre sessiz kaldık.
Uzaktan bizi izleyen serkan ve Berkin sesi duyuldu.
"Birşey mi kaçırıyorum?" Diyen berk fısıldayarak konuşuyordu ama duyuyordum.
Serkan ise cevap verdi.
"Bence biz birazdan çok şey kaçıracağız"
Ardından abimin sınırlı sesi duyuldu
"İkiniz de susun"
İkisi de aynı anda sustu.
Ben ise Alp'e son kez baktım
"Benim hastalsarım var"
"Biliyorum"
"Öyleyse.."
"Git" dediğinde kaşlarımı çattım.
"Emir mi veriyorsun?"
Alp hafifçe gülümsedi
"Hayır, bu sefer rica ediyorum"
Ben ise hiçbirşey söylemeden arkamı döndüm ve oradan uzaklaştım.
Ama koridorun sonuna kadar yürürken yüzümdeki gülümsemeyi saklayamadım.
Beş yıl sonra ilk kez...
Alp'le konuşmak eskisi kadar zor gelmemişti.
********
Öğlene doğru son hastamın da dosyasını kapattığımda arkama yaslandım.
Yoğun bir sabahtı.
Sandalyemden kalkıp masanın üzerine dağılmış olan dosyaları düzenlemeye başladım.
Tam o sırada kapı iki kez tıklatıldı.
"Girebilirsin"
Kapı açıldı.
Başımı kaldırdığımda onu gördüm.
Alp.
"Sen mi?"
Alp kapının yanında durdu ve
"Ben" dedi.
Şaşkınlığımı gizlemeye çalışarak dosyama döndüm ve
"Birşey mi oldu?" diye sordum.
"Kontrol"
"Kontrol için mi geldin?"
"Evet"
Birkaç saniye ona baktım
"Peki, otur"
Alp sandalyeye oturdu.
Ardından da tansiyon aletini aldım ve ben de yanına geldim.
"Kolunu uzat"
Alp kolunu uzatırken hafifçe gülümsedi.
"Emredersiniz doktor hanım" dediğinde gözlerimi devirdim.
"Dalga geçme" dedim.
"Geçmiyorum"
"Geçiyorsun"
"Biraz"
Dediğiyle istemsizce gülümsedim.
Tansiyonunu ölçerken ikimiz de sustuk.
"Burada çalışacağını bilmiyordum" dedi Alp.
"Ben de senin burada olacağını bilmiyordum"
Dedim tansiyon aletinden gözlerimi ayırmadan.
"Beş yıl önce de böyleydin"
Ellerin durdu.
"Nasıl?"
"Birşeyleri belli etmemeye çalışırdın"
Ona baktım
"Sen de insanlaeı fazla gözlemlerdin"
Gözlerini benden ayırmadan konuştu
"Hala öyleyim"
Ne diyeceğini bilemediğim için birşey demedim ve tansiyon aletini çıkararak konuştum.
"Her şey normal"
"Güzel"
Alp ayağa kalkarken dosyaya baktım ve
"Bir dakika" Dedim.
Yerine geri oturdu.
"Ne oldu?"
"Şurada bir not var. Son birkaç gündür baş ağrın oluyormuş"
Alp omuz silkti
"Önemli birşey değil"
"Bunu ben söylemeden sen söyleme"
"Doktor sensin"
"Sonunda hatırladın"
Alp gülümsedi.
"Hatırlamaz mıyım?" demesiyle gözlerine baktım.
O an için tüm sesler sustu.
Ne koridordan gelen konuşmalar..
Ne telefon sesleri..
Ne de dışarıdaki hareketlilik.
Sadece ikimiz vardık.
Alp bakışlarını kaçırmadan konuştu.
"Beş yıl geçmiş"
Kalbim hızlanmaya başladı.
"Evet"
"Çok değişmişsin"
Hafifçe gülümsedim.
"İyi anlamda mı?" Diye sordum.
Alp birkaç saniye düşündü.
"Hayır"
Dediğinde kaşlarımı çatıldı.
"Ne demek hayır?"
Alp gülerek ayağa kalktı.
"Daha da güzelleşmişsin"
Ben olduğum yerde kaldım.
Alp kapıya doğru yürüdü.
Kapıyı açmadan arkasını döndü
"Teşekkür ederim doktor hanım"
Hala şaşkın bir şekilde ona bakıyordum.
"Rica ederim"
Alp çıktı.
Kapı kapandığında ellerimi yüzüme kapattım.
"Bu adam.." Diyerek kendi kendime mırıldandım.
"Beş yıl sonra da aynı"
