9. bölüm · UNUTTUĞUMU SANDIĞIMDA

7- Geçmişin Gölgesi

Eleyss 🩷

Emir ile karşılaşmamızdan sonra odama gelmiştim.

Kapı tıklatıldı.

"Gel"

Kim geldi diye baktığımda Emiri gördüm.

Ona bakarken onu daha dikkatli inceleme fırsatım olmuştu.

Yıllar..

Aradan gerçekten bu kadar yıl geçmiş miydi?

Ama karşımdaki yüz, hafızamda bıraktığı haliyle bir anda karşıma çıkmıştı gibiydi.

Gözlerini kaçırdı

"Defne..."

Adımı öyle söylemişti ki içimde garip bir şey oldu.

Sanki yıllardır kapalı tuttuğum bir kapı hiç istemediğim bir anda yeniden açılmıştı.

"Emir."

"Değişmişsin"

Ne diyeceğimi bilemedim.

"Sen de"

Kısa bir sessizlik oldu.
Emir ellerini cebine koyarak bana baktı.

"Seni burada göreceğimi hiç düşünmezdim"

"Ben de seni"

Gülümsemeye çalıştım ama pek başarılı olduğum söylenemezdi.

Çünkü aklımda tek birşey vardı.

Geçmiş.

Onunla geçirdiğim günler..

Bana bakışları..

Bana söylediği sözler..

Ve sonra benim ondan uzaklaşmam.

Emirle tam olarak hiçbir zaman sevgili olduğumuzu söylememiştik.
Ama aramızdaki şeyin sıradan bir arkadaşlık olmadığı ikimizin de bildiği bir gerçekti.

Emir beni seviyordu.

Ben de onu seviyordum.

Bir zamanlar.

Birlikte geçirdiğimiz uzun konuşmalar, okul çıkışında yaptığımız yürüyüşler, birbirimize anlattığımız en ufak şeyler bile aklımda hala duruyordu.

Emir benim en zor zamanlarımda yanımda olmuştu.

Ama daha sonra Alp hayatıma daha fazla girmeye başladı.

Başlarda bunun sadece bir arkadaşlık olduğunu düşünmüştüm.

Sonra Alp'le konuşurken yüzümde oluşan gülümsemeyi, onu gördüğümde içimde oluşan heyecanı farkettim.

Ve bir gün kendime itiraf etmek zorunda kaldım.

Ben Alp'ten hoşlanıyordum.

Bunu fark ettiğimde düşündüğüm ilk kişi Emir olmuştu.

Ona haksızlık ettiğimi biliyordum.

Bu yüzden ondan uzaklaşmaya başladım.

Önce daha az konuştum.

Sonra mesajlarında daha geç cevap vermeye başladım.

En sonunda ise tamamen konuşmayı kesmiştim.

Emir nedenini anlamıştı.

Ama hiçbir zaman beni zorlamadı.

Son konuşmamızda sadece uzun uzun yüzüme bakmuştı ve

'Umarım birgün verdiğin kararın seni mutlu ettiğini görürüm' demişti.

O cümleyi yıllarca unutamamıştım.

Şimdi ise yıllar sonra yeniden karşımdaydı.

"Hayat nasıl gidiyor?" diye sordu.

Düşüncelerimden sıyrılıp ona döndüm.

"İyi, yoğun biraz" dedim ve devam ettim.
"Ee sen neler yapıyorsun"

"Kendi halimdeyim"

Gülümsedim,

"Hiç değişmemişsin"

"Sen de hala aynı şeyi söylüyorsun"

İkimiz de kısa bir süre güldük.

O birkaç saniyede sanki yıllar ortadan kaybolmuştu.

Sonra Emir'in yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.

"Defne.."

"Efendim?"

"Bunca yıl sonra seni tekrar görmek garip"

"Benim için de öyle"

"Hiç konuşmadık"

Bu cümleden sonra gülümsemem tamamen kayboldu.

"Biliyorum"

"Nedenini sormadım hiç"

Başımı kaldırıp ona baktım.

"Emir.."

"Çünkü cevabını bildiğimi düşünüyordum."

Ne diyeceğimi bilemedim.

Emir derin bir nefes aldı.

"Merak etme. Seni suçlamıyorum"

"Ben seni üzmek istememiştim"

"Biliyorum" dedikten sonra daha yumuşak bir sesle konuştu

"Zaten mesele de bu değildi"

"Ne o zaman?"

Birkaç saniye baktı.
Sonra hafifçe gülümsedi.

"Boş ver, yıllar önce kaldı"

Tam o sırada telefonum çaldı.

Abim arıyordu.

"Bunu açmam lazım" diyerek telefonu açtım.

"Alo abicim"

"Neredesin Defne?"

"Hastanede" dedim anlamazca.

"Hmm bak bakalım ben dışarda mıyım?"

"Abi ciddi misin" Dedim heyecanla.

Gelmişler miydi?

"Bak işte kızım" Dedi ve telefonu kapattı.

Emir de beni izliyordu.

"Alındı sanırım"

"Evet, görevden dönmüşler de "

"Tamam sen yanına git ben de gidiyorum zaten"

Dediğinde ikimiz de odadan çıktık.

Karşımda abımı ve timi görünce yüzümde bir gülümseme oluştu.

Koşarak abime sarıldım.

Sarılışıma karşılık vererek başımın üzerinden öptü.

Ayrıldıktan sonra
"Bu kadar özledin mi beni?" Diye sordu abim.

"Özledim tabi, sana birşey olacak diye çok korktum"

Dediğimde diğerleriyle de kısaca konuştuk.

Sonra bize bakan Alp'i gördüm.

Gözlerimiz kesişti.

Ama ikimiz de konuşmadık.

"Neredesin oğlum sen? Seni arıyoruz" Dedi abim.

"İşim vardı"

"Ne işi"

"Uzun hikaye"

"Sizin zaten her işiniz uzun hikaye komutanım" Dedi Berk.

"Çünkü sen kısa hikayelerden anlayamıyorsun"

Berkin yüzündeki ifade değişti.

"Ben neden suçlu oldum şimdi?"

Kaan kahkaha atarken diğerleri de onları sırıtarak izliyordu.

O sırada abim arkamdaki kişiyi yeni görmüş gibi konuştu.

"Bu kim?"

Baktığı yere baktığımda Emir olduğunu gördüm.

Ben birşey demeden Emir yanınıza geldi.

"Ben Emir, Defne'nin eski bir tanıdığıyım" diye kendini tanıttı.

Alp'in gözleri sorgularcasına bana döndü.

Ona bakmadım.

"Evet, buralardaymış biz de karşılaşınca bi konuşalım dedik" dedim.

"Hmm" diye mırıldandı abim ve bana dönerek

"Bizim birkaç işimiz var akşam beraber çıkarız" dedi.

"Tamam abi"

Emir de yanımızdan ayrıldığında sadece Alp ve ben kalmıştım.

"Sen gitmeyek misin"

"Birazdan" dedi ve devam etti.

"Emirle.. Ne konuşuyordunuz?"

"Yıllardır görmediğim biriydi. Sadece konuştuk"

"Ne hakkında?"

"Geçmişten"

Alp'in yüzündeki ifade değişti.

"Geçmişten.."

"Evet"

Bir süre sessizlik oldu.
Sonra Alp başını hafifçe eğdi.

"Tamam"

"Tamam"

Ama hala gitmiyordu.

"Neden böyle davranıyorsun?" diye sordum.

Cevap vermedi.
Sadece birkaç saniye bana baktı.

Sonra hafifçe gülümsedi.

"Çünkü geçmişten gelen insanların bazen sandığından daha fazla şeyi beraberinde getirdiğini biliyorum"

Ne söyleyeceğimi bilemeden kaldım.

"Gitmem lazım" Dedi ve arkasını dönüp uzaklaştı

Sonra telefonum titredi.

Bilinmeyen bir numaradan mesaj vardı.

05******: Bugün seni gördüğüm için mutluyum, ama daha konuşacak çok şeyimiz var defne.

Mesajın altında isim yoktu ama kimin gönderdiğini biliyordum.