31. bölüm · SÖZLEŞME
31
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın aşklarım..
Oy sınırı: 490
Yorum sınır: 300
Yorumlarınızı bekliyorumm.
|sınır geçmeden bölüm gelmeyecek|
"Halit beyle konuştum sorun yok bebeğim her şey planladığımız gibi gidecek sadece biraz erken olacak." Bana söylüyordu ama ses tonu bok gibiydi.
Korkmuştu. Telaşlıydı.
Benden daha çok korkuyordu Savaş eminim.
Savaş bunu dedikten sonra telefon kapanmıştı. Çekmiyordu çünkü telefonu.
Neva hanım bir kaç tane daha test yaptı.
Odadan çıkmadan önce Firdevs hanım onun peşinden gitti.
Zeynep Savaş'a ulaşmaya çalışıyordu.
"Gelecek zaten bir saate Zeynep arama çekmez." Sinirle telefonu bıraktı.
Arkama yaslanıp Savaş'ın söylediği gibi düşünmeden uyumaya çalıştım. Fazla uykum vardı.
Yavaş yavaş uykuya dalarken Savaş gelene kadar uyanmamak istedim.
************
Şu an Zeynep ve Firdevs hanımla beraber hastane odasında benden yarım saat önce alınan sonuçları bekliyorduk.
Biraz acıkmıştım ama bu ortamda söylemem ne kadar doğru olurdu bilmiyorum.
Neva hanım ve Halit bey hamilelik şekeri mekeri bir sürü şey söyleyip gitmişlerdi ama hiçbir şey anlamamıştım.
Her şeyi ikisine bıraktım.
Halit bey de işin içine girince bir tık rahatlamıştım çünkü fazla bilgili duruyordu.
Bunca zamandır olan sıkıntım şu an o kadar yoktu.
Yaklaşık bir buçuk saat olmuştu ve Savaş hala ortalarda yoktu.
Firdevs hanım yan tarafımdaki koltuğa oturmuş stresle bacağını sallıyordu.
Hatta ilk defa gördüğüm bir şey vardı tırnaklarındaki ojeyi dişiyle söküyordu.
Kadını da strese sokmuştuk.
Sonuçlara göre doğuma girecektim daha demin karnımda bir cihaz takılıydı. Kağıttan çizgiler çıkıp duruyordu.
Neva hanım onları alıp Halit beyin yanına geçmişti konuşmak için.
Ellerim karnımın iki yanında parmalarımı kaldırıp indiriyordum.
Hemşireler dakika başı odaya girip kontrol ediyorlardı.
Sancılarım son bir saate göre bir tık daha artmıştı. Galiba gerçekten gelecekti bu çocuk.
İçimden bir çocuk çıkartacaklardı. Çok korkunç.
Tüylerim diken diken oldu.
"Hastaneye yattığını tüm sosyal medya öğrenmiş bunların da işi gücü yok bunu konuşuyorlar bu saatte." Saat gece 11 buçuk olmuştu.
Zeynep benim dikkatimi dağıtmak ve beni oyalamak için telefondan haberleri gösterip okuyordu.
@MAGAZİNRİTMİ:
SİZE ÖZEL BİR HABERLE GELDİM. BİLİYORSUNUZ ADA 8 YA DA 8 BUÇUK AYLIK HAMİLE. ALDIĞIM DUYUMLARA GÖRE ADA KOZCUOĞLU HASTANEYE KALDIRILMIŞ VE DOĞUMA ALINMA İHTİMALİ YÜKSEKMİŞ. BUGÜN İŞ İÇİN YURTDIŞINA ÇIKAN SAVAŞ KOZCUOĞLU ANKARAYA İNİŞ YAPMADAN TEKRARDAN İSTANBULA DÖNÜŞ YAPACAK SANIRIM. BEBEK GELİYOR YANİ HAZIRLIKLI OLUN.
486.926 beğenme. 36.726 yorum
@instagramkullanıcısı: Ay hadi ya sağlıkla gelsin
@instagramkullanıcısı: Bebekleri kız değil mi.
@instagramkullanıcısı: Savaş niye doğuma yakın gidiyor ki.
@instagramkullanıcısı: Adam evlenmez dedik bebeği doğuyor.
@instagramkullanıcısı: Yaaa bir şey olmaz umarım
@instagramkullanıcısı: dünyanın en şanslı bebeği doğuyor diyorsunuz yani
@instagramkullanıcısı: Hadi bakalım
@instagramkullanıcısı: ay çok heyecanlı
@instagramkullanıcısı: Valla bu anı bekliyordum sonunda doğuracak
@instagramkullanıcısı: Savaş kızın yanında değil mi şok
@instagramkullanıcısı: Savaş baba oluyor ben şokum
@instagramkullanıcısı: Ay fotoğrafları var mı hiç
@instagramkullanıcısı: Bebeği görmem lazım çok merak ediyorum
@instagramkullanıcısı: Ay Savaş değil de Ada çirkin bebekte kızdı diye biliyorum Ada'ya çekerse yandılar
@instagramkullanıcısı: Ne güzel bir haber hadi bakalım
@instagramkullanıcısı: Peki üç yıl önceye kadar Savaş için asla evlenmez dememiz ve şu an bebek haberini okumamız vay be Ada.
@instagramkullanıcısı: heyecanla bekliyoruz
@instagramkullanıcısı: çocuğun adı belli değil di mi
@instagramkullanıcısı: ada küçük adayı doğur gel
@instagramkullanıcısı: Yaaa hadi bakalım.
Kapı tıklatılıp açıldığında yerimde dikleştim ama beklediğim kişi değildi. Neva hanım gelmişti.
"Ada nasılsın." Dedi direkt yan tarafımda durarak.
"İyiyim sancılar arttı biraz." Dedim.
Tebessüm etti.
Firdevs hanıma bakıp tekrar bana baktı.
"Sabaha karşı seni doğuma alacağız, ameliyathaneyi hazırlatıyoruz."
Bir anda bunu duyunca nefeslerim sıklaştı. Gözlerim doldu. Yatağın kenarındaki korkuluğu sıkmaya başlamıştım.
"Allahım yardım et yarabbim, Neva dışarıda konuşalım iki dakika." Firdevs hanım Neva hanımı çıkartmaya çalıştı ama izin vermedim.
"Firdevs hanım sorularınızı yanımda sorun lütfen ben de bilmek istiyorum cevapları." Zeynep hemen sol tarafıma gelip elimi tutup karnımı öptü.
Neva hanım derin bir nefes aldı.
"Beklediğim bir durumdu ama dürüst olacağım. Ada ben doğumu daha erken bekliyordum. 32 ya da 33 hafta zor dayanır diyordum ama şükür ki 35 haftalık oldu öncelikle bu iyi bir şey." Gözyaşlarımı silip dinledim.
"Ameliyata Halit hocayla beraber gireceğiz ve sana lokal anestezi yapmayacağız normalde böyle oluyor ama sen komple uyanık olacaksın genel anestezi ile doğuma gideceğiz." Daha çok korkmuştum.
Neva hanım ağzını açacağı zaman odanın kapısı hızlı bir şekilde açıldı ve herkesin başı oraya döndü. Benim bakmama gerek yoktu gelen Savaş'tı.
"Oğlum.!" Firdevs hanım hemen yanına doğru gitti ama Savaş annesinin koluna dokunup hızla yatağa doğru ilerlemeye başladı.
Neva hanım bizden biraz uzaklaşmıştı.
Savaş'ın gözlerine henüz bakamadım çünkü ona bakarsam hıçkıra hıçkıra ağlayacağımı biliyordum.
Az önce sıktığım korkuluğu sertçe indirip yatağın kenarına oturdu ve beni yan bir şekilde kucağına oturttu.
Şimdi karnım onun karnına yapışıktı.
Dizlerinin üstünde oturuyordum.
Başımı omzuna koyduğunda ellerimi boynundan geçirip sıkıca sarıldım. Hiç kimse konuşmuyordu.
Kendimi daha fazla tutamayıp Savaş'ın boynunda sesli sesli ağlamaya başladım. Korkuyordum.
İkisini yalnız bırakmaktan çok korkuyordum.
İnci'nin bensiz büyümesinden, Savaş'ın ben olmayınca kendine bir şey yapmasından çok korkuyordum.
İkisi de benim canımdı bırakmak istemiyorum henüz çok erken.
Vücudum sarsıldığında Savaş sırtımdan tutup beni kendine biraz daha yaklaştırdı.
"Sonuçlar çıktı mı.?" Diye sordu arkasına bakarken. Neva hanıma bakıyordu. Sanırım her şeyden haberi vardı.
"Sabaha karşı 5 gibi doğuma alacağız ameliyathane hazırlanıyor." Savaş'ın tüm bedeni kas kastı kesildi.
Burnumu çektim.
"Artı olarak lokal değil genel anestezi uygulanacak." Diye devam etti.
Hazırladığım doğum çantası evde kalmıştı. Daha tam olarak hazır değildi ayrıca.
Benim eşyalarım da hazır değildi.
Gerek olacak mıydı bilmiyorum ama...
Savaş iki yanağımdan sertçe tutup ona bakmamı sağladı.
Göz göze geldiğimiz an hemen gözlerimi kapattım. Gözlerinin beyazı kızarmıştı.
"Ada, bir şey yok meleğim niye ağlıyorsun kızımız geliyor,yarın sabah belki senin kucağında olmuş olacak niye ağlıyorsun.".
Doğru söylüyordu.
Benim değilse bile Savaş'ın kucağında olacaktı İnci.
İnci.
İnci tanemiz.
Bebeğimiz.
Hala ağlamamı durduramamıştım.
Savaş alınlarımızı birleştirdiğinde ben de iki elimi onun çenesine koydum.
"İnci annesiyle tanışacak Ada niye ağlıyorsun."
"Asıl bundan sonra ağlayacaksın, kızın seni bir dakika rahat bırakmayacak." Hafifçe gülümsedim.
O konuştukça rahatlıyordum.
"Bebeğimizi alıp evimize gideceğiz bir tanem..Büyük bebeğim benim." Son cümlesinde burnunu burnuma sürtünce ağlamam kesildi.
Gözlerim hala kapalı onu dinliyordum.
"Halit beyle konuştum korkulacak bir durum yok onun yanından geliyorum Neva hanımla ikisi olacak ameliyatta iki başarılı doktor diyorum Ada korkulacak bir şey var mı sence.?" Yavaş yavaş beni uzaklaştırıp gözlerime bakmak istediğinde hemen kapalı gözlerimi açtım.
Gözlerinin içine baktım. Benden çok Savaş'ın korktuğunu görmemle artık ağlamayı kesmem gerektiğini anladım.
Böyle konuşuyordu ama sadece benim içindi. Kendisi hala korkuluydu.
Şok olmuştuk bu kadar erken beklemiyorduk.
Neva hanım odadan çıkmıştı sanırım.
Burnumu çekip gözyaşlarımı sildim.
Savaş anında dudaklarıma bir öpücük bıraktığında alnımı onun omzuna koydum.
Sırtımı ve ensemi okşuyordu.
"Doğum çantası evde kaldı." Dedim sessizce.
"Aldırırım ben birazdan daha beş saatimiz var." Doğru diyordu.
"Benim eşyalarım da kaldı." Dedim bu sefer.
"Ben gider hazırlarım bebeğimin eşyalarını olur mu.?" Başımı iki yana salladım.
"Zeynep hazırlar sen kal." Başımı anında kaldırdığında dudaklarının hafifçe kıvrıldığını gördüm.
Sertçe alnımdan öptü ama dudaklarını çekmedi.
"Karnın kaşınıyor mu krem sürelim mi.?" Üç aydır her gece karnıma krem ve yağ sürüyorduk. Ben unutsam bile o benim için unutmuyordu çünkü unutursam bu sefer gece kaşıntıdan uyuyamıyordum.
Şu an korkudan mı gerginlikten mi bilmiyorum kaşınmıyordu.
Başımı olumsuzca salladım.
Tekrar alnımdan öptü.
"Açsın değil mi yemek yemedin." Annesine baktı.
"Yemek yiyebilir mi.?" Firdevs hanım iki yana salladı.
"Doğumdan sonra yerse daha iyi yine de bir soralım ama büyük ihtimalle yemesin der." Sormak için odadan çıktı Firdevs hanım.
Savaş'a sarılı halde duruyordum.
"Biraz korkuyorum." Dememle Savaş'ın iç çekmesi bir oldu.
"Ben de korkuyorum ama bir şey olmayacağını da biliyorum fazla abartıyoruz." Doğru söylüyordu.
Ben özellikle fazla abartmıştım.
Hormonlardan dolayı çok fazla duygusaldım.
Her şeyi kafama takıp saçma sapan senaryolar kuruyordum.
Savaş'ın dizinden kıpırdanıp yatağa oturdum. O kaşlarını çatsada böyle ikimiz de daha rahattık.
Firdevs hanım tekrar geldiğinde kaşlarını olumsuz anlamda kaldırdı.
O gelince Zeynep'te doğum çantasını ve benim gerekli eşyalarım için eve gitti alınacak her şeyi tek tek söylemiştim.
Her şey fazla hızlı oluyordu. Saat gece 3 olduğunda hepimiz de bir heyecan vardı.
Sabah İnci yanımızda olacaktı.
Neva hanım biraz önce ki gelişinde doğumun yani ameliyatın saat 8 gibi biteceğini söylemişti. Sabah gerçekten de Savaş kızına kavuşacaktı.
"İlk İnci'yle ilgilen beni zaten odaya getirirler tamam mı.?" On kere söylemiştim.
"Bir kere daha söyleyecek misin bir tanem." Napayım heyecanlıydım.
"Firdevs hanım, Savaş gitmezse siz sakın yanından ayrılmayın olur mu.?" O da hemen yanımda oturuyordu.
Biraz uykum vardı ama heyecandan uyuyamıyordum.
Zeynep ve Salih saat başı hatta yarım saatte bir kahve almaya gidiyorlardı.
Ben hariç herkese.
Neşet hastanede değildi sabah gelecekmiş.
Beş kişiydik sadece.
Kapı açıldığında Neva hanım ve Halit beyi görünce şaşırdık.
Savaş ayağa kalktı.
"Ada nasılsın." Dedi Halit bey.
"Heyecanlıyım."
Gülümsedi.
"Değerlerin elimizde ameliyathane hazır sende hazırsan senin prensesi alalım karnından." Savaş'a baktığımda gerildiğini gördüm.
Tebessüm ettim. Ha şimdi ha iki saat sonra fark etmezdi.
"Olur hazırım bir an önce doğsun." Dediğimde Savaş omzuma dokunmaya başladı.
"Tamam o zaman on dakikaya seni doğuma alalım." Kalbim yine hızlanmıştı. Başımı salladım.
Savaş hiç konuşmadı sadece bana bakıyordu.
"İnci'yle tanışmaya hazır mısınız." Dedim ama sesim ve dudaklarım titreyince sustum.
Firdevs hanım yüzünü eliyle kapatıp arkasını döndü.
Savaş şaşkınlığını atıp yanıma geldi. Gülümsedim ona.
"Son bir saat kızınla tanışmak için." Dedim.
Başını sallayıp beni kendine doğru çekti.
Karnımda hala bir kaç cihaz vardı.
"Ağlayacağım birazdan." Dediğimde gözyaşlarım akıyordu bile. Daha sıkı sarıldı.
Zeynepler geldiğinde bizi böyle gördüklerine şaşırdılar.
"Anne, noldu.?" Dedi.
"Ada'yı on dakikaya doğuma alıyorlar hatta beş." Zeynep elindeki kahveyi düşürüp yanıma doğru geldi.
Diğer damar yolu olmayan elimle sarılışına karşılık verdim.
"İnci'yi küveze alırlar bana getirilene kadar ayrılma yayından Zeynep." Hızlı hızlı başını salladı.
"Savaş'la konuşun aklı dağılsın ben ameliyata girince." Ona da başını salladı.
"Güveniyorum sana." Dediğimde o ağlıyordu.
Savaş'ta biraz uzaklaşıp camın önüne geçmişti. İki elini cama dayayıp aşağıya bakıyordu. Sırtı bize dönüktü.
Salih odaya girmedi için o şu an yoktu.
Odanın kapısı tekrar tıklandığında iki tane hemşire kız gelmişti.
"Ada hanımı alıyoruz." Savaş hemen yanıma gelip beni kollarının arasına aldı.
"Her şeyimsin sen benim, her şeyim, mis kokulum." Ağlarsam üzüleceği için kendimi tutuyordum.
Çok zor tutuyordum.
"Sen benim her şeyimsin asıl çok seviyorum seni Savaş." Hızlı hızlı dudağıma bir kaç öpücük bıraktı.
"Seni seviyorum. Kurban olurum sana sadece iki saat sonra yanımdasın korkmana gerek yok zaten uyuyacaksın." Gözlerimi kapatıp açtım.
"İki saat." Dedim onu tekrar ederek.
"İnci'ye bak mutlaka beni zaten getirirler odaya Savaş tamam mı onu bir gör öyle beni bekle." Alnımdan öptü.
Evet demiyordu.
Önce beni görecekti çünkü.
"Kızımızı tek bırakma küvezde olacak diyorum Savaş." Sadece beni öpmekle meşguldü.
"Oğlum ben de sarılayım biraz." Savaş ayağa kalkarken bile bana bakmayı kesmedi.
"Ada...sana bir şey olmayacak biliyorum ama yine de İnci sen odaya gelene kadar bana emanet için rahat olsun Zeynep ve ben başından ayrılmayacağız Savaş seni görmeden bir yere kıpırdamaz ama biz bebekle duracağız tamam mı.?" Gülümseyip başımı salladım.
İçim rahattı şu an.
"İnci sizde o zaman." Dediğimde o da gözlerinden akan yaşlarla onayladı.
Firdevs hanımla da sarıldığımızda son kez Zeynep'le de sarıldık.
Yatağın frenlerini indirdikten sonra odadan çıkarttılar. Savaş yan tarafımda elimi tutuyordu ama yüzünü görmüyordum.
Gözlerimi kapattım. İnci'yle tanışacaktık.
Ameliyathanenin önüne geldiğimizde hepsi gülümsüyordu ama gözlerindeki endişeyi de görüyordum.
Firdevs hanım ve Zeynep zaten ağlıyorlardı.
Savaş başımı karnına yaslayıp yine sarıldı.
Saçlarımı koklayarak öptü.
"İki saat sonra yanımdasın." Başımı salladım.
"Yanındayım beklerken bir şeyler ye açsındır bir şey yemedin kaç saattir herkes yemek yesin Savaş odaya yemek söyle." Yine bir şey demeden sadece öptü.
Ameliyathanenin kapısı açılıp içinden Neva hanım hazır bir halde çıkınca artık gitme vaktim gelmişti.
"Hadi çocuklar getireceğiz Ada'yı iki üç saat sonra merak etmeyin alalım artık Savaş." Savaş zar zor benden ayrılıp ayağa kalktı.
Gitmeden öpmüştüm bir sürü.
Kapı bu sefer benim için açıldığında hepsine el salladım.
"Unutmayın dediklerimi...çok seviyorum hepinizi çocuğu doğurup geleceğim." Firdevs hanım ve Zeynep gülmüştü ama sonra Zeynep gidip salihe sarıldı.
Salihe sarılarak ağlamaya başladığında kapılar da yavaş yavaş kapandı.
Ameliyat masasındaydım şimdi.
Halit bey ve Neva hanım sakinleştirmek için konuşuyorlardı ama benim bilincim yavaş yavaş beni terk ediyordu.
Saçma sapan rüyalar görüyordum. Aydınlık bir hava büyük bir ev bahçesinde gülüşen bir aile. Beş kişilik bir aile.
Anne baba çocuklar hepsi sanki piknik yapıyordu bahçede...
Duyduğum makina sesleriyle elimi kıpırdattım.
Gözlerim benden bağımsız açılmak istedi. İlk denediğimde pek başaramasam da ikincisinde etrafa bakmaya başladım.
Hastane odasında yatakta yatıyordum.
Koluma serum takmışlardı. Gözlerim karnıma değince artık o kadar da şiş olmadığını gördüm. Korkuyla yerimden doğrulmaya çalıştım.
"İnci..Savaş.!" Karnımın acısıyla inledim. Gözlerimi kapatıp tekrar yatacağım sırada hızla cama vurulma sesiyle sağ tarafıma baktım.
Savaş.
Cama vuruyordu. Gözlerimi rahatlamayla kapatıp açtım. Ona karnımı gösterip İnci'yi sorduğumda hemen anladı.
Eliyle iyi işareti yaptı ama kendisi pek iyi değildi. Firdevs hanım da önce Savaş'a sonra bana bakınca gözleri şaşkınlıkla açıldı ve ellerini cama yaslayıp gülümsedi.
El sallamaya başladı ama ağlıyordu.
Savaş görüş açımdan çıktığında olanları anlamaya çalıştım. Üstümdeki örtüyü kaldırıp karnıma baktım.
İnci iyiydi. Ben de iyiydim sanırım.
Sürgülü kapı sesi duyduğumda hemen başımı oraya çevirdim. Halit bey ve Neva hanım gelmişti.
Cama döndüğümde Savaş'ı tekrar gördüm. Firdevs hanım onun sırtını okşayıp bir şeyler söylüyordu ama Savaş sadece bana bakıyordu. Gülümsediğimde o da bir kaç saniye gözlerini kapatıp açtı.
"Ada, çok şükür geçmiş olsun nasıl hissediyorsun." Neva hanım konuşmuştu.
"İnci nasıl Neva hanım bir sorun var mı.?" Sesim çatallı çıkmıştı.
Gülümsedi Neva hanım.
"Küçük hanım gayet iyi annesi uyanana kadar küvezde tutuyorduk ama seni odaya alınca yanına getiririz." Halit bey konuşmuştu.
"İyi yani değil mi ikimiz de iyiyiz." Dediğimde gözlerim camın oradan buraya bakan Savaş'a kayıyordu.
Neva hanım omzuma dokundu.
"Çok tatlı." Gözlerim dolunca Savaş'a baktım.
"Ada doğum beklediğimizde zor geçti ama çok şükür iyisin. Bebek aşağıya kaydığı için kesikleri atamadık o yüzden normalde iki saat sürecek doğum beş buçuk saat sürdü artı olarak seni 33 saattir uyutuyoruz kontrol amaçlı yoğun bakımdasın." Savaş çok korkmuştur.
Gözlerimi ondan ayıramadım. Çok korkmuştur Savaş.
"İlaçlarını kesmememize rağmen uyanman bizi biraz şaşırttı açıkçası bir raporlarına bakalım konuşalım seni artık normal odaya alalım." Başımı salladım.
Camın önü kalabalıklaşıyordu.
"Yarım saate odaya alacağız bebeğinle bir an önce tanışman lazım." Neva hanım konuşmuştu.
"Savaş yanıma gelebilir mi.?" Dediğimde hala Savaş'a bakıyordum. Yorgun görünüyordu. Buradan tam göremesem de gözlerinin içi kanlanmıştı.
"Hazırlasınlar Savaş beyi kızlar." Yanımızdaki hemşirelerden birisi hızla odadan çıktı.
Kapı açılınca Firdevs hanım odadan çıkan hemşireye baktı ama Savaş hala gözünü benden ayırmıyordu.
Firdevs hanım Savaş'ın omzuna dokunup konuştuğunda göz temasımız kesildi.
"Biz çıkalım yarım saate geliriz Ada. Savaş yanında kalsın odaya geçene kadar." Tebessümle karışık onayladım.
Halit bey ve Neva hanım geçmiş olsun diyip çıkarken içeriye Savaş hızlı adımlarla girdi. Halit bey onun omzuna dokunup önden Neva hanımla beraber çıktı.
Bir kaç saniye konuşmadan sadece baktı.
Elimi uzattığımda beklemeden tuttu ve yere doğru eğilip elini yüzüme attı.
"Gördün mü.?" Dedim hemen.
Bir şey demedi. Dudaklarını boynuma bastırdı ve orada durdu.
"Savaş, İnci'nin yanına gitmediysen seninle konuşm.."
"Gittim, gittim çok güzel...fazla güzel bir bebek Ada." Nefesimi sesli bir şekilde dışarıya verdim.
Rahatlamıştım.
"Çok küçük kolumun yarısı kadar." Gülümsedim anlatışına.
"İyi mi.?" Diye sorduğumda başını salladı.
"O iyi Zeynep ve annem başından ayrılmıyorlar merak etme." Cebinden telefonunu çıkartınca kalbim hızlı hızlı atmaya başladı.
Fotoğrafını mı gösterecek diye heyecanla ona baktım.
"İnci." Dedi ve ekranı bana çevirdi. Gözlerim dolu dolu olunca hemen silip telefonu elinden aldım.
"Savaş bu ne." Sesim çok kısıktı.
"Çok güzel Ada bir görsen." Bir elimi onun koluna atıp sıktım.
Fotoğraflara bakıp duruyordum. Çok güzeldi.
Çok güzeldi İnci.
"Gözleri ne renk." Dedim renkli gibi gördüğüm için.
"Mavi, annem döner diyor ama belki babamın ki gibi mavi kalır." Yakınlaştırıp yakınlaştırıp fotoğraflara bakıyordum.
"Başka var mı.?" Dedim hemen.
"Zeynep atmış bana da ondan alırız birazdan bebeğim." Alnımdan öptü.
"Dudağına bak Savaş." Gözleri parlayarak önce bana sonra fotoğrafa baktı.
"Sende böyle yapıyorsun annesinin kopyası olmuş." Gülümsedim.
"Saçları ne renk." Dedim bu sefer de.
"Açık kumral gibi fazla saçı yok şimdilik." Benimki gibiydi saç rengi.
Savaş saçlarımı okşayarak tekrar konuştu.
"Sana benziyor Ada, herkes çok güzel diyor bazı hemşireler sırf İnci'yi görmek için gelip gidiyorlar." Nazar değdirecekler çocuğuma.
"Eve gidelim hemen nazar değecek şuna bak Allahım." Hala fotoğraflara bakıyordum.
Savaş bir şey demeyince ona baktım.
"İnci biraz daha küvezde kalacak güzelim kontrolleri yapılıyor." Bir şey diyemedim.
"İyi değil mi Savaş bir şeyi yok." Boynumdan öptü tekrardan.
"O iyi diyorum Ada senin için korktuk sen iyi değilsin yaran çabuk iyileşmeyecek kesiklerin normal sezaryen kesiği gibi değilmiş zorlamışlar." Anlatmıştı Neva hanım.
"Bir kaç hafta yerinden kalkmaman gerekiyor senin." Dudaklarımı büzdüğümde hemen öptü.
"Kızımız çok iyi bir tanem öncelikle annesini iyileştirmemiz gerekiyor." Gözümden bir kaç damla yaş akınca telefonu kucağıma bırakıp Savaş'a sarıldım.
"Odaya alınınca hemen getir İnci'yi Savaş."
"Hemen getireceğim, sen odaya geçtiğin an kızımızla geleceğim." Burnumu çekip başımı salladım.
"Biraz açım." Dememle gülümsedi.
"Yemekte söyleyeceğim bebeğime canın bir şey istiyor mu."
Olumsuz anlamda başımı salladım.
Hemşire bir kız sürgülü kapıdan yoğun bakıma girince Savaş benden ayrıldı.
Kız beni odaya alacaklarını söylediğinde Savaş'ın elini tuttum.
"Yemek yedin mi.?" Dedim yatak hareket ederken.
Başını salladı ama yememişti eminim.
"Beraber yeriz odada." Avucumun içinden öptü.
Dışarıya ilk Savaş çıktı ben de arkasındaki yataktaydım.
"Oğlum....Ada.!" Firdevs hanım daha demin Savaş'ın olduğu yere geçip hemen elimi tuttu ve saçlarımı okşadı.
"İyi misin korkuttun bizi.!" Sesi endişeli ve yüksek çıkıyordu.
"İyiyim, İnci'yi görürsem daha iyi olacağım." Dediğimde gülümsedi.
"Çok güzel." Dedi o da gözleri dolarken.
Elini sıktım. Savaş biraz öne gitmiş telefonla konuşuyordu. Bizde yatakla onu takip ediyorduk.
Ameliyata alınmadan önceki odaya gelmiştik. Yatağın frenlerini indirdikten sonra Firdevs hanım beni biraz doğrulttu.
"Savaş." Dediğimde ne istediğimi anlamış gibi hızla odadan çıktı.
"Üstünü giymene yardımcı olayım mı daha rahat olursun." Başımı salladım. Dolaptan pembe desenli bol pijamalarımı çıkartıp yanıma geldi.
"Siz yandaki ipleri açsanız yeter." Dediğimde hızla açmaya başladı.
Beni de bacaklarımı sarkıtıp oturur pozisyona getirdi.
"Dönüyorum arkamı yavaşça giyin." Başımı sallayıp zorlanarak üstümdeki önlüğü çıkarttım.
Dikiş olan yerler yanıyordu.
Üstümü yavaş yavaş giyindim pijama üstü düğmeli olduğu için düğmeleri açtım ve kollarımdan geçirdim. Bu tamamdı.
Alt pijamada eğilemeyeceğim için Firdevs hanımın yardımına ihtiyacım vardı.
Halimi görünce hemen pijamanın altını bacaklarımdan geçirip gerisini bana bıraktı.
Şu an zor da olsa kıyafetlerimi giymiş yatağa uzanmıştım. Beş dakikadır Savaş ve İnci'yi bekliyorduk.
Odanın kapısı açıldığında Zeynep girmişti. Dudaklarımı şişirip bıraktım ama arkasında gördüğüm kişilerle dudaklarımı ısırdım.
Ağlama.
Ağlama.
Savaş kucağında İnci'yle beraber gelmişti.
Firdevs hanım onları öyle görünce hemen yukarıya bakıp kendine hava yapmaya çalıştı ama ben kendimi tutamayıp ağlıyordum.
"Geldik güzel annesi, bu prenses seninle tanışmak istiyormuş." Gözyaşlarımı silip Savaş'ın kucağına bakmaya başladım.
Savaş bana yaklaşıp yatağın yanına oturunca dilim tutulmuş gibiydi.
Yüzünün yarısını babasının göğüsüne gömmüş yarısı açıktı.
Yanağına dokundum.
Hemen dudaklarını titretti.
Savaş'a baktım.
Onunda gözleri dolmuştu.
"Savaş." Dedim tekrar İnci'ye bakarken.
Biraz örtüyü başından kaldırıp tüm yüzünü görmeye çalıştım.
Eğilip boynundan öptüm. Kıpırdanıyordu.
Çok güzel kokuyordu. Bir buçuk gün nasıl beslendiğini merak ettim bebeğimin.
"Savaş küçük." Dememle Firdevs hanım güldü.
"Arkana yaslan kucağına vereyim bir tanem." Yavaşça arkama yaslandım.
Kollarımı öne doğru uzattığımda Savaş son kez boynundan öpüp dikkatlice benim kucağıma bıraktı.
Şoklar içinde kucağımdaki kızıma bakıyordum. Bizimdi. Benim karnımdan çıkmıştı bu çocuk.
"Ben doğurdum." Dememle Savaş alnımdan öptü. Firdevs hanım ve Zeynep'te güldüler.
İnci kıpırdandığında kaşlarımı kaldırıp onu izledim. Elini kaldırıp göğüsüme atınca Savaş'a baktım.
O da yüzünde anlamlandıramadığım bir şekilde bizi izliyordu.
Elini kaldırdığında dudağımı uzatıp öptüm.
"İnci." Dedim yanağından öpüp koklarken.
"Çok güzel Savaş ya." Savaşın bir eli İnci'nin elindeydi.
Bacakları kıpırdadığında yine şokla ona bakıyordum.
"İnci." Dedim yine gözünün yanından hafifçe öperken.
Vücudunu kontrol ediyordum.
"Zayıf mı biraz." Diye sordum.
Zeynep hemen konuştu.
"Bir günde kendine geldi çocuk sen ilk fotoğraflarına bak." Telefonuyla yanıma geldi.
Hemen fotoğraflara bakmaya başladım.
"Savaş'ın eli." Dedim son fotoğrafa bakıp.
Zeynep onaylar gibi başını salladı hemen.
"Abim hem senin hem de onun başından ayrılmadı."
"Üsttekiler ilk gün mü çekildi." Dedim bu seferde.
"Doğduktan bir kaç saat sonrası." Dedi.
Bir sürü fotoğraf çekmişti. Kucağımdaki kızıma baktım.
Savaş ve benim kızımız doğmuştu. Kucağımdaydı.
Biraz ona doğru eğilip alnından öptüm. Gözleri kıpır kıpır olunca açacak mı diye dikkat kesildim ama açmadı. Onun yerine gözlerini açmadan ağlamaya başladı.
Hemen Savaş'a baktım.
"Savaş, ağlıyor." Dedim titrek sesimle.
Firdevs hanım yanıma gelip ne yapmam gerektiğini söylüyordu.
Onun söylediklerini yapınca biraz susar gibi oldu ama tekrar ağlamaya başladı.
"Acıktı mı acaba anne ben bir hemşire çağırayım." Zeynep hızla odadan çıktı.
"İki gündür böyle çok ağlıyor." Dedi Firdevs hanım.
Savaş'ta çaresiz kalmış gibi bana bakıyordu.
Biraz kıpırdatıp elini öptüğümde gözlerini açtı. Dudakları tir tir titriyordu.
"İnci." Dedim onunla göz göze gelirken.
Sakinleşmişti.
"Savaş gözlerine bak." Dedim gözümü İnci'den ayırmayarak.
Susmuştu.
Ben ona o bana bakıyordu.
Göğüsümdeki elini oynattığında gülümsedim.
Küçük küçük sesler çıkartıyordu.
"Tipe bak Savaş." Savaş üstten ikimizi izliyordu.
"Çok güzelsin, burnunu yemek istiyorum senin, dudaklarını da." Ciddi ciddi dinlemesine güldüm.
"Seni yerim İnci." Öylece sessiz sessiz bana bakıyordu.
"Nasıl bakıyor Ada'ya." Firdevs hanım Savaş'a hitaben konuştu.
"Çok güzeller lan." Savaş'ın sesiyle ona baktım.
İnci bir süre gözlerini benden ayırmadan izledi ama sonra kapattı. Sessiz sessiz uyumaya geçtiğinde şaşırmıştım.
"Annesini tanıdı sanırım." Firdevs hanımda şaşkınlıkla konuştu.
"Nasıl beslendi." Dedim gözlerimi bebeğimden ayırmadan.
"Doktorlar hallettiler yavrum İnci gayet iyi şu an daha iyi olacak annesi yanında." Gülümsedim.
Alnını bir dakika boyunca aralıksız öptüm.
Kaşının ortasını da öptüm.
İçten içe uyanmasını istiyordum o yüzden biraz kıpırdattım.
Savaş kolumu tuttuğunda ona baktım.
"Uyanınca ağlaması durmuyor yavrum daha yeni uyandın akşama doğru uyandığında seversin doya doya." Anlamıştı. Tebessüm ettim.
İnci tekrar kıpırdandığında Savaş ona bakmaya başladı.
Bir eliyle yanağını okşadığında İnci yine gözlerini açtı.
"Uyandı." Dedim heyecanla. Savaş bana bakıp sertçe başımdan tutarak alnımdan öptü.
"Ulan Ada." Kısıktı sesi.
"Seni çok seviyorum." Yüzümü yanağına yasladım.
"Ben de seni çok." Diye karşılık verdim.
Zeynep odaya bir tane hemşireyle girdiğinde Savaş ayağa kalktı.
"Ada hanım iyi misiniz geçmiş olsun." Dedi direkt gülümseyerek.
"Teşekkür ederim iyiyim." Dedim ben de.
"Küçük hanımı emzirmek ister misiniz yardımcı olayım." İnci'ye baktıktan sonra şokla Savaş'a baktım.
Bana göz kırpıp kollarını göğüsünde birleştirdi.
Firdevs hanım elleriyle ağzını kapatıp Savaş'a yaslandı.
Sanırım ağlıyordu.
"Anne biz çıkalım Ada rahat etsin istersen." Zeynep konuştuğunda ona gülümseyerek baktım.
Bana bakınca ona havadan hafifçe öpücük attım.
O da aynısını yaptı ve Firdevs hanımla beraber ayaklandılar.
"Firdevs hanım çıkmayın diğer taraftaki koltuklarda dursanız yeter sorun yok." Dedim.
O da başıyla tamam işareti yapıp odanın içindeki koltuklara geçtiler.
Şimdi Savaş ve hemşire kız ile kalmıştım. Bir de İnci vardı tabii.
Hemşire kız ne yapmam gerektiğini söyleyip beni yönlendirdiğinde dikkatle İnci'yi izliyordum.
Bazen kabul etmediklerini okuduğum için tedirgindim.
Göğüsümde hissettiğim dudaklarla beraber derin bir nefes alıp arkama yaslandım.
İnci emiyordu.
Hemşire gazını nasıl çıkartacağımızı da söyleyip çıktı. Savaş yatağın kenarına oturup bizi izliyordu.
"Delireceğim amına koyayım." Dudaklarımı büzdüm.
"Savaş resmen doğdu." Kolumu tutup okşadı.
"Evet bir tanem iki gündür idrak edemiyorum ama evet bebeğimiz burada çok güzel, küçücük."
Yüzümde olan avuç içine tekrar kendimi bastırdım.
"Savaş sorun yok değil mi annem." Dedi Firdevs hanım seslenerek.
"Emiyor anne." Firdevs hanım ve Zeynep'in sevinç sesleri geliyordu.
"Bir iki saat sonra küveze götürecekler İnci'yi." Moralim bozulmuştu.
"Bakma öyle yavrum geceleri orada kalması gerekiyor sağlığı için." İç çektiğimde İnci dudaklarını çekmeden gözlerini açıp alttan alttan bana baktı.
"Ne." Dedim ben de ona bakarken.
"Ne bakıyorsun bak yerim seni tipe bak Allahım ya." Savaş gülmüştü.
"Küçük bebeğim." Kafasına dokunup seviyordu Savaş.
İnci bu sefer ona baktı ama emmeyi bırakmıyordu.
Gözleri açılıp kapandığında ona dünyanın en güzel manzarasını izliyormuşuz gibi bakıyorduk.
"Uyuyacak." Başımı salladım Savaş'a.
"Gazını çıkartıp veririm sana tekrar." Çok seviyordum Savaş'ı.
Fazla aşıktım.
İnci gözlerini komple kapattığımda benden de ayrılmıştı.
Savaş onu yavaşça benden aldığında ben de üzerimi değiştirip Firdevs hanıma seslendim.
"Firdevs hanım gelin isterseniz." Hemen geldi.
Savaş ve İnci'ye gözleri dolu dolu baktı. İlk defa bir bebek görüyordu Savaş'ın elinde. Üstelik kendi çocuğuydu.
Zeynep yatağın kenarına gelip bana sarılınca ben de hemen ona sarıldım.
"Sarılamadım ilk girince sıramı İnci kaptı." Güldüm.
"İyisin değil mi çok korktuk ameliyat uzun sürünce öldük öldük dirildik Ada." Sırtını okşadım.
Tahmin edebiliyordum.
"Siz iyi misiniz ne yaptınız iki gün." Dedim.
Sessiz konuşuyorduk. Savaş ve Firdevs hanım İnci ile ilgileniyordu.
"Gördüğün gibi bir dakika uyumadık İnci'yleydik seni bekledik ikinizin arasında mekik dokuduk." Kolunu okşuyordum.
Yorulmuşlardı.
Savaş, İnci'nin sırtına vuruyordu.
Okşaya okşaya vuruyordu.
Başından öpmeyi de ihmal etmiyordu.
Ağzının içinden bir şeyler söylüyordu ama tam anlayamıyordum.
Savaş İnci'yi tekrar bana uzattığında hemen kollarımı açtım. Bu sefer başı boynuma geliyordu.
Sırtını okşuyordum.
Bacakları ameliyat yerime değince inleyip gözlerimi kapattım.
"Noldu.!" Savaş İnci'yi hemen kucağımdan aldı.
Gözlerimi açıp ona baktım.
"Bir şey yok ayağı değdi."
Firdevs hanım karnımı açıp dikişlerimin kanayıp kanamadığına baktı.
"Tamam sorun yok kanamıyor." Derin bir nefes aldım.
Acılarım bir tık başlamıştı.
Savaş kucağındaki İnci'yi Firdevs hanıma verip yan tarafa doğru diz çöktü.
Önce boynumdan öptü sonra çenemden tuttu.
"Ağrın var değil mi.?" Bir şey demedim.
"Birilerini çağırıp geliyorum." Hızla yanımızdan gitmişti.
Firdevs hanım kucağındaki İnciyi sallaya sallaya odayı dolaşıyordu.
Ağrılarımdan dolayı yatakta biraz alta kayıp komple uzandım.
Kapı açıldığında önden Savaş arkasından Neva hanım gelmişti.
"Ağrın mı var." Başımı salladım.
"Hemen ağrı kesicilerini yapıyorum ama bir saate uyursun haberin olsun biraz ağır bi ilaç." Dedi.
Derin bir nefes aldım.
"Emzirmişsin İnci'yi." Seruma bir şeyler eklerken konuşuyordu.
"Evet." Dedim sakince.
Savaş Firdevs hanımın kucağındaki İnci'ye bakıyordu. Ona baktıktan sonra bir adımda yatağın yanına gelip elimi tuttu.
"İnci bir kaç gün daha küvezde kalacak Savaş söylemiştir belki acıktığı zaman senin yanına getireceğiz." Bir şey demedim.
"Ben yarım saat sonra kontrole geleceğim tamam mı sorun yok iyisin İnci de iyi." Tebessüm ettim.
"Yemek yiyebilir mi Neva." Neva hanım Firdevs hanıma başını salladı.
Firdevs hanımın kucağındaki İnci'ye bakıp güldü. Sonra da hızla odadan çıktı.
Savaş dalgın bir şekilde bana bakıyordu.
"Savaş." Dedim elini okşayarak.
"İyi misin." Dedim sıkıntıyla.
Elimi öptü.
"İyiyim yavrum ağrın olduğu için canım sıkkın." Ufak bir hareketimden bile anlıyordu.
Başımı boynuna koydum.
"Bunlar şimdiden çocuğu sana bırakıp aşklarına devam ediyorlar anne." Zeynep konuşunca güldük.
Savaş hariç hepimiz gülmüştük.
"Çocuklar yemek getirecek birazdan uyumadan yersin." Başımı salladım.
"Hepimize söyledin değil mi.?"
"Çok söyledim herkes yer merak etme." Bir şey demeden boynuna sokulmaya devam ettim.
"Ada, İnci'nin dudakları titriyor kucağına koyalım da ağlamasın." Firdevs hanım Savaş'ın olduğu yerden değil diğer taraftan dolanıp İnci'yi kucağıma bıraktı.
Dizlerimi biraz kırıp onu üst bacaklarıma yatırdım.
Şimdi ona boydan bir şekilde bakıyordum. Çok küçüktü.
"Çok güzelsiniz Ada...fazla güzelsiniz." Savaş kulağımın arkasından konuşunca huylanmıştım. Tüylerim diken diken olmuştu.
Yeni ameliyattan çıkmıştım ne yapıyor bu adam.
Hormonlarımla oynuyordu.
"Yapma." Sessizdik.
"Neyi." Derken yine nefesi kulağımın arkasındaydı.
"İnci burada Savaş dikkatimi dağıtma." Dudağı kıvrılınca sol elimle ona vurdum. Sağ elim hala İnci'nin ayağındaydı.
Savaş elimi yakalayıp öpünce aklıma gelen şeyler İnci'nin başındaki şapkayı çıkarttım.
Saçları az değildi ama çokta değildi.
Açık kahverengiydi. Benimkinden daha açıktı saç rengi. Ama büyüdükçe koyulaşabilir tabii ki.
"Saç teline kurban olurum senin de onun da." Savaş'ta benimle beraber İnci'ye bakıyordu.
Gözleri yarıya kadar açıldığında bacaklarımı iki yana salladım.
Geri kapanınca güldüm.
"Bak nasıl uyuttum." Savaş sesli bir şekilde gülünce Firdevs hanım da bizi duymamasına rağmen güldü.
"Uyandır kızını oğlum sabaha kadar uyumayalım, sessiz olun biraz." Şakasına söylediğini biliyorduk.
Savaş gülen gözlerle bana bakıyordu.
"Ben seni ne zaman uyutabiliyorum koynumda." Gözlerim kocaman açıldı.
"Sen delirdin galiba sus." Dedim sessizce.
Yine güldü.
"Ayıp mı.? Sorarız Neva hanıma." Koluna tekrar hızla vurunca bacağım kıpırdamış olacak ki İnci'nin ağlama sesi tüm odayı kapladı.
Pis sapık.
"Al ağlattın çocuğu." Dedim Savaş'a.
İnci'yi kucağımdan alıp ayağa kalktı.
Anında susmuştu kızımız.
Sanırım Savaş baba olmak konusunda fazla iyiydi. Benden daha iyi yapıyordu bu işi. Ben yerimden bile kalkamıyordum.
Biraz moralimi bozmuştu bu durum.
"Anneyi üzme İnci tanesi." Savaş kızıyla konuşa konuşa odayı geziyordu.
Kapı açıldığında Firdevs hanım gelen çocuktan yemekleri alıp masanın üstüne koydu.
Savaş pizza ve lahmacun söylemişti.
Gülümsedim.
Zeynep ve Firdevs hanım sol tarafa masayı çektiler ve üç tane sandalye getirdiler.
"Hadi Savaş, Ada'ya ver İnci'yi." Savaş zaten bana doğru eğmişti bebeğimizi.
Tekrar bacaklarıma koydu Savaş.
Böyle daha rahattı.
Kucağımda pek tutamıyordum. Ağrım oluyordu.
Savaş sandalyesini benim yanıma çekip sehpadan bir lahmacunu dürüm yaparak ısırmamı sağladı.
Elime aldırmadan kendisi yediriyordu.
Ayranı da arada içiriyordu.
"Sen de ye ben doydum." Dedim ama o bir dürüm daha yapıp verdi.
"Savaş." Dedim kızgınlıkla. Ellerim İnci'nin üstündeydi.
"Sen bitir ben de yiyeceğim güzelim hadi." Ağzımı açıp bir lokma daha aldım.
Savaş bana yemek yedirdikten sonra kendisi de bir kaç parça yemişti.
Zeynep sadece pizza yiyordu. Firdevs hanım ikisindende yiyordu.
Uzanıp İnci'nin burnundan ve alnından öptüm. Yavaş yavaş uykum geliyordu.
"Camı açayım mı biraz kokmasın içerisi." Zeynep kalkıp camı açtı.
Ben de İnci'ye hemen bir tane battaniye örttüm.
"Gelin bir fotoğrafınızı çekeyim paylaşacağım dayanamıyorum." Zeynep karşıma geçip İnci ve benim fotoğrafımı çekiyordu.
Tipim hakkında en ufak bir fikrim yoktu ama Zeynep kötü çıktığım fotoğrafı zaten paylaşmazdı biliyorum.
"İnci çok görünmesin Zeynep dikkat et." Savaş çok ciddi söylemişti bunu.
"Tamam attım bir kaç tane." yanıma geldiğinde İnci'ye dikkat ederek bakmaya başladım.
@zeynepkozcuoglu: Doğum günlükleri. Annesi ile kavuştular sonunda 🤍🫠 @adakozcuoglu @savaskozcuoglu
3.526.926 beğenme. 48.628 yorum
@instagramkullanıcısı: Lannn
@instagramkullanıcısı: Çok şükür lan Ada yoğun bakımda diye haberler çıkmıştı demek ki doğruymuş.
@instagramkullanıcısı: Ay maşallah
@instagramkullanıcısı: Çok tatlı duruyor lan bebek
@instagramkullanıcısı: Ada uyanmış çok sevindim.
@instagramkullanıcısı: Oha Savaş'ın çocuğu oldu harbiden
@instagramkullanıcısı: Ya Ada doğumdan iki gün sonra uyanmış çok şükür sevindim.
@instagramkullanıcısı: ben şokum görene kadar inanmamıştım ama cidden çocukları oldu
@instagramkullanıcısı: Şaka gibi ama gerçek
@instagramkullanıcısı: Ada sonunda kendine gelmiş geçmiş olsun ve tebrikler
@instagramkullanıcısı: Çocuğun adı ne
@instagramkullanıcısı: Ay çok güzel aile oldular ağlayacağım
@instagramkullanıcısı: Lan Savaş baba oldu oha
@instagramkullanıcısı: Savaş sen beni yaktın yaktın
@instagramkullanıcısı: Savaşım da savaşım
@instagramkullanıcısı: Ay Ada bugün uyanmış çok şükür
@instagramkullanıcısı: Savaşşşş
Fotoğrafların güzelliğine bakıyordum.
Çok güzellerdi hepsi.
Fotoğraflara bakarken aniden bastıran uykuyla elim birden istemsizce sağ tarafa kaydığında Savaş'a seslendim.
"Güzelim." Dedi alnımdaki saçları çekerken.
"İnci'yi al." Hemen aldı.
Almasıyla dizlerimi yavaşça kırmam bir oldu.
Gözlerim de yavaş yavaş kapandı.
"Korkma annem ilaç etki etti ondan böyle hızlı uyudu." Duyuyordum onları.
"Bir şey oldu sandım anne ya." Zeynep'te korkmuştu.
"Savaş ver İnci'yi diyorum hadi korkma bir şey yok uyuyor annecim." Kolumdaki ellerle bir şey yapamadım.
"Ada." Savaş'ın sesiydi.
"Güzel meleğim."
"Dünyanın en güzel annesi."
Öpüyordu kollarımı.
"Ölürüm sana. Anneliğine ölürüm senin lan." Duyduğum son sözler bunlardı.
Yüzümde hissettiğim öpücüklerle ağrılarım iyice dinerken yarın için heyecanla uykuya dalmıştım bile.
BÖLÜM SONU
Bölüm sonu
Bölüm nasıldı.?
Oy sınırı 490
Yorum sınırı 300
Sizi seviyorum.
