1. bölüm · SÖZLEŞME

1. BÖLÜM

Buse Mina

⚠️YENİ KURGU ALARMIII!!

Oy ve yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen..

Keyifli okumalar...♥️

Başım çatlamıştı.

Toplantıdan çıktıktan sonra kendime kahve almaya gelmiştim ama ayakta duracak halim bile yoktu.

Kimseyle fotoğraf çektirmek istemediğim için gözlüğümle kamufle olmuştum. Ya da öyle düşünüyordum.Kahvemi aldıktan sonra dışarıya adım atar atmaz karşımda o'nu gördüm.

SAVAŞ KOZCUOĞLU..

Sevgilim. Hatta yakında nişanlım. Gözlerini dikmiş dikkatli bir şekilde bana bakıyordu.Etrafa göz attığımda ileride arabasını görünce o tarafa doğru yürüdüm.

Yolcu koltuğuna yerleştiğimde o da binmişti. Yola çıktığımızda hiç konuşmadık. Biz böyleydik birbirimizle çok muhattap olmazdık.

"Sana çıkmadan önce haber vermeni söyledim Ada.!" Savaş'a cevap vermedim.

Radyoda çalan eğlenceli şarkı ortama asla uymuyordu ama ikimizde değiştirmek için bir harekette bulunmuyorduk.

Savaş Kozcuoğlu.

Tüm ülkenin bizi sevgili olarak bilmesi ama bunun altında yatan gerçeklerin çok başka sebeplerden oluşması ironikti.

Saygın iş adamı olarak bilinen Savaş Kozcuoğlu aslında yer altının sahibi olan bir mafya lideriydi. Tabi bunu o'na bulaşmayan insanların bilmesi imkansızdı ve maalesef babam Savaş Kozcuoğluna bulaşmak gibi bir hata yapmıştı ben de bu hatanın bedelini ödüyordum.

Babamın iflas edecek olan şirketini kurtarmak için Savaş'tan yüklü miktar para alması ve bunu ödeyememesi, üstüne üstelik Savaş'ta babamın yaptığı pis işlerin tüm belgelerinin olması beni çıkmaza sokuyordu.

Evet. Babam şerefsizin tekiydi. Uyuşturucu ticareti ve silah ticareti yapmasını Savaş'ın evimize baskın yapmasıyla öğrenmiştim. Zaten o günden sonra da hiçbir şey eskisi gibi olmadı.

Savaşın babamı hapise attırmaması için her şeyi yapardım ve yaptım da. Beni yanında istemişti. Sevgilisi olarak benim yanında olmamı istemişti. Beni sevdiğini ilk görüşte aşık olduğunu iddia ediyordu ama ben buna tabii ki inanmıyordum.

Sözünden bir kere çıktığımda babamın belgelerini polise vermekle ve ailemi mahvetmekle tehdit ediyordu. Bu aşk mıydı? Sanmıyorum.

Bu oyuna daha ne kadar devam edeceğimizi bilmemekle beraber ondan nefret ediyordum. Ondan ve onun kurallarından nefret ediyordum.

Savaş Kozcuoğlu bu dünyada nefret ettiğim ilk insandı.

Telefonuma gelen bildirimle sosyal medyaya girdim.

Kahvemden bir yudum alarak haberlere bakmaya başlamıştım. Yine haberlerim çıkmıştı.Tabii ki haberlerimin çıkması normaldi. Koskoca Savaş Kozcuoğlunun nişanlısı ve Zafer Alacalı'nın küçük kızı Ada Alacalı'ydım.

Sosyetenin aranan yüzü, nereye gitse boy boy fotoğrafları çekilen bir kadındım. Ama bunların yanı sıra son bir yıldır popüler olmamın tek sebebi tahmin edersiniz ki Savaş Kozcuoğlu'ydu.

@MAGAZİNMAG:
ADA ALACALI BİRAZ ÖNCE KAHVECİDEN ÇIKARKEN MAGAZİNE TAKILMIŞ. BU KIZIN ÇOK EGOİST OLDUĞUNU DUYMUŞTUM VE MAGAZİNİN ÇEKTİĞİ HER FOTOĞRAFLARDA DA BUNUN DOĞRU OLDUĞUNU GÖREBİLİYORUM. ÇIKIŞTA SAVAŞ KOZCUOĞLUNUN KENDİSİNİ ALDIĞINI SAHADAKİ ARKADAŞLARIMIZ SÖYLEDİ. AİLESİ VE SEVGİLİSİ SAVAŞ KOZCUOĞLU DIŞINDA BİR VASFI OLMAYAN ADA ALACALI FOTOĞRAFLARI BIRAKIYORUM BURAYA..

286.854 beğenme. 18.460 yorum

@twitterkullanıcısı: olsun fiziği güzel
@twitterkullanıcısı: Hayatımda gördüğüm en egoist insan kendisi
@twitterkullanıcısı: Beraber çekim gerçekleştirmiştik dediğiniz gibi değildi.
@twitterkullanıcısı: Savaş bunda ne bulmuş ki
@twitterkullanıcısı: Arkadaşlar kabul edin fiziği ve giydikleri çok güzel ama
@twitterkullanıcısı: Abi bu arada yatakta iyi olmasa Savaş bunu yanında dolaştırmaz.
@twitterkullanıcısı: Savaş bu haberleri de kaldırtacak izleyin
@twitterkullanıcısı: kız çok güzel
@twitterkullanıcısı: Bana tatlı geliyor
@twitterkullanıcısı: Taraflı magazincilik nedir?
@twitterkullanıcısı: kızı niye linçledin durduk yere
@twitterkullanıcısı: Savaş haberi kaldırtacak bir saate
@twitterkullanıcısı: Öyle diyorsunuz ama kız hepimizden zengin resmen
@twitterkullanıcısı: Savaş ve Ada yılın çifti herkes sussun
@twitterkullanıcısı: Ada bana çok saf geliyor ya
@twitterkullanıcısı: Abi bu kızı sevemiyorum
@twitterkullanıcısı: Savaş bunu bırak beni al. @savaskozcuoglu
@twitterkullanıcısı: Tek vasfı o değil ama sen bilirsin hayatım.
@twitterkullanıcısı: Ada çok güzelsin aşk

Habere bakarken sinirlerim bozulmuştu. Sadece bu site değil herkes benim tek vasfımın Savaş ve babamın olması hakkında konuşuyordu. Oysa ben geçen seneye kadar babamdan tek kuruş almadan hayatıma devam ediyordum. Kendi çabamla yaptığım işbirlikleri, kendi çabamla çıkarttığım bir makyaj markam vardı.

Savaş ile yollarımız kesişene kadar çok güzel bir hayatım vardı. Sırf babamın hatası yüzünden ben Savaş'a kurban edilmiştim. Ailem için buna katlanmak zorundaydım.

Camı biraz aralayarak dolan gözlerime hava gelmesini sağladım. Savaş benim en kötü kabusumdu ve ben günlerimin çoğunu onunla geçiriyordum.

Ailem için dayanmak zorundaydım.

Üç kardeştik ama Savaş'ın aşık olduğu bahtsız kişi bendim.

Ablam ve erkek kardeşim var. Ablam Sedef pek sorun çıkartan bir tip değildi ama Demir Burak için aynı şeyi söyleyemeceğim. Sürekli başını derde sokar ve Savaşın kurtarmasıyla beni zor durumda bırakırdı.

Ben bunları düşünürken sessiz geçen yolculuktan sonra Savaş'ın evinin önünde durmuştuk.

Bir şey söylemeden arabadan inip kapıya doğru yürümeye başladım.

Yardımcısı Sevda abla kapıyı açtığında çantamı aldı.

"Hoş geldin kızım." Dedi sıcak kanlılıkla.

Gülümsedim.

"Hoş bulduk Sevda abla, naber." Dedim üzerimdeki kapüşonlu hırkamı çıkartırken.

"İyi Ada kızım yemek yaptırmıştı Savaş bey aç mısın." Dedi.

Zaten benim istediklerimi soran tek kişi Sevda ablaydı. Ailem dahil bir karar alır ve uygularlardı benim sözümün pek önemi yoktu. Kendilerinin kurtulması için beni Savaşın yanına postalamak gibi. Pek fikirlerimi sormazlardı.

"Aç değilim Sevda abla ellerine sağlık." Dediğim an dış kapı sertçe açıldı.

Savaş gelmişti.

Ondan önce gelen sigara ve odun karışımı kokusunu Sevda abla ile konuşurken almıştım.

"Sofrayı hazırlayın Sevda hanım, Ada ile beraber yemek yiyeceğiz." Savaşın konuşmasıyla arkamı döndüm.

"Aç değilim diyorum. aç. Değilim." Dediğimde söylediklerimi takmadan bakışlarını üzerimde gezdirip merdivenlere doğru yürüdü.

Aptal adam.

Nefret ediyordum.

Bu muameleyi görmekten nefret ediyordum.

Savaştan nefret ediyordum.

Telefonumun çaldığını duyunca cebimden çıkarttım.

Bahar arıyordu. En yakın arkadaşım olur kendisi.

"Adoş ne yapıyorsun bebeğim." Baharın sesini duyunca kaçan keyfim yerine gelmişti.

"Savaş'a geldim yemek yiyeceğiz Baho sen ne yapıyorsun." Dedim salona doğru yürürken.

"Akşam ki davet için hazırlanıyorum. Unutmadın değil mi onun için aradım seni."

Aklımdan çıkmıştı.

"Yemekten sonra eve geçip hazırlanırım hemen unutmadım merak etme aşkım." Dedim Baharın içini rahatlatmak için.

"Tamamdır hadi tutma beni hazırlanıyorum davette görüşürüz beybi." Diyip kapattı.

Akşam beraber çalıştığım bir markanın daveti vardı.

İşin zor kısmı bunu Savaş'a kabul ettirmekti. Kendisi pek sosyalleşmemi istemiyor. Bir yere gitmeden önce muhakkak kavga ediyorduk.

Salonun girişinde durup yemek odasına doğru yürüdüm. Birazdan oraya geçecektik zaten erkenden geçsem sorun olmazdı.

Sevda ablanın masayı kurmasına yardım etmek istiyordum ama bunu yaptığımda ne olduğunu bildiğim için vazgeçtim. Savaş kimsenin işine karışmamı istemiyordu.

Sevda ablanın sofrayı kurmasını beklerken odaya Savaş geldi. Bela geliyorum demez.

O'na bakmıyordum ama bakışlarını üzerimde hissediyordum. Aslında onunla konuşmam lazımdı çünkü akşam ki davete beni asla göndermeyeceğini biliyordum. İkna etmem lazımdı.

Başımı kaldırıp o'na baktığımda zaten koyulaşmış gözleriyle bana baktığını gördüğümde irkildim. Öyle bir bakıyordu ki dünyanın en aşık insanı gibiydi kendisi ama yaptıklarıyla bana bunu asla hissettiremiyordu.

Özellikle tehditlerine devam ederken beni sevdiğine inanmamı beklemesi zaten komik olurdu.

"Akşam anlaşma yaptığım bir markanın daveti var sekiz gibi başl..."

"Gidemezsin." Diyerek sözümü kesti.

"Anlaşma yaptığım diyorum Savaş iş ile alakalı bir durum keyfi değil işim ile ilgili." Dediğimde masadaki yerine oturup gözlerini bana dikti.

"Bitti mi konuşman." Şerefsiz.

Kaşlarımı çattım. Savaştan nefret ettiğimi söylemiş miydim.

"Savaş önemli bir davet rica ediyorum bak başka bir şey için sana ısrar ettim mi?." Derken aklımda oluşan destansı liste.

"Etmiş olabilirim belki hatırlamıyorum ama bu başka. İş ile ilgili ve herkes katılmak zorunda sadece bir saat." Dediğimde hala yüzüme bakıyordu.

Sevda ablanın odaya gelmesiyle bakışlarımı Savaştan çektim. Yemekleri masaya koyan Sevda ablayla beraber yemeklere baktım. Benim en sevdiğim yemekleri yaptırmıştı.

"Afiyet olsun." Sevda ablaya bakıp gülümsedim.

"Ellerine sağlık teşekkür ederiz." Dediğimde o da başıyla selam verip çıktı.

Tekrar Savaş'a baktığımda yine bana bakıyordu. Yüzümdeki gülümsemeyi silip cevap vermesini ister gibi yüzüne baktım.

"Bir şey söylemeyecek misin şu sinir bozucu ifadeni boz ve bir cevap ver Savaş!." Sesim sinirli ve yüksek çıkmıştı.

Eline çatal ve bıçağı aldı işaret parmağıyla tuttuğu bıçağı bana doğru hizzalayıp tabağımı işaret etti.

"Yemeğini ye." Sakin çıkan sesiyle sinirim daha çok artmıştı ama belli etmemeye çalıştım.

Eğer ben de Ada'ysam o davete gidecektim.

"Tamam bak eğer davete gidersem bugün seninle kalırım ne dersin." Her yolu deniyordum suyuna gitmek için ama bunuda kabul etmezse götünü daha fazla kaldırmayacaktım.

Yemeğini yemeye devam ediyordu.

"Anlaşma mı yapmaya çalışıyorsun şu an." Dedi sert sesiyle.

"Seninle anlaşma yapılır mı ki Savaş sen egoist iğrenç insanın tekisin benim en çaresiz anımdan faydalanıp beni bun..." İki eliyle masaya vurunca yerimden sıçradım.

"Kes sesini ve yemeğini ye!."

Ağlamak istiyordum ama onun yanında asla ağlamamam lazımdı.

Dolu dolu olan gözlerimle elime çatalımı aldım.

Aptal.

Zaten her davete katılan insanlardan değildim ama işimle alakalı olanlara katılmak zorundaydım o da bana izin vermek zorundaydı!

Bu şekilde yaşamaktan gerçekten bıkmıştım, ailem için katlanmak zorundaydım ama ailemin bu yaşadıklarıma karşı olan tepkisizlikleri onlardan soğumamı sağlıyordu.

Yemeğimi yedikten sonra ellerimi yıkamak için sofradan kalkacakken Savaş konuştu.

"Akşam önemli bir işim var Neşet'e söylerim seni o bırakır. Fazla uzatmadan davete katıl ve eve geri dön bugün burada kalacaksın. Eğer sınırımı zorlamak istemiyorsan saçma sapan şeyler yapma Ada anladın mı?." Şaşırmıştım.

Eğer izin vermeseydi gizlice gitmeyi düşünüyordum ama böyle olması daha iyi oldu.

Umursamaz bir şekilde başımı salladım.

Pek muhattap olmak istemiyordum. Yine peşime birilerini takmıştı.

Neşter Neşet Savaş'ın en yakın adamı. İşleri olduğu zaman yanıma sürekli Neşet'i yollar beni asla tek bırakmazdı Savaş bey.

Evdeki yardımcımızı arayıp dolabımda olan elbiseyi tarif ettirdikten sonra şoför ile buraya göndermesini söylemiştim.

Elbisemi beklerken salona Savaş'ın yanına geldim. Bahçeye açılan pencerenin önünde bir eli cebinde bahçeye bakarak telefonla konuşuyordu.

Benim geldiğimi duymuştu ama arkasını dönmemişti. Yüzünü görmeye çokta meraklı değildim zaten.

Koltuğa oturduğumda bugün çok yorulduğumu anladım. Sabah altıda evden çıkmıştım ve saat şu an da akşam üzeri beş.

Başımın ağrısı hala geçmemişti hatta katlanarak artmıştı. Ellerimi şakaklarıma koyup biraz ovdum. Eğer biraz daha geçmezse Sevda abladan ilaç isteyecektim.

"Tamam Salih dediğimi yap sıkmayayım kafasına akıllı olsun beni bulaştırmasın kendisine." Savaş'ın sesini duyduğumda gözlerimi devirdim.

Savaş resmen bir mafyaydı ve ben de onun sahtede olsa sevgilisiydim. Çok fazla düşmanı olduğu için benim peşime mutlaka bir tane bile olsa koruma takıyordu.

Bu durumdan biraz sıkılmıştım çünkü nereye gidersem gideyim Savaş'ın hep haberi oluyordu. Ben onun ne yaptığını bilmiyordum ve ilgilenmiyordum ama o benim her yaptığımdan haberdardı.

"O iş sende dediğim gibi bir daha anlaşmaya uymazsa." Arkasını dönüp bana baktı. "Ne yapacağınızı biliyorsunuz."

Sanki bana karşı söylüyordu pislik.

"Halledersin Salih benim başımı ağrıtmayın." Savaş telefonu kapatıp bana doğru yürümeye başladı.

"Akşam için beni sinirlendirecek bir şeyler giyme demeli miyim yoksa sen zaten ona göre seçimini yaptın mı Ada."

Üzerime üzerime geldiği için koltuktan kalktım.

"Ben nerede ne giyeceğimi bilen birisiyim Savaş, sürekli böyle şeyler demeyi kes." Sinirlenmiştim.

Dudakları kıvrıldı. Sağ elini cebine soktu ve koyulaşmış gözleriyle baktı.

"O yüzden mi seninle her siktiğimin davetlerinde tartışma yaşıyoruz.!" Sanırım o da sinirlenmişti.

Papatya çayı...

Gözlerimi kısıp Savaş'a baktım.

"Bana karışma canım ne isterse onu giyerim." Tepki vermedi. "Duyuyor musun beni." Dedim.

"Demek ne istersen onu giyersin. Ada sanırım ben sana çok yüz verdim git ve hangi sikim elbiseyi giyiyorsun giy ama gece babanı almaya geldiklerinde sakın yanıma gelme." Arkasını dönüp odasına gittiğinde daha çok ağrıyan başımla beraber koltuğa oturdum.

Nefret ediyorum ondan.

Gözlerim dolu dolu ellerime baktım.

Babam'ı polislerin götürmesine izin verirsem her şeyimizi kaybederdik. Maddi ve manevi olarak her şey.

Babamın iğrenç birisi olduğunu öğrenenler bizi de yargılayacaklardır ve bu daha da kötüydü.

Dolan gözlerimi silip Savaş'ın odasına çıkmaya karar verdim.

Kapının önüne geldiğimde tıklattım ama cevap gelmedi. Trip mi atıyor o.?

Bu sefer sert bir şekilde tıklattım ama yine ses duyamadım. Kapıyı aralayıp başımı uzattım ama yatağını görmem için içeriye komple girmem lazımdı.

Odaya girip kapıyı arkamdan sertçe kapattığımda hala bir ses vermedi.

Yatağına doğru yürüdüm ama yaşam belirtisi yoktu sanırım çalışma odasına gitmişti. Odasına biraz göz attıktan sonra tam arkamı döndüğümde aynı anda duştan bir adet altında sadece bir havlu ile yeni çıkan Savaş ile göz göze geldim.

Vücudu halis mi?

Bi şey yok bi şey yok bi şey yok.

"Ada..?"

Ada diyor.

"Hı..yani efendim ne var Savaş." Dediğimde gözlerimi kapatıp kafamı duvarlara vurmak istedim.

Savaşa baktığımda ciddi ve sert ifadesini bozmadan bana bakıyordu.

"Ben kıyafetime gelince beraber bakalım demek için geldim kapıyı çok çaldım ama duymadın yani duştaymışsın...Neyse sen üzerini giyinene kadar elbisem de gelir zaten ben gideyim." Dedim ama yanından geçerken kolumdan tutuğu için durmak zorunda kaldım.

Kaşlarını kaldırıp yüzüme doğru eğildi.

"Sadece bunun için mi geldin Ada." Dediğinde kolumu sertçe çekmeye çalıştım.

"Başka ne için geleceğim delirdin galiba sen bırak kolumu Savaş." Bir daha çekmeye çalıştığımda kolumu sonunda kurtarmıştım.

Geri zekalı.

"Bir daha bana sakın dokunma..sakın!." Gözlerinin içine bakarak en sert şekilde söylemeye çalıştım. Odasından çıkarken sertçe kapıyı çarpıp öyle aşağıya indim.

Merdivenlerden söylene söylene inerken Sevda ablayı gördüm. Elinde elbisemle beraber.

Hızlı hızlı inip yanına geçtim.

"Geldi mi elbise Sevda abla."

"Geldi kızım nereye bırakayım bilemedim iyi oldu geldiğin." Gülümseyip elbiseyi aldım.

"Ben hallederim gerisini sağ ol Sevda abla." Bu katta bulunan bir odaya girip elbiseyi paketinden çıkarttım. Çok güzeldi.

Gümüş pullu yırtmaçlı bir elbiseydi. Yırtmacı biraz fazlaydı ama Savaş bir şey demezdi sanırım.

Saate bakıp hazırlanmaya başladım. Saçlarımı açıp kendi haline bıraktım zaten dalgalıydı. Elbiseyi de giyindikten sonra bantlı ayakkabılarımı giyindim.

Takılarımı da taktığımda tamamdım.

Salona doğru yürürken merdivenlerden gelen adım sesleriyle bakışlarımı oraya çevirdim.

Savaş yine tüm yakışıklılığıyla merdivenlerden iniyordu. Kabul, yakışıklı bir adamdı ama ben ondan nefret ediyordum.

Siyah takım elbisesi ile cüssesini oldukça belli etmişti. Heybetli bir vücudu vardı bu da kabul.

Yaklaştıkça koyulaşan gözlerini görüyordum.

İçinden elbiseye bir şeyler bulmaması için dua ediyordum.

"Bu mu nerede ne giyeceğini bilmiş halin. Yüzlerce kişinin içinde bu şekilde mi dolaşacaksın.!" Üzerime baktı baştan aşağı.

"Şaka mısın sen...bak Savaş ben dikkat etmeye çalıştıkça üstüme geliyorsun benden ne istiyorsun ne yapayım uzun elbise giydim işte sadece yırtm..."

Elini kaldırıp beni susturdu.

"Geç kalıyorum Neşet birazdan gelecek seni arar sorunsuz bir şekilde gidip gelirsin." Sorunsuz kelimesini bastırarak söylemişti.

Nefretliksin Savaş Kozcuoğlu.

Son kez yüzümün her yerine baktıktan sonra arkasını dönüp kapıdan çıkması bir oldu.

Pislik.

"Kızım çok güzel olmuşsun maşallah nazar değer sana böyle..çıkıyor musun başka bir şey lazım mı.?" Sevda ablaya gülümsedim.

"Teşekkür ederim Sevda abla çıkayım geç kaldım Bahar beni öldürecek." Dediğimde ikimizde güldük.

Baharı Sevda ablada tanıyordu.Bazen ben burada kaldığım zamanlar geliyordu.

Sevda ablayla vedalaştıktan sonra kapının önüne çıktım. Zaten Neşet beni bekliyordu.

"Yenge davete götürecekmişim seni buyur." Arka kapıyı açmıştı konuşurken.

"He Neşet davete gidiyoruz yengecim.!" Bin kere söyledim bana yenge deme diye anlamıyor arkadaş anlamıyor.

Bu söylediklerim ona komik gelmiş olacakki alttan alttan güldü.

Savaş'ın adamından zaten ne bekliyorum ki.

"Buyur yenge." Sabır.

Kapımı kapattıktan sonra kendisi de şoför koltuğuna geçti. Yola çıktık sonunda.

"Müzik açayım mı yenge."

"Benimle konuşma sen Neşet tamam mı müzik falan açma bana yenge de deme konuşma gidene kadar." Sustu.

En azından birileri dediğimi dikkate alıyordu. Gerçi Savaş'a sus benimle konuşma dersem sanırım ertesi gün babam hapiste bizde itibarımız mahvolmuş herkesin bizi linçlediği bir şekilde dışarıda olurduk.

Tüylerim diken diken oldu bu düşünceyle. Savaş'a mecburdum. Katlanmak zorundaydım.

Davet alanına geldiğimizde Neşet kapımı açmadan hemen açıp indim.

"Yenge.."

"Neşet sen bilerek mi yapıyorsun vallahi delireceğim bak şimdi imdat diye bağıracağım Neşet beni gördüğünden beri yenge de yenge yenge de yenge ne var Neşet ne var kelimeyi mi ezberliyorsun ne yapıyorsun sabahtan beri yetti artık be bunaldım...." Nefessiz kaldım.

"Amin yenge." Delirtecek beni.

İşaret parmağımı ona doğru tutup ağzımı açıp kapattım. Söyleyecek bir şey bulamayınca ellerimi yumruk yapıp davet alanına doğru hızlı hızlı yürüdüm.

Savaş yapıyordu bunları biliyorum. Hepsini bütün adamlarını tembihliyor bana yenge demeleri için. Bu adama daha ne kadar sinir olup nefret edebilirim acaba.

Davet alanına geldiğimde etrafa bakındım içerisi çok güzel dekore edilmişti. Ama şu an sadece Baharı bulmakla ilgileniyordum.

"Ada.." arkamdan gelen sesle irkildim.

"Berk." Dedim.

Berk Baharın eski sevgilisinin arkadaşıydı. Oradan bir tanışıklığımız vardı ama tabii çocuğu iki yıldır görmemiştim.

"Naber, nasılsın çok güzelleşmişsin görmeyeli ve çok şık olduğunu da söylemeden edemeyeceğim gözlerimi senden alamadım." Tamam. Bu konuşma beklediğim bir şey değildi.

Zoraki bir şekilde gülümsedim.

"Çok naziksin teşekkür ederim Berk seni gördüğüme sevindim ama Baharın yanına gitmem gerekiyor hoşça kal." Konuşmayı uzatmamak için onun bir şey söylemesine izin vermeden yürümeye başladım.

Savaş duyarsa beni öldürürdü. Çünkü herkes sevgili olduğumuzu bildiği için Savaş'ın da ilk kuralı başka erkeklerle konuşmamam ya da samimiyet kurmamamdı. İstemiyordu.

Ama ben ona karışmıyordum. İstediği kadınlarla gezebilir, hatta keşke onu beğenen binlerce kadınların birisiyle görüşüp evlense. Beni de rahat bırakmış olurdu hem.

Düşünceli düşünceli etrafa bakınırken Baharı gördüm. Bir kaç kişiyle şampanya içiyordu. Yanlarına gittim.

"Adaaa..aşkım gelmiş hoş geldin bebek yüzlüm Savaş izin vermez diye korkmadım değil." Baharın konuşmasıyla diğerlerine baktım.

Biraz sesli söylediği için onlarda duymuştu.

"Bugün önemli başka bir işimiz vardı da Savaş'la o yüzden buraya gelmemi istemedi onu söylüyor." Diyip gülümsedim.

Aptal Bahar.

"Salak mısın sen Bahar sessiz konuşsana." Sadece onun duyacağı şekilde konuştum.

"Pardon aşkım içki içtim yavaş yavaş sarhoş oluyorum sanırım sesimin tonunu ayarlayamadım." Kelimeleri yuvarlayarak söylemesinden anlamıştım zaten.

"Ne zaman geldin de sarhoş olacak vaktin oldu acaba Bahar." Dedim sinirle.

Parmaklarıyla hesap yapmaya çalışması komikti ama gülmedim. Gülersem şımaracaktı.

"1.2 5.7 pardon 3."

"Tamam Bahar gel başka bir yere geçelim sessiz bir yere sende biraz kendine gelirsin." Kolundan tutup yürütmeye çalıştım ama gelmedi.

"Yok sen git biz takılıyoruz çocuklarla beybisi beni merak etme sen hadi git." Sağ yanağımdan öpüp geri yerine geçti.

Biraz ileride Marka sahibi Semiha hanımı görünce onun yanına uğramak istedim.

"Tamam ben çok kalmayacağım zaten Semiha hanımla konuşayım giderim seni de bırakırız Neşet dışarıda." Dediğimde gözleri büyüdü.

"Salih yok mu." Evet Bahar Savaş'ın adamı Salihe karşı bir şeyler hissediyordu. Ama Salih Savaştan hallice olduğu için benim güzel arkadaşımı görmüyordu.

"O yok Savaş ile işleri var sanırım Neşet burada." Dediğimde dudaklarını büzdü.

"Ben bi Semiha hanımla konuşup geliyorum Bahar bir yere ayrılma." Dediğimde elleriyle gülerek okey işareti yaptı. Bu kız cidden uçmuştu.

Başımı olumsuz anlamda sallayıp ön tarafa doğru yürüdüm.

Semiha hanım ve ekibiyle biraz sohbet ettikten sonra yanlarından ayrıldım. Baharı bulmak için ilk gördüğüm yere gittim ama yoktu.

"Bahar nerede." Dedim takıldığı çocuklara.

"Bilmiyoruz on dakika önce falan seni bulmak için ayrıldı yanımızdan." Konuşan kıza bakıp başımı salladım.

Neredeydi bu kız.

Lavaboların olduğu tarafa geçtim. Tuvaletin önüne gelince yine Berk ile karşılaştık.

"Oooo bak kader yine bizi karşılaştırdı Ada bir türlü ayrı kalamadık birbirimizden." Dediğinde kaşlarımı çattım.

"Berk, şu şekilde konuşmayı keser misin rahatsız oluyorum." Dedim net bir şekilde.

Yüzü asıldı.

"Flört etmeye çalışıyorum Ada neden böylesin." Şaka mı yapıyor bu.

"Berk benim sevgilim var sen ne dediğinin farkında mısın benimle bu şekilde konuşmanı istemiyorum duydun mu? Savaş ve ben nişanlanacağız." Uzatmaması için nişanlanacağımızı söyledim.

Ellerini teslim oluyormuş gibi kaldırdı ve güldü.

"Tamam Ada sakinleş bir daha o şekilde konuşmam..birini mi arıyorsun ne bu telaş." Dedi yüzümü incelerken.

Ellerimi saçlarımdan geçirdim.

"Baharı arıyorum lavabodadır diye buraya geldim." Dediğimde hemen konuştu.

"Bahar mı e ben biliyorum yerini dışarıdaki otoparkta seni arıyordu." Dediğinde hemen gitmek için hareketlendim.

"Issızdır orası bir şey olmasın beraber gidelim." Dediğinde başımı iki yana salladım.

"Ben kızlardan biriyle giderim merak etme teşekkür ederim." Dedim ve yanından uzaklaştım.

Fazla yakın olmaya çalışıyordu.

Dışarıya çıktığımda hava biraz serindi. Kapının önünde bir sürü kişi vardı. Berk ıssız olacağını söylemişti ama tam tersi bir sürü kişi vardı.

"Ada." Berk.

Arkamı döndüm.

"Ne oldu Berk, ben hallederim demiştim nişanlanacağım rahatsız oluyorum demiştim tam olarak ifade edemedim mi kendimi!." Sinirlenmiştim.

Önüme döndüm o hala arkamdaydı.

"Ada iyiliğini düşündüğüm için yanına geldim merak etme ihanet etmiyorsun sevgiline ne bu tavırların."

Ne diyor bu aptal.

"Git başımdan Berk." Dedim ve yürümeye devam ettim.

Arabaların oraya gelmiştim ama Bahar ortalıkta yoktu. Telefonla aradım ama açmadı. Saate baktığımda geç kaldığımı anladım.

Savaş bu sefer anlayışlı olmayacaktı sanırım. Bugün bir çok kuralını çiğnedim.

Telefonum çaldığımda hemen açtım.

"Bahar neredesin." Dedim hemen.

"Ada ben taksiye bindim eve geçiyorum haber veremedim sana şimdi aklıma geldi kusura bakma aşkım." Dediğinde rahatladım.

"Tamam Bahar gidince bana mesaj at bebeğim öpüyorum seni." Dedim ve kapattım.

Neşet'i aradığımda kapının önünde olduğunu söyledi.

Arabayı gördüğümde Neşet'in inip kapıyı açmasına müsade etmeden hemen bindim.

Ne akşamdı ama.

"Bir sorun olmadı değil mi Yenge." Başladık yine.

"Olmadı Neşet olmadı yengem!."

Başını sallayıp araba kullanmaya devam etti.

Biraz yolu izledikten sonra telefonumu açtım. Sosyal medyaya girdim.

İlk önce attığım fotoğrafa baktım.

@adalacali: night night 🖤

1.826.624 beğenme. 25.815 yorum

@celine: Kuğu gibi 🤍
@instagramkullanıcısı: Abla tamam güzelsin
@instagramkullanıcısı: Ada
@instagramkullanıcısı: Elbise şaka mı
@instagramkullanıcısı: Yine çok güzelsin ama yavşayamam Savaş beni öldürür
@instagramkullanıcısı: Savaş sana biniyordur aq
@instagramkullanıcısı: Woman
@instagramkullanıcısı: Çok güzelsin lan
@instagramkullanıcısı: Savaş seninle mi
@instagramkullanıcısı: Abi delireceğim fotoğrafların çok güzel
@instagramkullanıcısı: Çok egolusun
@instagramkullanıcısı: Güzelsin
@instagramkullanıcısı: Babanın parasıyla oldu tüm bunlar farkında mısın adın bile bilinmiyordu.
@instagramkullanıcısı: Güzel ama salak
@instagramkullanıcısı: Savaş sende ne buldu
@instagramkullanıcısı: Omg girll
@instagramkullanıcısı: bebel gibisin
@instagramkullanıcısı: Kudurmuşsunuz yorumlarda kız güzel ve başarılı boş yapmayın
@instagramkullanıcısı: Savaş beğenmemiş ayrıldınız mı
@instagramkullanıcısı: seni sevmiyorum
@instagramkullanıcısı: Çirkin
@instagramkullanıcısı: biraz edepli olun
@instagramkullanıcısı: Aşkım

Yorumlarda yine linç edildiğimi görünce derin bir nefes alıp verdim. Bu insanların durduk yere bana olan nefretlerini anlamıyorum. Özellikle de Savaş ile beraber olduğumuzu duyduktan sonra benden nefret eden bir kitle oluştu.

Çok garip...

Bu sefer etiketlendiğim gönderilere tıklamıştım ama gördüklerimden sonra elim ayağım buz kesti.

@MAGAZİNCİLİK:
KOŞUN OLAY VAR ADA ALACA BUGÜN OLAN CELİNE DAVETİNDEN BERK GİRGİN İLE AYRILDI İDDİALARI DOLANIYOR. SOSYAL MEDYADA ADANIN SAVAŞ KOZCUOĞLUNU ALDATTIĞIYLA ALAKALI HASTAGLAR AÇILDI SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ BU KONUYLA İLGİLİ.

285.746 beğenme. 23.076 yorum

@instagramkullanıcısı: Biliyordum amk
@instagramkullanıcısı: Şu an şaka mı bu
@instagramkullanıcısı: İnanmıyorum amk kaşar Adaya bakın
@instagramkullanıcısı: Lan Savaşı da aldatmazsın amk malı
@instagramkullanıcısı: Oha doyumsuz
@instagramkullanıcısı: Şok geçiriyorum Savaş iyi misin
@instagramkullanıcısı: Birazdan Savaş haberleri kaldırtır emin olun
@instagramkullanıcısı: Abi inanmıyorum ulan Ada
@instagramkullanıcısı: Saçmalamayın kız gayet mesafeli durmuş aptal mısınız.
@instagramkullanıcısı: Kaşar amk
@instagramkullanıcısı: Bekliyordum bu kızdan böyle kezban bir hareket
@instagramkullanıcısı: Savaş teselli için beni ara aşkım
@instagramkullanıcısı: Savaş koş
@instagramkullanıcısı: Gecenin haberi oha
@instagramkullanıcısı: Hayır ya yapmamış ol Ada.
@instagramkullanıcısı: kız telaşlı duruyor anlamadım
@instagramkullanıcısı: yaptın mı lan oros...@adalacali
@instagramkullanıcısı: Savaş bile aldatılmış lan

@ÜNLÜMAG:
SAVAŞ KOZCUOĞLU ALDATILDI MI? CELİNE DAVETİNDEN BERK GİRGİN İLE AYRILAN ADA ALACA HAKKINDA BÖYLE BİR İDDİA ORTAYA ATILDI. BİLDİĞİMİZ KADARIYLA ADA VE SAVAŞ ÇİFTİMİZİN ARASI KÖTÜ DEĞİLDİ VE BEN ADANIN ALDATACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM FOTOĞRAFLAR DA GAYET MASUM KIZI YATAKTA BASMIŞ GİBİ DAVRANMAYIN.

385.076 beğenme. 27.467 yorum

@instagramkullanıcısı: Kızım Savaşı da aldatmazsın amk
@instagramkullanıcısı: ulan Ada ulan Ada
@instagramkullanıcısı: Ya varya tam bir kaşar bu kız
@instagramkullanıcısı: Lan yuh Savaş neyine yetmedi.
@instagramkullanıcısı: oha
@instagramkullanıcısı: Ne aldatması amk kızın ellerine bakın çok masum
@instagramkullanıcısı: Abi bencede aldatma yok mal mısınız siz
@instagramkullanıcısı: Kaşar aq kızı
@instagramkullanıcısı: Lan neresi aldatma iyi ki beraber çıkmışlar
@instagramkullanıcısı: siz kafayı yemişsiniz
@instagramkullanıcısı: edepsiz ya bu kız
@instagramkullanıcısı: Savaş sen mi ayrılırsın ben mi ayrılayım
@instagramkullanıcısı: Oha diyorum nokta com
@instagramkullanıcısı: saçmalamayın kız yapmaz çok tatlı tanıyorum
@instagramkullanıcısı: ada be yaptın sen
@instagramkullanıcısı: bu kızın tipi zaten kaşar tipli
@instagramkullanıcısı: Berkin geçen gün sevgilisi vardı.
@instagramkullanıcısı: Şoking
@instagramkullanıcısı: Ayyy hayır Ada yapmaz
@instagramkullanıcısı: Ada yapmaz eminim
@instagramkullanıcısı: boş yapmayın ya ne aldatması
@instagramkullanıcısı: skandal
@instagramkullanıcısı: oha piç berk
@instagramkullanıcısı: yuh be kızım
@instagramkullanıcısı: Lan ahlaksızlar
@instagramkullanıcısı: Savaş ağlama

Gözümden bir damla yaş ekrana düştü.

İftiraya uğrayınca ya da sinirlenince ağlama huyum vardı ve ben şu an iftiraya uğramıştım. Ellerim titreye titreye diğer haberleri okuyordum Twitter'da tt yapmışlardı bile haberimi.

"Neşet.!" Dedim çaresiz sesimle.

"Yenge, ne oldu Ada niye ağlıyorsun." Hıçkırdım.

"Neşet haber..haberler çıkmış Neşet Savaş görmüştür yalan yemin ederim ki yalan sen aldın beni gerçekten sadece iki dakikalığına yanıma geldi ve geri gitti Savaş yanlış anlar ara..ara sor görmüş mü sor çabuk." Nefes almadan konuşuyordum.

Arabayı durdurdu.

"Ne diyorsun Ada ne haberi ver telefonu." Dedi ve elimden telefonu aldı.

Haberleri okudukça kaşları çatıldı.

"Amına koyduğumun piçi." Telefonu çaldığında ağlamam kesildi.

Buz kestim birden.

Neşete baktığımda başını salladı.

"Savaş arıyor." Dediğinde nefes almayı bırakmıştım.

Yüzümdeki yaşlar buz tutmuştu. Bu nasıl olurdu tüm bu haberler..çıldıracak gibiydim.

"Abi, evet evet aldım eve getiriyorum." Aynadan benimle gözgöze geldi.

"Abi emin misin yani bir konuşsanız önce." Ellerim daha çok titremeye başlamıştı.

Neşet yüzünü buruşturarak başını salladı.

"Abi bence dinle şu an sinirlisin ani kararlar verme sakince oturup kon...Alo." Yüzüne kapatmıştı.

Elimi ağzıma bastırıp hıçkırdım.

Bitti bitmiştik Savaş bunu asla affetmezdi biliyorum. Rezil etmiştim onu. Suçsuz olsam bile haber çığ gibi büyüyüp yayılmıştı benim bildiğim Savaş bunu affetmez.

"Ada...seni evine bırakmamı ve anlaşmaya uymadığın için yarın olacakların senin suçun olduğunu söyledi." Neşet konuşuyordu ama kulaklarım uğulduyordu.

Yarın olacaklar...

Bitirecekti bizi.

Rezil edecekti.

Babamı hapise gönderecek ve elimizdeki her şeyi alacaktı.

Ağladım.

Bugün suçsuz olmama rağmen bu kadar ağır ceza aldığım için sadece ağladım.

Savaş böyle bir rezilliği asla affetmezdi.

BÖLÜM SONU

İLK BÖLÜM NASILDIII?

Heyecanlı ve değişik bir kitap olduğu için taslakta tutamadım.

ADAYI BEĞENDİNİZ Mİ?

SAVAŞI BEĞENDİNİZ Mİ?

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen sınırımız 100 oy 100 yorum olsunn.