3. bölüm · SÖZLEŞME
3
⚠️YENİ KURGU ALARMIII!!
Oy ve yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen..
Keyifli okumalar...♥️
Savaş kardeşimi mi zehirlemişti. Yoksa Burak önceden mi bağımlıydı.
Artık beni taşıyamayan dizlerimle merdiven basamağına oturmak zorunda kaldım.
Kardeşim.
Uyuşturcu bağımlısıydı.
"Abi lütfen hı ne diyorsun." Burak hala konuşmaya devam ediyordu.
Dünyam başıma yıkılmıştı. Kardeşim uyuşturucu için babamı mahvedecek olan adama yalvarıyordu.
Hıçkırdım.
Birinin yanında ağlamaktan nefret eden ben gözyaşlarıma hakim olamadım.
"Ada.." Savaş onları dinlediğimi anlamıştı.
"Ab abla..abla konuşalım yemin ederim göründ.."
"BURAKK." Burağa çığlık atarak bağırıp yanına doğru gittim.
"SENİ ÖLDÜRÜRÜM BURAK SENİ GEBERTİRİM ÇOCUK DUYUYOR MUSUN BENİ SENİ MAHVEDERİM BURAK." Burak'ın üzerine doğru atlayacak olan bedenimi Savaş tutuyordu.
"BIRAK SAVAŞ BIRAK AĞZINA SIÇAYIM ŞU APTALIN." Bedenim zar zar titriyordu.
"Abla.."
"Kes sesini KES SESİNİ KES SUS KONUŞMA ÖLDÜRECEĞİM SENİ BIRAK SAVAŞ BIRAK ŞUNUN YÜZÜNÜ GÖZÜNÜ DAĞITAYIM NASIL KRİZE GİRECEKMİŞ." Burak'ı şu an da öldürmek istiyordum.
Gözlerimden hala yaşlar akıyordu.
Vücudum yorulmuştu.
Sesli bir şekilde ağlayıp kendimi Savaşın kollarına bıraktım.
Ortamda sadece benim ağlama sesim vardı.
"Hayır..doğru değil." Hıçkırdım.
Bir elimi Savaşın gömleğinin düğme yerinden içeriye geçirmiştim.
"Doğru değil içmiyor."
"Bağımlı değil."
Kendimden geçmiş gibi ağlıyordum.
Başımı kaldırıp Burak'a baktım.
"Bırak beni bir şey yapmayacağım." Hala ağlıyordum ama sesimi sakin çıkartmaya çalıştım.
Savaş kollarını gevşetince Burak'a doğru yürüdüm. Karşısında durdum. Elimi aniden kaldırıp atacağın en sert tokatı suratına geçirdim.
"Ada.!"
"Yenge."
Savaş ve Neşet yanıma gelmişlerdi ama takmadım.
"Burak seni gebertirim. Duyuyor musun beni şerefsiz." Çenesini tutup bana bakmasını sağlıyordum.
Sol tarafına da bir tane tokat attım.
Savaş ellerimi tuttu.
"BIRAK KARIŞMA SEN." Sana da sıra gelecek Savaş sen şimdilik karışma.
"Burak ablacım sen doğuştan mı geri zekalıydın yoksa sonradan mı böyle oldun ha konuşsana Burak daha demin yalvarıyordun Savaş abine." Soruma yanıt vermedi. Neşet kıkırdadığında Burak'ın çenesini bırakıp ona döndüm.
"Bu sana komik mi geliyor Neşet. Benim kardeşimin...bağımlı..olması komik mi." Gözlerimden hala yaşlar akıyordu.
Neşet bir şey demeden önüne döndü.
Burak'a döndüm tekrar.
"Bana bak!." Bakmadı.
"BANA BAK DİYORUM ÇILDIRTMA BENİ." Gözleri beni bulduğunda işaret parmağımı salladım.
"Seni öldürürüm Burak seni yemin ederim öldürürüm gebertirim seni." Derin bir nefes aldım. "BABAM BİTTİ Bİ DE SENİNLE Mİ UĞRAŞACAĞIM LAN." Arkamı dönüp Savaş'a baktım.
Koyu koyu gözleriyle bana bakıyordu.
"Sen." Nefes nefese kalmıştım."hep sen yapıyorsun değil mi bu aptalı da sen bağımlı yaptın BIKTIM SAVAŞ BIKTIM ARTIK KAFAYI YEMEK ÜZEREYİM YA BEN HANGİSİYLE UĞRAŞACAĞIM ŞİMDİ." Merdiven basamağına oturup ağladım.
Ellerimi yüzümle kapatıp sesli sesli ağlıyordum. En nefret ettiğim olay.
Savaş'ın yaklaşan adımlarını gördüm.
"GELME." Hıçkırdım. "GELME BİR DUR ARTIK NEFES ALMAM LAZIM BİR DUR NOLUR."
Burak içinde benden bir şeyler yapmamı isteyecekti. Onun içinde zorlayacaktı beni. Ellerimi yüzümden çekip Burak'a baktım.
"Seni piç." Dediğimde ortamda nefes sesi bile duyulmuyordu.
Küfür ettin Ada..
Ayağa kalkıp tekrar Burak'ın önünde durdum.
"Sen bi kriz geçir bakalım ben seni uçurumdan aşağıya atmıyor muyum KRİZ GEÇİRECEKMİŞ PİÇİN ÇOCUĞU." Arada babamada sallıyordum.
İkiside hak ediyor.
"Ada yeter küfür edip durma.!" Savaştı sesin sahibi.
Güldüm. Gözyaşlarımı silerken gülerek arkamı döndüm. Dudaklarımı büküp konuştum.
"Ay öyle mi özür dilerim Savaş ne yapacaksın bana bu sefer ha eve mi hapsedeceksin aa yoksa bu aptal sik beyinli kardeşimle mi tehdit edeceksin." Dudaklarımla üzülmüş ifadesi yapıp Burak'a döndüm.
Piç.
"Konuşsana Burak, yalvarsana uyuşturucu istiyorum diye." Saçlarını sertçe çekip başını kaldırdım. "Götün yerse bana da söyle uyuşturucu istediğini ben de şurda seni geberteyim." Başım dönüyordu.
Ellerimi Buraktan ayırıp tekrar merdiven basamağına oturup başımı ellerimin arasına aldım.
Ben ne yapacağım.
Gözlerimden yaşlar istemsizce akıyordu. Ellerim o kadar çok titriyordu ki. Bugün şirkette olanlardan sonra bir de bu olay beni kötü etkilemişti. Nefesi kesik kesik alıyordum. Burnumu çektim.
Bacağımda ağrımaya başlamıştı. Zonkluyordu. Babamlar biliyor muydu bu aptalın yaptığını.
"Ada dışarıya çıkalım mı ister misin." Salih konuşmuştu.
Cevap vermedim ellerimin titremesinin geçmesini bekledim sadece.
"Ada gel iki dakika bahçeye çıkalım Burak zaten kaçmıyor burada merak etme." Neşetti bu seferki konuşan.
Savaş söyletiyordu biliyorum. Kaş göz yapıyordur. Onların kendi aralarında dilleri vardı. Şerefsizler.
Sağ tarafımda hareketlilik hissedince ellerimi çekip Burak'a baktım. Geri geri gidiyordu kaçacaktı.
"Hayırdır yolculuk nereye." Dediğimde durdu. Hala bana bakmıyordu.
Savaş'a döndü bakışlarım.
"Söyle arabamı çıkartsınlar." Arabam bir haftadır onun evinin garajında duruyordu.
"Savaş söyle arabamı çıkartsınlar yakmayayım bu evi!" Sınırlarında oynuyordum ama o, benim sınırlarımı çoktan geçmişti.
Ailemden birine zarar gelmeyecek demiştim. Kabul etmişti.
Gözlerim doldu tekrardan. Bir yaş kurumadan diğeri akıyordu. Küfür etmiştim bugün. O da gözlerimi doldurdu. Sevmiyordum.
"Tamam abi hazırlıyorum hemen." Neşet Burak'ın yanından geçip dışarı çıkmıştı. Sanırım arabayı o getirecekti.
Ayağa kalktım. Savaşa baktım onun gözleri zaten bendeydi.
"Şu aptal ben gelene kadar bir adım bile atmayacak. Duydun mu Savaş anlaşmamıza uymadın bari bu dediğimi dinle ve uygula." Bakışlarımı bu sefer aptal kardeşime çıkarttım.
"Eğer ben yukarıdayken kılın kıpırdasın Salih'in belindeki silahla seni vururum. DUYUYOR MUSUN!." Hızlı hızlı başını salladığında sırtına iki üç kere hızlı hızlı vurup yukarıya çıktım.
Bitmiyor. Ailemin bana bıraktığı beni zorunluğu bıraktığı dertleri bitmiyordu. Babam yüzünden Savaşa tutsak olmuştum bu yetmezmiş gibi bir de kardeşim..
Odanın kapısını hırsla açıp yine aynı hırsla geri kapattım. Çıkan ses evin yakınlarından bile duyulurdu.
Yatağın üzerine oturup bacağımı açtım.Pantolon değdiği için çok ağrıyordu. Dizimin yukarısına kadar çekip orada düğüm attım. Açık kalacaktı. Bir de bunun acısıyla uğraşamazdım.
Zaten yeterince acım vardı.
Burak'ın o hapları kullandığını, bağımlı olduğunu düşündükçe...Delireceğim.
Lavaboya geçip elimi yüzümü soğuk suyla yıkadım. Ensemi ıslattım. Sakinleşemiyordum.
Burak beni senin ağzına sıçmaz mıyım Burak. Ben seni gebertmez miyim.
Peki Savaş..
Onunla başka bir gün ilgileneceğim önceliğim kardeşim. Aptal olan kardeşim. Bana anca dert tasa veren kardeşim.
Sakinleşmem lazım. Sakinleşmem lazım.
Kapıyı sinirle açıp merdivenlerden aşağıya indim.
"Bana küfür ettirdin ya seni bunun için bile boğmak istiyorum Burak sen.." sinirlenmeyeceğim tamam.
Merdivenlerden inerken konuştuğum için bakışlar bana dönmüştü.
Hepsi yine aynı yerinde duruyordu. Savaş hariç. O Burak'ın yanına gitmişti.
"Uzaklaş! uzaklaşın siz ikiniz bir daha bir araya gelmiyorsunuz."
Burak'ın omuzlarından sertçe ittim. Bir iki adım geriye doğru sendeledi.
"Sende si..yürü git şu arabaya beni bekle seni gördükçe sinirleniyorum küfür edesim geliyor bu ne demek Burak biliyor musun BU BENİM ÇOK SİNİRLENDİĞİM DELİRDİĞİM ANLAMINA GELİYOR BURAK YÜRÜ GİT ARABAYA HALA DURUYOR." Kafasına parmağımı bastırarak konuştum.
Bana bakmadan arabaya yürüdü. Bir zahmet. Ben bugün gerçek anlamda çıldırmıştım. Sinir hastası olmuşta olabilirim.
Burak çıktığında Savaş'a döndüm.
"Sen yaptın değil mi Savaş." Sesim kısık ve sakin çıkıyordu. "Beni sana yine mecbur bırakmak için yaptın." Burnumu çektim.
"Hani ailemden başka birisine zarar gelmeyecekti Savaş..öyle dedin bana sözleşmemizde böyle konuştuk hı böyle değil miydi benden başkasına zarar gelmeyecekti." Hıçkırdım.
"Neden yaptın Savaş o küçük daha olmaz bağımlı olamaz küçük o genç bir çocuk niye yaptın Savaş neden böyle bir şerefsizlik yaptın." Sesim kısık ve kırılgan çıkıyordu.
"Ada bak yanl.." Neşet'i Savaş elini kaldırarak susturdu.
"Bana her şeyi yap Savaş bana her şey söyle, yap ama o..o olmaz Savaş..olmazdı." Susup gözlerine baktım.
"Haplarını ver bana." Dediğimde gözleri iyice koyulaştı.
"Haplarını ver diyorum Savaş Türkçe konuşuyorum anlamıyor musun odandaki sarışına anlattığım gibi heceleyeyim mi." Neşetten yine bir kaç gülme sesi duymuştum ama bu sefer ona bakmadım.
Geri zekalı.
Saçlarımı kulaklarımın arkasına attım.
"Eğer yanımda kriz geçirirse vermek zorundayım yoksa bana zarar verir." Dediğimde Salih'e baktı.
Kaşlarımı kaldırıp ben de Salihe baktığımda başını sallayıp alt kata indi. Her türlü pisliğin döndüğü yer. Bir kaç kere şahit olmuştum.
Arkamı dönüp burnumu çektim. Dış kapının oraya gidip eğilerek arabaya baktım. Oturmuş bekliyordu.
Savaş'a tekrardan döndüğümde yaralı olan bacağıma bakıyordu. Ona doğru döndüğümde bakışlarını bana çıkarttı.
"Bir şey yok bir şey yok merak etme bu yaptığından sonra hiçbir şey daha fazla canımı acıtamaz." Gülerek söylemiştim son cümleye kadar. Sonra gülüşlerim soldu.
Merdivenden gelen ayak sesleriyle Salihe baktım. Elinde tuttuklarını görünce gözlerim dolu dolu Savaş'a baktım.
"Gerek var mıydı buna aklım almıyor ben sana hiç zarar vermedim ki ne desen onu yapmaya çalışıyorum Savaş. Ağzından çıkan her aptal kelimeye uymaya çalışıyorum." Derin bir nefes alıp verdim.
"Tamam bazen uymuyorum, uyamıyorum olmuyor ama deniyorum." Ağlamaya başlamıştım.
"Seni sinirlendirmemek için dikkat ediyordum Savaş.!" Sesim hafif yüksek çıkmıştı.
"Ben bunları düşünürken sen kardeşimi zehirlemişsin." Hıçkırdım. "Aklımı oynatacağım." Ellerimi saçlarımdan geçirip Salih'in elindekileri aldım.
Paketi ters çevirdiğimde şeker gibi toz bir şey olduğunu gördüm. Sağ elimle gözyaşlarımı silip kapıdan çıktım.
"Ada bırakayım ben sen bu halde kullanma." Neşet'in sesini duyduğumda yürürken konuştum.
"Siktir git Neşet."
Bugün eminim onlarda çok şaşırmışlardır. On yıllık küfür kotamı doldurdum.
Arabanın kapısını açmak için yan döndüğümde Savaş'ın kapının dışına çıkmış bedenini gördüm. Beni izliyordu. Elimdekileri çantama atıp bagaja doğru ilerledim.
Açıp çantamı oraya attım.
Yürürken dizimin ağrısını daha çok hissediyordum.
Kapıyı açıp bineceğim zaman kısık sesle inledim. Burak bana doğru atılacağı zaman ayaklarımı tekrardan taş zemine koydum.
Yaralı olan bacağımla binmeye çalıştığım için binememiştim. Araba yüksek olduğu için kendimi taşıyamamıştım.
Diğer bacağımı kullanıp bindiğimde Salih'i kapının orada görmeyi beklemiyordum.
"Ne var Salih ne var yemin ediyorum yıldım bıktım, usandım ya bi salın beni bi salın.!" Sinirliydim ona da.
Göz yummuştu kardeşimi zehirlemesine.
"Bacağın için Turan'ı çağırsaydık öyle gitseydin iyi değil gibi." Güldüm.
Kapıya uzanıp kapattığımda ters ters bakıyordu.
Burak'a döndüğümde döve döve öldürmek istemiştim.
"Abla yem."
"Sus kes sesini yemin ederim öldürürüm seni Burak!." İşaret parmağımı ona sallayarak bağırdım.
"Ablaymış Allah senin ablanında belasını versin, versin de bi kurtulsun." Söylene söylene arabayı çalıştırdığımda Savaş'a baktım.
İki elini cebine koymuş burdan bile belli olan koyu gözleriyle bana bakıyordu.
"Babam biliyor mu." Dediğimde direksiyonu kırdım.
"BABAM BİLİYOR MU DİYORUM." Bir elimi omzuna çıkartıp vurduğum için Savaş buraya doğru geliyordu.
Tekrardan direksiyonu kırıp geri geri hızlı bir şekilde gittim.
Çok hızlı olmuş olacakki bir şeylerin ezilme sesi geldi. Aynadan baktığımda kapının yanındaki çöp kutularının devrilmiş olduğunu gördüm.
Umrumda değildi.
Savaş'ın hızlı hızlı arabaya doğru yürümesiyle daha çok hızlanıp yola doğru çıktım. Arabayı düzeltip bu sefer son hızla ana yola çıktım.
"Abl.."
"SUS." Sus ki kaza yapmayalım.
Arka cebimdeki telefonun çalmasıyla hızımı biraz düşürdüm. İki yüz yirmi ile gidiyordum.
Telefonu çıkartıp arayana baktığımda açmadan bacaklarımın arasına koydum. Savaş arıyordu.
Pislik.
"Abla yavaş." Hala konuşuyor.
Biraz daha arttırdım hızı. Telefon bir kere daha çaldı. Başlayacağım şimdi.
"NE VAR NE NE NE." Bağırarak açtığımda o da bağırarak konuştu.
"LAN BANA BAK ADA SUSTUM DİYE COŞTUN O ARABAYI YAVAŞ SÜRMEZSEN NELER OLACAĞINI BİLİYORSUN DEĞİL Mİ." Sustum. "CEVAP VER." Yine Sustum.
Yavaşlamadım.
"Sen böyle dedikçe BENİM DAHA ÇOK GAZA BASASIM GELİYOR AMA." Dedim.
"ABLA yavaşla."
"SEN SUS SEN KONUŞMAYACAKSIN." Bir elimle omuzuna vurdum.
"Tamam direksiyonu tut tamam susuyorum." Geri zekalı.
"ADA ELİMDE KALACAKSIN ADA YAVAŞLAMAN İÇİN ÜÇ SANİYEN VAR YOKSA.."
"Savaş biliyor musun belgeleri nereye veriyorsan ver gerçekten bak artık umrumda bile değiller hep ailemle mi uğraşacağım ben ya yeter." Güldüm.
"O SİKTİĞİMİN ARABASINI YAVAŞLAT." Hız ibresine baktığımda üç yüz on olduğunu gördüm.
"Savaş abi." Hala konuşuyor.
"Savaş abi tabi sıkışınca ablanı cehenneme atıp Savaş abi." Biraz yavaşladım yol kalabalıklaşıyordu. "Delirteceksiniz beni."
"ADA BEN SANA YAPACAĞIMI BİLİYORUM. BABANI ARA VE KÖPEĞİNİ SOR." Lucas.
"Hayır. Yalan söyleme Lucas evde." Korkak çıkmıştı sesim.
"Evdeyse babanı ara ve sor evde mi yoksa sen o hızını düşürmediğin sürece cennette mi yolcu ederiz bilmiyorum Ada!." Gözümden yaşlar akıyordu.
Hıçkırdım.
Frene bastım hemen. Konuşmuyordum.
"Aferin, sen eve sağ salim ulaşınca Lucas'ı da arkandan sağ salim göndereceğim." Telefonu kapatmıştı.
Arabayı hızlı bir şekilde ağlayarak eve sürdüğümde sonunda gelmiştik. Burak inip hızlı hızlı yürüdüğünde konuştum.
"Odana geçiyoruz yürü."
Ensesinden tutup eve doğru yürüdüm.
Kapıyı Yıldız abla açtığında yüzüne bakmadan merdivenlere yöneldik.
Burak'ın bakacak yüzü var mıydı hala zaten. Aptal.
Odasına geldiğimizde kapının arkasındaki anahtara bakıp yatağa ilerlettim.
Yüz yüze geldiğimizde yüzüne bir tane tokat attım.
"Aslında daha fazlasını hak ediyorsun ama elimden bu geliyor ABLACIM."
"Abla yemin ederim pişmanım." Güldüm.
"Pişmansın." Alayla konuştum.
Pişman olsaydı Savaş'a gitmek yerine tedavi olmaya giderdi.
"Burak siz benim hayatımı sikmek için mi bunları yapıyorsunuz ha bak sadece soruyorum evet ya da hayır de." Konuşmadı.
"Seninle geldiğimde görüşeceğim eğer ki birine bile odada kilitli olduğunu söylersen çok kötü şeyler yaparım sana." Aslında hiçbir şey yapamazdım. Güçsüzdüm şu an.
Tırnaklarımla kolunu çizip konuştum.
"Duydun mu beni Burak!." Sesim sert çıkmıştı.
"Duydum yapma duydum." Tırnaklarımı çektim. Kollarında izler oluşmuştu bile.
Ellerimi uzattığımda telefonu istediğimi anladığı için uzattı.
"Aferin geri zekalı." Odadan çıkıp kapıyı kilitledim. Odama geçtiğimde kendimi duşa atıp ağladım.
Çıktığımda gözlerim şiş ve kırmızıydı. Her yerim ağrıyordu. Kendimi kasmaktan. Ellerim az da olsa hala titriyordu.
Düşünmeyerek bornozumla kendimi yatağa attım.
Gözlerim çok ağrıdığı için açık tutamıyordum. Zaten kısa süre sonrada uykuya daldım.
________________
Sabah gözlerimi başımın ağrısıyla açtım. Tabii aşağıdan gelen seslerde vardı.
Islak bornozumla yattığım için her yerim tutulmuştu. Lavaboya geçip işlerimi hallettim.
Saat daha çok erkendi normalde bir kaç saat sonra uyanmam lazımdı ama bugün yedi de uyanmıştım. İçim huzursuzdu.
Lucas gelmiş mi diye kontrol etmek için hemen üzerime spor bir takım geçirdim.
Bahçeye çıktığımda Lucas'ın seslerini duyuyordum gülümsemiştim.
"Bebeğim koş Lucas koş yerim seni çok özledim aşkım yalama Lucas ağzın kötü kokuyor." Ben onu öpmeye çalışırken o yüzümün her yerini yalıyordu.
Kahkaha atıyordum onunla olunca. Çok seviyordum. Kuyruğunu dikip bana baktığında dışarı gidelim demiştim ve hemen etrafımda dönmeye başlamıştı.
Tasmasını takıp bahçeden dışarıya çıktık.
Mahallede biraz gezerken Lucas'ın bıraktığı pislikleri topluyordum. Bir kaç yere tuvaletini yapmıştı ama yanımda torba taşıyordum.
"Hadi Lucas gidiyoruz aşkım yoksa Bahar'ın yanına geç kalacağım hadi gel bırak onu Lucas." Yürüyüşümüz saat erken olduğu için sessiz sakin geçmişti.
Eve gelip kısa bir duş alıp hemen çıktım.
Üzerime bugün Savaş'ın inadına straplez bir crop ve kot şort giydim. Bahar ile beraber onun dağ evine gideceğiz. Telefonu açtığımda bir sürü bildirim görmemle haberlere çıktığımı anladım.
Acelem olduğu için sadece bir kaç fotoğrafa bakabildim.
@MAGAZİNRİTMİ:
AY BU KOMBİN NEDİR ADA ALACALI YİCEM SENİN SAÇLARINI. ADA'YI GERÇEKTEN ÇOK SEVİYORUM BUGÜN DE KÖPEĞİNİ GEZDİRİRKEN OBJEKTİFLERE TAKILMIŞ KOMBİN VE SAÇLARINA BAYILDIM. PEKİ KÖPEĞİNİN KAKALARINI ARKASINDAN TEMİZLEMESİ ŞAKA MI KALP KALP.AMA BANA MORALİ BOZUK GİBİ GELDİ.SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ.
71.628 beğenme. 10.509 yorum
@instagramkullanicisi: kombin adı Savaş kudursun kombini bence
@instagramkullanicisi: Bu kız zaten pek gülmüyor
@instagramkullanicisi: Ada stalk yapıyor beğeni atmış sana. :)
@instagramkullanicisi: Fizik
@instagramkullanicisi: Oha çok güzel
@instagramkullanicisi: Lan ilk defa beğendim bu kızı
@instagramkullanicisi: Boyu kaç bilen var mı
@instagramkullanicisi: Ada alacalı beğenmiş yazıyor
@instagramkullanicisi: Bokunu temizliyor neresi tatlı bunun
@instagramkullanicisi: Köpeği çok tatlı
@instagramkullanicisi: Böyle güzel olsam yeter
@instagramkullanicisi: hep mi güzel olur bi insan saçlara bak
@instagramkullanicisi: Sizde her şeye tatlı diyosunuz
@instagramkullanicisi: Ada senin kankin kesin bak yine beğenmiş haberi
@instagramkullanicisi: Ya sabah yeni uyanmışım ve yüzüm böyle ahh hayaller
@instagramkullanicisi: çok tatlı lan
@instagramkullanicisi: Savaş olsam nikahı basmıştım.
@instagramkullanicisi: Ada yine beğenmiş
@instagramkullanicisi: Ayayaya
@instagramkullanicisi: Ada boyun kaç senin yavrum @adalacali
@instagramkullanicisi: Savaş koş kısa giyinmiş
@instagramkullanicisi: Ada beğenmen şaka mı stalk yapmışsın kendini ahah
@instagramkullanicisi: Aaa bu kızı ilk defa şortla gördüm
@instagramkullanicisi: bacağındaki iz peki bi benim mi dikkatimi çekti
@instagramkullanicisi: Bu kız kim
@instagramkullanicisi: Boyun kaç zalim benden alıp buna vermiş rabbim
Diğer haberdeki fotoğraflara da baktım.
@MEDYAKALBİ:
ADA ALACALI SABAH ERKEN SAATLERDE KÖPEĞİNİ GEZDİRİRKEN GÖRÜNTÜLENMİŞ. ARKASINDAN KAKASINI TEMİZLEMESİ HOŞ BİR HAREKET OLMUŞ SEVDİM. KOMBİNİNİ PEK BEĞENMEDİM AMA SAÇI ÇOK TATLI. BU ARA BEN GENEL OLARAK ADA ALACALIYA ISINAMIYORUM HEP SOĞUK GELİYOR HEP Bİ DONUK NOLDU YANİ HAYIRDIR. NEYSE UZATMAYAYIM KOMBİNİ BEĞENENLER?
89.518 beğenme. 15.518 yorum
@instagramkullanicisi: Lan çarpılırsın kombini çok güzel
@instagramkullanicisi: Aaa yalana bak kombin felaket
@instagramkullanicisi: Boyu bu kadar uzun muydu
@instagramkullanicisi: Girl u are amazing
@instagramkullanicisi: Ay hiç sevmiyorum ya ben de
@instagramkullanicisi: Aslında kombini güzel olmuş ya
@instagramkullanicisi: Aşkım her zamanki gibi bebek
@instagramkullanicisi: Savaş kudurur mu bu kombinle malum gavat değil
@instagramkullanicisi: Ben bile aşık oldum
@instagramkullanicisi: Savaş olmasa hiçsin sen havan kime
@instagramkullanicisi: Saçlara bak
@instagramkullanicisi: Peki ailesinin zengin olmasından dolayı ünlü olması
@instagramkullanicisi: Linki var mı bu ablanın eve sipariş falan
@instagramkullanicisi: Savaşın artık bundan sıkılmasını bekliyorum
@instagramkullanicisi: sıktı artık ya gündem olamadı köpeği gezdirmiş
@instagramkullanicisi: Savaş hep 2 günlük kızlarla geziyordu bunda niye takıldın aq adamı
@instagramkullanicisi: Ben bu kızı yerim
Yorumlar bugün beni delirtmeye yetmişti. Çok şükür bugün de linç dozumuzu aldık. Dizimdeki yarayı kapatmıştım. İnsanların yaralarımı görmesini sevmiyorum.
Hemen aşağıya inip Yıldız ablaya çıktığımı söylemek için mutfağa girdim. Ama mutfakta babamı görmeyi beklemiyordum.
"Baba." Dediğimde ikiside bana döndü korkuyla.
Noluyor.
"Ada bir yere mi gidiyorsun ne oldu." Babam yanıma gelirken konuşuyordu ama gözüm Yıldız abladaydı.
Gözümün içine içine bakıyordu.
Başımı salladım. "Noluyor Yıldız abla niye bakıyorsun ." Bu kadını zaten sevmiyordum.
"Yok dalmışım canım bir şey istiyor musun." Dediğinde gözlerimi devirip çıktım. Bu kadından sebepsiz yere nefret etmem normal miydi.
"Ada." Babama döndüm umursamaz bir ifadeyle.
"Ne bu tavrın ne oluyor." Başlıyoruz.
"Burak'ın uyuşturucu bağımlısı olduğunu biliyorsun değil mi." Dediğimde bir iki adım geriledi.
"Sen nerd.."
"Ya sorun nerden öğrendiğim mi sen iyi misin çocuğun on sekiz yaşında ve uyuşturucu bağımlısı ya." Ellerimi saçlarımdan geçirdim. "Ya sen nasıl bir babasın." Sinirli yüzünü yerden kaldırıp bana baktı.
"Bana bak." Üzerime doğru gelirken geriye gittim.
Baktım Recep demem yok mu..
"Sen asıl bana bak Zafer Bey." İşaret parmağımı ona sallayarak konuştum.
"Beni yaptığın pislikler ortaya çıkmasın diye Savaşa kurban ettin anlarım. Ama sen on sekiz yaşındaki çocuğunu nasıl zehirlersin nasıl müsade edersin." Dedim.
Kollarını göğüsünde birleştirip güldü.
"Senin sesin bu aralar fazla çıkıyor Ada kendine gel yoksa Savaşa söylerim seni kendine getirmesini bilir." Başımı kırılmış kalbimle beraber iki yana salladım.
"Sen iğrenç bir adamsın o kadar iğrenç bir adamsın ki KIZIN YETMEDİ OĞLUNUDA SAT.."
Yüzüme inen sert tokatla susmak zorunda kaldım. Güldüm.
"Pislik mahlukat." Omuzuna çarpıp evden çıktım.
"Bana bak bunu Savaşa söylersen kötü olur." Hala Savaşı düşünüyordu. Kızını değil Savaşın ona bir şey yapıp yapmayacağını düşünüyordu.
Arabaya binip yola çıkana kadar ağlamadım ama yarı yolda yanağımdaki izi görünce ağlamaya başladım. Yanağımda elinin izi vardı.
Tokat atmıştı.
Telefonum çalıyordu ama açmadım. Ama arayanın Bahar olup olmadığını öğrenmek için ekrana baktım.
Savaştı.
Ondan da nefret ediyorum. Pislik.
Bu tokatın asıl sebebi Savaştı.
Oldu olacak Savaş vurdu de.
İç sesimi dinlemeden ağlayarak yola devam ettim ama telefon ısrarla çalınca ve mesajlarda gelince açmak zorunda kaldım. Ağladığım belli olmasın diye bir kaç kez öksürdüm.
"Efend.."
"Ada hanım! günaydın. Bugün ne anladım biliyor musun sana çok fazla sınır ihlal etmen için alan tanıdığımı." Gözlerimi kapatıp açtığımda bir damla yaş aktı bacağıma.
"Sana kısa ya da açık giyinmenin, vücudunu göstermenin kırmızı çizgim olduğunu söyledim değil mi Ada.!" Dişlerini sıkarak konuşuyordu.
Haberleri görmüştü.
"DEĞİL Mİ ADA."
"Evet.." dedim normal sesimle.
"Bana geliyorsun ve bir hafta bende kalacaksın." Tekrar gözlerimi sıkıca kapatıp açtım.
"Evden çıktım Baharla bir planım var yarın gelsem olur mu sekiz gün kalırım." Anlaşmamı kabul etmesi için bir gün fazladan kalmayı teklif etmiştim.
"Sen sanırım patronun kim olduğunu unutuyorsun Ada! Burada anlaşma maddelerini ben eklerim ya da çıkartırım seni seviyorum diye bunun değişeceğini sanma." Sanmam.
"Peki." Dedim kısık sesimle.
"Burakla mı tartıştın sesin niye böyle." Dediğinde uzatmak istemedim.
"Evet dünkü mevzular senin başımıza açtığın mevzular desem daha doğru olur." Pislik.
Derin ve sıkıntılı bir nefes verdi.
"Akşam sekizde benim evimde olacaksın sekizi bir geçmesin kötü olur!." Kapattı.
Şeytan diyor gitme şunun evine görsün gününü ama gününü gören tek kişi ben olduğum için mecburen gidecektim.
Benzinliğe girdiğimde adama fullemesini söyleyip instagrama girdim.
Ve önüme ilk çıkan haberler. Şaka gibiydi.
@MAHZENMAG:
SAVAŞ KOZCUOĞLU VOGUE DERGİSİNE RÖPORTAJ VERMİŞ OLAY. SEVGİLİSİ ADA ALACALI İLE YAKIN ZAMANDA EVLENMEK İSTEDİĞİNİ SÖYLEMİŞ AMA DERGİ DAHA YAYINLANMAMIŞ. İŞ KONUSUNDA İSE YURTDIŞINDA HER BİR ÜLKEDE KENDİ HOLDİNGLERİNİ GÖRMEK İSTEDİĞİNİ SÖYLEMİŞ. VE ORADAKİLER SAVAŞIN FOTOĞRAFLARDAKİNDEN BİN KAT DAHA YAKIŞIKLI OLDUĞUNU SÖYLEDİ. AYRICA ÇOK GÜZEL KOKUYORMUŞ. ADAMDA ÖYLE BİR ENERJİ VAR Kİ ÇOK TENSEL BURALAR ALEV ATEŞ. NEYSE ADAYA YİNE GICIK OLDUĞUMUZ BİR GÜN OLSUN BUGÜN. BU ARADA FOTOĞRAF RÖPORTAJ YAPILIRKENKİ ZAMANA AİT. ERİDİM BİTTİM DÖVMELER O SERT DURUŞ. ALLAH SAHİBİNİ ÖLDÜRÜP BANA BAĞIŞLASIN.
122.619 beğenme. 27.629 yorum
@instagramkullanicisi: Ya adayı sevmiyorum ama bu nasıl üslupla yazılmış
@instagramkullanicisi: Abi ben gördüm sokakta abowww
@instagramkullanicisi: cidden öyle
@instagramkullanicisi: Lan çok daha yakışıklı ne bundan daha yakışıklısıda mı var ne diyorsunuz
@instagramkullanicisi: Ben aşığım
@instagramkullanicisi: Abi Allah Adaya peygamber sabrı versin
@instagramkullanicisi: Buna kimler kimler yazıyordur be
@instagramkullanicisi: Savaş tanrım.
@instagramkullanicisi: ulan yaktın beni
@instagramkullanicisi: yazınız hiç hoş olmamış
@instagramkullanicisi: biraz abartmışsın kanka
@instagramkullanicisi: Lan captiona gümledim Ada bayıldı.
@instagramkullanicisi: Cidden bizimle röportaj yaptı ben Savaşa bakmaktan işten kovulacaktım
@instagramkullanicisi: Alıp yatağa yatırmalık
@instagramkullanicisi: dövmelere bittim
@instagramkullanicisi: Savaş ah Savaş
@instagramkullanicisi: Ada ne kadar şanslısın sen aq kızı
@instagramkullanicisi: Ya adamın sevgilisi var bu yazdıkların bana göre hoş değil beğenirsin okey ama bu yazın yanlış
@instagramkullanicisi: Ada'ya acıdım öldürüyordur kızı yatakta
Yorumları okurken gözlerim büyüyüp büyüyüp küçülüyordu.
Bu nasıl bir sayfaydı ve bunlar nasıl yorumlardı. İnsanlar çok..çok.
Yavşak mı.
İç sesim benim yerime küfürlerimi ediyordu. Haberler sinirimi bozduğu için başım dönüyordu. Ya da kahvaltı yapmadan evden çıktığım içindi bilmiyorum hepsi olabilir şu an çok sinirliyim.
Bir hırsla bir de Savaşın profiline girdim.
9 milyon takipçisi vardı takip ettiği sayısı 7
Söylemiştim çok ünlüydü.
Ve takip ettiklerinin arasında ben de vardım. Zaten olaylar beni takip ettikten sonra duyulmaya başlamıştı.
Bunları düşünürken attığı fotoğrafa bakıyordum.
@savaskozcuoglu: İmkansız..
5.168.917 beğenme. 453.527 yorum
@instagramkullanicisi: Lan sana ne imkansız olabilir acaba merak ediyorum
@instagramkullanicisi: Savaş sen beni öldürdün bu ne
@instagramkullanicisi: Ada biraz sahip çık lan sevgiline
@instagramkullanicisi: Yanıma gelsen varya
@instagramkullanicisi: pürüzsüz
@instagramkullanicisi: Adayı bırak artık takılalım yine
@instagramkullanicisi: omg man
@instagramkullanicisi: Lan sen çok yakışıklısın amk
@instagramkullanicisi: Of of Savaş yaktın lan her yeri gel beraber yanalım
@instagramkullanicisi: Savaş nolur tek bir gece
@instagramkullanicisi: Yakıyorsun
@instagramkullanicisi: ekranı yaladım
@instagramkullanicisi: O dövmelerin
@instagramkullanicisi: Başım döndü
@instagramkullanicisi: Sen mafya mısın
@instagramkullanicisi: gerçekten Ada mı? Soruyorum sadece
@instagramkullanicisi: Beni alll
@instagramkullanicisi: Varoş seviyor uzaklaşın
@instagramkullanicisi: Çok yakışıklı ama kadın seçimleri kötü 10/3 ahah
Yine sinirlerim bozulmuştu.
Arabadan inip benzinliğin marketine doğru yürüdüm. Burası dağ başında bir benzinlik olduğu için pek kalabalık değildi ve benimde üstüm buraya pek müsait değildi.
Ateşi sinir etmek için giyinmiştim ama sabahki spor kıyafetlerimi görüp tehdit eden adam bakalım bunları görüp ne yapacak.
Cezamı 1 ay yapıyormuş.
Allah korusun.
Korusun mu gerçekten Ada.?
İç sesime gözlerimi devirmekten aldıklarımı göremiyordum. Bir kaç abur cubur aldıktan sonra kasaya geçip ödedim.
Arabama binip Bahara doğru yola çıktım.
Bahar aradığında yaklaştığımı söyleyip kapatmıştım. Ve şu an evin önündeydim. Yüzüme biraz kapatıcı sürmüştüm. Kapıya çıkması için kornaya bastım.
Onu beklerken tekrardan sosyal medyaya girdim benzinlikteki fotoğraflarım çıkmıştı. Ama bu pek iyi olmamıştı.
@MAGAZİNRİTMİ:
YİNE BİR ADA ALACALI HABERİ İLE GELDİM. BU SEFER ÖĞLEN SAATLERİNDE AĞVA YOLUNDA BİR BENZİNLİKTE GÖRÜNTÜLENMİŞ. SANIRIM BU ARALAR SEVGİLİSİ SAVAŞ GİYDİKLERİNE PEK KARIŞMIYOR YA DA ADA ONU DELİRTMEK İÇİN BÖYLE ŞEYLER YAPIYOR BİLMİYORUM. AMA KENDİSİNİN ÇOK GÜZEL OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİM. YORUMLARINIZI YAZIN.
157.518 beğenme. 16.528 yorum
@instagramkulllanıcısı: Fizik ne
@instagramkulllanıcısı: Aşkım
@instagramkulllanıcısı: Oha Ada ve savaş ayrılığı yakındır
@instagramkulllanıcısı: Savaş çok krosun ya
@instagramkulllanıcısı: Arabası çok güzel
@instagramkulllanıcısı: Çok açık giyinen kızları sevmiyorum
@instagramkulllanıcısı: Tığ
@instagramkulllanıcısı: Çok cool lan
@instagramkulllanıcısı: Abi bu kız Savaşı nasıl tatmin ediyor çırpı lan
@instagramkulllanıcısı: Savaş koş koş bak sevdiğin kıza @savaskozcuoglu
@instagramkulllanıcısı: Ay incecik bu ne
@instagramkulllanıcısı: Lan kız bugün ayrı güzel olmuş
@instagramkulllanıcısı: ikidir güzel giyiniyor ahaha
@instagramkulllanıcısı: Benim Adayı sevmeye başlamam
@instagramkulllanıcısı: Ahh aşkım ya fiziğine kurban
@instagramkulllanıcısı: Böyle bir arabam olsa keşke
@instagramkulllanıcısı: Pürüzsüz bacaklar şaka mı
@instagramkulllanıcısı: Benzinlikte böyle güzel olamazsın Ada
@instagramkulllanıcısı: Bu kız bize haksızlık olarak dünyaya gelmiş şaka mı kilosu
@instagramkulllanıcısı: Ay boyu kaç bunun ya
@instagramkulllanıcısı: çok güzel bir kız bence Savaş ile yakışıyor
Diğerlerine de baktım bir kaç yerde çıkmıştı haberlerim.
@MAGAZİNMAG:
BUGÜN BENZİNLİKTE ADA ALACALI RÜZGARI ESMİŞ KENDİSİNİ ÇOK BEĞENDİM KOMBİNİ YAKIYOR. BU ARADA BANA GELEN BİR KAÇ BİLGİ VAR ADANIN ŞİRKETTE ÇIKARTTIĞI KAVGA KISKANÇLIK YÜZÜNDENMİŞ VE ŞU AN SANIRIM SAVAŞ İLE ARALARI İYİ DEĞİLMİŞ. SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ.
89.918 beğenme. 13.528 yorum
@instagramkullanıcısı: Bacakları çok ince ya güzel değil
@instagramkullanıcısı: Şaka mı bu kızın güzelliği
@instagramkullanıcısı: Arabaya bak baba parası işte
@instagramkullanıcısı: Abi sevmiyorum ama bu fotoğraflar çok güzel
@instagramkullanıcısı: Oha ya
@instagramkullanıcısı: Savaş nerede bu nereye gidiyor
@instagramkullanıcısı: plakayıda kapatmış sanki ne yapacağız
@instagramkullanıcısı: Kızın kafası rahat gezip duruyor
@instagramkullanıcısı: Zengin olmak vardı be
@instagramkullanıcısı: Zengin kızı olduğu için sevmiyorum
@instagramkullanıcısı: Savaş bunu nasıl bırakmış
@instagramkullanıcısı: Bu tarz giyin hep
@instagramkullanıcısı: Oha çok güzel
@instagramkullanıcısı: habersiz fotolarda böyle çıkıyorsa üffff
@instagramkullanıcısı: Ay çok beğendim ya bugün bunu
@instagramkullanıcısı: Hala sevmiyorum olmuyor
@instagramkullanıcısı: Bacaklar gerçek mi
@instagramkullanıcısı: Kız güzelmiş instası ne
@instagramkullanıcısı: Bacaklara bak
@instagramkullanıcısı: Ay bayık bayık bakmaz mı
@instagramkullanıcısı: Savaş nasıl yalnız bıraktın böyle bir kızı kaparlar oğlum.
Ben yorumlara dalmışken birden kalım açıldı. Bahar hızlı hızlı konuşmaya başladı.
"Ada koş koş içeride kimler var bayılacaksın gel." Ne! Bundan haberim yoktu işte.
"Bahar lütfen yapmadığını söyle." Ağlak tonda konuşmuştum.
"Üniversite arkadaşlarımızın geldiğini ve aralarında senden deli gibi hoşlanan Fıratın olmadığını mı..tamam hoşuna gitmezse söylemem kendin görürsün." Gözlerimi kapatıp sakinleşmeyi bekledim.
Bu kadar yolu bunun için mi gelmiştim. İyi ki kafa toplamaya demiştik.
"Bahar bak ben gidiyorum tamam mı Savaş beni öldürür niye böyle bir şey yapıyorsun." Kızmıştım.
Bana sormadan nasıl onları buraya çağırabiliyor. Ve en yakın arkadaşım.
"Offf Ada yürü gel hadi eğleniriz çok kasma." Eğer o eve girersem Savaş her şeyi iptal ederdi biliyorum. Hele Fırat..
"Bahar ben gelmiyorum." Dediğimde adımları durdu.
"Saçma saçma konuşma Ada buraya kadar geldin geleceksin hadi bir şey olmaz." Olurdu işte olurdu biliyorum.
Başımı salladım olumsuzca.
"Ben gidiyorum Bahar ve eğer bir daha tek takılacağımızı söylüyorsan lütfen bunu uygula tamam mı." Yaptığı harekete kızmıştım. Savaşın böyle şeyler için bana kızdığını biliyordu.
"Ada abartma tamam haklısın ama şu an kafam iyi düzgün düşünemiyorum hadi gel." Kolumdan çekil içeri sokmaya çalıştı ama girmedim.
Bu eve girersem Savaş bizi rezil edecekti biliyorum. Bu onun son noktası olurdu.
"Ben gidiyorum Bahar sen düzelince beni ararsın görüşürüz." Arabaya doğru ilerlediğimde ismimi duydum.
"Ada.." Fırat. Ne vardı beni görecek Allahım.
Yüzümü normal haline getirdim.
"Gidiyor musun ne oldu." Dediğinde onunla fazla konuşmak istemiyordum aslında.
"Acil bir işim çıktı gitmem lazım daha sonra tekrarlarız." Arkamı dönüp arabaya bineceğim zaman kolumdan tutmuştu. Hemen kendime çektim. Fırat böyle birisiydi işte. İzinsiz dokunabileceğini sanıyordu.
"Çek elini kırmayayım.!" Bu tavrıma gülmüştü.
"Hadi ama Ada sen eskiden böyle değildin gel içeriye işin olmadığını biliyorum gel biraz eğlenelim hem evde bir sürü oda var." İki elimle göğüsünden hızlıca ittirip uzaklaşmaya çalıştım ama ellerimi tuttu.
Bir kaç adım geri gidip üzerimi süzmeye başladı. Ben şu an taciz mi ediliyordum? hem de ormanlık bir alanda ve tek başıma.
"BAHARRR.!" Son çarem Bahara seslenmekti.
Bu şerefsiz hiç iyi bakmıyordu.
"Şşşş Ada." Ellerini boynumdan aşağılara indirdiğinde çığlık attım.
"FIRAT ÖLDÜRÜRÜM SENİ DOKUNMA..BIRAK." Elinin birisiyle yüzümü kavradı. Diğeriyle ellerimi tutuyordu.
"Ama sen çok güzelsin ne yapalım seninle Ada." Dudaklarıma doğru uzanacağı sırada kafamı yan çevirdim dudakları yanaklarıma değdi. Kusacaktım.
"Tamam Fırat tamam senden kaçış yok demekki. Gel odalardan birine gidelim burada olmaz." Dediğimde gözleri parladı. Bacaklarımda ellerini gezdirip tekrardan yüzüme baktı.
Baharı şu an silmiştim hayatımdan.
Elimden tutup yürütmeye başladı eve doğru. O önde ben arkada giderken durdurdum.
"Ayakkabım bir saniye Fırat." Dedim uysal sesimle elimi çekip yere eğildim.
"Bileğime bir şe.." yanıma eğildiğinde göğüsüne tekme atıp geriye düşmesini sağladım.
Hemen arabaya doğru koştum.
Kilitlememiştim zaten her şeyi üstündeydi. Hemen binip kapıları kilitlediğim an Fırat cama yumruk attı. Arabayı çalıştırdığımda bir daha yumruk attığında cam çatlamıştı. Hemen geri geri gidip ondan uzaklaştım ama arabaya doğru koşuyordu.
Arabayı normal yola çıkarttığımda ağlamak istiyordum ama bedenim kilitlenmiş gibiydi. Yapamıyordum.
Dağ başında taciz edilmiştim. Ellerime baktığımda titremiyorlardı. Şu an şokta olabilir miydim.
Korkuyorsun.
Deli gibi hem de.
Birilerini aramak istedim başıma gelen olayı söylemek istedim ama kimsem yoktu. Benim bu olayı paylaşabilecek kimsem yoktu.
Biraz daha uzaklaştıktan sonra kendimi iyi hissetmediğim için arabayı kenara çektim. Midem bulanıyordu. Torpidodan ıslak mendil çıkartıp yanağımı sildim.
Yanağımı silmeye başladığımda ağlamaya başlamıştım. Hüngür hüngür ağlıyordum. Bacaklarımıda sildim.Korkmuştum. Çok korkmuştum tepki veremiyordu vücudum.
Telefonum çaldığında bakacak durumda bile değildim. Islak mendil paketini telefonun yanına attığımda başımı direksiyona yasladım.
Buradan biraz daha uzaklaşmam lazımdı hala tehlikeliydi. Cama baktığımda çatladığını gördüm. Cama vurmuştu tüm gücüyle. Kırmıştı.
Cama bir kere dokunsam kırılacak gibi duruyordu.
Dışarıya doğru elimle bastırdığımda yumrukladığı yer açıldı ve dışarıya doğru camlar döküldü.
Camın ortasında yumruk izi kadar kırık oluşmuştu. Gözlerimi oradan ayırıp tekrardan yola çıktım. Biraz daha uzaklaşmam lazımdı.
Telefonum tekrar çaldığında arayanın Salih olduğunu gördüm. Açtım.
"Ada neredesin sen. Ağva yolunda ne işin var Savaş delirdi konuşu.." Sözü savaşın bağırması yüzünden kesilmişti.
"Ver şunu.! Ada hangi cehennemdeysen direkt eve geliyorsun sen artık sınırlarını aştın DUYDUN MU ADA SINIRLARINI AŞTIN SEN." Öylece yola bakıyordum.
"SES VER DELİRTME BENİ."
"Tamam." Sesim kısık çıkmıştı.
"Bu ses ne..ne oluyor Ada nerdesin sen NERDESİN." Dedi.
"Geliyorum, bir saate orada olmuş olurum." Dediğimde daha fazla sinirlendirmemek için kapatacakken konuşmasıyla elim havada kaldı.
"Birisi bir şey mi söyledi. Bir şey mi yaptı birisi." Anlıyordu. Nasıl yapıyordu bilmiyorum ama ben konuşmadan başıma gelenleri anlıyordu.
"Yok." Dedim elimle ağzımı kapatırken. Hıçkırmıştım. Gözümden tekrar yaşlar akıyordu.
"Yalan söyleme bana.." sesi telaşlı çıkmıştı.
"YALAN SÖYLEME KİM...kim Ada söyle ne oldu."
"Kimse diyorum uzatmayalım ben kapatıyorum şimdi geliyorum bir saate görüşürüz." Bu sefer kapatmıştım.
Yaşananları düşünmeden arabayı Savaşın evinin önüne kadar sürmüştüm.
Arabayı durdurduğum zaman kapıdan hızlı bir şekilde Savaş ve diğerlerinin çıktığını gördüm. Bana doğru yürüdüğünde camı gördü ve durdu.
Bana baktı. Bakışlarımı kaçırdım.
"Yenge..cam ne oldu Ada." Neşet sanırım şoktan ilk çıkandı.
Arabadan inmedim.
Savaş kapımı açtığında yüzümü ellerinin arasına aldı.
"Konuş delirmeyeyim." Gözlerimi kapattım.
Elleri hem babamın vurduğu yere değiyordu hem de ıslak mendille çok sildiğim için tahriş olan diğer yanağıma. Acıyordu.
"Bağırmak istemiyorum sabrım tükeniyor bu arabaya hangi siktiğimin evladı saldırdı söyle." Dediğinde gözlerimi açtım.
Sinirli görünüyordu. Nefes nefese kalmıştı.
"Savaş ben.." sustum.
Anlatmak istemiyordum.
"Ben..benim yüzümü yıkamam lazım." Dediğimde hızlı bir şekilde ellerini çekip yüzümü inceledi.
"Ada.." Sustu.
Arabadan inmeye çalıştığımda şaşkınlığından faydalanıp kenardan geçip indim.
Yere bastığımda sendeledim. Bacaklarım tutmuyordu resmen. Çok korkmuştum.
Belimde hissettiğim ellerle yükümü Savaşa verdim.
"Lavaboya gitmem lazım hemen." Dediğimde yürümeye başladık.
Bir şey sormuyordu.
Sevda abla kapıyı açtığında şaşkınlıkla konuşmuştu.
"Ada noldu korkutma beni noldu kızım." Dediğinde Savaşla beraber yürümeye başladım.
Merdivenlerden çıkarken midem bulanıyordu. Ve artık kusacağımı anladığımda Savaşın kollarından çıkıp koşarak lavaboya gittim.
İçeriye girdiğimde hemen klozete eğilip boş midemle kusmaya başladım. Saçlarımdaki ve belimdeki ellerle rahatlamıştım. Ama beni böyle görmesini istemedim.
"Çık." Dediğimde saçlarımı iyice topladı. Ve ben yine kustum.
Hemen elimle klozetin üstüne basacağım zaman Savaş uzanıp benden önce basmıştı.
Ayağa kalkıp hemen lavabonun önüne geldim. Aynadan yüzüme baktığımda görünürde bir şey yoktu. Yıkadığımda çıkacaktı ortaya. Savaşa baktığımda arkamda zifiri karanlık gözleriyle beni izliyordu.
"Toparlandıktan sonra ne olduğunu anlatman için iki dakikan var." Elime sabun döküp yüzümü yıkamaya başladım.
Fıratın dudakları sağ yanağıma değdiği için elimle orayı daha çok köpürttüm. Durulayıp bir daha köpürttüm.
"Yeter Ada ne yapıyorsun Yeter.!" Son kez durulayıp başımı kaldırdığımda Savaşın yüzüme bakıp seğiren damarlarını görmüştüm. Gözlerimi kapattım.
"Sen..sana kim." Beni kendine döndürdü.
"KİM VURDU LAN YÜZÜNE SÖYLE ADA KİM TOKAT ATTI İFLAHINI SİKEYİM SÖYLE." Gözlerimden bir kaç damla yaş aktı.
"Savaş..tokat yani o önemli değil." Sesim kısıktı.
"Ada delireceğim önemli değil diyor..SALİH GEL LAN BURAYA ÇABUK." Bağırdığında belimden tutup tekrardan yürümeye başladı.
Onun odasına geçtiğimizde yatağa oturttu beni.
"Birisi bir şey yapmış Ada söyle sinirimi senden çıkartmayayım konuş." Dizlerini kırarak benimle aynı hizaya geldiğinde yine yüzümü elleri arasına aldı.
"Acıyor mu krem süreceğiz birazdan bekle." Ayağa kalkıp gittiğinde kendimi suçlu hissettim.
Savaş bu sefer yanında Salih ile geldiğinde elinde krem vardı.
"Ada'nın araba kamerasının kayıtlarını çıkart 10 dakikaya bana getir bugün olan tüm kayıtları istiyorum." Başımı kaldırıp Savaşa baktım.
"Hayır..Bakma Savaş tamam ben anlatırım lütfen bakma." Ağlayarak konuşmaya başladığımda kapıya yumruk attı.
"LAN BİRİSİ BİR ŞEY YAPTIYSA ÖLDÜRÜRÜM ADA KONUŞ KİM SÖYLE ÇILDIRTMA İNSANI." Hıçkırdım.
"Savaş.." Salihe tedirgince baktığımda Savaş onu odadan çıkarttı.
Yine önüme diz kırıp benimle aynı hizada durdu.
"Konuş hadi kim yaptı kim tokat attı." Dediğinde babamı söyledim çünkü bu önemli değildi benim için.
"Babam..tokatı sabah babam attı." Ellerimi tutan elleri gevşediğinde bu sefer ben tuttum elini.
"Siktim onun belasını." Dediğimde tekrar konuştum.
"Bu..yani bu tokat önemli değil Savaş başka olaylar oldu." Dişlerini sıktı. Alnındaki damarlar patlayacakmış gibi duruyordu.
"Konuş zor tutuyorum kendimi." Savaş öyle bi sert tonda konuştu ki korkmuştum.
"Savaş ben..yani ben yemin ederim bir şey yapmadım konuşmadım bile gerçekten."
"KİMİNLE ADA KİMİNLE HIZLI OL." Derin bir nefes aldım.
"Bahar..onunla dağ evinde kafa dinlemek için buluşacaktık oraya gittim ama evde başkalarıda vardı." Dediğimde ayağa kalkıp bu seferde odadaki aynaya vurup kırdı.
"Birisi bir şey mi yaptı sana." Sesi kısıktı.
Sustum. Dudaklarımı dişledim. Ama hıçkırmama engel olamadım.
"Lan sikerim böyle işin amına koyarım." Yanıma geldi yine ellerimi tuttu.
"Ada..biri..birisi istemediğin bir şey mi yaptı." Sesli bir şekilde ağlıyordum.
"Ben bir şey yapmadım Savaş yem.." yatağa oturup başımı göğüsüne sakladı.
Çenesini kafamın üzerinde hissediyordum.
Kocaman kolarıyla beni sardığında ben de ona sarıldım. Ağlayarak.
"Düzgün anlat olayı sakinleş." Başımın üzerinden öpüyordu.
"Arabadan indiğimde Bahar geldi üniversitedeki arkadaşlarımızı çağırmış..girmedim eve girmedim Savaş gerçekten girmedim Bahar ısrar etti ama yapmadım." Sert soluklarını duyuyordum.
"Devam et!." Sesi buz gibi soğuk çıkmıştı.
"Sonra..sonra içeriden eski bir arkadaş çıktı Fı..Fırat." Sesim titremişti. Bir şey demedi ama bedeni kasılmıştı.
"Fırat eskiden beni seviyordu." Tek nefeste söyleyip kurtulmuştum.
Başımı kaldırmak istedim ama izin vermedi.
"Savaş..o beni..sıkıştırdı." Dudaklarımı ısırdım.
"Dokundu mu sana Ada bir şey yaptı mı bunu söyle.!" Sinirliydi ama bağırmıyordu.
"Ellerimi tuttu beni...öpmeye çalı.." beni bırakıp ayağa kalktı.
"ANLAT." Sinirliydi. Çok sinirliydi.
"Yanağımdan öptü zorla." Hıçkırdım.
"BACAĞIMA DOKUNDU SAVAŞ BACAĞ.." yanıma gelip sarıldı.
Onun kollarında hıçkıra hıçkıra ağlıyordum.
"Boynum..boynuma elledi..banyoya girmem lazım." Kollarından ayrılıp kendimi onun odasındaki banyoya attım.
Üzerimdekileri çıkartıp hemen duşa kabinin içine girdim. Sıcak suyla duş almıştım. Onun şampuanıyla saçlarımı yıkayıp vücudumu lifledim. Daha iyi hissediyordum.
Bornozunuda giydiğimde çıkmıştım.
Yatakta iki elini başının arasına almış eğilerek duruyordu. Kapı sesini duyunca bana baktı. Ayağa kalkıp yanıma geldi.
Sarıldı. Sarıldım.
"Bahar neredeydi sen bunları yaşarken Bahar ne yapıyordu." Ben de merak ediyordum.
"Savaş onların kafası güzeldi içmişlerdi sanırım bilmiyorum." Daha iyi çıkmıştı sesim.
"Sen geç uyu istersen bugün burada kalıyorsun." Başımı salladım.
Ondan benimle uyumasını isteyecektim ama çekiniyordum. İlk defa ondan böyle bir şeyi ben isteyecektim.
"Eğer..işin yoksa..yani bir yere gitmeyeceksen." Derin bir nefes verdim. "Beraber uyuyalım mı." Dediğimde şaşırdı.
Ben de şaşırdım.
"Üzerini değiştir geliyorum on dakikaya." Başımdan öpüp odadan çıktı.
Utanmıştım. Resmen beraber uyuyalım demiştim. Aynı yatakta beraber.
Savaşın odasında olduğum için onun dolabından bir şeyler ayarladım kendime. Eşofmanları belime oturmadığı için şortlarından birini giymiştim. Üzerime de onun bol tshirtlerinden birini giydim. Havluyla saçlarımı biraz durulayıp yatağa girdim. Buram buram o kokuyordu.
Kokusu gerçekten çok güzeldi.
Havluyu yastığa koyup öyle başımı koydum. Saçlarım hala ıslaktı. Kapı açıldığında Savaş elinde kurutma makinasıyla gelmişti.
"Gel saçlarını kurutalım öyle uyu." Dediğinde hiç halim yoktu.
"Kurutmayalım halim yok." Dediğimde yatağa gelip fişi yatağın kenarındaki prize soktu.
"Sadece oturacaksın Ada beş dakika." Yüzüm onun yüzüne bakar bir şekilde oturdum. Makinayı çalıştırıp nazik bir şekilde saçlarımı kurutmaya başladı. Yüzünü inceledim. Gerçekten yakışıklıydı. Çok yakışıklıydı. Eğer başka şartlar altında tanışsaydık ondan etkileneceğim kadar yakışıklıydı.
Şu an etkilenmiyorsun yani.
Gözlerimi kapatıp işini bitirmesini bekledim. Bugün çok kötü bir gün geçirmiştim. Hatta iki gündür hayatım bok gibiydi.
Makinayı kapattığında bana baktı. Ellerini saçlarıma atıp kulağımın arkasına koydu.
Bir şey söylemek için ağzını açtığında evde zil sesi yankılandı. O takmayarak yatağa girmeye hazırlandı ama Salih'in sesini duymuştuk.
"Savaş, abi bi gelsene acil." Savaş bana bakıp geleceğini söyledikten sonra hemen gitti.
Aşağıdan sesler yükseldikçe merak ediyordum. Yataktan çıkıp aşağıya inmeye karar verdim. Yavaşça kapıyı açtığımda sesler daha da netleşmişti.
"Siktirme belanı sessiz ol Ada yukarıda bilerek mi geldin kızım sen!." Savaşın sert ama kısık sesini duyuyordum.
"Beni hafife alma Savaş geldim işte tekrar buradayım bana karşı koyamayacağını sende biliyorsun." Bu konuşan kadın kimdi.
"Sinem lan adam nişanlanacak diyoruz sana iyi misin sen gurursuz musun kızım Savaş yok artık eskide kaldı ayrıldınız siz gitti bitti adamın yeni ilişkisi var." Neşetin konuşmasıyla kafam iyice karıştı.
Bu gelen kadın Savaşın eski sevgilisi miydi yani.
Kadının gülme sesi geldi.
"Neşet siz beni çok hafife alıyorsunuz. Savaş senden sadece bir saat istiyorum bir saatte beni hala unutamadığını sana gösteririm hı ne dersin Savaş."
Bu kadın sanırım Savaşa yavşıyor.
Sus sus.
"Sinem çek elini kolunu defol git bir daha evime gelme.!" Savaş hala sessiz konuşuyordu.
"O kız duymasın diye mi böyle konuşuyorsun Savaş. Ya o küçücük bir çocuk sen ciddi misin bir de nişanlanacakmış senin tarzın değil bir kere." Kadın benim hakkımda konuşurken daha fazla dinlemek istemedim.
İçeriye doğru yürüdüğümde beni ilk fark eden Salih oldu.
"Ada.."
Gözlerim direkt olarak konuşan kadındaydı.
Ama kadın da kadın Ada.
Kadını görünce içimden bildiğim tüm küfürleri kendime söylüyordum.
Sarışın uzun boylu gür saçlı bir kadın kısa siyah elbisesi ve ince tek bant topuklu ayakkabısıyla gerçekten çok şık görünüyordu.
Yüzüne baktığımda dikkatimi çeken ilk şey kırmızı ruju oldu.
Kaç bu kadın çok güzel.
Şu an kendime bakmak hayatta isteyeceğim son şeydi. Üzerimde Savaşın bol tshirtü altımda belimden kayan şortu ve kabarık saçlarım.
Ağlamaktan mahvolmuş yüzümü söylemek bile istemiyorum.
Kadın bana bakıp Savaşa döndü.
"Gerçekten mi.?" Kadının dalga geçermiş gibi söylediği sözlerler kan beynime sıçradı.
Ben seni gebertmez miyim.?
BÖLÜM SONU
BÖLÜM NASILDI?
BÖLÜM HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ..?
OY VERMEYİ VE YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN AŞKLARIM
DİĞER BÖLÜM İÇİN OY SINIRI 170
YORUM SINIRI 250
Sizi seviyorumm...
