5. bölüm / 13
Son perde5'inci Bolum (tatli kiskanmalari.)
Bölümler 13Şu an: 5'inci Bolum (tatli kiskanmalari.)
- 1 ilk perde (tiyatro Kulubu)668 kelime
- 2 2'inci bolum (bulusma)480 kelime
- 3 3'uncu Bolum (ilk prova)615 kelime
- 4 4'uncu Bolum (garip his.)440 kelime
- 5 5'inci Bolum (tatli kiskanmalari.)537 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 6'inci Bolum (meydan okuma)843 kelime
- 7 7'inci bolum (özel ders)749 kelime
- 8 8'inci Bolum (kaybeden taraf.)751 kelime
- 9 9'uncu Bolum (yeni kisiler.)852 kelime
- 10 10'uncu Bolum (o artik benim sevgilim!)598 kelime
- 11 11'inci bolum (sinema)577 kelime
- 12 12'inci Bolum (korumaci Adam)933 kelime
- 13 Son Perde (final)551 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bowling salonundan çıktığımızda hepimiz yorgun ama bir o kadar da mutluyduk. Skor tablosunda Buse tartışmasız birinci olmuş, Hakan ise sonunculuk tahtını kimseye bırakmamıştı.
Hakan kahkahalarla pes etti:
— "Tamam, itiraf ediyorum; bowling konusunda tam bir fiyaskoyum! Ama önemli olan eğlenmekti, değil mi?"
Rümeysa başıyla onayladı:
— "Kesinlikle çok keyifliydi ama artık dağılsak iyi olur. Yarın erken kalkmam gerekiyor."
Vedalaşıp yavaş yavaş evlerimize doğru dağıldığımızda, yolun geri kalanında Atlas’la yalnız kaldık. Ellerini ceplerine sokmuş, gecenin serinliğinde sakin adımlarla yürüyordu.
— "Bugün fena değildin," dedi, sesinde o her zamanki alaycı tonla.
— "Fena mı? Resmen rezil oldum Atlas," dedim gülerek. "İlk atışımı gördün herhalde, labutların yanına bile uğramadı!"
— "İlk sefer için fena sayılmazdı," dedi, bana yandan bir bakış atarak. "Ama kabul et; benim yardımım olmasa o birkaç labutu bile rüyanda görürdün."
Gözlerimi devirdim:
— "Bunu sürekli hatırlatmak zorunda mısın gerçekten?"
Atlas omuz silkti, yüzünde zafer kazanmış bir ifade vardı:
— "Ne yapayım, gerçekleri söylemeyi seviyorum."
— "Bazen haddinden fazla söylüyorsun," dedim kollarımı göğsümde kavuşturarak.
Durdu ve doğrudan gözlerimin içine baktı. Gözlerinde meydan okuyan ama bir o kadar da eğlenen bir parıltı vardı:
— "O zaman belki de bazı şeyleri kabullenmeyi öğrenmelisin, Esila."
Aramızdaki bu tatlı atışma beni yorsa da garip bir şekilde hoşuma gidiyordu. Evin önüne vardığımızda durduk. Atlas başını yana eğip gülümsedi:
— "İyi geceler Esila. Uyuyabilirsen eğer, bowlingdeki o 'muhteşem' atışlarını düşünmeyi unutma."
Tam omzuna bir tane patlatacakken ustalıkla geri çekildi ve gülerek uzaklaştı. İçeri girdiğimde yüzümde engelleyemediğim bir gülümseme vardı.
[Aynı Gece]
Yatağa uzandığımda zihnim hala o günün sahneleriyle doluydu. Tam gözlerimi kapatacakken telefonum titredi. Gelen mesaj Atlas’tandı:
Atlas: "Bugün fena oynamadın. Belki bir gün gerçekten iyi bir oyuncu olabilirsin. Belki. Çok belki..."
İstemsizce gülümsedim. Parmaklarım ekranda hızla hareket etti:
Esila: "Teşekkürler (!) Ama bir dahaki sefere seni yeneceğim, hazır ol."
Cevap saniyeler içinde geldi:
Atlas: "Bakalım Esila... O gün gelirse gerçekten şaşırırım. Ama pek sanmıyorum."
Ekranı kapatıp tavana baktım. İçimde büyüyen o sıcak hisse bir isim koymaya korkuyordum. Bu aşk değildi, sadece alışkanlıktı; kendimi buna inandırmalıydım.
ERTESİ GÜN: OKUL KORİDORLARI
Ertesi sabah okula vardığımda koridorda Hakan ile karşılaştım. Dünkü oyunla ilgili şakalaşırken, Hakan öğle arasında kantine gelmemi, bana bir şey göstereceğini söyledi. Tam cevap verecekken arkadan gelen sert bir sesle irkildim.
— "Esila!"
Döndüğümde Atlas’ı gördüm. Ama bu seferki bakışları dün geceki gibi yumuşak değildi. Kaşlarını çatmış, gözlerini adeta birer ok gibi Hakan’a dikmişti. Aramızdaki mesafeyi ölçercesine yanımıza geldi.
— "Hakan’la ne konuşuyordunuz?" diye sordu. Sesi düz çıksa da altındaki o gergin tonu fark etmemek imkansızdı.
Hakan muzip bir gülüşle kollarını bağladı:
— "Sana ne Atlas?"
Atlas’ın gözleri kısıldı:
— "Merak ettim sadece."
O an durum kafamda netleşti. Atlas... kıskanıyor muydu? Tam o sırada Buse ve Asena, durumu uzaktan fark edip yanımızda bittiler. Buse, ateşe odun atarcasına kıkırdadı:
— "Ah Atlas, endişelenmene hiç gerek yok! Esila ve Hakan çok tatlı görünüyorlar, değil mi Asena?"
Asena hemen onayladı:
— "Kesinlikle! Çok uyumlu bir çift olabilirler..."
Atlas’ın yüzü bir anda soğudu:
— "Bence saçmalıyorsunuz. Derse geç kalıyorsun Esila, hadi!"
Beni kolumdan çekiştirircesine sınıfa doğru yönlendirirken arkada kızların kahkahaları yankılanıyordu. Onun bu beklenmedik çıkışı ve Hakan’a olan o delici bakışları içimde bir yerlere dokunmuştu.
Gerçekten kıskanıyor muydu yoksa sadece hakimiyet kurmaya mı çalışıyordu? Bilmiyordum ama Atlas’ın bu "korumacı" ve hafif karanlık hali, içten içe hoşuma gitmeye başlamıştı.
Bölüm etkileşimi
