Son perde kitap kapağı

11. bölüm / 13

Son perde

11'inci bolum (sinema)

Yazar: Ecrin Sahin

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: 11'inci bolum (sinema)

Atlas, elimi nazikçe tuttu ve yüzüme gülümseyerek baktı. “Hazır mısın?” diye sordu.

“Neye?” dedim şaşkınca.

“Sinemaya gitmeye,” dedi hafif bir kahkaha atarak. “Bugünü kutlamamız gerek, değil mi?”

Buse ve Asena hemen araya girdiler. “Ooo, romantik anlar! Hangi filme gidiyorsunuz?”

Atlas omuz silkti. “Seçimi Esila’ya bırakıyorum.”

Telefonumdan hızlıca vizyondaki filmlere baktım. “Romantik-komedi?” dedim tereddütle.

Atlas kaşlarını kaldırdı ama gülümsedi. “Sen nasıl istersen.”

Birkaç saat sonra sinema salonunun loş ışıkları altında yan yana oturuyorduk. Film başlarken Atlas eğilip fısıldadı, “Bakalım gerçekten romantik mi?”

Filmin ortalarında, komik bir sahnede gülerken elimi tuttuğunu fark ettim. Kalbim hızlandı ama elimizi çekmedim. O an, gerçekten özel bir şeyin başladığını hissettim.

Atlas arabasının kapısını açıp bana baktı. “Buyurun, hanımefendi,” dedi hafif bir tebessümle.

Gözlerimi devirdim ama gülümseyerek içeri oturdum. O da direksiyona geçti, motoru çalıştırıp yola koyulduk. Arabanın içi hafif bir müzikle doluydu, ama ikimiz de bir süre sessiz kaldık.

Camdan dışarı bakarken düşüncelerimi toparladım ve bir an bile tereddüt etmeden sordum:

“Seni ilk gördüğümde ne düşündüğümü biliyor musun?”

Atlas, gözünü yoldan ayırmadan hafifçe kaşlarını kaldırdı. “Ne düşündün?”

“Buz gibiydin,” dedim hafifçe gülerek. “Soğuk, mesafeli, insanlara yaklaşmayan biri gibi.”

Atlas başını hafifçe yana eğdi, dudaklarında belirsiz bir gülümseme vardı. “Ve şimdi ne düşünüyorsun?”

Ona dönüp biraz daha ciddi bir sesle konuştum. “Sanırım… sadece doğru kişinin yaklaşmasını bekliyordun.”

Bu sefer gerçekten sustu. Kırmızı ışıkta durduğumuzda başını çevirip bana baktı. Gözlerinde o tanımlayamadığım sıcak ifade vardı.

“Ve bende seni buldum,öyle mi?”

Omuz silktim. “Belki de.”

Yeşil ışık yanınca tekrar hareket ettik. Sinema salonunun ışıklı tabelaları uzaktan görünmeye başlamıştı. Atlas hafifçe gülümsedi.

Arabadan inerken, içimde tarifi zor bir mutluluk hissettim.

Atlas, sinema salonunun girişinde kapıyı açıp bana yol verdi. “Önden buyurun,” dedi hafif bir gülümsemeyle.

Gözlerimi devirdim ama içten içe hoşuma gitmişti. “Teşekkürler, centilmenlikten ödün vermiyorsun.”

Bilet gişesine doğru ilerlerken bana döndü. “Peki, ne izliyoruz?”

Telefonumdan hızlıca vizyondaki filmlere baktım. “Romantik-komedi?” diye sordum, biraz tereddütle.

Atlas kaşlarını kaldırdı ama gülümsedi. “Sen nasıl istersen.”

Biletleri aldıktan sonra patlamış mısır sırasına girdik. Atlas kollarını göğsünde kavuşturup bana baktı. “Tatlı mı tuzlu mu?”

Gülümsedim. “Karışık.”

Atlas başını salladı. “Bekliyordum.”

Siparişimizi alıp içeri geçtik. Salonun ışıkları kısılmıştı. Koltuklarımıza yerleşirken, Atlas mısır kutusunu ortaya koydu.

Film başladığında, içimde hafif bir heyecan vardı. Arada komik sahnelerde gülerken Atlas’ın bana göz ucuyla baktığını fark ettim. Bir sahnede elimizi aynı anda mısıra uzattık ve yanlışlıkla birbirimize dokunduk. O an, geri çekilmedik.

Atlas başını bana doğru eğip fısıldadı. “Filmi mi daha çok sevdin, yoksa bu anı mı?”

Gözlerimi devirdim ama gülmemek için zor tuttum. “Film güzel gidiyor.”

Atlas hafifçe güldü ve tekrar ekrana döndü. Ama elimizi bırakmadı.

Ve o an, içimde bir şeylerin gerçekten değiştiğini hissettim.

Atlas arabayı apartmanın önünde durdurduğunda içimi tuhaf bir huzur kapladı. Motoru kapattı, direksiyona hafifçe yaslandı ve bana döndü.

“Bugün güzeldi,” dedi yumuşak bir sesle.

Gülümsedim. “Evet, gerçekten güzeldi.”

Bir an sessizlik oldu. Ama bu sessizlik rahatsız edici değildi, aksine, sanki söylenmeyen cümleler havada asılı kalmış gibiydi.

Kapıyı açmadan önce ona döndüm. “Atlas…”

Gözlerini gözlerime kilitledi. “Efendim?”

Gülümseyerek başımı iki yana salladım. “Hiçbir şey. Sadece… teşekkür ederim.”

Atlas başını hafifçe yana eğdi. “Ne için?”

Derin bir nefes aldım. “Bilmiyorum. Beni anladığın için. Beni böyle hissettirdiğin için.”

Gözlerinde o tanıdık sıcaklık belirdi. Sonra dudaklarının kenarı hafifçe yukarı kıvrıldı. “Ne hissettirdiğimi tam olarak söyler misin?”

Gözlerimi devirdim ama gülümsemeden edemedim. “Bunu çözmek sana kalsın.”

Kapıyı açıp dışarı çıkarken, Atlas’ın sesi arkadan geldi.

“İyi geceler, benim okyanusum.”

Donakaldım. Yüzümde istemsiz bir tebessüm oluştu ama arkamı dönmedim. Sadece içeri doğru yürüdüm, kalbim biraz daha hızlı atarken.

Ve o an, bu hikâyenin gerçekten yeni başladığını hissettim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

14okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…