12. bölüm / 13
Son perde12'inci Bolum (korumaci Adam)
Bölümler 13Şu an: 12'inci Bolum (korumaci Adam)
- 1 ilk perde (tiyatro Kulubu)668 kelime
- 2 2'inci bolum (bulusma)480 kelime
- 3 3'uncu Bolum (ilk prova)615 kelime
- 4 4'uncu Bolum (garip his.)440 kelime
- 5 5'inci Bolum (tatli kiskanmalari.)537 kelime
- 6 6'inci Bolum (meydan okuma)843 kelime
- 7 7'inci bolum (özel ders)749 kelime
- 8 8'inci Bolum (kaybeden taraf.)751 kelime
- 9 9'uncu Bolum (yeni kisiler.)852 kelime
- 10 10'uncu Bolum (o artik benim sevgilim!)598 kelime
- 11 11'inci bolum (sinema)577 kelime
- 12 12'inci Bolum (korumaci Adam)933 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 Son Perde (final)551 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi sabah Atlas beni almaya geldi. Kapının önünde onu beklerken kalbimin hızla attığını hissediyordum. Siyah montu ve dağınık saçlarıyla arabadan indi ve bana doğru yaklaştı. Hafifçe gülümseyerek elimi tuttu. “Hazır mısın?”
Gözlerinin içine bakarak başımı salladım. “Hazırım.”
Yol boyunca sohbet ettik, müzik dinledik. Atlas elimi bırakmadan okula kadar yürüdü. Okul kapısına vardığımızda tiyatro kulübünden Asena, Hakan, Buse, Emir, Rumeysa, Efe, Burcu ve Berat bizi gördü ve anında yanımıza geldiler.
Asena kıkırdayarak el ele oluşumuzu fark etti. “Aman Allah’ım! Atlas artık romantik bir sevgili oldu!”
Buse de heyecanla atıldı. “Bu anı görmeyi beklemiyordum ama hakkını vermem lazım, Atlas!”
Emir gülerek başını iki yana salladı. “Evet, evet. Artık okulun yeni favori çifti sizsiniz.”
Tam bu sırada Melis ve Burak yanımıza geldi. Melis gözlerini devirerek konuştu. “Ne tatlısınız. Ama bakalım bu masal ne kadar sürecek?”
Burak ise Atlas’a anlamlı bir bakış atarak gülümsedi. “Esila’nın kararlarına saygı duyuyorum. Ama her şey değişebilir.”
Atlas elimi biraz daha sıktı ve Burak’a sert bir bakış attı. “O, benimle.”
Tiyatro kulübündekiler gerginliği hissetmişti ama Asena araya girerek neşeli bir şekilde konuştu. “Tamam, tamam! Günümüzü güzel geçirelim, dramaları sahnede yaşarız!”
Herkes gülmeye başlarken, Atlas bana döndü ve elimi nazikçe sıktı. “Her zaman yanında olacağım.”
O an, ne olursa olsun Atlas’a güvendiğimi bir kez daha anladım.
Atlas’ın elimi sıkıca tuttuğunu hissederken kalbim hızlandı. Onun bu kadar net ve kararlı olması beni hem şaşırtıyor hem de içten içe mutlu ediyordu. Burak’ın yüzündeki ifade ise değişmişti; belli belirsiz bir rahatsızlık hissi seziliyordu. Melis kollarını kavuşturup gözlerini devirdi.
Tam bir şey söyleyecekken Atlas, elimi biraz daha sıkarak konuştu. “Bundan sonra her şey daha net olacak.”
Buse ve Asena heyecanla birbirlerine bakıp kıkırdamaya başladılar. Asena hızla yanıma yaklaşıp fısıldadı. “Sen de fark ettin değil mi? Atlas bayağı korumacı.”
Ben ona bakarken yanaklarım kızarmıştı. Bir şey diyemedim ama içten içe hoşuma gittiğini inkâr edemiyordum. O sırada Atlas bana dönüp, “Hadi, derse geç kalmayalım.” dedi.
Tiyatro kulübündekiler bizden önce yürümeye başladılar ama Burak ve Melis hâlâ arkamızda durmuş, sessizce durumu izliyorlardı. Atlas bir an duraksadı, sonra onlara dönüp gözlerinin içine baktı.
“Daha fazla uğraşmanıza gerek yok.” dedi soğukkanlı bir sesle. “Esila’nın yanında kim olduğunu artık kabul edin.”
Burak bir şey diyecek gibi oldu ama sonra vazgeçip başını yana çevirdi. Melis ise dudaklarını sıktı ama hiçbir şey demeden uzaklaştı.
Atlas, bana dönüp gülümsedi. “Gidelim mi?”
Başımı salladım. Elimi hâlâ bırakmamıştı ve ben de onun elini sıkıca tuttum. O an anladım ki, ne olursa olsun yanımda olmaya kararlıydı ve ben de onunla olmaktan mutluydum.
Tiyatro provası başladığında içimde tuhaf bir huzursuzluk vardı. Bugünkü sahnede ben Burak ile, Atlas ise Melis ile çalışacaktı. Rol icabı bile olsa, bu durum beni rahatsız ediyordu. Atlas’ın da memnun olmadığını biliyordum çünkü prova başlamadan önce göz göze geldiğimizde yüzündeki sert ifade her şeyi anlatıyordu.
Burak yanıma yaklaşıp hafifçe gülümsedi. “Hazır mısın?”
Kısaca başımı salladım ama gözlerimi kaçırdım. Onunla fazla konuşmak istemiyordum. Burak bunu fark etmiş olmalıydı çünkü sesi biraz alaycı çıktı. “Bana hâlâ kızgın mısın?”
Derin bir nefes aldım. “Sadece provamızı yapalım, Burak.” dedim soğuk bir sesle.
O sırada Melis’in neşeli bir şekilde Atlas’ın yanına gittiğini gördüm. “Birlikte prova yapmak güzel olacak.” dedi Melis, sesinde hafif bir flört havası vardı.
Atlas ise ona neredeyse hiç bakmadan, donuk bir şekilde başını salladı. “Evet, sadece işimizi yapalım.”
Melis’in yüzündeki gülümseme anında silindi ama Atlas çoktan sahneye dönmüştü. Ben de Burak’a odaklanmaya çalıştım ama içimde garip bir huzursuzluk vardı. Atlas’ın Melis’e olan soğuk tavrı hoşuma gitmişti ama ben de Burak’a aynı mesafeyi koymalıydım.
Prova ilerledikçe Atlas’la göz göze gelmeye devam ettik. O an anladım ki, ikimiz de aynı hissediyorduk: Yan yana olmamız gerekirken, başkalarıyla rol yapmak rahatsız ediciydi. Ama bu sadece bir provaydı… değil mi?
Prova bittiğinde Burak yanıma yaklaştı. “Güzel iş çıkardık.” dedi hafif bir sırıtışla.
Sadece başımı salladım ama uzaklaşmak için hareketlendiğimde Burak birden eğilip yanağıma hafif bir öpücük kondurdu.
Bir anda her şey dondu. Şok içinde geri çekildim ama daha tepki bile veremeden sert bir ses yankılandı.
“NE YAPIYORSUN SEN?!”
Başımı çevirdiğimde Atlas’ın gözlerinde öfke parlıyordu. Yumruklarını sıkmış, dişlerini kenetlemişti. Bir saniye bile düşünmeden Burak’ın yakasına yapıştı ve onu hızla duvara yasladı.
Burak şaşkına dönmüştü. “Ne yapıyorsun Atlas? Delirdin mi?!”
Atlas’ın sesi buz gibiydi. “Ona bir daha dokunursan seni pişman ederim."
Tiyatro kulübündekiler ne yapacağını bilemeden donup kalmışlardı. Buse ve Asena gözleri kocaman açılmış bir şekilde bize bakıyordu. Emir ve Hakan hızla Atlas’ın yanına gelip onu durdurmaya çalıştı.
“Atlas, sakin ol!” dedi Emir
Burak, Atlas’ın elini itmeye çalıştı ama Atlas onu sertçe bıraktığında sendeleyerek geri çekildi. “Senin sorunun ne Atlas?” diye çıkıştı ama sesi titriyordu.
Atlas derin bir nefes aldı, sonra gözlerini bana çevirdi. “İyi misin?”
Sadece başımı sallayabildim. Kalbim deli gibi çarpıyordu. Atlas yanıma geldi, elimi tuttu ve bana bakarak konuştu. “Burak’tan uzak dur.”
O an anladım. Atlas, gerçekten beni önemsiyordu ve beni kimsenin üzmesine izin vermeyecekti.
Olanları hala tam olarak sindiremiyordum. Hızla tiyatro kulübünün olduğu yerden uzaklaştım ve lavaboya girdim. Aynada yüzüme baktığımda, yanağımın Burak’ın öpücüğünden dolayı hala sıcak olduğunu hissettim. Midem bulandı. Bunu istememiştim.
Lavaboyu açıp soğuk suyla yanağımı yıkadım. Sanki Burak’ın izini silmek ister gibi tekrar tekrar ellerimi yüzüme götürdüm. Aynaya baktığımda gözlerim dolmuştu ama derin bir nefes alarak kendimi toparlamaya çalıştım.
Tam lavabodan çıkarken Atlas kapının önünde bekliyordu. Gözleri endişeliydi. Bana doğru bir adım attı. “Esila…”
Ona baktım, ne diyeceğimi bilemeden. Atlas elini uzattı, hafifçe yanağıma dokundu ama hemen sonra elini geri çekti. “Özür dilerim. Seni böyle görmek istemiyorum.”
Yutkundum. “Ben de… Ben de istemiyorum.”
Atlas derin bir nefes alarak başını salladı. Sonra bana doğru eğildi ve alçak bir sesle fısıldadı. “Ona bir daha yaklaşmana izin vermeyeceğim.”
Gözlerimi kaçırmadan ona baktım. “Zaten istemiyorum.”
Atlas hafifçe gülümsedi. Sonra elimi tuttu ve sıkıca kavradı. O an, onun yanında olduğum için gerçekten güvende hissettim.
Bölüm etkileşimi
