2. bölüm / 13
Son perde2'inci bolum (bulusma)
Bölümler 13Şu an: 2'inci bolum (bulusma)
- 1 ilk perde (tiyatro Kulubu)668 kelime
- 2 2'inci bolum (bulusma)480 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3'uncu Bolum (ilk prova)615 kelime
- 4 4'uncu Bolum (garip his.)440 kelime
- 5 5'inci Bolum (tatli kiskanmalari.)537 kelime
- 6 6'inci Bolum (meydan okuma)843 kelime
- 7 7'inci bolum (özel ders)749 kelime
- 8 8'inci Bolum (kaybeden taraf.)751 kelime
- 9 9'uncu Bolum (yeni kisiler.)852 kelime
- 10 10'uncu Bolum (o artik benim sevgilim!)598 kelime
- 11 11'inci bolum (sinema)577 kelime
- 12 12'inci Bolum (korumaci Adam)933 kelime
- 13 Son Perde (final)551 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Evden heyecanla çıktım ve kapının önünde taksi beklemeye başladım. On beş dakika süren sabırsız bekleyişin ardından gelen taksiyi durdurup bindim. Buse’nin attığı konumu şoföre söyledim; aslında kafenin eve oldukça yakın olduğunu ancak vardığımda fark edebilmiştim. Yaklaşık yirmi beş dakikalık bir yolculuğun ardından kafeye ulaştım. İçeri girdiğimde hemen girişteki masalardan birine yerleştim. Garson, beni görür görmez yanımda bitti:
— "Siparişinizi alabilir miyim?"
— "Şu anlık bir şey istemiyorum, arkadaşlarımı bekliyorum," dediğimde garson nazikçe gülümseyip uzaklaştı.
Birkaç dakika geçmemişti ki Atlas kapıdan içeri girdi. Gözleri doğrudan beni buldu; sanki nerede oturduğumu biliyormuş gibi kendinden emin adımlarla yaklaştı. Hafifçe başını sallayarak selam verdi ve karşıma oturdu.
Çok geçmeden grubun geri kalanı da tamamlandı: Hakan, Buse, Emir, Rümeysa, Efe, Burcu ve Berat... Masadaki atmosfer bir anda ısınmış, neşeli bir sohbet başlamıştı. Herkes sırayla kendini tanıtmaya koyuldu. Efe, yüzündeki kocaman gülümsemeyle ilk adımı attı:
— "Hadi, herkes kendini tanıtsın! Ben Efe," dedi.
Buse hemen söze girdi, göz kırparak:
— "Ben Buse, 19 yaşındayım. Hem okuyorum hem de yarı zamanlı bir işte çalışıyorum. Oldukça yoğun ama bir o kadar da eğlenceli bir hayatım var."
Tanışma faslı devam ederken Buse aniden Atlas’a döndü. Yüzünde sinsi ve muzip bir gülümseme belirdi:
— "Bu arada Atlas, gözlerini Esila’dan ayıramadığını görüyorum. Bence sizden çok güzel bir çift olur!"
Esila ve Atlas aynı anda, adeta tek bir ağızdan itiraz ettiler:
— "Ne?!"
Masadakiler bu eş zamanlı tepkiye kahkahalarla karşılık verdi. Emir, "Bence de! İkiniz gerçekten çok yakışıyorsunuz," diyerek ateşe odun attı. Esila kollarını göğsünde bağlayıp savunmaya geçti:
— "Hayır, hiç sanmıyorum. Biz tamamen farklı dünyaların insanlarıyız."
Atlas ise bu kesin reddediş karşısında sadece hafifçe gülümsedi. Bakışları derinleşmişti:
— "Beni tanımadan böyle büyük konuşma Esila. Belki de düşündüğünden daha iyi anlaşıyor olabiliriz."
Buse bu cevaba bayılmıştı: "Bak işte! Tam bir dizi sahnesi gibi. Bu konuşmayı ileride mutlaka hatırlatacağız."
Gecenin geri kalanı kahkahalar, yeni dostluklar ve tatlı şakalarla geçti. Zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştık. Herkes masadan memnun ayrılırken, Esila ve Atlas arasındaki o gizemli çekişme herkesin diline dolanmıştı bile.
Esila eve dönerken içten içe bu buluşmanın beklediğinden çok daha keyifli geçtiğini itiraf etti. Atlas ile daha fazla vakit geçirdikçe onun nasıl biri olduğunu çözecekti; bu düşünce onu hem meraklandırıyor hem de hafifçe sinirlendiriyordu.
ERTESİ GÜN
Ertesi sabah uyandığımda telefonumdaki bildirim yağmuruyla karşılaştım. Buse gruba çoktan yazmıştı:
"Arkadaşlar, dünkü buluşma efsaneydi! Mutlaka tekrarlamalıyız. Ama bence bu sefer bir aktivite yapalım. Ne dersiniz?"
Hemen ardından Emir’in önerisi düştü ekrana: "Kesinlikle! Bowlinge ne dersiniz? Ya da belki bir kaçış odası deneyebiliriz?"
Mesajları okurken yüzümde istemsiz bir gülümseme oluştu. Atlas’ın ne yazacağını merak ediyordum ama o hala sessizdi. Birkaç dakika sonra beklediğim o bildirim geldi:
"Bowling fena fikir değil. Ama kaybetmeye hazır olun," yazmıştı Atlas.
Dayanamayıp hemen cevap verdim: "Asıl sen kaybedeceksin Atlas. Şimdiden bahanelerini hazırlasan iyi olur."
Buse yine araya girdi: "Ayyy, yine o tatlı atışmalar!"
Derin bir nefes aldım. Bu grubun bana gerçekten iyi geldiğini hissediyordum. Heyecanla, hafta sonu yapılacak olan o büyük buluşmayı beklemeye başladım.
Bölüm etkileşimi
