Sırçadan Taç kitap kapağı

7. bölüm / 12

7. Bölüm Hedef: Alina

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 12Şu an: 7. Bölüm Hedef: Alina

Bugün kalktığımda her zaman yaptığım gibi üstümü değiştirdim, makyaj yaptım ve sete gittim. Akşam üzeri abim beni setten aldı ve yine bu merkeze götürdü. Eğitim alanına indiğimde Yaman çoktan bağırıyordu. "Kenan hile yaptın!" Kenan Yaman'ın aksine çok sakin bir şekilde "Kaybettiğinde hep hile diyorsun." dedi.
"Çünkü hile yaptın!"
Balım beni farkettiğinde "Günaydın!" dedi. "Sana da günaydın," Yaman ile Kenan'a baktıktan sonra tekrar Balım'a döndüm. "Bir de Allah yardımcın olsun." dedim. Balım ile gülüşmeye başladık. O anda arkadan Liva'nın sesini duydum. "Günaydın travmalı ajan adayı!" Balım ile yanımıza geldi. "Kim sana bana bu şekilde seslenebileceğini söyledi?" diye sordum, sesim soğuk çıkıyordu. Hâlbuki az önce Balım'la kahkahalara boğuluyorduk. Neden mi? Çünkü bu kız gerçekten bütün enerjimi sömürüyordu. Liva kaşlarını çattı. "Anlamadım?" dedi sorgularcasına. "Kim sana ismim dışında başka bir şekilde hitap edebileceğini söyledi diyorum. Soner bunu duysa ne der sence? O gün neler yaşadığımızı bilmiyorsun, dalga geçebileceğin bir konu olmadığınıda bilmen gerekiyordu. Bir daha olmasın tamam mı?" Son cümlemi söylerken alayla sırıtıyordum. Liva söyleyecek bir şey bulamayınca önüne döndü. Kudurturlar böyle. Sinem elinde tabletle hızlı hızlı yürüyordu. "Yaman, dün sisteme yanlış kodu girmişsin." dedi.
"Yanlışlıkla oldu." Buraya ilk geldiğimizde de sisteme kahve dökmüştü sanki.
"YANLIŞLIKLA ANA GÜVENLİĞİ KAPATTIN!"
"Ee, ama geri açıldı."
Sinem gözlerini kapattı. "Bir gün seni öldüreceğim." Yaman hemen sırıttı. "Tamam, seni de listeye ekleriz." Her şeyi şakaya vuruyordu. Ama bu sevmediğim bir özelliği sayılmazdı. Balım'la gülümsedik. Tam o sırada biri omzuma hafifçe vurdu. "Elin titriyor mu hâlâ?" Cenk'ti. Önümde durdu. "Günaydın falan yok mu?" diye sordum.
"Günaydın o zaman."
"Şimdi oldu."
Aslında dalga geçmiyordu. Gerçekten soruyordu. Fakat bunu rahatça söylediği için öyle duruyordu. Bu da biraz sinir bozucu oluyordu. Tam o sırada abimin sesini duyarak Cenk'le o tarafa döndük. "Tamam millet!" Soner'in sesiyle direkt toplandık. Bugünkü eğitim alanı farklı hazırlanmıştı. Engeller, hedefler, yakın dövüş alanları... Korel ön tarafta durmuş planı anlatıyordu. "Dün olduğu gibi bugün de eşli çalışacaksınız." Yaman hemen Kenan'a döndü ve "Ben onunla eş falan olmam."
"Ben de seni çok seviyorum canım kardeşim benim." dedi Kenan. Sesinde tam tersini söyleyen bir ima vardı. Balım araya girdi. "İkizler!" dedi bıkkınca. Soner grupları ayırmaya başladı. "Yaman ve Balım. Kerem ve Liva. Deniz ve Mira." Bir an duraksadı. "Demir ve Işıl." Demir'in bir anda yüzü kaskatı kesildi. Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Işıl ise göz devirmekle yetindi. Demir bana döndü.
"Ben ölürsem anneme söylersin."
"Tamam Demir. Nurten teyzeye söylerim. İletmek istediğin bir not falan varsa söyle, onu da söyleyeyim."
Mira kahkahayı patlattı. "Helvayı ben yaparım bu arada." Soner devam etti. "Kenan ve Cenk." Abi ben senin bu karakter eşleştirme yeteneğine hayran kaldım cidden. Çünkü ikisi tamamen bambaşka karakterlere sahiplerdi. "Alina ve Korel." Hay ben senin eşleştireceğin kişiye abi! Kaşlarımı çattım. "Ben onunla eş falan olmam! Hem niye Sinem değilde bu Nemrut Surat?" Korel bana soğuk bir bakış attı ama bir şey demedi. Yaman arkadan imalı imalı sesler çıkarttı. Balım onun omzuna sertçe vurunca sustu. Soner bana baktı. "Sinem benimle olacak da o yüzden. Ayrıca gerçek operasyonlarda itiraz etme gibi bir şansın olmayacağınıda bilmeni isterim, Alina." Gözlerimi devirdim. Buraya geldiğim güne lanet olsun. Diyebileceğim tek şey bu. Korel Soner'in bu cevabına karşı bana kısa ve aldın mı cevabını der gibi bir bakış attı. Dik dik bakarak karşılık verdim.
1 saat sonra
Eğitim başladığında her şey birbirine girdi. Resmen kaos alanıydı. Yaman bağırıyordu. Balım ona bağırıyordu. Demir çok konuştuğu için Işıl'dan dayak yiyordu. Deniz ve Mira ekrana bakıp ses telleri kopan kadar kahkaha atıyordu. Sinem ile Soner aralarında tartışıyordu. Cenk ile Kenan ise birbirlerini yiyordu. Kerem Liva'nın saçını çekiyordu. Oh olsun sana düşman! Yani bir hayvan belgeselini aratmıyorduk. Gerçekten bu ekip bu zamana kadar nasıl hayatta kalmış? Ben bunları düşünürken bir anda engeli görmeyip ayağım kaydı. Tam düşecekken Korel kolumdan tuttu.
"Aklın niye hep başka yerlerde?"
"Kolumu bırak, Nemrut Surat."
Bırakmadı. Kaşlarımı çattım. Korel konuşmaya devam etti.
"Keyfimden mi tuttum? Düşüyordun lan."
"Tamam da sanane bundan oğlum?"
Kolumu çektiğimde parmaklarının arasından kurutulmuş oldum. Korel'in tam dudakları aralanmıştı ki Demir'in yankılanan sesini duyduk:
"ALİNAAA! MİRAAA!"
Sesin geldiği tarafa döndüğümüzde Demir yerde yatıyordu. Işıl yanında durmuş yukarıdan Demir'e bakıyordu. "Oğlum ciddi misin?" dedi Işıl. Demir acı içinde kıvrıldı. "Ben babamdan böyle dayak yemedim lan!" Herkes aynı anda kahkahayı bastı. Kenan bile hafif gülüyordu. Fakat Liva gülmüyordu. Bakışları direkt olarak bendeydi. Büyük ihtimalle Demir arkadaşım olduğu için ona da soğuk davranıyordu. Liva ne olur gül, Demir sensiz ne yapar yoksa? Kendi kendime başımı iki yana sallayarak güldüm. Demir hâlâ yerdeydi. Işıl tek kaşını kaldırıp "Abartıyorsun şuan." dedi. Demir "Kemiklerimi kırdın kemiklerimi!" diye çıkıştı. Işıl elini Demir'e uzattı.
"Bir daha boş konuşup başımı şişirmeyeceksin o zaman?"
"Hepsi bilmem gereken sorular-"
"Demir!"
"Tamam susuyorum."
Demir Işıl'ın ona uzattığı elini tuttu ve ayağa kalktı. Ve tam o sırada alarm çaldı. Herkesin yüzü bir anda ciddileşti. Sinem abime döndü.
"Soner."
"Efendim. Neden alarm çaldığını biliyor musun?"
"Dış sistemde ihlal var."
Deniz ve Mira direkt bilgisayarlarına gömüldüler. Korel "Kaynağı buldunuz mu?" diye sordu. "İzin verirsen bulmaya çalışıyoruz." dedi Mira. Aferin kızım Mira, böyle devam et. Deniz ekrana daha çok yaklaştı. Bir şeyden emin olmak ister gibiydi. "İç ağdan giriş yapılmış." dedi. Soner kaşlarını çattı. "İçeriden biri mi?" Sinem "Kapıları kilitliyorum." dedi. "Kilitle." dedi Soner. Bir anda metal kapılar kapanmaya başladı. Korel'in bakışları odada gezdi. Sonra gözleri beni buldu. "Alina, Mira ve Demir. Buradan ayrılmayın." dedi. Tamam dede, başka isteğin? Demir "Emredersiniz Korel Bey, çiçek de olalım mı?" diye çıkıştı. Böyle bir zamanda bile şakayla laf sokabiliyordu. Ama ilk kez Demir'e hak verdim. Adam kendini ne sanıyor? Sinir bozucu herif. Korel sadece baktı. Evet, başka bir şey yapmadı. Sakinliğini koruyordu. Gerçi neden böyle robot gibi sakin ve soğuk olduğunu da anlamış değildim. Deniz sertçe nefes verdi.
"Bir şey buldum..." dedi.
"Ne buldun?" diye sordu Mira.
"Sisteme giren kişi dosyalara ulaşmamış," Deniz biraz duraksadı. "Birini aramış." Yaman "Taksit taksit anlatmak yerine direkt sadede gelsene! Kimi aramış?!" diye çıkıştı. Sabrı tükenmiş gibiydi. Deniz de Yaman'a hak vererek konuştu. "Alina'yı." dedi. Alina?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

10okunma 0beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…